‹ Ana sayfa
Danıştay12. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 12. Daire E.2019/7049 K.2023/3369

Esas No: 2019/7049 · Karar No: 2023/3369 · Karar Tarihi: 12.06.2023
Özet: (1) Uyuşmazlık, davacı sınıf öğretmeninin 657 sayılı Kanunun 125. maddesi uyarınca devlet memurluğundan çıkarma cezasının gelen, öğrencilerle fiziki temas kurması nedeniyle bağışlanmamış davalı içtihatının bozulması talebinde bulunmasıdır. (2) Mahkeme, inceleme sonucunda 657 sayılı Kanun, Mahkeme 5. Tazminat ve ceza Kararı, M. Okan ve M. Koçlar hakkındaki yaptırımları, Oğu & Frank Lenders LLP ve H&H PLC, M. Shahbaz, M. S.H. Mvam, M. S.S. Ash, G. o’Neill, D. Gren, T. Mohari, J. tarzında kişi suretiyle ilgili haklı kurallarınzı yeniliklerin geçerliliğini sağladı.
T.C. DANIŞTAY ONİKİNCİ DAİRE
Esas No: 2019/7049
Karar No: 2023/3369

TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...

VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI): ... Bakanlığı

VEKİLİ: ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Denizli ili, Pamukkale ilçesi, ... İlkokulunda sınıf öğretmeni olarak görev yapmakta olan davacının 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı hakkındaki adli tahkikat evrakı ve eki ifadeler, soruşturma dosyası ile eki ifadeler, görüşme formları ve dosya kapsamındaki diğer bilgi ve belgeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının sınıf öğretmeni olarak bazı kız öğrencilerinin, özel bölgelerine yakın bölgelerini, bacaklarını, kalçalarını, göğüslerini ve karınlarını okşadığı, sık sık kucağına oturtarak yanaklarından öptüğü, söz konusu eylemlere maruz kalan mağdur kız öğrencilerin ifadelerine bakıldığında bu eylemlerin bir öğretmen şefkatiyle açıklanamayacak, rahatsızlık verecek ve hatta öğrencilerinin korkmaları nedeniyle ailelerinden bile sakladıkları nitelikte eylemler olduğu, gerek mağdur ve gerekse tanık sıfatıyla (rehber öğretmen nezaretiyle) ifadeleri alınan tüm öğrencilerin beyanlarının birbiriyle benzer mahiyette ve davacının söz konusu eylemleri gerçekleştirdiği yönünde olduğu, rehber öğretmen ve psikolog tarafından belirtilen kanaatte de, ifadeleri alınan öğrencilerin kendilerini ifade edebilecek ve ne söylediklerinin farkında olacak düzeyde olduklarının belirtildiği, her ne kadar davacı hakkındaki ceza yargılaması henüz sonuçlanmamış ise de yukarıda anılan mevzuat hükümlerinde de belirtildiği üzere ceza kovuşturmasının disiplin soruşturmasını geciktiremeyeceği, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre de davacının üzerine atılı "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiilinin her türlü şüpheden uzak, somut ve kesin bir şekilde sübuta erdiği, belirtilen fiil ile bu fiile karşılık verilen cezanın uyumlu olduğu, soruşturma ve ceza zamanaşımı sürelerine uyulduğu, davacının soruşturma kapsamında ve sonunda ayrı ayrı savunmasının alındığı, yetkili birimlerce işlem tesis edildiği, bir alt ceza uygulanıp uygulanmaması konusunda ise fiilin niteliği dikkate alındığında bir alt ceza uygulanmamasının yerinde olduğu anlaşıldığından davacının devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının okul müdürü ile arasındaki anlaşmazlık nedeniyle okul müdürünün yönlendirmesiyle velilerin şikayet ettiği, şikayet edenler dışındaki tüm velilerin isnadın doğru olmadığını ifade ettiği, fiilin varlığının ancak ceza yargılaması sonucunda anlaşılabileceği, ceza yargılamasının beklenilmesi gerektiği belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuk ve usule uygun olduğu, kararın bozulmasını gerektirici bir sebep bulunmadığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...

DÜŞÜNCESİ: Ceza davasının sonuçlanıp sonuçlanmadığı hususunun araştırılması ve davacı hakkındaki ceza yargılaması sonuçlandıktan sonra disiplin cezasına konu fiillerin işlenip işlenmediği konusunda yeniden bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin verilen davanın reddine dair ... İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

GEREKÇE:
MADDİ

OLAY:
Denizli ili, Pamukkale ilçesi, ... İlkokulunda sınıf öğretmeni olarak görev yaptığı dönemde, hakkında sınıfındaki öğrencilerini el ve söz ile istismar ettiği iddiasıyla başlatılan disiplin soruşturması sonucunda, Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve E.... sayılı kararı ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmıştır.

Bunun üzerine temyizen bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde; "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak," fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında belirtilmiştir.

Aynı Kanunun 131. maddesinde, "Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması disiplin kovuşturulmasını geciktiremez. Memurun ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz." hükmü yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare Mahkemesince, maddi olayın açıklığa kavuşturulması için yapılacak hukuki denetimin; ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, dava dosyasında bulunan ve dava konusu işlemin dayanağını oluşturan soruşturma raporu ile soruşturma raporuna ekli bilgi, belgeler ve alınan ifadeler doğrultusunda yapılması gerektiği açık ise de, re'sen araştırma yetkisi kapsamında ceza yargılaması sırasında alınan sanık ve tanık ifadeleri, bilirkişi raporları gibi maddi delillerin ve yargılama sonucunda verilen ceza mahkemesi kararının ve bu karardaki tespitlerin kullanılması ve disiplin soruşturma raporu ile ilgili yapılan inceleme neticesinde disiplin suçuna konu fiil ya da fiillerin sübuta erip ermediğinin tespitine yönelik olarak ilave gerekçe olacak şekilde hükme esas alınması gerektiği açıktır.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin, dosyada yer alan bilgi ve belgelerin ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davacının dava konusu işleme gerekçe olan eylemi sebebiyle ceza mahkemesinde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan açılan kamu davasında yapılan yargılama neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih E:..., K:... sayılı kararı ile davacının hakkında mahkumiyet kararı verildiği, verilen kararın yargılamasının ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin E:... ve E:... sayılı dosyaları üzerinden halen devam ettiği anlaşılmıştır.

Her ne kadar Bölge İdare Mahkemesince, davacıya isnat edilen fiiller sübut bulduğundan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf isteminin reddine karar verilmiş ise de; davacının üzerine atılı fiililerin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda açıkça tanımlanan fiillerden olması ve ceza yargılamasına da konu edilmesi nedeniyle, davacının anılan fiili işleyip işlemediği ancak ceza mahkemesince verilecek kararın kesinleşmesi üzerine belirlenebileceği sonucuna varılmıştır.

Bu durumda, söz konusu ceza davasının sonuçlanıp sonuçlanmadığı hususunun araştırılması ve davacı hakkındaki ceza yargılaması sonuçlandıktan sonra disiplin cezasına konu fiillerin işlenip işlenmediği konusunda yeniden bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin verilen davanın reddine dair İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 12/06/2023 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?