‹ Ana sayfa
Danıştay12. Daireİş Hukuku

Danıştay 12. Daire E.2019/2935 K.2023/3308

Esas No: 2019/2935 · Karar No: 2023/3308 · Karar Tarihi: 08.06.2023
T.C. D A N I Ş T A YONİKİNCİ DAİREEsas No : 2019/2935Karar No : 2023/3308 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …

**VEKİLİ:** Av. …KARŞI TARAF (DAVALI) : … Teşkilatı A.Ş.

**VEKİLLERİ:** Av. …, Av. …İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Kocaeli ili, Dilovası PTT Merkezinde sözleşmeli personel olarak görev yapan davacı tarafından, 399 sayılı KHK'nın 45. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işlemin iptali ile işe iadesinin yapılması ve işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; davacının 'zimmet, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, bilişim sisteminin işleyişini engelleme veya bozma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık' suçlarından yargılandığı ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezasına mahkum edildiği, bu kararın da Yargıtay ... Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla davacı yönünden onanarak kesinleştiği, bu durumda; hakkında yapılan ceza yargılaması sonucunda kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunan davacının, 399 sayılı KHK'nın 7. maddesinde düzenlenen işe alınacaklarda aranılan şartlardan birini kaybettiği açık olduğundan, davacının sözleşmesinin 399 sayılı KHK'nın 45. Maddesi uyarınca feshedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Görevinde başarılı ve sicilinin temiz olduğu, mali konularda bilgisinin az ve olayın olduğu tarihte tecrübesiz olduğu, ... Ağır Ceza Mahkemesinin … esas sayılı dosyasında aldığı cezanın şartsız ertelendiği, zimmet ve irtikap suçu işlemediği, hiç bir maddi menfaat elde etmediği, cetvellerde imzasının olmadığı, yetkisinin bulunmadığı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacının işlemiş olduğu suçun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun yürürlükte bulunduğu zaman işlendiği, erteleme hükmünün anılan Kanunla düzenlendiği, buna göre erteleme süresinin hitamında cezanın infaz edilmiş sayılacağı, dolayısıyla dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: … DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE

**GEREKÇE:** MADDİ

**OLAY:** Dilovası PTT Merkezine bağlı, HGS Otoyol PTT Acentesinin 13/09/2012-15/11/2013 tarihleri arasında yaptığı tahsilatlardan ötürü idarelerine toplam 1.425.662,46 TL borcunun bulunduğu ve bu miktarın merkezin hesaplarına girmediği, belirtilen dönemde Dilovası PTT Merkezinin müdürlük ve veznedarlık görevinin farklı kişiler tarafından yürütüldüğü, acente adına borç kayıtlanan miktarın tamamının tahsilsiz kaldığı ayrıca, acenteci ile aynı soyadı taşıyan kişilerin posta çeki hesaplarına acenteden, muhtelif tarihlerde yüksek miktarlarda para girişinin yapıldığı ve bu paraların değişik işyerlerinden çekildiği hususlarına ilişkin yürütülen soruşturmada; Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi İnsan Kaynakları Daire Başkanlığının … tarih ve … sayılı kararıyla, davacının eylemlerine uyan 399 sayılı KHK'nın 44. maddesi ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (C) bendinin (a) alt bendi uyarınca davacıya 1/30 oranında aylıktan kesme cezası verilmiş, davacı hakkında, "zimmet, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, bilişim sisteminin işleyişini engelleme veya bozma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından yapılan yargılamada, … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla davacıya 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası verilmiş ve ertelenmiş, bu kararın da Yargıtay ... Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla davacı yönünden onanarak kesinleşmesi üzerine, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi Yönetim Kurulunun 13/06/2017 tarih ve 13 toplantı nolu, 186 sayılı kararıyla, davacı hakkında kesinleşen mahkumiyet hükmü nedeniyle davacının 399 sayılı KHK'nın 45. maddesinin (b) bendindeki hüküm uyarınca sözleşmesinin feshedilmesine karar verilmiş, bu kararın bildirimine havi Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinin … tarih ve E… sayılı işlemi ile … tarih ve E… sayılı işleminin iptali istemiyle temyizen bakılan dava açılmıştır.

