Danıştay12. DaireSağlık Hukuku
Danıştay 12. Daire E.2019/510 K.2023/3203
T.C.D A N I Ş T A YONİKİNCİ DAİREEsas No : 2019/510Karar No : 2023/3203TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı
**VEKİLİ:** Hukuk Müşaviri Av. … 2- … Valiliği
**VEKİLİ:** Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : …
**VEKİLİ:** Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Ankara Halk Sağlığı Müdürlüğünde şef olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 94. maddesi uyarınca görevden çekilmiş sayılmasına ilişkin mülga Türkiye Halk Sağlığı Kurumunun … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararla; davacının, Çevre Sağlığı Şube Müdürlüğündeki görevinden 10/02/2017 tarihinde ayrılış yaptığı ve Sivil Savunma Birimindeki görevine başlaması gereken 13/02/2017 tarihinden 27/03/2017 tarihine kadar 42 gün süreyle mazeretsiz ve izinsiz olarak yeni görevine başlayış yapmadığı, 28/03/2017 tarihinde Sivil Savunma Birimindeki görevine başlayış yaptıktan sonra ise 6 gün süreyle mazeretsiz ve izinsiz olarak görevine gelmediği, görevine başlayış yaptığı 27/03/2017 tarihinden sonra Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesinden 28/03/2017 tarihinde aldığı raporda; F32.9 depresif nöbet, tanımlanmamış tanısı ile ayakta tedavi edildiği, daha sonra yeniden göreve dönmesi için yaptığı başvuru sırasında sunduğu, yine aynı hastaneden 30/05/2017 tarihinde alınan raporda; F32.9 depresif nöbet, tanımlanmamış tanısı ile … (… ) 20 mg/gün tedavi düzenlendiği ve ayakta tedavi edildiği, dava konusu işlemin tesisinden çok sonra dava dosyasına sunulan ve yine Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesinden alınmış 11/08/2017 tarihli rapor da ise; tanı kısmında; "depresif nöbet F32.9 ICD tanısı, karar kısmında; davacının ilk kez 28/08/2017 tarihinde keyifsizlik, mutsuzluk, isteksizlik, içe kapanma, iştahsızlık, aşırı uyku hali, unutkanlık, konsantrasyon kaybı, iş yapmak istememe, evden dışarı çıkmama, tüm gün yatarak geçirme şikayetleri ile polikliniklerine başvuran hastaya majör depresyon tanısı konuldu. İlk olarak … 20mı/gün, … 50 mg/gün başlandığı, kontrollerde değişiklik olmaması ve içe kapanma halinin devam etmesi nedeniyle ilaç tedavisinin … 60 mg/gün olarak değiştirildi. 30/05/2017 tarihinden beri düzenli olarak ilaçlarını kullanan hastanın şikayetlerinde kısmi değişim gözlendi. Ara dönemde iş yeri ile ilgili yaşadığı stresör sonrasında şikayetlerinde yeniden artış olan hasta 11/08/2017 tarihinde yeniden değerlendirildi. Tedavisi … 60 mg/gün, … 5 mg/gün olarak düzenlendi. Bilişsel Davranışçı Psikoterapi planlandı. İlaç tedavisi ile 3 hafta sonra kontrol planlandı." şeklinde bilgilere yer verildiği görülmekte ise de, davacının Çevre Sağlığı Şube Müdürlüğü görevinden ayrılış yaparak Sivil Savunma Birimindeki görevine başlaması gereken 13/02/2017 tarihinden 27/03/2017 tarihine kadar 42 gün süreyle görevine başlayış yapmadığı, bu süreye ilişkin psikolojik rahatsızlıkları ya da başkaca bir mazereti olduğunu gösterir herhangi bir rapor da sunulmadığı, öte yandan, dosyaya sunulan raporların ise, müstafi sayıldığı dönemi kapsadığına dair herhangi bir belirleme bulunmadığı gibi sunulan ilk iki raporun "tanı" kısmında "depresif nöbet, tanımlanmamış" ibaresine yer verildiği, müstafi sayıldıktan yaklaşık 3 ay 14 gün sonra sunulan 11/08/2017 günlü raporun ise, gelmediği döneme şamil bir bulgu içermediği dikkate alındığında, geçmişe dönük mazeret halinin ortaya konulamadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; davacının belirtilen tarihlerde göreve gelmediği sabit ise de; davacının bu dönemde göreve gelememe nedeni olarak ifade ettiği ağır depresyon krizi geçirdiğine dair beyanlarını destekler şekilde 28/03/2017, 30/05/2017 ve 11/08/2017 tarihli Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesinden alınan ve dosyaya sunulan "depresif nöbet" tanılı psikiyatrik rahatsızlığının bulunduğuna ve bu hususta tedavi olduğuna dair raporlarının bulunduğu, hatta tedavisinin halen devam ettiği de dahil olmak üzere rahatsızlığına dair teferruatlı bilginin son rapor olan 11/08/2017 tarihli rapor ile ayrıntılı olarak açıklandığı hususları ile diğer bilgi ve belgeler bir bütün olarak göz önüne alındığında; davacının 22/02/2017 ila 