Danıştay 12. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 12. Daire E.2020/635 K.2023/6739
Özet: Uyuşmazlık, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı tarafından 2018 yılı itibariyle sözleşmeli bir personelin hizmet sözleşmesinin yenilenmemesi ve bu nedenle 120.000 TL’nin faizli bedelinin ödenmesi ve 1 TL manevi tazminat talebindedir. Mahkeme, sözleşmenin yenilenmemesine ilişkin idarenin takdir yetkisini serbestçe kullandığını, sözleşmenin yenilenmemesine gerekçe olarak davacının davranışına dair objektif biçimde kabul edilebilir belge bulunmadığını tespit ederek, taleplerin reddine karar vermiştir.
T.C. DANIŞTAY ONİKİNCİ DAİRE
Esas No: 2020/635
Karar No: 2023/6739
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Başkanlığı
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığında sözleşmeli uzman olarak görev yapan davacının, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığında Çalıştırılacak Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmeliğin 19. maddesi uyarınca hizmet sözleşmesinin 2018 yılı itibariyle yenilenmeyeceğine ilişkin... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kalacağı 120.000,00-TL parasal hakkının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve 1,00-TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; sözleşme süresi sonunda, idarece sözleşmenin yenilenip yenilenmemesi mümkün ise de; asli ve sürekli nitelikte kamu hizmeti ifa eden sözleşmeli personelin içinde bulunduğu kamu hukuku bağlantılı, esasları idare tarafından önceden düzenlenmiş, güvenceli durum sebebiyle yenilememenin haklı sebeplere dayanması gerektiği, olayda; davacının hizmet sözleşmesinin 2018 yılı itibariyle yenilenmemesinin gerekçesi olarak, idareye yukarıda aktarılan mevzuat hükmü ile tanınan takdir yetkisi gösterilmekte ise de; davacının, bulunduğu yerde görev yapma niteliğini kaybettiği, görevini yürütmede başarısız ya da yetersiz olduğu yolunda bir tespitin bulunmadığı, sözleşmesinin yenilenmemesini gerektirecek herhangi bir eylemi, tutum ve davranışı ile hizmete etkisi olan olumsuzluğu bulunduğu yönünde sözleşmenin yenilenmemesine gerekçe olabilecek objektif, ciddi ve hukuken kabul edilebilir herhangi bir bilgi ve belge de sunulamadığının görüldüğü, ayrıca; davalı idarece davacının hizmetine ihtiyaç olmadığı belirtilmekte ise de, davalı idareye tahsis edilen 70 adet kadro karşılıksız sözleşmeli uzman personel pozisyonunda görev yapan 51 sözleşmeli uzman personelden sadece davacının sözleşmesinin yenilenmediği, 49 personel ile 2018 yılı itibariyle sözleşme yenilendiği, 1 personelin istifa ettiği ve 3 yeni personel alımı yapıldığı anlaşılmakta olup, dolayısıyla davacının hizmetine ihtiyaç duyulmadığına ilişkin aksi yöndeki iddianın da hukuken kabul edilebilir nitelikte olmadığı, bu durumda; davalı idareye ilgili mevzuat hükmü ile tanınan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmetin gerekleri doğrultusunda kullanıldığına ilişkin herhangi somut bir sebebin ortaya konulamadığı anlaşıldığından, davacının, hizmet sözleşmesinin 2018 yılı itibariyle yenilenmeyeceğine ilişkin dava konusu işlemde sebep ve maksat yönlerinden hukuka uygunluk bulunmadığı; davacının, işlem nedeniyle yoksun kalacağı 120.000,00-TL parasal hakkının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi incelendiğinde; olayda; Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığında sözleşmeli uzman olarak görev yapan davacının, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığında Çalıştırılacak Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmeliğin 19. maddesi uyarınca hizmet sözleşmesinin 2018 yılı itibariyle yenilenmeyeceğine ilişkin işbu davaya konu ... tarih ve ... sayılı işlemin hukuka aykırı olduğu Mahkeme kararı ile sübut bulduğu, dolayısıyla; idarenin hukuka aykırı işlem tesis ederek hizmet kusuru ile davacının bir süre maaş alacağından yoksun kalmasına sebebiyet verdiği, yoksun kaldığı hakkın davacı yönünden maddî bir zarar doğurduğu, bu maddî zararın ise Anayasa'nın 125. maddesi uyarınca kusurlu sorumluluk ilke ve esaslarına göre idarece tazmin edilmesi gerektiği açık olduğu, bu bağlamda; davacının, ''kurumu ile ilişiğinin kesildiği 31/12/2017 tarihi'' ile ''Mahkememizin işbu davaya konu ... tarih ve ... sayılı işlemin