‹ Ana sayfa
Danıştay12. Daireİdare Hukuku

Danıştay 12. Daire E.2019/3824 K.2023/3691

Esas No: 2019/3824 · Karar No: 2023/3691 · Karar Tarihi: 22.06.2023
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/3824
Karar No : 2023/3691

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı

**VEKİLİ:** Hukuk Müşaviri …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

**VEKİLİ:** Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Hakkari ili, Şemdinli ilçesi, ... Anadolu Lisesinde okul müdürü olarak görev yapan davacının, twitter hesabından siyasi ve ideolojik amaçlarla Devlet aleyhine paylaşımlarda bulunduğundan bahisle 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (b) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların işlem tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…., K:… sayılı kararla; dava konusu işleme esas olan "Yasaklanmış her türlü yayını veya siyasi veya ideolojik amaçlı bildiri, afiş, pankart, bant ve benzerlerini basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya bunları kurumların herhangi bir yerine asmak veya teşhir etmek" fiilinin davacının eylemleriyle örtüşmediği anlaşılmakta ise de, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin dördüncü fıkrasında, meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiillerden olmayıp, söz konusu fiil ve hallere nitelik ve ağırlıkları itibariyle benzer olan eylemlere de aynı cezanın yani meslekten çıkarma cezasının verileceğinin düzenlendiği ve davacının sosyal medya hesabından yaptığı 2 nolu paylaşımı ile Türkiye'de bağımsız bir yapılanmadan bahsetmek suretiyle Türkiye Cumhuriyeti Devletini tahkir ettiği ve üniter devlet yapısına karşı bir tutum sergilediği, 3 nolu paylaşımda Türkiye Cumhuriyeti Devletinin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmının Devlet idaresinden ayrılmasından bahsedildiği ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 3.maddesinde yer alan ve "Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür." şeklinde tanımlanan üniter devlet yapısına karşı bir tutum sergilendiği, 5 nolu paylaşımda "Rojavaya ses ver" etiketinin kullanıldığı, Suriye'nin Kuzeyindeki bölgenin "Rojava" ya da Batı Kürdistan adıyla "Kürdistan Özerk Yönetimi" şeklinde ifade edilen coğrafyayı işaret ettiği, Suriye'deki iç savaşla birlikte kendilerine yeni bir konum belirleyen buradaki Kürtler tarafından "Rojava" (Batı Kürdistan) adı verilen bir süreç başlatıldığı, Suriye'nin kuzeyinde ortak bir Kürt yönetiminin meydana getrilmesi planlarının yapıldığı, bu sebeple "Rojava" isminin ülkemizin bütünlüğünü tehdit eden bir sürecin sembolik kavramı olduğunun anlaşıldığı, ayrıca bu paylaşımda kullanılan #DengBideRojava etiketi altına Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin aleyhinde çok sayıda paylaşım yapıldığının tespit edildiği, yine 6 nolu paylaşım ile de üniter devlet yapısına karşı bir tutum sergilendiği, davacının siyasi ve ideolojik amaçlı paylaşımlarda bulunduğu, bu paylaşımları ile Devlet aleyhinde ve üniter devlet yapısına karşı bir tutum sergilendiği anlaşılmış olup, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)'nin Vilho Eskilenen kararında belirttiği üzere, olay neticesinde devletle olan özel sadakat bağının davacı tarafından zedelendiği ve söz konusu kamu görevlisinin görevde tutulması noktasında idarenin zorlanamayacağına ilişkin AİHM kararı da dikkate alındığında, davacının, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bölünmez bütünlüğüne karşı siyasi ve ideolojik propaganda yaptığı sabit olduğundan, eylemine uyan Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesince; dava konusu işlemde davacının Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına dayanak olarak 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (b) alt bendinde yer alan fiillerin gösterilmiş olduğu dikkate alındığında, davacının bu madde hükmü doğrultusunda Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılabilmesi için, yasaklanmış her türlü yayını veya siyasi veya ideolojik amaçlı bildiri, afiş, pankart, bant ve benzerlerini basma, çoğaltma, dağıtma veya bunları kurumların herhangi bir yerine asma veya teşhir etme fiilerinden birini işlemiş olması ve bu durumun şüpheden uzak, kesin bir şekilde tespit edilmiş olması gerekmekte iken; davacının soruşturma kapsamında yer alan fiillerinin sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşım ve beğeniler olduğu görülmüş olup; davacının bu fiillerinin 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (b) alt bendinde sayılan fiillerle örtüşmediği ve disiplin hukukunda yer alan "tipiklik" şartının gerçekleşmediği, bu durumda, davacının soruşturma kapsamında yer alan fiillerinin anılan alt bentte yer alan fillerden olmadığı sabit olup, davacının fiillerine uymayan kanun maddesi uygulanmak suretiyle Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, İdare Mahkemesince; davacıya isnat olunan fiillerin sübuta erdiği kabul edildikten sonra fiillerin ceza verilmesine esas maddeye uymamakla birlikte 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca davacının Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılabileceği belirtilerek sebep ikamesi yapılmak suretiyle dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; Anayasa'nın 125. maddesinde yer alan, yargı yetkisinin, idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamayacağı, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği düzenlemesi ve bu düzenlemeye benzer şekilde 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde yer alan; idari mahkemelerin yerindelik denetimi yapamayacakları, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremeyecekleri düzenlemesi nedeniyle; idarenin takdir yetkisi çerçevesinde birden çok seçenek arasından seçim yapabileceği durumlarda ve olayda davacıya isnat olunan eylemlerin hangi madde kapsamında hangi disiplin cezasını gerektireceği değerlendirilerek sebep ikamesi yapılamayacağı; istisnai olarak mevzuatta açıkça düzenlenmiş ve idarenin herhangi bir takdir hakkı olmayan durumlarda sebep ikamesi yapılabileceği, dava konusu işlem hukuka aykırı olduğundan Anayasa'nın 125. maddesi uyarınca anılan işlem nedeniyle davacının mahrum kaldığı parasal haklarının ödenmesi gerektiği, İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, istinaf başvurusuna konu Mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptali ile dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının her bir ödemenin yapılması gereken tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı hakkında yürütülen soruşturma neticesinde Maarif Müfettişince düzenlenen … tarih ve … sayılı soruşturma raporunda "kendisine ait olduğu değerlendirilen sosyal medya hesabından siyasi ve ideolojik amaçlarla Devlet aleyhinde paylaşımlarda bulunduğunun" doğruluk kazandığı, dava konusu işlemin mevzuata ve hukuka uygun olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