27/03/2017 tarihleri arasında göreve gelmemesinde; geçirdiği psikiyatrik rahatsızlığının etkisi olabileceğinden, bu döneme ilişkin mazereti bulunduğunun kabulünün hakkaniyet gereği olduğu, öte yandan, davalı idarece, davacının hakem hastaneye sevkinin yapılarak aldırılacak sağlık raporu sonucuna göre, göreve gelmediği günler yönünden göreve gelmeme iradesinde bu rahatsızlığının etkisinin olup olmadığı ve sürekli hale gelen rahatsızlığının görev yapmaya halen engel olup olmadığının değerlendirilmesi, bu değerlendirme sonucuna göre de, eğer tedavisi tamamlanmış ise göreve başlatılabileceği, görevine başlatılamayacak ise, 2000 yılından bu yana memuriyeti bulunan davacının, 657 sayılı Kanun'un 105. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri çerçevesinde işlem tesis edilmesi yoluna gidilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığından, sözü edilen bu hususlar göz önüne alınmadan, davacının mazeretsiz göreve gelmediğinden bahisle görevden çekilmiş sayılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, istinaf başvurusuna konu Mahkeme kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Sağlık Bakanlığı tarafından; davacı tarafından gelmediği günlere ilişkin somut ve hukuken kabul edilebilir belgelerin ortaya konması gerektiği, mahkeme kararının gerekçesinin, yerindelik denetimi yapılamayacağına dair Anayasa'nın 125. ve 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesine aykırı olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Ankara Valiliği tarafından; davacının Çevre Sağlığı Şube Müdürlüğünde şef olarak görevli iken İnsan Kaynakları Şube Müdürlüğünün 09/02/2017 tarihli yazısı ile Müdürlüklerinin Sivil Savunma Birimine görevlendirildiği, 13/02/2017 tarihinden 27/03/2017 tarihine kadar görevine gelmediği ve bu döneme ilişkin herhangi bir rapor da sunmadığı, görevine başlayış yaptığı tarihten sonra sunduğu 28/03/2017 tarihli raporda davacıya depresif nöbet tanısı konulduğu istirahat dahi verilmeden ayaktan tedavi edildiği, davacının kabul edilebilir bir mazereti olmadığı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine,2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 06/06/2023 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.
**VEKİLİ:** Hukuk Müşaviri Av. … 2- … Valiliği
**VEKİLİ:** Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : …
**VEKİLİ:** Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Ankara Halk Sağlığı Müdürlüğünde şef olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 94. maddesi uyarınca görevden çekilmiş sayılmasına ilişkin mülga Türkiye Halk Sağlığı Kurumunun … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararla; davacının, Çevre Sağlığı Şube Müdürlüğündeki görevinden 10/02/2017 tarihinde ayrılış yaptığı ve Sivil Savunma Birimindeki görevine başlaması gereken 13/02/2017 tarihinden 27/03/2017 tarihine kadar 42 gün süreyle mazeretsiz ve izinsiz olarak yeni görevine başlayış yapmadığı, 28/03/2017 tarihinde Sivil Savunma Birimindeki görevine başlayış yaptıktan sonra ise 6 gün süreyle mazeretsiz ve izinsiz olarak görevine gelmediği, görevine başlayış yaptığı 27/03/2017 tarihinden sonra Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesinden 28/03/2017 tarihinde aldığı raporda; F32.9 depresif nöbet, tanımlanmamış tanısı ile ayakta tedavi edildiği, daha sonra yeniden göreve dönmesi için yaptığı başvuru sırasında sunduğu, yine aynı hastaneden 30/05/2017 tarihinde alınan raporda; F32.9 depresif nöbet, tanımlanmamış tanısı ile … (… ) 20 mg/gün tedavi düzenlendiği ve ayakta tedavi edildiği, dava konusu işlemin tesisinden çok sonra dava dosyasına sunulan ve yine Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesinden alınmış 11/08/2017 tarihli rapor da ise; tanı kısmında; "depresif nöbet F32.9 ICD tanısı, karar kısmında; davacının ilk kez 28/08/2017 tarihinde keyifsizlik, mutsuzluk, isteksizlik, içe kapanma, iştahsızlık, aşırı uyku hali, unutkanlık, konsantrasyon kaybı, iş yapmak istememe, evden dışarı çıkmama, tüm gün yatarak geçirme şikayetleri ile polikliniklerine başvuran hastaya majör depresyon tanısı konuldu. İlk olarak … 20mı/gün, … 50 mg/gün başlandığı, kontrollerde değişiklik olmaması ve içe kapanma halinin devam etmesi nedeniyle ilaç tedavisinin … 60 mg/gün olarak değiştirildi. 