‹ Ana sayfa
Danıştay12. Daireİdare Hukuku

Danıştay 12. Daire E.2019/3908 K.2023/3154

Esas No: 2019/3908 · Karar No: 2023/3154 · Karar Tarihi: 05.06.2023
T.C. D A N I Ş T A YONİKİNCİ DAİREEsas No : 2019/3908Karar No : 2023/3154 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı

**VEKİLİ:** Hukuk Müşaviri …KARŞI TARAF (DAVACI) : …

**VEKİLİ:** Av. …İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Van ili Tuşba ilçesi … Anadolu İmam Hatip Lisesinde Tarih Öğretmeni olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca "Devlet memurluğundan çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … tarih ve E:… sayılı Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; B.A. adlı 12. sınıf öğrencisinin, davacı tarafından duygusal ve cinsel yönden istismar edildiğine yönelik beyanda bulunması üzerine, sözü edilen hususun Tuşba Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından ihbar edildiği, aynı olay kapsamında öğrenci B.A. ve babası E.A. tarafından çocuğun cinsel istismarı suçunun işlendiğinden bahisle 30/03/2016 tarihinde davacı hakkında şikayette bulunulduğu, şikayete ek olarak öğrenci B.A. ile davacı arasında geçen konuşmalara ilişkin olarak whatsapp görüşme tespit tutaklarının dosyasına konulmak üzere polis memurlarına verildiği, 31/03/2016 tarihinde ifadesine başvurulan B.A.'nın Cumhuriyet Savcısı huzurunda vermiş olduğu ifadesinde, davacının kendisini farklı zamanlarda birden çok kez taciz ettiğine ilişkin olayların anlatıldığı ve davacının kendisine karşı istismar suçunu işlediği gerekçeleriyle şikayetçi olunduğu, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve çocuğun cinsel istismarı suçlarından davacı hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:… sayılı dosyası kapsamında ceza davasının açıldığı, dava sonucunda "Mağdur B.A.'nın olay tarihinde on beş-on sekiz yaş aralığındaki çocuklardan olduğu, öğretmeni olan sanık Muhammet'in daveti üzerine evine gittiği, mağdurun evde olanlarla ilgili gerek soruşturma aşamasında verdiği ifadelerinde ve gerekse yargılama aşamasında verdiği ifadelerinde çelişkili beyanlarda bulunduğu, ancak kendi rızasıyla sanığın evine girip çıktığını yargılama aşamasında ifade ettiği, sanık Muhammet ile öğrencisi B.A. arasında duygusal bir ilişkinin bulunduğunun gerek sanığın savunmasından gerek mağdurun ifadelerinden anlaşıldığı, bilirkişiler tarafından 01/04/2016 tarihli tutanakla çözümü yapılan Whatsapp mesaj içeriklerinin sanık ve mağdur arasında duygusal bir ilişki bulunduğu kanaatini doğruladığı, ancak davacının B.A.'nın hürriyetini tahdit etmek suretiyle cinsel istismarda bulunduğuna yönelik sanığın mahkumiyetine yeter her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve inandırıcı delilin bulunmadığı" şeklinde dosya kapsamı değerlendirildikten sonra, sanığın eylemi işlediğine dair mahkumiyetine yeter, her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verildiği ve anılan kararın kesinleştiği; B.A. tarafından Milli Eğitim Bakanlığı'na hitaben yazılan dilekçede, davacı ile arasında geçen basit olayların farklı yerlere intikal ettiği, davacı ile geleceğe yönelik hayallerinin bulunduğu, uzun bir süre öğretmen öğrenci ilişkisi dışında bir ilişkilerinin olmadığı, hocalarının kendisini yanlış yönlendirmesi sonucu söylemediği şeylerin kendisi tarafından söylenmiş gibi yazıldığı, davacı ile arasındaki ilişkinin basit bir duygusal yakınlaşma olduğu ve yapılan konuşmalar neticesinde son verildiği şeklinde ifadelere yer verildiği; öğrenci B.A.'nın babası tarafından Milli Eğitim Bakanlığı'na hitaben yazılan dilekçede ise, kızının kötü niyetli insanlar tarafından kullanıldığı, yaşananın basit bir olay olduğunun ifade edildiği; bu itibarla, soruşturma raporu ve eki belgeler ile dava dosyası içerisinde yer alan diğer bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesinden; davacının, öğrencisi B.A. ile duygusal yakınlık içeren mesajlaşmalarının olduğu, öğrencisi B.A.'dan gelen mesajlara cevap verdiği, daha sona öğretmen - öğrenci ilişkisinin uygun olduğuna öğrencisini ikna ederek mesajlaşmayı bıraktıkları, bu haliyle davacının Devlet memurluğuna ve bilhassa öğretmenlik mesleğine duyulan itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışları olduğu tartışmasız olmakla birlikte, davacının fiilinin "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili kapsamında olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle anılan işlemin iptaline, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının, dava tarihi olan 27/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: … DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçelerle iptali, yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 05/06/2023 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?