Danıştay12. DaireCeza Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 12. Daire E.2021/184 K.2024/3140
Özet: (1) Davacı, Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayırma işlemiyle ilgili olarak hukuka aykırı ele geçirilen delil nedeniyle iktidardan bağımsız bir idari mahkeme kararının bozulmasını talep etti; (2) Danıştay, Mahkeme’nin usul hatası yaptığı gerekçesiyle Bölge İdare Mahkemesi kararını bozan ve davacıya yöneltilen istinaf başvurusunun reddini iptal eden kararı vermiştir.
T.C. DANIŞTAY ONİKİNCİ DAİRE
Esas No: 2021/184
Karar No: 2024/3140
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Bakanlığı
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ... Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığında binbaşı olarak görev yapmakta iken, Türk Silahlı Kuvvetlerinin itibarını sarsacak şekilde ahlak dışı hareketlerde bulunduğu gerekçesiyle ... tarih ve ... sayılı işlem ile Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiği kesilen davacı tarafından; ayırma işleminin iptali istemiyle açtığı davada, ... İdare Mahkemesi ... Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ile davanın reddine karar verildiği, ancak dava konusu işlemin tesisine dayanak olduğu ileri sürülen ceza mahkemesi yargılamasından beraat ettiği ve bu kararın onanarak kesinleştiğinden bahisle yargılamanın yenilenmesi suretiyle Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayırmaya ilişkin işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu re'sen ayırma işleminin, davacı hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ... sayılı soruşturma dosyasında yürütülen soruşturma sonucunda düzenlenen iddianame ve iddianameye ekli dijital materyaller ve iletişim tespit tutanaklarında yer alan delillere dayanılarak tesis edildiği; ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... ve K:... sayılı kararıyla söz konusu dijital materyaller ve fiziki dökümanların ele geçirildiği aramaların hukuka aykırı olduğu, dolayısıyla ele geçirilen materyallerin Kanuna aykırı delil olduğu, bu materyaller esas alınarak yapılan diğer aramaların da hukuka aykırı olduğu belirtilerek sanıklar hakkında beraat kararı verildiği ve Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm'ün ... tarih ve ... başvuru nolu kararı ile "disiplinsizlik ve ahlaki durum" sebebiyle başvurucuların kamu görevlerine son verilmesinin özel hayatın gizliliği hakkında müdahale oluşturduğu, bu müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olduğu, dolayısıyla özel hayatın gizliliği hakkının ihlal edildiği sonucuna varıldığı görülmüş olup; dayanılan delillerin Anayasa'da güvence altına alınan ve gizli kalması gereken özel hayata ilişkin olması ve özel hayata ilişkin gizli kalması gereken bu hususların Türk Silahlı Kuvvetlerin itibarına etkileri somut olarak ortaya konulmadan, söz konusu görüntüler nedeniyle ahlak dışı hareketlerde bulunduğu gerekçesiyle, sicil belgesindeki "Türk Silahlı Kuvvetlerinin itibarını sarsacak şekilde ahlak dışı hareketlerde bulunması nedeniyle Silahlı Kuvvetlerde kalması uygun değildir" şeklindeki menfi kanaate dayanılarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulüne, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu ayırma işleminin başlatılmasından onaylanmasına kadar her aşamada, 926 sayılı TSK Personel Kanunu'nun ve Subay Sicil Yönetmeliği'nin ilgili hükümlerinin uygulandığı ve işlemin, ilgili olduğu dönem içinde yetkili birimler tarafından tesis edildiği belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Mevzuat hükümüne dayanarak ve yetkili kurullar tarafından tesis edilmiş bir işlem olmasının idari işlemi tek başına hukuka uygun hale getirmediği, davacının, silah arkadaşları ile birlikte kumpasa uğradığı ve yargılandıkları, kamu oyunda İzmir casusluk ve kumpas davası olarak bilinen, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında başkaca yargılananların ve hatta daha ağır ceza talepleri bulunanların ilişikleri kesilmez iken, davacının ilişiğinin kesilmiş olmasının dahi davanın ne kadar haklı olduğunu gösterdiği belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 25/06/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY:
11/02/2017 tarih ve 29976 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6771 sayılı T.C. Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile Anayasa'ya eklenen Geçici 21. maddenin (E) bendinde, askeri yargının kaldırıldığı ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde görülmekte olan dosyalardan kanun yolu incelemesi aşamasında olanların Danıştaya, diğer dosyaların ise görevli ve yetkili idari yargı mercilerine, bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 4 ay içinde gönderileceği düzenlemesine yer verilmiştir.
