Danıştay12. Daireİdare Hukuku
Danıştay 12. Daire E.2019/6469 K.2023/3677
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/6469
Karar No : 2023/3677
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
**VEKİLİ:** Hukuk Müşaviri …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
**VEKİLİ:** Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:2019/1035 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : Antalya ili, Demre ilçesi, ... İlkokulunda sınıf öğretmeni olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (l) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı işleminin iptali ile yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacı hakkında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Bilerek İsteyerek Yardım Etme suçlamasıyla ... Ağır Ceza Mahkemesinin … esasına kayden açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda verilen … tarih ve K:… sayılı kararda; sadece örgütle irtibatta olduğu için kapatılmasına karar verilen AKTİF-SEN sendikasına 05/01/2014 - 06/05/2014 tarihleri arasında kısa bir süre üye olan sanığın, konusu suç oluşturmayan bu sendika üyeliğini örgüt lideri ya da üyelerinin talimatı doğrultusunda ve terör örgütünün amacına hizmet etmek amacı ile yaptığına dair delil olmadığı, sendika yönetiminde bir görevinin bulunmadığı, sanığın yardım kastı ile hareket ettiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle değerlendirmesinde bulunularak davacının beraatine hükmedildiği, disiplin hukukunun temel ilkelerinden birinin, disiplin suçu teşkil ettiği iddia olunan fiilin sabit ve kuşkuya yer vermeksizin ispatlanması olduğu, disiplin yaptırımı uygulanacak kişiye isnat edilen fiilin; tanık, keşif, bilirkişi ve diğer kanıtlarla somut bir şekilde ispatlanması ve maddî gerçekliğin ortaya konulması gerektiği, davacının; isnat edilen fiili işlediğine dair her türlü şüpheden uzak somut bir delil bulunmadığı kanaatine varılmış olup, devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığından iptaline; öte yandan, hukuka aykırılığı yargı kararı ile saptanan işlemler nedeniyle ilgililerin yoksun kaldığı parasal hakların Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrası hükmü uyarınca tazmini zorunlu olduğundan, dava tarihinden (02/01/2018) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden bahisle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusu reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile hakkında Devlet memurluğundan çıkarma cezası teklif edilen davacının, 657 sayılı Kanun'un 129. maddesindeki hakları hatırlatılmak suretiyle usulüne uygun olarak savunması alınmadığından dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu, Bölge İdare Mahkemesi kararının bu gerekçe ile onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
MADDİ
**OLAY:**
Antalya ili, Demre ilçesi, ... İlkokulunda sınıf öğretmeni olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. Maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (l) alt bendi uyarınca devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih … sayılı işleminin iptali ile yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
**İLGİLİ MEVZUAT:**
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (l) alt bendinde, ''Terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde olmak, bu örgütlere yardım etmek, kamu imkân ve kaynaklarını bu örgütleri desteklemeye yönelik kullanmak ya da kullandırmak, bu örgütlerin propagandasını yapmak'' hali, devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmış; 129. maddesinde, ''Yüksek disiplin kurulları kendilerine intikal eden dosyaların incelenmesinde, gerekli gördükleri takdirde, ilgilinin özlük dosyasını ve her nevi evrakı incelemeye, ilgili kurumlardan bilgi almaya, yeminli tanık ve bilirkişi dinlemeye veya niyabeten dinletmeye, mahallen keşif yapmaya veya yaptırmaya yetkilidirler. Hakkında memurluktan çıkarma cezası istenen memur, soruşturma evrakını incelemeye, tanık dinletmeye, disiplin kurulunda sözlü veya yazılı olarak kendisi veya vekili vasıtasıyla savunma yapma hakkına sahiptir."; 130. maddesinde ise, "Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır." hükümleri öngörülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyize konu karar, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı yönünden incelendiğinde;
Anayasa'nın 129. maddesinin ikinci fıkrasında, memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği düzenlenmiş, gerekçesinde ise; "yapılacak disiplin kovuşturmalarında ve disiplin cezası uygulamasında ilgiliye isnad olunan hususun bildirilmesi, dinlenilmesi, savunmasını yapma imkanı tanınması bu madde ile güvence altına alınmaktadır." ifadelerine yer verilerek, disiplin cezaları ile ilgili olarak Anayasal güvenceye bağlanan savunma hakkının içeriği açıklığa kavuşturulmuştur.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 130. maddesinde diğer cezalar bakımından memura sadece 7 günden az olmamak üzere savunma hakkı tanınmışken memuriyetten çıkarma cezası açısından 129. maddeyle, soruşturma ile ilgili evrakın incelenmesinden veya vekili vasıtasıyla sözlü savunma yapılmasına kadar, 130. maddeden farklı olarak geniş bir savunma hakkı tanınmak suretiyle en ağır sonuçları doğuran Devlet memurluğundan çıkarma cezasının verilmesinde, memur statüsü açısından önemli bir güvence sağlanmıştır.
