Danıştay12. Daireİdare Hukuku
Danıştay 12. Daire E.2019/62 K.2023/3137
657 sayılı Kanun2577 sayılı İdari Yargılama Usulü KanunAnayasa’nın 20. maddesi657 sayılı Kanun'2577 sayılı İdari
Özet: Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2019/62 E. , 2023/3137 K. "İçtihat Metni"T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2019/62 Karar No : 2023/3137 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/62
Karar No : 2023/3137
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
**VEKİLİ:** Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
**VEKİLİ:** Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Edirne F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda sözleşmeli infaz ve koruma memuru olarak görev yapan davacının sözleşmesinin feshedilmesine dair Edirne Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığının … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; UYAP üzerinden … Asliye Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile adli ve idari soruşturmalar kapsamında davacının ve ...'nin ifadeleri incelendiğinde, ilişkinin rızaya dayalı olduğu ve gönül ilişkisinin ...'nin kocasıyla birlikte ikamet ettiği evde yaşandığı konusunda bir tereddüt bulunmadığı, soruşturma raporu ve ekleri ile … Asliye Ceza Mahkemesinin anılan mahkumiyet kararı ve gerekçesinin birlikte değerlendirilmesinden; davacıya isnat eden fiilin memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunma fiili kapsamında kaldığı sonucuna varılmakla, bu doğrultuda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; bir memurun özel hayatında evli bir bayanla bayanın evli olduğunu bilerek ilişki kurmasının, bu ilişkisini bayanın eşinin evinde yapmasının 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi kapsamında bir fiil olup olmadığı hususu bir yana, öncelikle davacıya atfedilen fiilin mevcut olup olmadığının tespitinin yapılması gerektiği, … Asliye Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile … Asliye Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararları ile gerekçelerinin bir bütün olarak değerlendirilmesinden; davacının … ile olan ilişkisini ...'nin evli olduğunu bilmeden başlatıp sürdürdüğü, evli olduğunu öğrendikten sonra ise ilişkisinin bittiği ve ilişkisi sürecinde ...'ye verdiğini iddia ettiği paraları geri almak için tekrar evine gittiği anlaşıldından, davacıya atfedilen fiilin mevcut olmadığı; davacının, ...'nin evli olduğunu bilmeden yaşadığı ilişkinin, evli bir bayanla ilişki yaşamak ve ayrıca bu ilişkisini bayanın eşi ile birlikte ikamet ettikleri evde eşten gizli bir şekilde yaşamak şeklinde kabul ederek, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunduğunu söylemek olanaksız olup, bunun aksine tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan, davacı "konut dokunulmazlığını ihlal etme" fiilinden dolayı ceza mahkemesinden ceza aldıysa da, bu fiilin 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi kapsamında mütalaa edilebilecek bir fiil olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, istinaf başvurusuna konu Mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının evli bir kadın ile ilişkisinin olduğunun ve kadının evinde kocasının bilgisi ve rızası dışında birlikte olduklarının tespit edildiği, konut dokunulmazlığı ihlal edildiğinden ve ahlak ve örf adet hukuku ile aile bütünlüğüne karşı haksız bir davranış olduğundan, memuriyet sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketler kapsamında olan bu davranış sebebiyle davacının sözleşmesinin feshedildiği belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Kendisine isnat edilen adli suçun Devlet Memurları Kanunu'nun aradığı şekilde memuriyete engel bir suç olmadığı, … ile olan ilişkisinin kadının evli olduğunu bilmeden ve evlenme kastı ile başladığı, bu kapsamda ev kiraladığı, ev eşyası aldığı ve ….'ye para dahi verdiği, evli olduğunu yaklaşık 9 ay sonra öğrendikten sonra verdiği parayı geri istemesi üzerine ...'nin şikayette bulunduğu ve sürecin bu şekilde başladığı, bu yaşananların ... ve eşi arasında boşanma gibi bir duruma da sebep olmadığı, benzer durumlara ilişkin emsal Danıştay kararlarının lehine olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davacının üzerine atılı bulunan ve soruşturma konusu eyleminin davacının özel hayatına ilişkin olduğu, davacının yürütmekte olduğu kamu göreviyle, bir başka ifadeyle mesleki faaliyetiyle ilgisinin olmadığı sonucuna varıldığından, konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
MADDİ
**OLAY:**
Davacı, Edirne F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda sözleşmeli infaz ve koruma memuru olarak görev yapmaktadır.