25/08/2017 tarih ve 30165 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 694 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 203. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendi ile 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu yürürlükten kaldırılmış; 36. maddesiyle 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'na eklenen geçici 45. maddesinde ise, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde kanun yolu incelemesi aşamasında olan dosyaların Danıştaya, diğerlerinin Ankara İdare Mahkemelerine herhangi bir karara gerek kalmaksızın gönderileceği hükme bağlanmıştır.
Bu Anayasal ve yasal düzenlemelerle, askeri yargının kaldırılması ve ... Mahkemesinde kanun yolu incelemesi aşamasında olan dava dosyalarının Danıştaya, diğer dosyaların ise görevli ve yetkili idari yargı mercilerine gönderilecek olması karşısında, dava dosyalarının devrini müteakip "usul kurallarının derhal uygulanırlığı ilkesi" gereğince idari yargıya devredilen uyuşmazlıkların çözümünde 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 18/06/2014 tarih ve 6545 sayılı Kanun'un 19. maddesiyle değişik 45. maddesinin birinci fıkrasında, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabileceği; 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesiyle eklenen geçici 8. maddesinde ise, bu Kanunla idari yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümlerin, 2576 sayılı Kanun'un, bu Kanunla değişik 3. maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları tarihten sonra verilen kararlar hakkında uygulanacağı kurala bağlanmıştır.
Anılan Kanun'un Geçici 8. maddesinde belirtilen bölge idare mahkemeleri, Adalet Bakanlığı tarafından 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Bölge Adliye Mahkemeleri ve Bölge İdare Mahkemeleri'nin Tüm Yurtta Göreve Başlayacakları Tarihe İlişkin Kararı" uyarınca 20/07/2016 tarihinde göreve başlamışlardır.
Dava konusu uyuşmazlıkta; ... İdare Mahkemesi ... Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının verildiği tarihte yürürlükte bulunan, 2577 sayılı Kanun'un 6352 sayılı Kanun ile değişik “İtiraz” başlıklı 45. maddesinde, bu maddede sayılan uyuşmazlıklarla ilgili olarak, idare ve vergi mahkemelerince verilen nihai kararlar ile tek hakimle verilen nihai kararlara, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemelerin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine itiraz edilebileceği; 3622 sayılı Kanun ile değişik 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay dava daireleri ile idare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştay'da temyiz edilebileceği; 4577 sayılı Kanun ile değişik 47. maddesinde ise, idare ve vergi mahkemelerinin itiraz yolu açık olan kararlarının temyiz edilemeyeceği hüküm altına alınarak, itiraz yolu öngörülmeyen idare mahkemelerinin nihai kararlarının Danıştayda temyiz edileceği belirtilmiştir.
