‹ Ana sayfa
Danıştay12. Daireİdare Hukuku

Danıştay 12. Daire E.2019/6968 K.2023/3338

Esas No: 2019/6968 · Karar No: 2023/3338 · Karar Tarihi: 08.06.2023
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/6968
Karar No : 2023/3338

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...

**VEKİLİ:** Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı

**VEKİLİ:** ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Batman İli, ... İlkokulunda öğretmen olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (a) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinİn ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı, 06/09/2017 tarihli Yüksek Disiplin Kurulu kararı ile cezalandırıldığından, 06/09/2015 tarihinden önce işlediği iddia edilen fiiller nedeniyle ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı, bu durumda, soruşturmaya konu fiillerden 01/09/2015 tarihinde işlenen fiil yönünden iki yıllık ceza verme yetkisi zamanaşımına uğradığından, bu fiil dikkate alınmadan soruşturmaya konu diğer fiiller yönünden değerlendirme yapılması gerektiği; davacının paylaşımlarında; terör örgütü mensuplarının yakalanması, terör olayları nedeniyle halkın can ve mal güvenliğinin sağlanması, sokak aralarındaki barikatların kaldırılması, hendeklerin kapatılması ve kurulan bombalı düzeneklerin imhası çalışmaları esnasında sivil vatandaşların can ve mal güvenliğinin temin edilmesi gibi meşru gerekçelerle yürütülen terör operasyonlarına karşı, Devleti hedef alarak makul görülemeyecek aşırılığa kaçıldığı, yapılan paylaşımların eleştiri olarak değerlendirilemeyeceği, ayrıca, davacının sarfettiği ifadelerin toplumun genel menfaatine katkı sağlamadığı ve devlet memurundan beklenen sadakat ve tarafsızlık ile bağdaşmayan paylaşımlar niteliğinde olduğu dikkate alındığında ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığı; bu durumda, Devlet memurlarının tabi oldukları katı ölçülülük yükümlülüğü ile birlikte değerlendirildiğinde, davacıya söz konusu sosyal medya paylaşımlarında dile getirdiği ifadeler nedeniyle verilen disiplin cezasının ağırlığının ve ciddiyetinin davacı ve diğer kamu görevlileri üzerinde ifade özgürlüğü bağlamında caydırıcı bir etkiye neden olmayacağından ve davacının eylemleri 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (a) alt bendi ve dördüncü fıkrası doğrultusunda, (E) bendinin (g) alt bendi kapsamında değerlendirildiğinden, davacının Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; dava dosyasında yer alan idari soruşturmaya ilişkin bilgi ve belgeler ile davacı hakkında yürütülen adli soruşturma ve ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:..., K:... sayılı dosyası dikkate alındığında, davacının idari soruşturmaya konu eylemleri kendisinin gerçekleştirdiği hususunun sabit olduğu; ... Ağır Ceza Mahkemesinde "terör örgütü propagandası yapmak" suçundan yapılan yargılama konusu paylaşımlarının; ceza yargılaması sonucundan ayrı ve bağımsız olarak, davacının müsnet suçu işlemiş olduğu sonucuna da varılmadan disiplin hukuku ilkelerine göre niceliği ve niteliği ile vahameti ve sonuçları nazara alınıp, eğitim hizmetlerinde öğretmen olarak görev yapan bir personelin eğitim hizmetleri gerekleri kapsamında değerlendirildiğinde; dava konusu işleme esas paylaşımlarının içeriğinin her şeyden önce Devlete sadakat yükümlülüğü ile kesinlikle bağdaşmadığı, davacının kamu görevlisi olma nitelik ve yeterliliğini yitirdiği, bu durum karşısında, kamu hizmetinde istihdam edilmesinin kamu yararına açıkça aykırılık teşkil ettiği; sonuç olarak, eylemlerinin 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (b) alt bendinde düzenlenen "Yasaklanmış her türlü yayını veya siyasi veya ideolojik amaçlı bildiri, afiş, pankart, bant ve benzerlerini basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya bunları kurumların herhangi bir yerine asmak veya teşhir etmek" fiillerinin nitelik ve ağırlığı itibarıyla benzeri mahiyetinde olduğu, devlet memurluğundan çıkarma tedbirinin ölçülü, güdülen amacın gerçekleşmesi için elverişli olduğu anlaşıldığından, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Disiplin cezasının tipiklik ve ölçülülük ilkesine aykırı olduğu belirtilerek, temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya uygun olmayan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

**GEREKÇE:**
MADDİ

**OLAY:**
Batman İli, ... İlkokulunda sınıf öğretmeni olarak görev yapan davacının, "sosyal paylaşım sitelerinde; devlet büyüklerine hakaret içeren, devlet otoritesini zaafa uğratmaya, kamu düzenini bozmaya, terör örgütlerini meşru göstermeye ve bu terör örgütlerini övmeye yönelik paylaşımlarda bulunduğu" iddiaları üzerine yürütülen soruşturma neticesinde düzenlenen soruşturma raporu ile getirilmiş olan teklif doğrultusunda Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı işlemiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (a) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi üzerine temyizen incelenen bu dava açılmıştır.