Evli kadın … ile arasında 9 ay süren bir gönül ilişkisinin olduğu, ...'nin yasal eşiyle birlikte ikamet ettiği evine birden fazla kez gitmek suretiyle rızaen birlikte olduğu, bunun kadının eşi … açısından kişilerin konut dokunulmazlığını ihlal suçunu teşkil ettiği, bu durumun ahlak, adap ve örf ve adet hukukunca haksız bir davranış olduğu, aile bütünlüğüne karşı yapılmış bir durumu ortaya çıkardığı, bu davranışının mesleğinin onuruna ve gereklerine aykırı olduğu, anılan hususlarla ilgili olarak hakkında adli soruşturmalar bulunduğu iddialarıyla ilgili olarak başlatılan disiplin soruşturması sonucunda, davacının fiilleri memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareket kapsamında değerlendirilerek ve bu durum Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın "işe alınma açısından gerekli olan niteliklerine herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması" hükmü kapsamında görülerek, sözleşmesi feshedilmiştir.
Bunun üzerine temyizen bakılan dava açılmıştır.
**İLGİLİ MEVZUAT:**
Anayasa’nın “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20. maddesinin birinci fıkrasında; “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz" hükmüne yer verilmiştir.
657 sayılı Kanun'un birinci maddesinin ikinci fıkrasında, sözleşmeli ve geçici personel hakkında bu Kanunda belirtilen özel hükümlerin uygulanacağı düzenlenmiş, aynı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde, ''Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak'' Devlet memurluğundan çıkarma cezası verilmesini gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasa’nın 20. maddesinde, herkesin özel hayatına saygı gösterilmesi hakkına sahip olduğu ve özel hayatın gizliliğine dokunulamayacağı düzenlemesine yer verilmiştir. "Özel hayat"; gerek özel hukukta ve gerekse kamu hukukunda, kişinin girilmesine ya da müdahale edilmesine açık veya zımni rızasının olup olmadığı yönünden hukuki denetime tabi olup, özellikle, kişinin bire bir özel (sır) yaşam alanını, gizli tutmak istediği, bir başka kişi ya da kişilerin bilmesini istemediği konuları içermektedir. Bu itibarla, hukuken çok sıkı biçimde korunan, dokunulamayan bu alana idari makamlarca doğrudan müdahale edilmesi veya bu alanı sınırlayıcı idari yaptırım kararlarının uygulanması imkanı bulunmamaktadır.
Bakılan uyuşmazlıkta; davacının üzerine atılı bulunan ve soruşturma konusu olan evli kadınla gönül ilişkisi içinde olmak ve kadının eşi ile yaşadığı ikametgahında birlikte olmak eyleminin davacının özel hayatına ilişkin olduğu; dava konusu işlemin, davacının ahlaka ve adaba, gerekse örf ve adet hukukuna, aile bütünlüğüne karşı eylemde bulunması nedeniyle, bu davranışının mesleğinin onuruna ve gereklerine aykırı olduğu değerlendirmesiyle tesis edilmiş olduğu dikkate alındığında, bu hususun, davacının yürütmekte olduğu kamu göreviyle, bir başka ifadeyle mesleki faaliyetiyle ilgisinin olmadığı sonucuna varıldığından, davacının memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunduğundan bahisle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.
Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesi yerine bulunmamakta ise de, sözü edilen husus, sonucu itibarıyla hukuka uygun bulunan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte bulunmamıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de …Bölge İdare Mahkemesi … Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın …İdare Mahkemesine gönderilmesine, 05/06/2023 tarihinde kesin olarak, esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla karar verildi.