Öte yandan, 2577 sayılı Kanun'un "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinde ise, "görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması" bozma sebepleri arasında sayılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, ... Komando Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığında binbaşı olarak görev yapmakta iken, Türk Silahlı Kuvvetlerinin itibarını sarsacak şekilde ahlak dışı hareketlerde bulunduğu gerekçesiyle ... tarih ve ... sayılı işlem ile Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiği kesilen davacı tarafından; ayırma işleminin iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesi ... Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, anılan karara yapılan karar düzeltme başvurusunun aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedilerek davanın reddi yolundaki kararın kesinleştiği; davacı tarafından, Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuru neticesinde, Anayasa Mahkemesinin ... tarih ve Başvuru No:... sayılı kararıyla özel hayatın gizliliği hakkının ihlal edildiğine ve ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kaldırılmış olduğundan, dosyanın yetkili idari yargı merciine gönderilmesine karar verilmesi üzerine, ... İdare Mahkemesince yapılan yeniden yargılama sonucunda dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, davalı idare tarafından, anılan kararın temyizen incelenerek bozulmasının istenildiği anlaşılmıştır.
Dava konusu uyuşmazlıkta, ... İdare Mahkemesince, Anayasa Mahkemesi'nin hak ihlali kararı üzerine verilmiş olan kararın, "yeni" bir karar olarak değerlendirilmesine olanak bulunmamaktadır.
Çünkü, davacı tarafından en son aşamada Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda bulunulmasına ve hak ihlali kararı verilmesine neden olan sürecin, ... İdare Mahkemesi ... Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı davanın reddi yolundaki kararı üzerine başladığı açıktır. Bir başka anlatımla, bu ret kararına karşı yapılan karar düzeltme başvurusunun, aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedilmesi sonucu kesinleşmesi nedeniyle, davacı, bireysel başvuru yolunu işletmek zorunda kalmıştır.
Belirtilen yargısal süreç göz önünde bulundurulduğunda, süreci başlatan ... İdare Mahkemesi ... Dairesi kararının verildiği 03/02/2015 tarihinin, istinaf kanun yolunun uygulamaya girdiği 20/07/2016 tarihinden önce olduğu ve bu nedenle, işbu temyiz istemine konu edilen ve ... İdare Mahkemesince verilen iptal kararının da, 2577 sayılı Kanun hükümlerine göre temyize tabi bir karar olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
Bu durumda; ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, Danıştay nezdinde temyiz incelemesine tabi olduğu hususu göz önüne alındığında, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince görevsizlik kararı verilerek, dosyanın Danıştaya gönderilmesi gerekirken, davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan incelenerek reddine karar verilmesinde usul kurallarına uygunluk bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, "usul kurallarına aykırı olarak verilen" Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle, Dairemiz kararına katılmıyoruz.
Esas No: 2021/184
Karar No: 2024/3140
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Bakanlığı
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ... Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığında binbaşı olarak görev yapmakta iken, Türk Silahlı Kuvvetlerinin itibarını sarsacak şekilde ahlak dışı hareketlerde bulunduğu gerekçesiyle ... tarih ve ... sayılı işlem ile Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiği kesilen davacı tarafından; ayırma işleminin iptali istemiyle açtığı davada, ... İdare Mahkemesi ... Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ile davanın reddine karar verildiği, ancak dava konusu işlemin tesisine dayanak olduğu ileri sürülen ceza mahkemesi yargılamasından beraat ettiği ve bu kararın onanarak kesinleştiğinden bahisle yargılamanın yenilenmesi suretiyle Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayırmaya ilişkin işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu re'sen ayırma işleminin, davacı hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ... sayılı soruşturma dosyasında yürütülen soruşturma sonucunda düzenlenen iddianame ve iddianameye ekli dijital materyaller ve iletişim tespit tutanaklarında yer alan delillere dayanılarak tesis edildiği; ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... ve K:... sayılı kararıyla söz konusu dijital materyaller ve fiziki dökümanların ele geçirildiği aramaların hukuka aykırı olduğu, dolayısıyla