‹ Ana sayfa
Danıştay12. Daireİdare Hukuku

Danıştay 12. Daire E.2019/4976 K.2023/3718

Esas No: 2019/4976 · Karar No: 2023/3718 · Karar Tarihi: 22.06.2023
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/4976
Karar No : 2023/3718

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı


**VEKİLİ:** Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

**VEKİLİ:** Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin .. tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : Adıyaman Valiliği Ticaret İl Müdürlüğünde gümrük ve ticaret denetmen yardımcısı olarak görev yapan davacı hakkında yürütülen güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması neticesinde, "Bina içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık ve mala zarar verme" suçlarından kesinleşmiş hapis cezası bulunduğunun anlaşılması nedeniyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendi ve 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin 17/03/2017 tarihli işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; davacı hakkında yürütülen ceza kovuşturmasında, … Asliye Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası ve 1.743,00-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 1 yıl süreyle kendisine rehber görevlendirilmek suretiyle üç yıl denetime tabi tutulmasına karar verildiği, davacının bazı görüşmelere gelmemek suretiyle denetim şartlarını ihlal etmesi üzerine … Asliye Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla hükmün açıklandığı; kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay … Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararıyla anılan kararın kısmen onanarak, kısmen düzeltilerek onanması üzerine davacının görevine son verildiği, kesinleşen karara karşı olağan üstü kanun yoluna başvurulması sonucu Yargıtay … Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla temyize konu mahkumiyet kararının bozulduğu, … Asliye Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:..K:… sayılı kararıyla hükmün açıklanması yönündeki talebin reddi ile şartın gerçekleşmesini beklemek üzere davanın durmasına karar verildiği; bu durumda, davacının kamu görevinden çıkarılmasını gerektirir herhangi bir mahkumiyet hükmü bulunmadığı anlaşıldığından hakkında tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden bahisle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendi ve 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin amir hükmü uyarınca hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunan davacının, kararın kesinleştiği tarihten itibaren Devlet memurluğu statüsünün sona ermesi nedeniyle, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı olmadığından dava konusu işlemin yasal dayanağının bulunmadığı belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

**GEREKÇE:**
MADDİ

**OLAY:**
Adıyaman Valiliği Ticaret İl Müdürlüğünde gümrük ve ticaret denetmen yardımcısı olarak görev yapan davacı hakkında 18 yaşını doldurmadan önce "Bina İçinde Muhafaza Altına Alınmış Olan Eşya Hakkında Hırsızlık ve Mala Zarar Verme" suçlarını işlediğinden bahisle yürütülen kovuşturma sonucunda, … Asliye Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla 1 yıl 4 ay 20 gün hapis ve 1.743,00-TL adli para cezası ile cezalandırılarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı alındığı, 1 yıl süreyle kendisine rehber görevlendirilmek suretiyle üç yıl denetim süresine tabi tutulduğu ancak, davacının denetim şartlarını ihlal etmesi üzerine … Asliye Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla hükmün açıklandığı, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine ise, Yargıtay … Ceza Dairesinin .. tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla mahkumiyet kararı kısmen onanmış, kısmen de düzeltilerek onanmıştır.
Davalı idarece yürütülen güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda tesis edilen … tarih ve … sayılı işlemle, davacının 28/01/2016 tarihinde kesinleşmiş mahkumiyeti bulunduğundan bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendi ve 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca memuriyet görevine son verilmesi üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.
Öte yandan, kesinleşen karara karşı olağanüstü kanun yoluna başvurulması üzerine Yargıtay … Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla temyize konu mahkumiyet kararı bozulmuş, ... Asliye Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K… sayılı kararıyla da hükmün açıklanması yönündeki talebin reddi ile şartın gerçekleşmesini beklemek üzere davanın durmasına karar verilmiştir.