**İLGİLİ MEVZUAT:** 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin "İşe Alınacaklarda Aranılacak Şartlar" başlıklı 7. maddesinde; "Sözleşmeli olarak işe alınacak personelin;a) Kamu haklarından mahrum bulunmamaları,b) 18 yaşını tamamlamış olmaları,c) Taksirli suçlar hariç olmak üzere, ağır hapis veya 6 aydan fazla hapis veyahut affa uğramış olsalar bile Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla, zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyeti kırıcı suçtan veya istimal ve istihlak kaçakçılığı hariç kaçakçılık, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma suçlarından dolayı hükümlü bulunmamaları,d) Görevlerini yapmalarına engel olabilecek akıl hastalığı veya vücut sakatlığı ile özürlü olmamaları,e) En az ortaokul mezunu olmaları,gerekir.Ancak, ortaokul mezunları arasından personel temininin mümkün olamaması halinde ilkokul mezunlarının da istihdamı mümkündür.Sözleşmeli statüde çalıştırılacak personelde aranılacak diğer özel şartlar teşebbüs veya bağlı ortaklık yönetim kurullarınca çıkarılacak bir yönetmelikle tespit olunur." hükmü; "Sözleşme Feshi ve Sona Ermesi" başlıklı 45. maddesinde; "Teşebbüs veya bağlı ortaklıklarda çalışan sözleşmeli personelin sözleşmesi aşağıdaki hallerde feshedilir:a) İzinsiz veya kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın kesintisiz 5 gün veya bir sözleşme dönemi içinde kesintili 10 gün göreve gelmemek,b) İşe alınma şartlarından herhangi birini taşımadığının anlaşılması veya bu şartlardan birinin sonradan kaybedilmesi,c) Görev veya görev yerinin değişmesi halinde belirlenen süre içinde mücbir bir sebep olmaksızın yeni görevine başlamamak,d) Bu Kanun Hükmünde Kararname ile sözleşme hükümlerine aykırı davranışlarda bulunmak,e) Sicil ve başarı değerlendirmeleri birbirini izleyen iki sözleşme döneminde (D) düzeyinde olmak,İstek, yaş haddi, malullük veya sicil sebeplerinden biri ile emekliye ayrılma hallerinde sözleşme sona erer." hükmü; 58. maddesinin ikinci fıkrasında ise; "Sözleşmeli personele ilişkin olarak bu Kanun Hükmünde Kararnamede hüküm bulunmayan hallerde, Devlet Personel Başkanlığının görüşü alınmak kaydıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ilgili hükümleri uygulanır." hükmü yer almaktadır.657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Genel ve Özel Şartlar" başlıklı 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) alt bendinde; Türk Ceza Kanunu'nun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkum olmamak." hükmüne yer verilmiştir.HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Dairemizin 14/03/2018 tarih ve E:2016/7217 sayılı kararıyla; 399 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Personel Rejiminin Düzenlenmesi ve 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Bazı Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin "İşe Alınacaklarda Aranılacak Şartlar" başlıklı 7. maddesinin birinci fıkrasının (c) alt bendinde yer alan "6 aydan fazla" ibaresinin Anayasa'nın 10. maddesine aykırı olduğundan bahisle iptali istemiyle itiraz yolu ile Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmiştir.Anayasa Mahkemesinin 11/05/2020 tarih ve 31124 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 19/02/2020 tarih ve E:2018/122, K:2020/14 sayılı kararıyla; ".....399 sayılı KHK, 12/3/1986 tarihli ve 3268 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlileri Hakkındaki Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Yetki Kanunu; 9/4/1987 tarihli ve 3347 sayılı 12/3/1986 tarihli ve 3268 sayılı Kanun ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Teşkilatlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Yetki Kanunu; 12/10/1988 tarihli ve 3479 sayılı 3268 sayılı Kanun ile 3347 sayılı Kanunda Değişiklik Yapılması, 2954 sayılı Kanunun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun ile 1/6/1989 tarihli ve 3569 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlileri Hakkındaki Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Yetki Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'a dayanılarak çıkarılan KHK'lardandır.399 sayılı KHK'nın kabul tarihinin 22/1/1990 olduğu gözetildiğinde anılan KHK'nın 3268 sayılı Kanun'un 3479 sayılı Kanun uyarınca uzatılan süresi içinde çıkarıldığı anlaşılmaktadır.3479 sayılı Kanun Anayasa Mahkemesinin 1/2/1990 tarihli ve E:1988/64, K:1990/2 sayılı kararı ile iptal edilmiş olup söz konusu karar 21/4/1990 tarihli ve 20499 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.................... Bu itibarla her ne gerekçeyle olursa olsun dayandığı yetki kanunu iptal edilen ve bu sebeple artık dayandığı bir yetki kanunu bulunmayan KHK'ların -içeriği Anayasa'ya aykırılık oluşturmasa bile- Anayasa'ya uygunluğundan söz edilemez. Dolayısıyla itiraz konusu kuralın da yer aldığı KHK, dayandığı 3479 sayılı Kanun'un iptal edilmiş olması karşısında geçerliliğinin ön koşulu olan bir yetki kanununa dayanma koşulunu taşımamaktadır.