Danıştay12. Daireİdare Hukuku
Danıştay 12. Daire E.2019/1464 K.2023/3430
T.C.D A N I Ş T A YONİKİNCİ DAİREEsas No : 2019/1464Karar No : 2023/3430 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı
**VEKİLİ:** Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Sarıoğlan Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında sözleşmeli personel statüsünde jeoloji mühendisi olarak görev yapan davacının, 31/12/2017 tarihi itibarıyla sona erecek hizmet sözleşmesinin, 2018 yılı için yenilenmeyeceğine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla; davacının görevine herhangi bir yarışma sınavı veya merkezi yerleştirme yoluyla başlamadığı, taraflar arasındaki ilişkinin baştan beri sözleşmeye dayandığı görülmekte olup, davacının da, şartları ve süresi önceden beli olan sözleşmeyi imzalamak suretiyle, belirli süre ile yapılmasına muvafakatı olduğu yönündeki iradesini sözleşme yapılırken ortaya koyduğunun açık olduğu; bu durumda, sözleşmenin belirli bir süre için yapılması ve sözleşme süresinin sona ermiş olması ile idarenin sözleşmenin yenilenip yenilenmemesi yönündeki takdir hakkını olumlu ya da olumsuz kullanması yönünde yargı kararı ile zorlanamayacağı hususları birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca, sözleşmeli personel çalıştırma, personelin sözleşmesini yenilememe konusunda belediyelerin takdir yetkisinin bulunduğu, idarenin bu konuda yargı kararı ile zorlanamayacağı, diğer bir ifadeyle idari işlem niteliğinde yargı kararı verilemeyeceği açık olmakla birlikte, idarelerin bu takdir yetkisinin, mutlak ve sınırsız olmayıp kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu, takdire dayanan işlemlerin sebep ve maksat yönünden yargı denetimine tabi bulunduğu, sözleşme yapıp yapmama konusunda çok geniş bir takdir yetkisi olan idarenin, süresi biten sözleşmeyi yenileyip yenilememe hususundaki takdir yetkisinin daraldığı, süresi devam eden bir sözleşmeyi feshetmesi halinde ise feshi haklı kılacak somut delillerin, işlemin tesisi safhasında ortaya konulmasının gerektiğinin açık olduğu; bu durumda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda sözleşmeli personelin kamu hizmeti görevlileri olarak kabul edilmesi ve davalı idarenin davacı ile akdettiği hizmet sözleşmesinin 13. maddesinde sözleşmenin hangi hallerde feshedileceğinin düzenlenerek, objektif kriterlere bağlanması hususları dikkate alındığında, davacının hizmetine ihtiyaç kalmadığı veya görevinde yetersiz ve başarısız olduğu ya da kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından görevini gereği gibi yerine getirmediği yolunda somut bilgi ve belge ortaya konulamadığı, her ne kadar idarece sözleşme yenilememe şeklinde tanımlansa da herhangi bir bildirimde bulunulmaksızın, önceki sözleşmenin süresi bittikten ve yeni sözleşme dönemi başladıktan sonra işlem tesis edilmesi, davacının sözleşmesinin üç yıldır yenileniyor olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, tesis edilen işlemin bir sözleşme feshi olduğu ve yargısal denetimin sözleşme feshine ilişkin hukuki ilkelere göre yapılacağı, niteliği itibarıyla sözleşme feshi şeklinde tezahür eden işlemin haklı bir nedene dayanmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yolunda verilen Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüyle, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı maaş ve diğer özlük haklarının dava tarihi olan 08/01/2018 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının göreve alınma sebebinin, ilçe sınırları içinde bulunan Tuzla Gölü'nde jeolojik çalışmalar yaparak, mahalledeki termal kaynakların işlevsel hale getirilmesi ve o bölgenin kaplıca tesis bölgesi haline gelmesiyle birlikte turistik gelir sağlanması olduğu; ancak, davacının bu konuyla ilgili herhangi bir çalışması olmadığı, bayındırlık ve yatırım işlerinde görevlendirilen davacının, usulsüzlüklere duyarsız kalarak, belediyenin kamu zararına uğramasına sebebiyet veren personel arasında olduğu, bu durumun denetim raporlarıyla sabit olduğu, takdir edileceği üzere, kamu zararına sebebiyet veren bir personelin çalıştırılmasının mümkün olmadığı, ilgili mevzuat uyarınca, sözleşmeli personel çalıştırma, sözleşmesini yenilememe hususunda idarenin takdir hakkı olup, yargı kararıyla zorlanamayacağı, dava konusu uyuşmazlıkta da, sözleşme süresi biten davacı hakkında, ortaya çıkan kamu zararı da dikkate alınarak, sözleşmenin yenilenmemesi yönünde işlem tesis edildiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Süresinde savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE
**GEREKÇE:** MADDİ
**OLAY:** Davacı, 2014 yılında davalı Belediyede jeoloji mühendisi olarak çalışmaya başlamış olup; hizmet sözleşmeleri 2015, 2016 ve 2017 yıllarında yenilenmiştir. Davacının, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca tam zamanlı olarak çalıştırılacak sözleşmeli personele ilişkin 10/01/2017 tarihinde imzalanan ve 31/12/2017 tarihi itibarıyla sona eren hizmet sözleşmesinin ise, davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı dava konusu işlemiyle, 2018 yılı için yenilenmeyeceği bildirilmiştir. Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.