**İLGİLİ MEVZUAT:**
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller" başlıklı 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (a) alt bendinde, "İdeolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükün ve çalışma düzenini bozmak, boykot, işgal, kamu hizmetlerinin yürütülmesini engelleme, işi yavaşlatma ve grev gibi eylemlere katılmak veya bu amaçlarla toplu olarak göreve gelmemek, bunları tahrik ve teşvik etmek veya yardımda bulunmak," ; (b) alt bendinde, "Yasaklanmış her türlü yayını veya siyasi veya ideolojik amaçlı bildiri, afiş, pankart, bant ve benzerlerini basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya bunları kurumların herhangi bir yerine asmak veya teşhir etmek," fiilleri, devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmış; anılan maddenin dördüncü fıkrasında ise; “Yukarıda sayılan ve disiplin cezası verilmesini gerektiren fiil ve hallere nitelik ve ağırlıkları itibarıyla benzer eylemlerde bulunanlara da aynı neviden disiplin cezaları verilir.” hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Anayasa'da ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda, Devlet memurlarının Türkiye Cumhuriyeti Devletine ve kanunlarına sadakatle bağlı oldukları, bulundukları ve ifa ettikleri kamu görevini devlete bağlılık, itibar ve güvenine uygun biçimde tarafsızlık yükümlülüğünü de gözeterek hizmet içinde ve dışındaki davranışlarıyla yerine getirecekleri; hiç bir şekilde "siyasi ve ideolojik" amaçlı beyanda ve eylemde bulunamayacakları düzenlemelerine yer verilmiştir.
Nitekim, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinde, "siyasi ve ideolojik" amaçlı ya da bu tür eylemler, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller alt bentler halinde açıkça düzenlenmiştir. Buna göre;
"a) İdeolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükün ve çalışma düzenini bozmak, boykot, işgal, kamu hizmetlerinin yürütülmesini engelleme, işi yavaşlatma ve grev gibi eylemlere katılmak veya bu amaçlarla toplu olarak göreve gelmemek, bunları tahrik ve teşvik etmek veya yardımda bulunmak,
b) Yasaklanmış her türlü yayını veya siyasi veya ideolojik amaçlı bildiri, afiş, pankart, bant ve benzerlerini basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya bunları kurumların herhangi bir yerine asmak veya teşhir etmek,
c) Siyasi partiye girmek,
.....
ı) Siyasi ve ideolojik eylemlerden arananları görev mahallinde gizlemek,
.....
l) (Ek: 01/02/2018-7070/61 md.) Terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde olmak, bu örgütlere yardım etmek, kamu imkân ve kaynaklarını bu örgütleri desteklemeye yönelik kullanmak ya da kullandırmak, bu örgütlerin propagandasını yapmak,"
fiilleri, bu haller arasında sayılmıştır.
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile dava konusu işlemin dayanağı olan soruşturma raporunun incelenmesinden, davacının sosyal medya (facebook) üzerinden 01/09/2015 - 04/12/2015 tarihleri arasında devlet büyüklerine hakaret içeren, devlet otoritesini zaafa uğratmaya, kamu düzenini bozmaya, terör örgütlerini meşru göstermeye ve bu terör örgütlerini övmeye yönelik paylaşımlarda bulunduğu, bu siyasi ve ideolojik paylaşımlarıyla Devlete bağlılık ve sadakat bağının zedelendiği, davalı idarenin de bu fiili nedeniyle davacıyı 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (a) alt bendi uyarınca, Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırdığı anlaşılmaktadır.
Davacının, üzerine atılı bulunan ve sabit olan eylemi hakkında uygulanacak yasa kuralının karşılığı, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (a) alt bendi kapsamında olmadığı açık olmakla birlikte, yukarıda açık hükmüne yer verilen 125. maddenin dördüncü fıkrası uyarınca, söz konusu fiil ve hallere nitelik ve ağırlıkları itibarıyla benzer olan eylemlerin, idarece değerlendirilmesi ve ulaşılacak sonuca göre aynı niteliği haiz cezanın verilebileceği de açıktır.
Ancak, disiplin cezalarının yargısal denetiminde, yargı mercilerince idarenin yerine geçerek sebep ikamesinin yapılması hukuken mümkün olmadığından, davacının üzerine atılı bulunan eyleminin, istinaf mahkemesince 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin diğer alt bentleri kapsamında değerlendirilmesi de mümkün değildir.
Bu itibarla, davanın reddi yolunda verilen idare mahkemesi kararına karşı yapılan davacının istinaf başvurusunun, sebep ikamesi olacak şekilde idarenin yerine geçerek aynı bendin (b) alt bendi uyarınca değerlendirilmesi suretiyle, gerekçeli olarak reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Dava Dairesine gönderilmesine, 08/06/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?