**GEREKÇE:**

MADDİ

**OLAY:**
Hakkari ili, Şemdinli ilçesi, ... Anadolu Lisesinde okul müdürü olarak görev yapan davacının, kendisine ait olduğu değerlendirilen sosyal medya hesabından siyasi ve ideolojik amaçlarla Devlet büyükleri ve Devlet aleyhine, terör örgütü ile bir siyasi parti lehine paylaşımlarda bulunduğu ileri sürülerek Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarlık makamının 17/03/2016 tarihli oluru ile soruşturma başlatılmış, 04/01/2017 tarihli soruşturma raporunda, davacının paylaşımlarının 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (b) alt bendinde düzenlenen "Yasaklanmış her türlü yayını veya siyasi veya ideolojik amaçlı bildiri, afiş, pankart, bant ve benzerlerini basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya bunları kurumların herhangi bir yerine asmak veya teşhir etmek" suçu ile benzer nitelikte olduğundan bahisle Devlet memurluğundan çıkarma cezası teklif edilmiş, getirilen teklif doğrultusunda, Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih ve … karar sayılı işlemi ile 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (b) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması üzerine, temyizen bakılan dava açılmıştır.


**İLGİLİ MEVZUAT:**
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 6. maddesinde, Devlet memurlarının, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'na ve kanunlarına sadakatla bağlı kalmak ve milletin hizmetinde Türkiye Cumhuriyeti kanunlarını sadakatla uygulamak zorunda oldukları; 7. maddesinde, Devlet memurlarının herhangi bir kişinin yararını veya zararını hedef tutan bir davranışta bulunamayacakları, görevlerini yerine getirirlerken dil, ırk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din ve mezhep gibi ayırım yapamayacakları; 8. maddesinde ise, Devlet memurlarının, resmî sıfatlarının gerektirdiği itibar ve güvene lâyık olduklarını hizmet içindeki ve dışındaki davranışlarıyla göstermek zorunda oldukları belirtilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinde, "Devlet memurluğundan çıkarma cezası; bir daha Devlet memurluğuna atanmamak üzere memurluktan çıkarmak" şeklinde tanımlanmış, aynı bendin (b) alt bendinde ise "yasaklanmış her türlü yayını veya siyasi veya ideolojik amaçlı bildiri, afiş, pankart, bant ve benzerlerini basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya bunları kurumların herhangi bir yerine asmak veya teşhir etmek" Devlet memurluğundan çıkarmayı gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.
Aynı Kanun'un 125. maddesinin dördüncü fıkrasında; "Yukarıda sayılan ve disiplin cezası verilmesini gerektiren fiil ve hallere nitelik ve ağırlıkları itibariyle benzer eylemlerde bulunanlara da aynı neviden disiplin cezaları verilir." hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda metnine yer verilen mevzuat hükümleri ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; davacının sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarda, Türkiye'de ayrılıkçı ve bağımsız bir yapılanmanın savunulduğu, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmının Devlet idaresinden ayrılmasından bahsedildiği ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 3. maddesinde "Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür." şeklinde tanımlanan üniter devlet yapısına karşı bir tutum sergilendiği, ülke bütünlüğünü tehdit eden sembolik kavramların kullanıldığı, davacının Devlet aleyhinde, siyasi ve ideolojik amaçlı paylaşımlarda bulunduğu, bu paylaşımları ile kamu görevlisinin yükümlülüklerinden olan sadakat bağının zedelendiği, devletle olan özel sadakat bağı zedelenen kamu görevlisinin görevde tutulması hususunda idarenin zorlanamayacağına ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları da dikkate alındığında, davacının, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bölünmez bütünlüğüne karşı siyasi ve ideolojik propaganda yaptığı hususunun sabit olduğu görülmüştür.
Bu durumda; davacının eylemlerinin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin dördüncü fıkrasındaki, "meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiillerden olmayıp, söz konusu fiil ve hallere nitelik ve ağırlıkları itibariyle benzer olan eylemlere de aynı cezanın yani meslekten çıkarma cezasının verileceği" yolundaki hüküm kapsamında olduğu ve anılan fillerin 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (b) alt bendinde düzenlenen "Yasaklanmış her türlü yayını veya siyasi veya ideolojik amaçlı bildiri, afiş, pankart, bant ve benzerlerini basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya bunları kurumların herhangi bir yerine asmak veya teşhir etmek" fiillerinin nitelik ve ağırlığı itibarıyla benzeri olduğu anlaşıldığından, bu hükme dayanılarak davacının Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Bu itibarla, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü, istinaf başvurusuna konu Mahkeme kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali ve bu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların tazmini talebinin kabulü ile davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının her bir ödemenin yapılması gereken tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü, istinaf başvurusuna konu Mahkeme kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali ile yoksun kalınan parasal hakların tazmini talebinin kabulü ile davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının her bir ödemenin yapılması gereken tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 22/06/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?