**İLGİLİ MEVZUAT:** 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesinde; "Belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi, bilişim ve iletişim, plânlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında avukat, mimar, mühendis, şehir ve bölge plâncısı, çözümleyici ve programcı, tabip, uzman tabip, ebe, hemşire, veteriner, kimyager, teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilir...", "...Bu personel hakkında bu Kanunla düzenlenmeyen hususlarda vize şartı aranmaksızın 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilenler hakkındaki hükümler uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi; "Sözleşmeli personel: Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Bakanlar Kurulunca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde kurumun teklifi ve Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Maliye Bakanlığınca vizelenen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir." şeklinde düzenlenmiştir. 06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın 1. maddesinde; bu Esaslar'ın 14/07/1965 tarih ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (B) fıkrası hükmü uyarınca kamu idare, kurum ve kuruluşlarında mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileri hakkında uygulanacağı belirtilmiş; 7. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, kamu kurum ve kuruluşlarında sözleşmeli olarak çalıştırılanların, "hizmetlerine gerek kalmadığı için sözleşmesinin feshedilmesi veya yenilenmemesi" sözleşmenin sona ermesi hali olarak düzenlenmiş; "Sözleşmenin Feshi" başlıklı Ek 6. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde ise, "Hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmaması halinde, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca sözleşmesi tek taraflı feshedilir." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca, sözleşme süresi sonunda, sözleşmenin yenilenip yenilenmemesi konusunda idarenin takdir yetkisi bulunduğu gibi, haklı nedenlerin bulunması durumunda sözleşmeli personelin sözleşme süresi dolmadan sözleşmelerinin feshedilebilmesi de mümkün ise de; asli ve sürekli nitelikte kamu hizmeti ifa eden sözleşmeli personelin içinde bulunduğu "kamu hukuku bağlantılı, esasları idare tarafından önceden düzenlenmiş, güvenceli durum" sebebiyle yenilememenin veya feshin haklı sebeplere dayanması gerekmektedir. Uyuşmazlıkta; 01/01/2017 ve 31/12/2017 tarihleri arasında geçerli olan hizmet sözleşmesinin 31/12/2017 tarihi itibarıyla sona erdiği dikkate alındığında; 02/01/2018 tarihinde tesis edilen işlemin, sözleşme feshi olmadığı, sözleşme yenilememe işlemi olduğu ve hukuki değerlendirmenin bu kapsamda yapılması gerektiği açıktır. 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca teknik hizmetler sınıfında jeoloji mühendisi olarak, 2014 yılında göreve başlayan davacının, tam zamanlı olarak çalıştırılacak sözleşmeli personele ilişkin hizmet sözleşmesi; 2015, 2016 ve 2017 yıllarında yenilenmiş olup, 2017 yılı için imzalanan ve süresi 31/12/2017 tarihinde sona eren sözleşmesinin ise, 2018 yılı için yenilenmeyeceği şeklinde işlem tesis edildiği, öte yandan, davacının görev yaptığı süre boyunca Fen İşleri ile İmar ve Şehircilik Müdürlüklerinde görevlendirildiği anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde; davalı idarece, çeşitli mal satın alma ve tadilat işlerinde usulsüzlük yapıldığı, dolayısıyla kamu zararına sebebiyet verildiği hususunun, bu konudaki denetim raporlarında sabit olduğu yönünde iddialara yer verildiği; UYAP kayıtlarında ise, davacı hakkında görevi kötüye kullanmak, ihaleye fesat karıştırmak, edimin ifasına fesat karıştırma, resmi belgede sahtecilik, kamu kurum veya kuruluşlarının ihalesine fesat karıştırmak suçlarından çeşitli ceza yargılamalarının bulunduğu görülmektedir. Bu durumda; davacının görev yaptığı dönemde, kamu zararına sebebiyet verdiği iddiaları ile hakkında süregelen ceza yargılamaları, ayrıca davalı idareye alınış sebebiyle ilgili bir çalışmasının bulunmaması hususları dikkate alınmak suretiyle karar verilmesi gerektiğinden, bu hususlar değerlendirilmeksizin, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüyle, dava konusu işlemin iptali, tazminat isteminin kabulüne ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüyle, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı maaş ve diğer özlük haklarının dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak 13/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
**VEKİLİ:** Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Sarıoğlan Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında sözleşmeli personel statüsünde jeoloji mühendisi olarak görev yapan davacının, 31/12/2017 tarihi