Anayasa hükmü ve 657 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen maddelerinin birlikte değerlendirilmesinden; Devlet memurluğundan çıkarma cezasını vermeye yetkili makam tarafından, davacının hakkındaki iddiaları, bu iddiaların dayandığı delilleri, üzerine atılı fiillerin hukuki nitelendirmesini ve önerilen disiplin cezasını öğrenmesi sağlanarak, savunma yapmasına imkan tanınması hukuken zorunlu olup, olayda belirtilen zorunluluğa aykırı olarak 657 sayılı Kanun'un 129. maddesinde yer alan soruşturma evrakını inceleme, tanık dinletme, disiplin kurulunda sözlü veya yazılı olarak kendisi veya vekili vasıtasıyla savunma yapma haklarının bulunduğunun hatırlatılmadığı ve bu suretle davacının savunma hakkının kısıtlandığı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 129. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca son savunma alınmadan disiplin cezası verildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, yukarıda sözü edilen mevzuat hükümleri uyarınca hakkında Devlet memurluğundan çıkarma cezası teklif edilen davacının, 657 sayılı Kanun'un 129. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak son savunması alınmadan tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, bu husus göz önünde bulundurulmaksızın işin esası hakkında verilen Mahkeme kararında ise hukuka uygunluk görülmemiş ise de; dava konusu işlemin iptali, davacının yoksun kaldığı parasal hakların dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yönünde verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının "dava konusu işlemin iptaline" ilişkin kısmı sonucu itibarıyla hukuka uygun bulunduğundan bozulmasına gerek görülmemiştir.
Temyize konu karar, yoksun kaldığı parasal hakların, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kısmı yönünden incelendiğinde;
Davacı hakkında, 657 sayılı Kanun'un 129. maddesinde yer alan hakları hatırlatılmak suretiyle son savunması alınarak, usul eksikliğinin tamamlanmasının ardından yeniden işlem tesis edilebileceğinin açık olması nedeniyle, davacının parasal hak istemi hakkında bu aşamada karar verilmesine yer bulunmadığından; kararın, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların, dava tarihinden (02/01/2018) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kısmında hukuka uygunluk görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddi ile … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA oybirliğiyle,
2. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulü ile temyize konu kararın yoksun kaldığı parasal hakların dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kısmının BOZULMASINA oyçokluğuyla,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 22/06/2023 tarihinde kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY:
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının; İdare Mahkemesince verilen kararın "davacının yoksun kaldığı parasal hakların, dava tarihinden (02/01/2018) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine" yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının da onanması gerektiği görüşüyle, Daire kararının bozmaya ilişkin kısmına katılmıyorum.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/6469
Karar No : 2023/3677
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
**VEKİLİ:** Hukuk Müşaviri …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
**VEKİLİ:** Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:2019/1035 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : Antalya ili, Demre ilçesi, ... İlkokulunda sınıf öğretmeni olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (l) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı işleminin iptali ile yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacı hakkında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Bilerek İsteyerek Yardım Etme suçlamasıyla ... Ağır Ceza Mahkemesinin … esasına kayden açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda verilen … tarih ve K:… sayılı kararda; sadece örgütle irtibatta olduğu için kapatılmasına karar verilen AKTİF-SEN sendikasına 05/01/2014 - 06/05/2014 tarihleri arasında kısa bir süre üye olan sanığın, konusu suç oluşturmayan bu sendika üyeliğini örgüt lideri ya da üyelerinin talimatı doğrultusunda ve terör örgütünün amacına hizmet etmek amacı ile yaptığına dair delil olmadığı, sendika yönetiminde bir görevinin bulunmadığı, sanığın yardım kastı ile hareket ettiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle değerlendirmesinde bulunularak davacının beraatine hükmedildiği, disiplin hukukunun temel ilkelerinden birinin, disiplin suçu teşkil ettiği iddia olunan fiilin sabit ve kuşkuya yer vermeksizin ispatlanması olduğu, disiplin yaptırımı uygulanacak kişiye isnat edilen fiilin; tanık, keşif, bilirkişi ve diğer kanıtlarla somut bir şekilde ispatlanması ve maddî gerçekliğin ortaya konulması gerektiği, davacının; isnat edilen fiili işlediğine dair her türlü şüpheden uzak somut bir delil bulunmadığı kanaatine varılmış olup, devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığından iptaline; öte yandan, hukuka aykırılığı yargı kararı ile saptanan işlemler nedeniyle ilgililerin yoksun kaldığı parasal hakların Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrası hükmü uyarınca tazmini zorunlu olduğundan, dava tarihinden (02/01/2018) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden bahisle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusu reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile hakkında Devlet memurluğundan çıkarma cezası teklif edilen davacının, 657 sayılı Kanun'un 129. maddesindeki hakları hatırlatılmak suretiyle usulüne uygun olarak savunması alınmadığından dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu, Bölge İdare Mahkemesi kararının bu gerekçe ile onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
MADDİ