(X) GEREKÇEDE KARŞI OY :
Davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptaline ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı usul ve hukuka uygun olduğundan, aynen onanması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına gerekçesi yönünden katılmıyoruz.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/62
Karar No : 2023/3137
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
**VEKİLİ:** Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
**VEKİLİ:** Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Edirne F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda sözleşmeli infaz ve koruma memuru olarak görev yapan davacının sözleşmesinin feshedilmesine dair Edirne Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığının … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; UYAP üzerinden … Asliye Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile adli ve idari soruşturmalar kapsamında davacının ve ...'nin ifadeleri incelendiğinde, ilişkinin rızaya dayalı olduğu ve gönül ilişkisinin ...'nin kocasıyla birlikte ikamet ettiği evde yaşandığı konusunda bir tereddüt bulunmadığı, soruşturma raporu ve ekleri ile … Asliye Ceza Mahkemesinin anılan mahkumiyet kararı ve gerekçesinin birlikte değerlendirilmesinden; davacıya isnat eden fiilin memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunma fiili kapsamında kaldığı sonucuna varılmakla, bu doğrultuda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; bir memurun özel hayatında evli bir bayanla bayanın evli olduğunu bilerek ilişki kurmasının, bu ilişkisini bayanın eşinin evinde yapmasının 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi kapsamında bir fiil olup olmadığı hususu bir yana, öncelikle davacıya atfedilen fiilin mevcut olup olmadığının tespitinin yapılması gerektiği, … Asliye Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile … Asliye Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararları ile gerekçelerinin bir bütün olarak değerlendirilmesinden; davacının … ile olan ilişkisini ...'nin evli olduğunu bilmeden başlatıp sürdürdüğü, evli olduğunu öğrendikten sonra ise ilişkisinin bittiği ve ilişkisi sürecinde ...'ye verdiğini iddia ettiği paraları geri almak için tekrar evine gittiği anlaşıldından, davacıya atfedilen fiilin mevcut olmadığı; davacının, ...'nin evli olduğunu bilmeden yaşadığı ilişkinin, evli bir bayanla ilişki yaşamak ve ayrıca bu ilişkisini bayanın eşi ile birlikte ikamet ettikleri evde eşten gizli bir şekilde yaşamak şeklinde kabul ederek, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunduğunu söylemek olanaksız olup, bunun aksine tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan, davacı "konut dokunulmazlığını ihlal etme" fiilinden dolayı ceza mahkemesinden ceza aldıysa da, bu fiilin 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi kapsamında mütalaa edilebilecek bir fiil olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, istinaf başvurusuna konu Mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının evli bir kadın ile ilişkisinin olduğunun ve kadının evinde kocasının bilgisi ve rızası dışında birlikte olduklarının tespit edildiği, konut dokunulmazlığı ihlal edildiğinden ve ahlak ve örf adet hukuku ile aile bütünlüğüne karşı haksız bir davranış olduğundan, memuriyet sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketler kapsamında olan bu davranış sebebiyle davacının sözleşmesinin feshedildiği belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Kendisine isnat edilen adli suçun Devlet Memurları Kanunu'nun aradığı şekilde memuriyete engel bir suç olmadığı, … ile olan ilişkisinin kadının evli olduğunu bilmeden ve evlenme kastı ile başladığı, bu kapsamda ev kiraladığı, ev eşyası aldığı ve ….'ye para dahi verdiği, evli olduğunu yaklaşık 9 ay sonra öğrendikten sonra verdiği parayı geri istemesi üzerine ...'nin şikayette bulunduğu ve sürecin bu şekilde başladığı, bu yaşananların ... ve eşi arasında boşanma gibi bir duruma da sebep olmadığı, benzer durumlara ilişkin emsal Danıştay kararlarının lehine olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davacının üzerine atılı bulunan ve soruşturma konusu eyleminin davacının özel hayatına ilişkin olduğu, davacının yürütmekte olduğu kamu göreviyle, bir başka ifadeyle mesleki faaliyetiyle ilgisinin olmadığı sonucuna varıldığından, konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
MADDİ
**OLAY:**
Davacı, Edirne F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda sözleşmeli infaz ve koruma memuru olarak görev yapmaktadır.