yürütmesinin durdurulmasına dair ... tarih E:... sayılı kararı üzerine yeniden göreve başladığı tarih olan 31/12/2018 tarihi'' arasındaki süreye ilişkin yoksun kaldığı maaş alacakları tutarının, bu süre zarfında elde etmiş olduğu gelir varsa bu gelir düşülerek davacıya ödenmesi gerektiği, Mahkemelerinin 13/03/2019 tarihli ara kararı üzerine gönderilen bilgi ve belgeler incelendiğinde; davacının 31/12/2017 - 31/12/2018 tarihleri arasında yoksun kaldığı maaş alacakları tutarının toplamda 81.362,37-TL olduğu, bu süre zarfında elde etmiş olduğu başka gelir miktarının da bulunmadığının görüldüğü, bu durumda; davacının, hukuka aykırılığı yargı kararı ile saptanmış bulunan işlem nedeniyle mahrum kaldığı 81.362,37-TL'nin dava açma tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi, arta kalan kısmı yönünden ise maddî tazminat isteminin reddi gerektiği; davacının manevi tazminat talebine gelince; yerleşmiş yargısal içtihatlarla da kabul edildiği üzere, manevi tazminat mal varlığında meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı olmayıp, manevi tatmin aracı olduğundan, hükmedilebilmesi için kişinin fizik yapısını zedeleyen yaşama ve kazanma gücünün azalması sonucunu doğuran olayların meydana gelmesi ve idarenin hukuka aykırı bir işlem veya eylemi sonucunda bir elem ve üzüntünün duyulmuş olması veya şeref ve haysiyetinin rencide edilmiş bulunması gerektiği, ayrıca, manevi tazminata hükmedilebilmesi için idarenin hizmet kusurunun bulunması gerektiği de açık olduğu, bu durumda; manevi tazminat talebinin dayanağı olan işlemin, hukuka aykırı olduğu ortaya konulmuş olduğundan ve davacının anılan işlem nedeniyle bir yıl süreyle görevinden uzak kalması suretiyle manevi zarara uğradığı açık olduğundan, uğradığı manevi zarara karşılık 1,00-TL manevi tazminatın ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 81.362,37-TL maddi tazminatın dava açma tarihinden (29/12/2017) itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin (38.637,63-TL) maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin kabulü ile 1,00-TL manevi tazminatın davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince; Mahkeme kararının iptale ilişkin kısmı ile maddi tazminatın kabulüne ilişkin kısmı, hukuk ve usule uygun olup, kaldırılmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından kararın anılan kısımları yönünden davalı idarenin istinaf isteminin reddi gerektiği; davalı idarenin, Mahkeme kararının manevi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmına gelince; davacının hizmet sözleşmesinin 2018 yılı itibariyle yenilenmemesine dair işlem, yargı yerince hukuka aykırı bulunarak iptaline karar verilmiş ise de, yargı yerince her iptaline karar verilen idari işlemin manevi tazminatı gerektirmeyeceği, manevi tazminatın gerekliliği için bir takım koşulların bulunması gerektiğinin yargı kararıyla yerleşik içtihat haline geldiği hususları dikkate alındığında, dava konusu olayda, davacıya manevi tazminat ödenmesini gerektirecek nitelikte idarenin bir ağır kusuru bulunduğundan söz edilemeyeceği, davacıya manevi tazminat ödenmesini gerektirecek koşulların bulunmadığı anlaşıldığından, Mahkeme kararının, manevi tazminat isteminin kabulü ile 1,00-TL manevi tazminatın davacıya ödenmesine ilişkin kısmında hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle davalı idarenin İdare Mahkemesi kararının, iptale ilişkin kısmı ile maddi tazminatın kabulüne ilişkin kısmına yönelik istinaf isteminin reddine; manevi tazminat isteminin kabulü ile 1,00-TL manevi tazminatın davacıya ödenmesine ilişkin kısmı yönünden ise istinaf isteminin kabulü ile kararın bu kısmının kaldırılmasına, davanın 1,00 TL manevi tazminat ödenmesi istemi yönünden reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu işlemin mevzuat hükümlerine uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, davacının maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile ...-TL maddi tazminatın dava açma tarihinden (29/12/2017) itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin (...-TL) maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin kabulü ile ... TL manevi tazminatın davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun, iptale ilişkin kısmı ile maddi tazminatın kabulüne ilişkin kısmına yönelik reddi; manevi tazminat isteminin kabulü ile ...-TL manevi tazminatın davacıya ödenmesine ilişkin kısmı yönünden ise kabulü ile kararın bu kısmının kaldırılarak davanın ...-TL manevi tazminat ödenmesi istemi yönünden reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 14/12/2023 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Esas No: 2020/635