**OLAY:**
Antalya ili, Demre ilçesi, ... İlkokulunda sınıf öğretmeni olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. Maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (l) alt bendi uyarınca devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih … sayılı işleminin iptali ile yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
**İLGİLİ MEVZUAT:**
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (l) alt bendinde, ''Terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde olmak, bu örgütlere yardım etmek, kamu imkân ve kaynaklarını bu örgütleri desteklemeye yönelik kullanmak ya da kullandırmak, bu örgütlerin propagandasını yapmak'' hali, devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmış; 129. maddesinde, ''Yüksek disiplin kurulları kendilerine intikal eden dosyaların incelenmesinde, gerekli gördükleri takdirde, ilgilinin özlük dosyasını ve her nevi evrakı incelemeye, ilgili kurumlardan bilgi almaya, yeminli tanık ve bilirkişi dinlemeye veya niyabeten dinletmeye, mahallen keşif yapmaya veya yaptırmaya yetkilidirler. Hakkında memurluktan çıkarma cezası istenen memur, soruşturma evrakını incelemeye, tanık dinletmeye, disiplin kurulunda sözlü veya yazılı olarak kendisi veya vekili vasıtasıyla savunma yapma hakkına sahiptir."; 130. maddesinde ise, "Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır." hükümleri öngörülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyize konu karar, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı yönünden incelendiğinde;
Anayasa'nın 129. maddesinin ikinci fıkrasında, memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği düzenlenmiş, gerekçesinde ise; "yapılacak disiplin kovuşturmalarında ve disiplin cezası uygulamasında ilgiliye isnad olunan hususun bildirilmesi, dinlenilmesi, savunmasını yapma imkanı tanınması bu madde ile güvence altına alınmaktadır." ifadelerine yer verilerek, disiplin cezaları ile ilgili olarak Anayasal güvenceye bağlanan savunma hakkının içeriği açıklığa kavuşturulmuştur.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 130. maddesinde diğer cezalar bakımından memura sadece 7 günden az olmamak üzere savunma hakkı tanınmışken memuriyetten çıkarma cezası açısından 129. maddeyle, soruşturma ile ilgili evrakın incelenmesinden veya vekili vasıtasıyla sözlü savunma yapılmasına kadar, 130. maddeden farklı olarak geniş bir savunma hakkı tanınmak suretiyle en ağır sonuçları doğuran Devlet memurluğundan çıkarma cezasının verilmesinde, memur statüsü açısından önemli bir güvence sağlanmıştır.
Anayasa hükmü ve 657 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen maddelerinin birlikte değerlendirilmesinden; Devlet memurluğundan çıkarma cezasını vermeye yetkili makam tarafından, davacının hakkındaki iddiaları, bu iddiaların dayandığı delilleri, üzerine atılı fiillerin hukuki nitelendirmesini ve önerilen disiplin cezasını öğrenmesi sağlanarak, savunma yapmasına imkan tanınması hukuken zorunlu olup, olayda belirtilen zorunluluğa aykırı olarak 657 sayılı Kanun'un 129. maddesinde yer alan soruşturma evrakını inceleme, tanık dinletme, disiplin kurulunda sözlü veya yazılı olarak kendisi veya vekili vasıtasıyla savunma yapma haklarının bulunduğunun hatırlatılmadığı ve bu suretle davacının savunma hakkının kısıtlandığı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 129. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca son savunma alınmadan disiplin cezası verildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, yukarıda sözü edilen mevzuat hükümleri uyarınca hakkında Devlet memurluğundan çıkarma cezası teklif edilen davacının, 657 sayılı Kanun'un 129. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak son savunması alınmadan tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, bu husus göz önünde bulundurulmaksızın işin esası hakkında verilen Mahkeme kararında ise hukuka uygunluk görülmemiş ise de; dava konusu işlemin iptali, davacının yoksun kaldığı parasal hakların dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yönünde verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının "dava konusu işlemin iptaline" ilişkin kısmı sonucu itibarıyla hukuka uygun bulunduğundan bozulmasına gerek görülmemiştir.
Temyize konu karar, yoksun kaldığı parasal hakların, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kısmı yönünden incelendiğinde;
Davacı hakkında, 657 sayılı Kanun'un 129. maddesinde yer alan hakları hatırlatılmak suretiyle son savunması alınarak, usul eksikliğinin tamamlanmasının ardından yeniden işlem tesis edilebileceğinin açık olması nedeniyle, davacının parasal hak istemi hakkında bu aşamada karar verilmesine yer bulunmadığından; kararın, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların, dava tarihinden (02/01/2018) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kısmında hukuka uygunluk görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddi ile … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA oybirliğiyle,
2. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulü ile temyize konu kararın yoksun kaldığı parasal hakların dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kısmının BOZULMASINA oyçokluğuyla,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 22/06/2023 tarihinde kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY:
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının; İdare Mahkemesince verilen kararın "davacının yoksun kaldığı parasal hakların, dava tarihinden (02/01/2018) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine" yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının da onanması gerektiği görüşüyle, Daire kararının bozmaya ilişkin kısmına katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.