itibarıyla sona erecek hizmet sözleşmesinin, 2018 yılı için yenilenmeyeceğine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla; davacının görevine herhangi bir yarışma sınavı veya merkezi yerleştirme yoluyla başlamadığı, taraflar arasındaki ilişkinin baştan beri sözleşmeye dayandığı görülmekte olup, davacının da, şartları ve süresi önceden beli olan sözleşmeyi imzalamak suretiyle, belirli süre ile yapılmasına muvafakatı olduğu yönündeki iradesini sözleşme yapılırken ortaya koyduğunun açık olduğu; bu durumda, sözleşmenin belirli bir süre için yapılması ve sözleşme süresinin sona ermiş olması ile idarenin sözleşmenin yenilenip yenilenmemesi yönündeki takdir hakkını olumlu ya da olumsuz kullanması yönünde yargı kararı ile zorlanamayacağı hususları birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca, sözleşmeli personel çalıştırma, personelin sözleşmesini yenilememe konusunda belediyelerin takdir yetkisinin bulunduğu, idarenin bu konuda yargı kararı ile zorlanamayacağı, diğer bir ifadeyle idari işlem niteliğinde yargı kararı verilemeyeceği açık olmakla birlikte, idarelerin bu takdir yetkisinin, mutlak ve sınırsız olmayıp kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu, takdire dayanan işlemlerin sebep ve maksat yönünden yargı denetimine tabi bulunduğu, sözleşme yapıp yapmama konusunda çok geniş bir takdir yetkisi olan idarenin, süresi biten sözleşmeyi yenileyip yenilememe hususundaki takdir yetkisinin daraldığı, süresi devam eden bir sözleşmeyi feshetmesi halinde ise feshi haklı kılacak somut delillerin, işlemin tesisi safhasında ortaya konulmasının gerektiğinin açık olduğu; bu durumda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda sözleşmeli personelin kamu hizmeti görevlileri olarak kabul edilmesi ve davalı idarenin davacı ile akdettiği hizmet sözleşmesinin 13. maddesinde sözleşmenin hangi hallerde feshedileceğinin düzenlenerek, objektif kriterlere bağlanması hususları dikkate alındığında, davacının hizmetine ihtiyaç kalmadığı veya görevinde yetersiz ve başarısız olduğu ya da kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından görevini gereği gibi yerine getirmediği yolunda somut bilgi ve belge ortaya konulamadığı, her ne kadar idarece sözleşme yenilememe şeklinde tanımlansa da herhangi bir bildirimde bulunulmaksızın, önceki sözleşmenin süresi bittikten ve yeni sözleşme dönemi başladıktan sonra işlem tesis edilmesi, davacının sözleşmesinin üç yıldır yenileniyor olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, tesis edilen işlemin bir sözleşme feshi olduğu ve yargısal denetimin sözleşme feshine ilişkin hukuki ilkelere göre yapılacağı, niteliği itibarıyla sözleşme feshi şeklinde tezahür eden işlemin haklı bir nedene dayanmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yolunda verilen Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüyle, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı maaş ve diğer özlük haklarının dava tarihi olan 08/01/2018 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının göreve alınma sebebinin, ilçe sınırları içinde bulunan Tuzla Gölü'nde jeolojik çalışmalar yaparak, mahalledeki termal kaynakların işlevsel hale getirilmesi ve o bölgenin kaplıca tesis bölgesi haline gelmesiyle birlikte turistik gelir sağlanması olduğu; ancak, davacının bu konuyla ilgili herhangi bir çalışması olmadığı, bayındırlık ve yatırım işlerinde görevlendirilen davacının, usulsüzlüklere duyarsız kalarak, belediyenin kamu zararına uğramasına sebebiyet veren personel arasında olduğu, bu durumun denetim raporlarıyla sabit olduğu, takdir edileceği üzere, kamu zararına sebebiyet veren bir personelin çalıştırılmasının mümkün olmadığı, ilgili mevzuat uyarınca, sözleşmeli personel çalıştırma, sözleşmesini yenilememe hususunda idarenin takdir hakkı olup, yargı kararıyla zorlanamayacağı, dava konusu uyuşmazlıkta da, sözleşme süresi biten davacı hakkında, ortaya çıkan kamu zararı da dikkate alınarak, sözleşmenin yenilenmemesi yönünde işlem tesis edildiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Süresinde savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE
**GEREKÇE:** MADDİ
**OLAY:** Davacı, 2014 yılında davalı Belediyede jeoloji mühendisi olarak çalışmaya başlamış olup; hizmet sözleşmeleri 2015, 2016 ve 2017 yıllarında yenilenmiştir. Davacının, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca tam zamanlı olarak çalıştırılacak sözleşmeli personele ilişkin 10/01/2017 tarihinde imzalanan ve 31/12/2017 tarihi itibarıyla sona eren hizmet sözleşmesinin ise, davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı dava konusu işlemiyle, 2018 yılı için yenilenmeyeceği bildirilmiştir. Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.