Öte yandan Anayasa'nın mülga 91. maddesinin birinci fıkrasında sıkıyönetim ve olağanüstü haller saklı kalmak üzere Anayasa'nın İkinci Kısım Birinci ve İkinci Bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri ile Dördüncü Bölümde yer alan siyasi haklar ve ödevlerin KHK'larla düzenlenemeyeceği belirtilmiştir.'Siyasi Haklar ve Ödevler' başlıklı Dördüncü Bölümde yer alan 'Hizmete girme' başlıklı 70. maddenin birinci fıkrasında her vatandaşın kamu hizmetlerine girme hakkına sahip olduğu belirtildikten sonra, ikinci fıkrasında hizmete alınmada görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayrım gözetilmeyeceği kurala bağlanmıştır. Buna göre Anayasa'nın İkinci Kısmının 'Siyasi Haklar ve Ödevler' başlıklı Dördüncü Bölümünde yer alan ve 70. maddesinde güvence altına alınan kamu hizmetine girme hakkına ilişkin olarak KHK ile düzenleme yapılması mümkün değildir.Anayasa'nın 70. maddesinin Danışma Meclisince kabul edilen gerekçesinde 'kamu hizmetine alınacak memur ve diğer kamu görevlileri' ifadesine yer verildiği gözetildiğinde, anılan maddede sadece memurların değil, daha geniş bir kavram olan kamu görevlilerinin kamu hizmetine girme hakkının düzenlendiği anlaşılmaktadır. Nitekim kamu hizmetine girme hakkı Anayasa'nın 70. maddesinde düzenlenirken,bu hizmetleri görecek kamu hizmeti görevlileri ile ilgili genel ilkeleri düzenleyen Anayasa'nın 128. maddesinde de bu görevlileri ifade etmek üzere 'memurlar ve diğer kamu görevlileri' ibaresine yer verilmiştir. Dolayısıyla Anayasa'nın 70. maddesi sadece memuriyete girme hakkı ile sınırlı bir düzenleme olmayıp diğer kamu görevlilerinin de kamu hizmetine girme hakkını düzenleyen bir hükümdür..........İtiraz konusu kuralda, sözleşmeli olarak işe alınacak personelin taksirli suçlar hariç olmak üzere 6 aydan fazla hapis cezası ile hükümlü bulunmamaları gerektiği hükme bağlanmıştır.Kamu hizmetine girme ve hizmete alınmada hangi nitelik ve şartların aranacağı Anayasa'nın 70. maddesi kapsamındadır. İtiraz konusu kural, kamu hizmetlerinin yürütülmesinde kamu görevlisi olarak istihdam edilme şekillerinden biri olan 399 sayılı KHK'ya tabi sözleşmeli personel statüsünde çalıştırılmak için aranan şartlara ilişkin olduğundan, kamu hizmetlerine girme hakkının uygulanmasına dair bir düzenleme niteliği taşımakta ve Anayasa'nın mülga 91. maddesi uyarınca KHK ile düzenlenemeyecek yasak alan içinde kalmaktadır.Açıklanan nedenlerle yetki kanununun iptal edilmesi nedeniyle dayanaksız kalan, ayrıca yasak alanda düzenleme içeren kural Anayasa'nın mülga 91. maddesine aykırıdır." gerekçelerine yer verilmek suretiyle "....6 aydan fazla...." ibaresinin iptaline karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesinin, 399 sayılı KHK'nın 7. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan "....6 aydan fazla...." ibaresinin iptali yolundaki bu kararı, ileri tarihli bir yürürlük süresi öngörülmediğinden, Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girmiştir. Her ne kadar, 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 7. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan"....6 aydan fazla...." ibaresi, yetki kanununun iptal edilmesi nedeniyle dayanaksız kaldığından ve yasak alanda düzenleme içerdiğinden Anayasa'nın mülga 91. maddesine aykırı bulunarak Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş ise de, … Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılamada verilen … tarih ve E: …, K: … sayılı, davacının üzerine atılı "denetim görevinin ihmali suretiyle zimmete neden olma" suçunu işlediğinden bahisle 1 yıl, 6 ay, 22 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve bu cezanın ertelenmesine ilişkin bu kararın Yargıtay ... Ceza Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği görüldüğünden, verilen cezanın süresi nedeniyle 399 sayılı KHK'nin 45. Maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi hükmü ve kamu görevlileriyle ilgili genel kanun olan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun ilgili hükümleri uyarınca işe alınma şartlarını sonradan kaybeden davacının sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmaktadır.Öte yandan; Mülga 765 sayılı Kanun'un 02/06/1941 tarih ve 4055 sayılı Kanun ile değişik 95. maddesinde ''Kabahat ile mahküm olan kimse hüküm tarihinden itibaren bir sene içinde bir cürümden veya evvelki hükmün verildiği mahaldeki Asliye mahkemesinin kazası dairesinde diğer bir kabahatten dolayı aynı cinsten veya daha ağır bir cezaya, cürüm ile mahküm olan kimse hüküm tarihinden itibaren beş sene içinde işlediği diğer bir cürümden dolayı evvelce verilen ceza cinsinden bir cezaya yahut hapis veya ağır hapis cezasına mahkum olmazsa, cezası tecil edilmiş olan mahkumiyeti esasen vaki olmamış sayılır. Aksi takdirde her iki ceza ayrı ayrı tenfiz olunur.'' hükmü yer almakta iken anılan Kanun, 13/11/2004 tarih ve 25642 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 04/11/2004 tarih ve 5252 sayılı Kanun'un 12. maddesi ile, 01/06/2005 tarihi itibarıyla tüm ek ve değişiklikleriyle birlikte yürürlükten kaldırılmıştır.01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ile, tecil müessesi erteleme ismini almış, şartları ve ertelemeye bağlanan hukuki sonuçlarda değişikliğe gidilmiş olup, anılan Kanun'un ''Hapis Cezasının Ertelenmesi'' başlıklı 51. maddesinde; ''İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu sürenin üst sınırı, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır. .... Denetim süresi yükümlülüklere uygun veya iyi hâlli olarak geçirildiği takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır.'' hükmüne yer verilmiştir.Getirilen yeni Türk Ceza Kanunu sistemi ile 657 sayılı Kanun'da da bazı değişiklikler yapılmıştır. Anılan değişiklikler kapsamında 23/01/2008 tarih ve 5728 sayılı Kanun ile de bir çok yasal düzenlemede değişikliğe gidilmiş; Kanun'un 317. maddesi ile de Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendinde yer alan ''tecil edilmiş hükümler hariç olmak üzere'' ibaresi kanun metninden çıkarılmıştır.Bu yasal düzenlemeye göre, mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümleri uyarınca tecil edilmiş bir mahkumiyet kararı, esasen vaki olmamış sayılacağından, devlet memurluğuna alınmak için bir engel oluşturmadığı gibi, halen devlet memuru olan kişiler hakkında da 657 sayılı Kanun'un 98. Maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca göreve son verme işlemi uygulanamayacaktır. Ancak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümleri uyarınca verilen mahkumiyet kararı ertelenmiş olsa bile, denetim süresinin getirilen yükümlülüklere uygun ve iyi halli olarak geçirilmesi durumunda ceza infaz edilmiş sayılacağından, mahkumiyete bağlanan hak yoksunlukları ortaya çıkacak ve 657 sayılı Kanun'un 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendi uyarınca kasten işlenen bir suçtan dolayı 1 yıl veya daha fazla hapis cezası alanlar, cezası ertelenmiş olsa dahi devlet memuru olamayacağı gibi, hali hazırda devlet memuru olanların görevlerine de son verilebilecektir. 657 sayılı Kanun'un 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendindeki ''tecil edilmiş hükümler hariç olmak üzere'' ibaresi, 08/02/2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun'un 317. maddesiyle kanun metninden çıkarılmış ise de; yukarıda belirtildiği gibi; yeni Türk Ceza Kanunu ile getirilen, ertelenen mahkumiyet kararları neticesinde cezaların infaz edileceği düzenlemesi karşısında, uygulanma kabiliyeti kalmamıştır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu uyarınca ceza alan ve fakat yine aynı Kanun uyarınca cezası ertelenen devlet memurlarının, kasten işlediği bir suçtan dolayı bir yıldan fazla süreyle almış olduğu hapis cezası uyarınca, işlediği fiil tarihine ya da işlem tarihine bakılmaksızın, 657 sayılı Kanun uyarınca görevlerine son verilebilecektir.Bu duruma göre; 23/07/2012 tarihinde işlemiş olduğu "denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma" suçundan dolayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 251/2 maddesi uyarınca "1 yıl, 6 ay 22 gün" hapis cezası ile cezalandırılan ve bu cezası ertelenen, Yargıtayın onaması ile mahkumiyeti kesinleşen davacının, memurluğa alınmadaki şartları sonradan kaybetmesi karşısında, 399 sayılı KHK'nin 45. maddesinin birinci fıkrasının (b) berdi ve kamu görevlileriyle ilgili genel Kanun olan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun ilgili hükümleri uyarınca sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesi yerinde bulunmamakta ise de, sözü edilen husus, hüküm fıkrası itibarıyla hukuka uygun bulunan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;1. Davacının temyiz isteminin reddine,2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 08/06/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?