Karar No: 2023/6739
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Başkanlığı
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığında sözleşmeli uzman olarak görev yapan davacının, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığında Çalıştırılacak Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmeliğin 19. maddesi uyarınca hizmet sözleşmesinin 2018 yılı itibariyle yenilenmeyeceğine ilişkin... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kalacağı 120.000,00-TL parasal hakkının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve 1,00-TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; sözleşme süresi sonunda, idarece sözleşmenin yenilenip yenilenmemesi mümkün ise de; asli ve sürekli nitelikte kamu hizmeti ifa eden sözleşmeli personelin içinde bulunduğu kamu hukuku bağlantılı, esasları idare tarafından önceden düzenlenmiş, güvenceli durum sebebiyle yenilememenin haklı sebeplere dayanması gerektiği, olayda; davacının hizmet sözleşmesinin 2018 yılı itibariyle yenilenmemesinin gerekçesi olarak, idareye yukarıda aktarılan mevzuat hükmü ile tanınan takdir yetkisi gösterilmekte ise de; davacının, bulunduğu yerde görev yapma niteliğini kaybettiği, görevini yürütmede başarısız ya da yetersiz olduğu yolunda bir tespitin bulunmadığı, sözleşmesinin yenilenmemesini gerektirecek herhangi bir eylemi, tutum ve davranışı ile hizmete etkisi olan olumsuzluğu bulunduğu yönünde sözleşmenin yenilenmemesine gerekçe olabilecek objektif, ciddi ve hukuken kabul edilebilir herhangi bir bilgi ve belge de sunulamadığının görüldüğü, ayrıca; davalı idarece davacının hizmetine ihtiyaç olmadığı belirtilmekte ise de, davalı idareye tahsis edilen 70 adet kadro karşılıksız sözleşmeli uzman personel pozisyonunda görev yapan 51 sözleşmeli uzman personelden sadece davacının sözleşmesinin yenilenmediği, 49 personel ile 2018 yılı itibariyle sözleşme yenilendiği, 1 personelin istifa ettiği ve 3 yeni personel alımı yapıldığı anlaşılmakta olup, dolayısıyla davacının hizmetine ihtiyaç duyulmadığına ilişkin aksi yöndeki iddianın da hukuken kabul edilebilir nitelikte olmadığı, bu durumda; davalı idareye ilgili mevzuat hükmü ile tanınan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmetin gerekleri doğrultusunda kullanıldığına ilişkin herhangi somut bir sebebin ortaya konulamadığı anlaşıldığından, davacının, hizmet sözleşmesinin 2018 yılı itibariyle yenilenmeyeceğine ilişkin dava konusu işlemde sebep ve maksat yönlerinden hukuka uygunluk bulunmadığı; davacının, işlem nedeniyle yoksun kalacağı 120.000,00-TL parasal hakkının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi incelendiğinde; olayda; Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığında sözleşmeli uzman olarak görev yapan davacının, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığında Çalıştırılacak Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmeliğin 19. maddesi uyarınca hizmet sözleşmesinin 2018 yılı itibariyle yenilenmeyeceğine ilişkin işbu davaya konu ... tarih ve ... sayılı işlemin hukuka aykırı olduğu Mahkeme kararı ile sübut bulduğu, dolayısıyla; idarenin hukuka aykırı işlem tesis ederek hizmet kusuru ile davacının bir süre maaş alacağından yoksun kalmasına sebebiyet verdiği, yoksun kaldığı hakkın davacı yönünden maddî bir zarar doğurduğu, bu maddî zararın ise Anayasa'nın 125. maddesi uyarınca kusurlu sorumluluk ilke ve esaslarına göre idarece tazmin edilmesi gerektiği açık olduğu, bu bağlamda; davacının, ''kurumu ile ilişiğinin kesildiği 31/12/2017 tarihi'' ile ''Mahkememizin işbu davaya konu ... tarih ve ... sayılı işlemin yürütmesinin durdurulmasına dair ... tarih E:... sayılı kararı üzerine yeniden göreve başladığı tarih olan 31/12/2018 tarihi'' arasındaki süreye ilişkin yoksun kaldığı maaş alacakları tutarının, bu süre zarfında elde etmiş olduğu gelir varsa bu gelir düşülerek davacıya ödenmesi gerektiği, Mahkemelerinin 13/03/2019 tarihli ara kararı