**İLGİLİ MEVZUAT:** 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesinde; "Belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi, bilişim ve iletişim, plânlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında avukat, mimar, mühendis, şehir ve bölge plâncısı, çözümleyici ve programcı, tabip, uzman tabip, ebe, hemşire, veteriner, kimyager, teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilir...", "...Bu personel hakkında bu Kanunla düzenlenmeyen hususlarda vize şartı aranmaksızın 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilenler hakkındaki hükümler uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi; "Sözleşmeli personel: Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Bakanlar Kurulunca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde kurumun teklifi ve Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Maliye Bakanlığınca vizelenen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir." şeklinde düzenlenmiştir. 06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın 1. maddesinde; bu Esaslar'ın 14/07/1965 tarih ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (B) fıkrası hükmü uyarınca kamu idare, kurum ve kuruluşlarında mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileri hakkında uygulanacağı belirtilmiş; 7. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, kamu kurum ve kuruluşlarında sözleşmeli olarak çalıştırılanların, "hizmetlerine gerek kalmadığı için sözleşmesinin feshedilmesi veya yenilenmemesi" sözleşmenin sona ermesi hali olarak düzenlenmiş; "Sözleşmenin Feshi" başlıklı Ek 6. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde ise, "Hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmaması halinde, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca sözleşmesi tek taraflı feshedilir." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca, sözleşme süresi sonunda, sözleşmenin yenilenip yenilenmemesi konusunda idarenin takdir yetkisi bulunduğu gibi, haklı nedenlerin bulunması durumunda sözleşmeli personelin sözleşme süresi dolmadan sözleşmelerinin feshedilebilmesi de mümkün ise de; asli ve sürekli nitelikte kamu hizmeti ifa eden sözleşmeli personelin içinde bulunduğu "kamu hukuku bağlantılı, esasları idare tarafından önceden düzenlenmiş, güvenceli durum" sebebiyle yenilememenin veya feshin haklı sebeplere dayanması gerekmektedir. Uyuşmazlıkta; 01/01/2017 ve 31/12/2017 tarihleri arasında geçerli olan hizmet sözleşmesinin 31/12/2017 tarihi itibarıyla sona erdiği dikkate alındığında; 02/01/2018 tarihinde tesis edilen işlemin, sözleşme feshi olmadığı, sözleşme yenilememe işlemi olduğu ve hukuki değerlendirmenin bu kapsamda yapılması gerektiği açıktır. 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca teknik hizmetler sınıfında jeoloji mühendisi olarak, 2014 yılında göreve başlayan davacının, tam zamanlı olarak çalıştırılacak sözleşmeli personele ilişkin hizmet sözleşmesi; 2015, 2016 ve 2017 yıllarında yenilenmiş olup, 2017 yılı için imzalanan ve süresi 31/12/2017 tarihinde sona eren sözleşmesinin ise, 2018 yılı için yenilenmeyeceği şeklinde işlem tesis edildiği, öte yandan, davacının görev yaptığı süre boyunca Fen İşleri ile İmar ve Şehircilik Müdürlüklerinde görevlendirildiği anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde; davalı idarece, çeşitli mal satın alma ve tadilat işlerinde usulsüzlük yapıldığı, dolayısıyla kamu zararına sebebiyet verildiği hususunun, bu konudaki denetim raporlarında sabit olduğu yönünde iddialara yer verildiği; UYAP kayıtlarında ise, davacı hakkında görevi kötüye kullanmak, ihaleye fesat karıştırmak, edimin ifasına fesat karıştırma, resmi belgede sahtecilik, kamu kurum veya kuruluşlarının ihalesine fesat karıştırmak suçlarından çeşitli ceza yargılamalarının bulunduğu görülmektedir. Bu durumda; davacının görev yaptığı dönemde, kamu zararına sebebiyet verdiği iddiaları ile hakkında süregelen ceza yargılamaları, ayrıca davalı idareye alınış sebebiyle ilgili bir çalışmasının bulunmaması hususları dikkate alınmak suretiyle karar verilmesi gerektiğinden, bu hususlar değerlendirilmeksizin, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüyle, dava konusu işlemin iptali, tazminat isteminin kabulüne ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüyle, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı maaş ve diğer özlük haklarının dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak 13/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.