‹ Ana sayfa
Danıştay12. Daireİdare Hukuku

Danıştay 12. Daire E.2019/1835 K.2023/3326

Esas No: 2019/1835 · Karar No: 2023/3326 · Karar Tarihi: 08.06.2023
T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2019/1835 Karar No : 2023/3326 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı

**VEKİLİ:** Hukuk Müşaviri … KARŞI TARAF (DAVACI) : …

**VEKİLİ:** Av. … İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Adana ili, Seyhan ilçesi, …İlkokulunda öğretmen olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun …tarih ve …sayılı kararının iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; dava konusu disiplin cezasının disiplin hukuku kapsamında verilebilecek en ağır ceza olduğu, söz konusu cezaya ilişkin fiilin sübut bulduğunun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak şekilde ortaya konulması gerektiği, davacı hakkında açılan soruşturma sonucunda davacıya isnat edilen fiilin sübut bulduğu iddia edilmekte ise de, davacının "Çocuğun cinsel istismarı" ve "Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından yargılandığı davada … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile üzerine atılı suçları işlediğine dair mahkumiyete yetecek nitelikte her türlü şüpheden uzak, kesin, kuşku sınırlarını aşan yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle beraat ettiği, davacının dava konusu işlemin dayanağı olan cinsel yönden istismar fiilini işlemediği anılan Mahkeme kararı ile sabit olduğundan, Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılması işleminin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava açma tarihinden itibaren (09/06/2017) yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, dosya kapsamıyla örtüşmeyecek şekilde ve eksik incelemeyle karar verildiği belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE

**GEREKÇE:** MADDİ

**OLAY:** Adana ili, Seyhan ilçesi, … İlkokulunda sınıf öğretmeni olarak görev yapan davacının, öğrencisi B.K.'nin 18/05/2016 tarihinde okul müdürüne gelerek öğretmeninin 06/05/2016 tarihinde kendisine cinsel istismarda bulunduğunu iddia etmesi üzerine, davacı hakkında 01/06/2016 tarihinde söz konusu iddia ile ilgili soruşturma açılmıştır. … tarih ve … sayılı soruşturma raporunda; davacının öğrencisi B.K.'yi okulun bodrum katında kucağına oturtup eliyle göğsüne ve cinsel organına kıyafetinin altından dokunarak ve boynundan öperek "hem akıllısın hem de fiziğin güzel" seklinde sözler söylemek suretiyle cinsel istismarda bulunduğu, kendi sınıfındaki 7 kız öğrencinin, sınıfı devraldığı 2. sınıftan 4. sınıfa kadar farklı zamanlarda popolarına elleyerek dokunduğu, ayrıca öğrencileri Y.K., İ.T., S.V.'nin bacaklarına da dokunduğu, Z.Y.'yi kucağına oturttuğu, göğsüne dokunduğu, oynanan mendil kapmaca oyunu çalışması sonrası bir gün öğrencisi B.K.'nin sınıfta yalnız kaldıkları sırada öğretmen masasının yanında poposunu ellediği iddialarıyla ilgili olarak davacı hakkında isnat olan fiillerin sübut bulduğu sonucuna varılması üzerine 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca "Devlet memurluğundan çıkarma" cezası ile cezalandırılması teklif edilmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğünün 24/08/2016 tarihli yazısıyla 657 sayılı Kanun'un 130. maddesi uyarınca davacının savunması istenmiş, ancak aynı Kanun'un 129. maddesi uyarınca, maddede yer alan hakları hatırlatılmak suretiyle son savunması alınmadan, üzerine atılı eylemlerin sübut bulduğu kanaatine varıldığından bahisle, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılması üzerine bu işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen davanın açılmıştır.