üzerine gönderilen bilgi ve belgeler incelendiğinde; davacının 31/12/2017 - 31/12/2018 tarihleri arasında yoksun kaldığı maaş alacakları tutarının toplamda 81.362,37-TL olduğu, bu süre zarfında elde etmiş olduğu başka gelir miktarının da bulunmadığının görüldüğü, bu durumda; davacının, hukuka aykırılığı yargı kararı ile saptanmış bulunan işlem nedeniyle mahrum kaldığı 81.362,37-TL'nin dava açma tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi, arta kalan kısmı yönünden ise maddî tazminat isteminin reddi gerektiği; davacının manevi tazminat talebine gelince; yerleşmiş yargısal içtihatlarla da kabul edildiği üzere, manevi tazminat mal varlığında meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı olmayıp, manevi tatmin aracı olduğundan, hükmedilebilmesi için kişinin fizik yapısını zedeleyen yaşama ve kazanma gücünün azalması sonucunu doğuran olayların meydana gelmesi ve idarenin hukuka aykırı bir işlem veya eylemi sonucunda bir elem ve üzüntünün duyulmuş olması veya şeref ve haysiyetinin rencide edilmiş bulunması gerektiği, ayrıca, manevi tazminata hükmedilebilmesi için idarenin hizmet kusurunun bulunması gerektiği de açık olduğu, bu durumda; manevi tazminat talebinin dayanağı olan işlemin, hukuka aykırı olduğu ortaya konulmuş olduğundan ve davacının anılan işlem nedeniyle bir yıl süreyle görevinden uzak kalması suretiyle manevi zarara uğradığı açık olduğundan, uğradığı manevi zarara karşılık 1,00-TL manevi tazminatın ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 81.362,37-TL maddi tazminatın dava açma tarihinden (29/12/2017) itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin (38.637,63-TL) maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin kabulü ile 1,00-TL manevi tazminatın davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince; Mahkeme kararının iptale ilişkin kısmı ile maddi tazminatın kabulüne ilişkin kısmı, hukuk ve usule uygun olup, kaldırılmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından kararın anılan kısımları yönünden davalı idarenin istinaf isteminin reddi gerektiği; davalı idarenin, Mahkeme kararının manevi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmına gelince; davacının hizmet sözleşmesinin 2018 yılı itibariyle yenilenmemesine dair işlem, yargı yerince hukuka aykırı bulunarak iptaline karar verilmiş ise de, yargı yerince her iptaline karar verilen idari işlemin manevi tazminatı gerektirmeyeceği, manevi tazminatın gerekliliği için bir takım koşulların bulunması gerektiğinin yargı kararıyla yerleşik içtihat haline geldiği hususları dikkate alındığında, dava konusu olayda, davacıya manevi tazminat ödenmesini gerektirecek nitelikte idarenin bir ağır kusuru bulunduğundan söz edilemeyeceği, davacıya manevi tazminat ödenmesini gerektirecek koşulların bulunmadığı anlaşıldığından, Mahkeme kararının, manevi tazminat isteminin kabulü ile 1,00-TL manevi tazminatın davacıya ödenmesine ilişkin kısmında hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle davalı idarenin İdare Mahkemesi kararının, iptale ilişkin kısmı ile maddi tazminatın kabulüne ilişkin kısmına yönelik istinaf isteminin reddine; manevi tazminat isteminin kabulü ile 1,00-TL manevi tazminatın davacıya ödenmesine ilişkin kısmı yönünden ise istinaf isteminin kabulü ile kararın bu kısmının kaldırılmasına, davanın 1,00 TL manevi tazminat ödenmesi istemi yönünden reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu işlemin mevzuat hükümlerine uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, davacının maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile ...-TL maddi tazminatın dava açma tarihinden (29/12/2017) itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin (...-TL) maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin kabulü ile ... TL manevi tazminatın davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun, iptale ilişkin kısmı ile maddi tazminatın kabulüne ilişkin kısmına yönelik reddi; manevi tazminat isteminin kabulü ile ...-TL manevi tazminatın davacıya ödenmesine ilişkin kısmı yönünden ise kabulü ile kararın bu kısmının kaldırılarak davanın ...-TL manevi tazminat ödenmesi istemi yönünden reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 14/12/2023 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.