Danıştay12. Daireİdare Hukuku
Danıştay 12. Daire E.2019/679 K.2023/3196
T.C. D A N I Ş T A YONİKİNCİ DAİREEsas No : 2019/679Karar No : 2023/3196 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
**VEKİLİ:** Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : …
**VEKİLİ:** Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanlığı İtfaiye Dairesi Başkanlığı Acil Durum Yönetimi Şube Müdürlüğünde 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesi kapsamında sözleşmeli personel statüsünde "jeoloji mühendisi" olarak görev yapan davacının, hizmet sözleşmesi'nin 13. maddesinin (b) fıkrası uyarınca 12/06/2017 günü mesai bitimi itibarıyla sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile fesih tarihinden itibaren boşta geçen süreleri için yoksun kalacağı parasal hakkı olan ücret haklarının ve diğer haklarının sözleşmenin feshedildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararla; davacının, 11/01/2017 tarihinde imzalanan 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. Maddesinin Üçüncü Fıkrası Gereğince Tam Zamanlı Olarak Çalıştırılacak Sözleşmeli Personele İlişkin Hizmet Sözleşmesi ile 2. dereceli Mühendis (Jeoloji) kadro unvanına ilişkin görevleri yürütmek üzere istihdam edildiği, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın 6. maddesinde, ilgililerin sözleşmelerinde belirtilen görev dışında başka bir işte çalıştırılamacağının hüküm altına alındığı, ayrıca davalı idare ile davacı arasında imzalanan hizmet sözleşmesi'nin 1. maddesinde, sözleşmeli personelin, Kurumca gösterilecek görev yerlerinde mevzuat ve verilecek emirler çerçevesinde göreviyle ilgili olarak kendisine verilen tüm işleri yapmayı taahüt ettiğinin belirtildiği, davacının davalı idare İnsan Kaynakları Eğitim Dairesi Başkanlığının … tarih ve … sayılı yazısı ile çok riskli işyeri sınıfında yer alan ve personel ihtiyacı bulunan İtfaiye Daire Başkanlığı bünyesine iş güvenliği uzmanı olarak görevlendirmesinin yapıldığı görülmekte olup, davacının görevlendirildiği iş güvenliği uzmanlığı görevinin 11/01/2017 tarihinde imzalanan 5393 Sayılı Kanunun 49. Maddesinin Üçüncü Fıkrası Gereğince Tam Zamanlı Olarak Çalıştırılacak Sözleşmeli Personele İlişkin Hizmet Sözleşmesinde belirtilen görev unvanı ile ilgili olmadığı, davalı idare tarafından, davacının anılan hizmet sözleşmesinde belirtilen görev unvanı ile ilgili olarak mesleğinde başarısız olduğu, görevini gereği gibi yerine getiremediğine dair somut bilgi ve belgenin dosyaya sunulamadığı, davalı idare ile davacı arasında imzalanan hizmet sözleşmesinde belirlenen görev unvanı ile ilgisi olmayan iş güvenliği uzmanı görevini bırakmış olmasının sözleşmesinin feshini gerektirmeyeceği sonuç ve kanaatine ulaşıldığından, davalı idarede, 5393 sayılı Kanun'un 49. maddesi kapsamında sözleşmeli personel olarak görev yapan davacının, iş sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin davalı idare işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı; öte yandan, uyuşmazlığa konu işlemin hukuka aykırı olması nedeniyle bu işlemden dolayı yoksun kaldığı mali ve özlük haklarının Anayasanın 125. maddesi uyarınca davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının ödenmesi isteminin kabulü ile dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının dava açma tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Usule ilişkin olarak; davacı tarafından, işbu davanın açılış tarihinden önceki bir tarihte açılan ve huzurdaki dava ile tarafları, konusu ve dava sebebi aynı olan dava sonucunda, … İş Mahkemesi'nin E:… ve K:… sayılı kararıyla feragat nedeni ile davanın reddine dair kurulan hüküm, kesin hüküm teşkil ettiğinden, davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, Mahkeme kararında gerekçesiz olarak usuli itirazların reddi cihetine gidilmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiği, esasa ilişkin olarak; 5393 sayılı Kanun'un 49. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince “Jeoloji Mühendisi” kadrosunda istihdam edilen ve son eğitim durumu Okan Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Yüksek Lisans bölümü olan ve B Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı sertifikasına sahip davacının, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 8. maddesinin yedinci fıkrasındaki düzenleme uyarınca, iş güvenliği uzmanı olarak görevlendirilmesine yasal bir engel bulunmadığı, davacının, “Jeoloji Mühendisi” olarak görev yaptığı Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Dairesi Başkanlığı Kentsel Dönüşüm ve Gelişimi Planlama Şube Müdürlüğündeki görev yerinin, söz konusu birimdeki verimsiz çalışması ve kendisinden beklenilen performansın alınamamış olması nedeniyle değiştirilmiş olduğu, bizzat kendi onayı ile yürüttüğü “iş güvenliği uzmanlığı” görevini, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İSG-KATİP sistemi üzerinden herhangi bir bilgi vermeksizin ve onay almaksızın tek taraflı olarak sonlandırması sebebiyle Belediyelerini zor bir durumda bıraktığı, hizmetin güven içinde verine getirilmesine engel teşkil edecek ve kamu görevinin aksamasına sebebiyet verecek hallerin oluştuğu ve davacının görevindeki başarısızlığı da nazara alınarak, sözleşmesine ve iyiniyet kurallarına aykırı hareket eden davacının sözleşmesinin tek taraflı feshedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının ödenmesi isteminin kabulü ile dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının dava açma tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak 06/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
**VEKİLİ:** Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : …
**VEKİLİ:** Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanlığı İtfaiye Dairesi Başkanlığı Acil Durum Yönetimi Şube Müdürlüğünde 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesi kapsamında sözleşmeli personel statüsünde "jeoloji mühendisi" olarak görev yapan davacının, hizmet sözleşmesi'nin 13. maddesinin (b) fıkrası uyarınca 12/06/2017 günü mesai bitimi itibarıyla sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile fesih tarihinden itibaren boşta geçen süreleri için yoksun kalacağı parasal hakkı olan ücret haklarının ve diğer haklarının sözleşmenin feshedildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararla; davacının, 11/01/2017 tarihinde imzalanan 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. Maddesinin Üçüncü Fıkrası Gereğince Tam Zamanlı Olarak Çalıştırılacak Sözleşmeli Personele İlişkin Hizmet Sözleşmesi ile 2. dereceli Mühendis (Jeoloji) kadro unvanına ilişkin görevleri yürütmek üzere istihdam edildiği, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın 6. maddesinde, ilgililerin sözleşmelerinde belirtilen görev dışında başka bir işte çalıştırılamacağının hüküm altına alındığı, ayrıca davalı idare ile davacı arasında imzalanan hizmet sözleşmesi'nin 1. maddesinde, sözleşmeli personelin, Kurumca gösterilecek görev yerlerinde mevzuat ve verilecek emirler çerçevesinde göreviyle ilgili olarak kendisine verilen tüm işleri yapmayı taahüt ettiğinin belirtildiği, davacının davalı idare İnsan Kaynakları Eğitim Dairesi Başkanlığının … tarih ve … sayılı yazısı ile çok riskli işyeri sınıfında yer alan ve personel ihtiyacı bulunan İtfaiye Daire Başkanlığı bünyesine iş güvenliği uzmanı olarak görevlendirmesinin yapıldığı görülmekte olup, davacının görevlendirildiği iş güvenliği uzmanlığı görevinin 11/01/2017 tarihinde imzalanan 5393 Sayılı Kanunun 49. Maddesinin Üçüncü Fıkrası Gereğince Tam Zamanlı Olarak Çalıştırılacak Sözleşmeli Personele İlişkin Hizmet Sözleşmesinde belirtilen görev unvanı ile ilgili olmadığı, davalı idare tarafından, davacının anılan hizmet sözleşmesinde belirtilen görev unvanı ile ilgili olarak mesleğinde başarısız olduğu, görevini gereği gibi yerine getiremediğine dair somut bilgi ve belgenin dosyaya sunulamadığı, davalı idare ile davacı arasında imzalanan hizmet sözleşmesinde belirlenen görev unvanı ile ilgisi olmayan iş güvenliği uzmanı görevini bırakmış olmasının sözleşmesinin feshini gerektirmeyeceği sonuç ve kanaatine ulaşıldığından, davalı idarede, 5393 sayılı Kanun'un 49. maddesi kapsamında sözleşmeli personel olarak görev yapan davacının, iş sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin davalı idare işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı; öte yandan, uyuşmazlığa konu işlemin hukuka aykırı olması nedeniyle bu işlemden dolayı yoksun kaldığı mali ve özlük haklarının Anayasanın 125. maddesi uyarınca davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının ödenmesi isteminin kabulü ile dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının dava açma tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Usule ilişkin olarak; davacı tarafından, işbu davanın açılış tarihinden önceki bir tarihte açılan ve huzurdaki dava ile tarafları, konusu ve dava sebebi aynı olan dava sonucunda, … İş Mahkemesi'nin E:… ve K:… sayılı kararıyla feragat nedeni ile davanın reddine dair kurulan hüküm, kesin hüküm teşkil ettiğinden, davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, Mahkeme kararında gerekçesiz olarak usuli itirazların reddi cihetine gidilmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiği, esasa ilişkin olarak; 5393 sayılı Kanun'un 49. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince “Jeoloji Mühendisi” kadrosunda istihdam edilen ve son eğitim durumu Okan Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Yüksek Lisans bölümü olan ve B Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı sertifikasına sahip davacının, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 8. maddesinin yedinci fıkrasındaki düzenleme uyarınca, iş güvenliği uzmanı olarak görevlendirilmesine yasal bir engel bulunmadığı, davacının, “Jeoloji Mühendisi” olarak görev yaptığı Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Dairesi Başkanlığı Kentsel Dönüşüm ve Gelişimi Planlama Şube Müdürlüğündeki görev yerinin, söz konusu birimdeki verimsiz çalışması ve kendisinden beklenilen performansın alınamamış olması nedeniyle değiştirilmiş olduğu, bizzat kendi onayı ile yürüttüğü “iş güvenliği uzmanlığı” görevini, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İSG-KATİP sistemi üzerinden herhangi bir bilgi vermeksizin ve onay almaksızın tek taraflı olarak sonlandırması sebebiyle Belediyelerini zor bir durumda bıraktığı, hizmetin güven içinde verine getirilmesine engel teşkil edecek ve kamu görevinin aksamasına sebebiyet verecek hallerin oluştuğu ve davacının görevindeki başarısızlığı da nazara alınarak, sözleşmesine ve iyiniyet kurallarına aykırı hareket eden davacının sözleşmesinin tek taraflı feshedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının ödenmesi isteminin kabulü ile dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının dava açma tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak 06/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.