ele geçirilen materyallerin Kanuna aykırı delil olduğu, bu materyaller esas alınarak yapılan diğer aramaların da hukuka aykırı olduğu belirtilerek sanıklar hakkında beraat kararı verildiği ve Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm'ün ... tarih ve ... başvuru nolu kararı ile "disiplinsizlik ve ahlaki durum" sebebiyle başvurucuların kamu görevlerine son verilmesinin özel hayatın gizliliği hakkında müdahale oluşturduğu, bu müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olduğu, dolayısıyla özel hayatın gizliliği hakkının ihlal edildiği sonucuna varıldığı görülmüş olup; dayanılan delillerin Anayasa'da güvence altına alınan ve gizli kalması gereken özel hayata ilişkin olması ve özel hayata ilişkin gizli kalması gereken bu hususların Türk Silahlı Kuvvetlerin itibarına etkileri somut olarak ortaya konulmadan, söz konusu görüntüler nedeniyle ahlak dışı hareketlerde bulunduğu gerekçesiyle, sicil belgesindeki "Türk Silahlı Kuvvetlerinin itibarını sarsacak şekilde ahlak dışı hareketlerde bulunması nedeniyle Silahlı Kuvvetlerde kalması uygun değildir" şeklindeki menfi kanaate dayanılarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulüne, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu ayırma işleminin başlatılmasından onaylanmasına kadar her aşamada, 926 sayılı TSK Personel Kanunu'nun ve Subay Sicil Yönetmeliği'nin ilgili hükümlerinin uygulandığı ve işlemin, ilgili olduğu dönem içinde yetkili birimler tarafından tesis edildiği belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Mevzuat hükümüne dayanarak ve yetkili kurullar tarafından tesis edilmiş bir işlem olmasının idari işlemi tek başına hukuka uygun hale getirmediği, davacının, silah arkadaşları ile birlikte kumpasa uğradığı ve yargılandıkları, kamu oyunda İzmir casusluk ve kumpas davası olarak bilinen, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında başkaca yargılananların ve hatta daha ağır ceza talepleri bulunanların ilişikleri kesilmez iken, davacının ilişiğinin kesilmiş olmasının dahi davanın ne kadar haklı olduğunu gösterdiği belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 25/06/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY:
11/02/2017 tarih ve 29976 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6771 sayılı T.C. Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile Anayasa'ya eklenen Geçici 21. maddenin (E) bendinde, askeri yargının kaldırıldığı ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde görülmekte olan dosyalardan kanun yolu incelemesi aşamasında olanların Danıştaya, diğer dosyaların ise görevli ve yetkili idari yargı mercilerine, bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 4 ay içinde gönderileceği düzenlemesine yer verilmiştir.
25/08/2017 tarih ve 30165 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 694 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 203. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendi ile 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu yürürlükten kaldırılmış; 36. maddesiyle 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'na eklenen geçici 45. maddesinde ise, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde kanun yolu incelemesi aşamasında olan dosyaların Danıştaya, diğerlerinin Ankara İdare Mahkemelerine herhangi bir karara gerek kalmaksızın gönderileceği hükme bağlanmıştır.
Bu Anayasal ve yasal düzenlemelerle, askeri yargının kaldırılması ve ... Mahkemesinde kanun yolu incelemesi aşamasında olan dava dosyalarının Danıştaya, diğer dosyaların ise görevli ve yetkili idari yargı mercilerine gönderilecek olması karşısında, dava dosyalarının devrini müteakip "usul kurallarının derhal uygulanırlığı ilkesi" gereğince idari yargıya devredilen uyuşmazlıkların çözümünde 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 18/06/2014 tarih ve 6545 sayılı Kanun'un 19. maddesiyle değişik 45. maddesinin birinci fıkrasında, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabileceği; 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesiyle eklenen geçici 8. maddesinde ise, bu Kanunla idari yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümlerin, 2576 sayılı Kanun'un, bu Kanunla değişik 3. maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları tarihten sonra verilen kararlar hakkında uygulanacağı kurala bağlanmıştır.
Anılan Kanun'un Geçici 8. maddesinde belirtilen bölge idare mahkemeleri, Adalet Bakanlığı tarafından 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Bölge Adliye Mahkemeleri ve Bölge İdare Mahkemeleri'nin Tüm Yurtta Göreve Başlayacakları Tarihe İlişkin Kararı" uyarınca 20/07/2016 tarihinde göreve başlamışlardır.