**İLGİLİ MEVZUAT:**
Anayasanın 20. maddesinin üçüncü fıkrasında; herkesin, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahip olduğu, bu hakkın, kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsadığı, kişisel verilerin, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebileceği, kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usullerin kanunla düzenleneceği hükmüne yer verilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun Devlet memurluğuna alınacaklarda bulunması gereken genel ve özel şartlara ilişkin 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendinde, "Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, (...) zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak." hükmü öngörülmüş, aynı Kanun'un "Memurluğun sona ermesi" başlıklı 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde ise; "Memurluğa alınma şartlarından her hangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya memurlukları sırasında bu şartlardan her hangi birini kaybetmesi" hallerinde memurluğunun sona ereceği kurala bağlanmıştır.
5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun “Arşiv bilgilerinin istenmesi” başlıklı 10. maddesinde; “ (1) Arşiv bilgileri;
a) Kullanılış amacı belirtilmek suretiyle, kişinin kendisi veya vekâletnamede açıkça belirtilmiş olmak koşuluyla vekili,
b) Bir soruşturma veya kovuşturma kapsamında Cumhuriyet başsavcılıkları, hâkim veya mahkemeler,
c) Yetkili seçim kurulları,
d) Özel kanunlarda gösterilen hallerde ilgili kamu kurum ve kuruluşları,
Tarafından istenebilir.
(2) Kanunda açıkça belirtilmediği takdirde, kişi hakkında alınacak bir karar veya yapılacak bir işlemle ilgili olarak, bir yakınının adlî sicil ve arşiv kayıtları istenemez ve bu bilgiler, kişiyi herhangi bir haktan yoksun bırakmak için dayanak olarak kullanılamaz.
(3) Onsekiz yaşından küçüklerle ilgili adlî sicil ve arşiv kayıtları; ancak soruşturma ve kovuşturma kapsamında değerlendirilmek üzere Cumhuriyet başsavcılıkları, hâkim veya mahkemelerce istenebilir." denilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun yukarıda alıntısına yer verilen 10. maddesi bir bütün halinde değerlendirildiğinde; onsekiz yaşından küçüklerle ilgili adlî sicil ve arşiv kayıtlarının; ancak soruşturma ve kovuşturma kapsamında değerlendirilmek üzere Cumhuriyet başsavcılıkları, hâkim veya mahkemelerce istenebileceği; onsekiz yaşından küçüklerle ilgili arşiv kayıtlarına yukarıda sayılan kişi, makam ve organlar dışında ulaşımının engellendiği ve bu bilgilere dayalı olarak ilgili kişi hakkında idari makamlarca herhangi bir işlem tesis edilemeyeceği kurala bağlanmak suretiyle, onsekiz yaşından önce suç işleyen küçüklerin topluma kazandırılması amaçlanmıştır.
Uyuşmazlık konusu olayda, davacının onsekiz yaşından küçük olduğu 05/02/2009 tarihinde "Bina içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık ve mala zarar verme" suçunu işlediğinden bahisle hakkında yürütülen ceza kovuşturmasında, … Asliye Ceza Mahkemesi kararıyla 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve bu cezanın ertelenmesine, mala zarar verme suçundan ise, 1.743,00-TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği ve anılan kararın 28/01/2016 tarihinde kesinleştiği; davalı idarece, hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunduğundan bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendi ve 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca memuriyet görevine son verilmesi üzerine temyizen incelenen davanın açıldığı; davacı hakkında kesinleşen mahkumiyet kararının ise, olağanüstü kanun yoluna başvurulması üzerine Yargıtay … Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla bozulduğu, ... Asliye Ceza Mahkemesince bozma kararına uyulmak suretiyle verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla, hükmün açıklanması yönündeki talebin reddi ile şartın gerçekleşmesini beklemek üzere davanın durmasına karar verildiği görülmektedir.
Bu durumda, Adli Sicil Kanunu hükümlerine uyarınca şuç işlediği tarihte onsekiz yaşından küçük olan davacıya ait adli sicil kayıtlarının idari makamlarca elde edilmesinin mümkün olmadığı; ne şekilde elde edilmiş olursa olsun, davalı idarece elde edilen adlî sicil ve arşiv kayıtlarına dayalı olarak davacı hakkında bir işlem tesisinin hukuken mümkün olmadığı dikkate alındığında, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinde belirtilen şartları kaybetmiş olduğundan bahsedilemeyeceğinden, memuriyet görevine son verilmesi yolunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmış olup; dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığına ilişkin İdare Mahkemesi kararının gerekçesi yerinde bulunmamakta ise de, sözü edilen husus sonucu itibarıyla hukuka uygun bulunan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte bulunmamıştır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 22/06/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?