Evli kadın … ile arasında 9 ay süren bir gönül ilişkisinin olduğu, ...'nin yasal eşiyle birlikte ikamet ettiği evine birden fazla kez gitmek suretiyle rızaen birlikte olduğu, bunun kadının eşi … açısından kişilerin konut dokunulmazlığını ihlal suçunu teşkil ettiği, bu durumun ahlak, adap ve örf ve adet hukukunca haksız bir davranış olduğu, aile bütünlüğüne karşı yapılmış bir durumu ortaya çıkardığı, bu davranışının mesleğinin onuruna ve gereklerine aykırı olduğu, anılan hususlarla ilgili olarak hakkında adli soruşturmalar bulunduğu iddialarıyla ilgili olarak başlatılan disiplin soruşturması sonucunda, davacının fiilleri memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareket kapsamında değerlendirilerek ve bu durum Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın "işe alınma açısından gerekli olan niteliklerine herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması" hükmü kapsamında görülerek, sözleşmesi feshedilmiştir.
Bunun üzerine temyizen bakılan dava açılmıştır.
**İLGİLİ MEVZUAT:**
Anayasa’nın “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20. maddesinin birinci fıkrasında; “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz" hükmüne yer verilmiştir.
657 sayılı Kanun'un birinci maddesinin ikinci fıkrasında, sözleşmeli ve geçici personel hakkında bu Kanunda belirtilen özel hükümlerin uygulanacağı düzenlenmiş, aynı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde, ''Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak'' Devlet memurluğundan çıkarma cezası verilmesini gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasa’nın 20. maddesinde, herkesin özel hayatına saygı gösterilmesi hakkına sahip olduğu ve özel hayatın gizliliğine dokunulamayacağı düzenlemesine yer verilmiştir. "Özel hayat"; gerek özel hukukta ve gerekse kamu hukukunda, kişinin girilmesine ya da müdahale edilmesine açık veya zımni rızasının olup olmadığı yönünden hukuki denetime tabi olup, özellikle, kişinin bire bir özel (sır) yaşam alanını, gizli tutmak istediği, bir başka kişi ya da kişilerin bilmesini istemediği konuları içermektedir. Bu itibarla, hukuken çok sıkı biçimde korunan, dokunulamayan bu alana idari makamlarca doğrudan müdahale edilmesi veya bu alanı sınırlayıcı idari yaptırım kararlarının uygulanması imkanı bulunmamaktadır.
Bakılan uyuşmazlıkta; davacının üzerine atılı bulunan ve soruşturma konusu olan evli kadınla gönül ilişkisi içinde olmak ve kadının eşi ile yaşadığı ikametgahında birlikte olmak eyleminin davacının özel hayatına ilişkin olduğu; dava konusu işlemin, davacının ahlaka ve adaba, gerekse örf ve adet hukukuna, aile bütünlüğüne karşı eylemde bulunması nedeniyle, bu davranışının mesleğinin onuruna ve gereklerine aykırı olduğu değerlendirmesiyle tesis edilmiş olduğu dikkate alındığında, bu hususun, davacının yürütmekte olduğu kamu göreviyle, bir başka ifadeyle mesleki faaliyetiyle ilgisinin olmadığı sonucuna varıldığından, davacının memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunduğundan bahisle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.
Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesi yerine bulunmamakta ise de, sözü edilen husus, sonucu itibarıyla hukuka uygun bulunan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte bulunmamıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de …Bölge İdare Mahkemesi … Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın …İdare Mahkemesine gönderilmesine, 05/06/2023 tarihinde kesin olarak, esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla karar verildi.
(X) GEREKÇEDE KARŞI OY :
Davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptaline ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı usul ve hukuka uygun olduğundan, aynen onanması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına gerekçesi yönünden katılmıyoruz.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.