Dava konusu uyuşmazlıkta; ... İdare Mahkemesi ... Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının verildiği tarihte yürürlükte bulunan, 2577 sayılı Kanun'un 6352 sayılı Kanun ile değişik “İtiraz” başlıklı 45. maddesinde, bu maddede sayılan uyuşmazlıklarla ilgili olarak, idare ve vergi mahkemelerince verilen nihai kararlar ile tek hakimle verilen nihai kararlara, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemelerin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine itiraz edilebileceği; 3622 sayılı Kanun ile değişik 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay dava daireleri ile idare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştay'da temyiz edilebileceği; 4577 sayılı Kanun ile değişik 47. maddesinde ise, idare ve vergi mahkemelerinin itiraz yolu açık olan kararlarının temyiz edilemeyeceği hüküm altına alınarak, itiraz yolu öngörülmeyen idare mahkemelerinin nihai kararlarının Danıştayda temyiz edileceği belirtilmiştir.
Öte yandan, 2577 sayılı Kanun'un "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinde ise, "görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması" bozma sebepleri arasında sayılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, ... Komando Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığında binbaşı olarak görev yapmakta iken, Türk Silahlı Kuvvetlerinin itibarını sarsacak şekilde ahlak dışı hareketlerde bulunduğu gerekçesiyle ... tarih ve ... sayılı işlem ile Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiği kesilen davacı tarafından; ayırma işleminin iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesi ... Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, anılan karara yapılan karar düzeltme başvurusunun aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedilerek davanın reddi yolundaki kararın kesinleştiği; davacı tarafından, Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuru neticesinde, Anayasa Mahkemesinin ... tarih ve Başvuru No:... sayılı kararıyla özel hayatın gizliliği hakkının ihlal edildiğine ve ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kaldırılmış olduğundan, dosyanın yetkili idari yargı merciine gönderilmesine karar verilmesi üzerine, ... İdare Mahkemesince yapılan yeniden yargılama sonucunda dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, davalı idare tarafından, anılan kararın temyizen incelenerek bozulmasının istenildiği anlaşılmıştır.
Dava konusu uyuşmazlıkta, ... İdare Mahkemesince, Anayasa Mahkemesi'nin hak ihlali kararı üzerine verilmiş olan kararın, "yeni" bir karar olarak değerlendirilmesine olanak bulunmamaktadır.
Çünkü, davacı tarafından en son aşamada Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda bulunulmasına ve hak ihlali kararı verilmesine neden olan sürecin, ... İdare Mahkemesi ... Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı davanın reddi yolundaki kararı üzerine başladığı açıktır. Bir başka anlatımla, bu ret kararına karşı yapılan karar düzeltme başvurusunun, aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedilmesi sonucu kesinleşmesi nedeniyle, davacı, bireysel başvuru yolunu işletmek zorunda kalmıştır.
Belirtilen yargısal süreç göz önünde bulundurulduğunda, süreci başlatan ... İdare Mahkemesi ... Dairesi kararının verildiği 03/02/2015 tarihinin, istinaf kanun yolunun uygulamaya girdiği 20/07/2016 tarihinden önce olduğu ve bu nedenle, işbu temyiz istemine konu edilen ve ... İdare Mahkemesince verilen iptal kararının da, 2577 sayılı Kanun hükümlerine göre temyize tabi bir karar olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
Bu durumda; ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, Danıştay nezdinde temyiz incelemesine tabi olduğu hususu göz önüne alındığında, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince görevsizlik kararı verilerek, dosyanın Danıştaya gönderilmesi gerekirken, davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan incelenerek reddine karar verilmesinde usul kurallarına uygunluk bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, "usul kurallarına aykırı olarak verilen" Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle, Dairemiz kararına katılmıyoruz.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.