**İLGİLİ MEVZUAT:** 657 sayılı Kanun'un 129. maddesinde, ''Yüksek disiplin kurulları kendilerine intikal eden dosyaların incelenmesinde, gerekli gördükleri takdirde, ilgilinin özlük dosyasını ve her nevi evrakı incelemeye, ilgili kurumlardan bilgi almaya, yeminli tanık ve bilirkişi dinlemeye veya niyabeten dinletmeye, mahallen keşif yapmaya veya yaptırmaya yetkilidirler. Hakkında memurluktan çıkarma cezası istenen memur, soruşturma evrakını incelemeye, tanık dinletmeye, disiplin kurulunda sözlü veya yazılı olarak kendisi veya vekili vasıtasıyla savunma yapma hakkına sahiptir." hükmüne; 130. maddesinde ise, "Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Temyize konu karar; Devlet memurluğundan çıkartılmasına ilişkin işlemin iptaline ilişkin kısmı yönünden incelendiğinde; Anayasa'nın 129. maddesinin ikinci fıkrasında, memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği hükme bağlanmıştır. Anılan Anayasa hükmünün gerekçesinde, "yapılacak disiplin kovuşturmalarında ve disiplin cezası uygulamasında ilgiliye isnad olunan hususun bildirilmesi, dinlenilmesi, savunmasını yapma imkanı tanınması bu madde ile güvence altına alınmaktadır" ifadelerine yer verilerek, disiplin cezaları ile ilgili olarak anayasal güvenceye bağlanan savunma hakkının içeriği belirtilmiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 130. maddesinde diğer cezalar bakımından memura sadece 7 günden az olmamak üzere savunma hakkı tanınmışken memuriyetten çıkarma cezası açısından 129. maddeyle, soruşturma ile ilgili evrakın incelenmesinden veya vekili vasıtasıyla sözlü savunma yapılmasına kadar, 130. maddeden farklı olarak geniş bir savunma hakkı tanınmış bulunmaktadır. Yasa koyucu ilgili açısından en ağır sonuçları doğuran Devlet memurluğundan çıkarma cezasının verilmesinde, bu şekilde bir savunma hakkının tanınmasını memur statüsü açısından önemli bir güvence olarak öngörmüştür. Anayasa hükmü ve 657 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen maddelerinin birlikte değerlendirilmesinden; Devlet memurunun veya diğer kamu görevlilerinin görevine son verilmesi sonucunu doğuran disiplin cezalarının verilebilmesi için, söz konusu disiplin cezalarını vermeye yetkili merciiler tarafından, ilgili kamu görevlisinin hakkındaki iddiaları, bu iddiaların dayandığı delilleri, üzerine atılı fillerin hukuki nitelendirmesini ve önerilen disiplin cezasını öğrenmesi sağlanarak, savunma yapmasına imkan tanınmasının hukuken zorunlu olduğu anlaşılmaktadır. Yüksek Disiplin Kurulunca, Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması teklif edilen ilgiliye 657 sayılı Kanun'un 129. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak son savunma hakkı tanınması gerektiği açık olup, uyuşmazlık konusu olayda, hakkında Devlet memurluğundan çıkarma cezası teklif edilen davacı hakkında Yüksek Disiplin Kurulunca 657 sayılı Kanun'un 129. maddesine göre son savunması alınmadan tesis edildiği görülen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Bu durumda; dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesi yerinde bulunmamış ise de, bu husus, sonucu itibarıyla hukuka uygun bulunan temyize konu kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir. Temyize konu karar; tazminat isteminin kabulü ile davacının dava konusu işlem nedeniyle mahrum kaldığı parasal hakların davanın açıldığı 09/06/2017 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine ilişkin kısmı yönünden incelendiğinde; Davacının Devlet memurluğundan çıkartılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna ilişkin yukarıda yer verilen gerekçenin, davacının doğrudan görevine başlatılması sonucunu doğurmayıp, yasaya uygun son savunma istenerek idare tarafından yeniden bir değerlendirme yapılmasını gerektirmesi nedeniyle, bu aşamada davacının parasal hak kaybının varlığından söz edilemeyeceğinden, kararın, bu talebe ilişkin kısmında hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddine, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:2018/1704 sayılı kararının işlemin iptaline ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA oybirliğiyle, 2. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulüne, temyize konu kararın; tazminat isteminin kabulü ile dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının, davanın açıldığı tarihten (09/06/2017) itibaren yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA oyçokluğuyla, 3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 08/06/2023 tarihinde, kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY : Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı, usul ve yasaya uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden; davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının davanın açıldığı 09/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine ilişkin kısmının da onanması gerektiği görüşüyle, Daire kararının bozmaya ilişkin kısmına katılmıyorum.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?