30/05/2017 tarihinden beri düzenli olarak ilaçlarını kullanan hastanın şikayetlerinde kısmi değişim gözlendi. Ara dönemde iş yeri ile ilgili yaşadığı stresör sonrasında şikayetlerinde yeniden artış olan hasta 11/08/2017 tarihinde yeniden değerlendirildi. Tedavisi … 60 mg/gün, … 5 mg/gün olarak düzenlendi. Bilişsel Davranışçı Psikoterapi planlandı. İlaç tedavisi ile 3 hafta sonra kontrol planlandı." şeklinde bilgilere yer verildiği görülmekte ise de, davacının Çevre Sağlığı Şube Müdürlüğü görevinden ayrılış yaparak Sivil Savunma Birimindeki görevine başlaması gereken 13/02/2017 tarihinden 27/03/2017 tarihine kadar 42 gün süreyle görevine başlayış yapmadığı, bu süreye ilişkin psikolojik rahatsızlıkları ya da başkaca bir mazereti olduğunu gösterir herhangi bir rapor da sunulmadığı, öte yandan, dosyaya sunulan raporların ise, müstafi sayıldığı dönemi kapsadığına dair herhangi bir belirleme bulunmadığı gibi sunulan ilk iki raporun "tanı" kısmında "depresif nöbet, tanımlanmamış" ibaresine yer verildiği, müstafi sayıldıktan yaklaşık 3 ay 14 gün sonra sunulan 11/08/2017 günlü raporun ise, gelmediği döneme şamil bir bulgu içermediği dikkate alındığında, geçmişe dönük mazeret halinin ortaya konulamadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; davacının belirtilen tarihlerde göreve gelmediği sabit ise de; davacının bu dönemde göreve gelememe nedeni olarak ifade ettiği ağır depresyon krizi geçirdiğine dair beyanlarını destekler şekilde 28/03/2017, 30/05/2017 ve 11/08/2017 tarihli Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesinden alınan ve dosyaya sunulan "depresif nöbet" tanılı psikiyatrik rahatsızlığının bulunduğuna ve bu hususta tedavi olduğuna dair raporlarının bulunduğu, hatta tedavisinin halen devam ettiği de dahil olmak üzere rahatsızlığına dair teferruatlı bilginin son rapor olan 11/08/2017 tarihli rapor ile ayrıntılı olarak açıklandığı hususları ile diğer bilgi ve belgeler bir bütün olarak göz önüne alındığında; davacının 22/02/2017 ila 27/03/2017 tarihleri arasında göreve gelmemesinde; geçirdiği psikiyatrik rahatsızlığının etkisi olabileceğinden, bu döneme ilişkin mazereti bulunduğunun kabulünün hakkaniyet gereği olduğu, öte yandan, davalı idarece, davacının hakem hastaneye sevkinin yapılarak aldırılacak sağlık raporu sonucuna göre, göreve gelmediği günler yönünden göreve gelmeme iradesinde bu rahatsızlığının etkisinin olup olmadığı ve sürekli hale gelen rahatsızlığının görev yapmaya halen engel olup olmadığının değerlendirilmesi, bu değerlendirme sonucuna göre de, eğer tedavisi tamamlanmış ise göreve başlatılabileceği, görevine başlatılamayacak ise, 2000 yılından bu yana memuriyeti bulunan davacının, 657 sayılı Kanun'un 105. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri çerçevesinde işlem tesis edilmesi yoluna gidilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığından, sözü edilen bu hususlar göz önüne alınmadan, davacının mazeretsiz göreve gelmediğinden bahisle görevden çekilmiş sayılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, istinaf başvurusuna konu Mahkeme kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Sağlık Bakanlığı tarafından; davacı tarafından gelmediği günlere ilişkin somut ve hukuken kabul edilebilir belgelerin ortaya konması gerektiği, mahkeme kararının gerekçesinin, yerindelik denetimi yapılamayacağına dair Anayasa'nın 125. ve 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesine aykırı olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Ankara Valiliği tarafından; davacının Çevre Sağlığı Şube Müdürlüğünde şef olarak görevli iken İnsan Kaynakları Şube Müdürlüğünün 09/02/2017 tarihli yazısı ile Müdürlüklerinin Sivil Savunma Birimine görevlendirildiği, 13/02/2017 tarihinden 27/03/2017 tarihine kadar görevine gelmediği ve bu döneme ilişkin herhangi bir rapor da sunmadığı, görevine başlayış yaptığı tarihten sonra sunduğu 28/03/2017 tarihli raporda davacıya depresif nöbet tanısı konulduğu istirahat dahi verilmeden ayaktan tedavi edildiği, davacının kabul edilebilir bir mazereti olmadığı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine,2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 06/06/2023 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.