Danıştay12. Daireİdare Hukuku
Danıştay 12. Daire E.2018/10167 K.2023/1420
T.C.D A N I Ş T A YONİKİNCİ DAİREEsas No : 2018/10167Karar No : 2023/1420 TEMYİZ EDEN (DAVACI): …
**VEKİLİ:** Av. …KARŞI TARAF (DAVALI): … Bakanlığı
**VEKİLİ:** Hukuk Müşaviri …İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ:Dava konusu istem: Adana ili, Yüreğir ilçesi, Halıcılar Anadolu Lisesinde öğretmen olarak görev yapan davacı tarafından, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (j) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığının … tarih ve … sayılı işleminin iptali ile 2016 yılı Haziran ayı maaşı ve Temmuz ayı maaşının 3 günlük kısmından yapılan kesintinin işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; Bişkek Büyükelçiliği Eğitim Müşavirliğine bağlı Kırgız/Türk Anadolu Kız Meslek Lisesi Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenliğinde görev yaptığı dönemde, 23/06/2015 - 27/10/2015 tarihleri arasında sosyal medya hesabından Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanına, Başbakanına ve Hükümetine hakaret edici paylaşımlar yapıldığının tespit edilmesi üzerine, davacı hakkında ... Asliye Ceza Mahkemesinde açılan ceza davası sonucunda şikayetçinin konumu ve siyasi kişiliği de dikkate alınarak iddianameye konu sözlerin ağır eleştiri kapsamında kaldığı ve bu haliyle atılı suçun yasal unsurları oluşmadığı kabul edilerek Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca davacının beraatine karar verildiği görülmüş ise de, kişiler ve kurumlar hakkında idarece uygulanan yaptırımların idari yargılama aşamasında değerlendirilmesi ve karar verilmesinde idari yargının ilke ve uygulamalarının, ceza yargılaması yöntemlerinden farklı olduğu, ... Asliye Ceza Mahkemesinde açılan ceza davası sonucunda davacının beraatine karar verilmesinin, dava konusu işlemi kusurlandırıcı bir durum oluşturmadığı, davacının "yurt dışında Devletin itibarını düşürecek veya görev haysiyetini zedeleyecek tutum ve davranışlarda bulunmak" şeklindeki eyleminin açık olduğu, söz konusu paylaşımların farklı gerekçelerle de olsa davacı tarafından paylaşıldığının kabul edildiği, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (j) alt bendinde düzenlenen disiplin suçunun davacı açısından gerçekleştiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden bahisle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Hakkındaki iddialar nedeniyle yürütülen iki ayrı ceza davasından da beraat ettiği; bu durumun, üzerine atılı suçu işlemediği ve hakkındaki iddiaların sübuta ermediğinin açık göstergesi olduğu; haksız şekilde tahsil edilen miktarın işletilecek yasal faiziyle birlikte iade edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyize konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.Ceza uygulaması ile disiplin uygulaması arasında; amaç, kapsam, usul ve sonuçlar bakımından temel nitelikte farklılıklar mevcut olduğundan, kanun koyucu, ceza uygulaması ile disiplin uygulamasını iki farklı alan olarak görmekte ve bunların birbirini etkilemesini önleyici nitelikte görülen 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 131. maddesindeki düzenlemeye yer vermiş bulunmakta olup; maddede yer alan, "Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması, disiplin kovuşturmasını geciktiremez. Memurun ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz.” hükmü uyarınca, kamu personelinin disiplin cezasını gerektiren fiilleri nedeniyle hakkında açılmış ceza davasının da bulunması halinde, disiplin cezası uygulaması için mutlaka ceza yargılamasında da mahkûm olunması veya fiilin bu yargılama sonucunda sübut bulması gerektiği yaklaşımı, disiplin hukukunun amacı ve kendine özgü kurallarıyla bağdaşmamaktadır.Anılan Kanun'un "Yurt dışında davranış" başlıklı 9. maddesinde, Devlet memurlarından sürekli veya geçici görevle veya yetişme, inceleme ve araştırma için yabancı memleketlerde bulunanların Devlet itibarını veya görev haysiyetini zedeleyici fiil ve davranışlarda bulunamayacakları; "Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller" başlıklı 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (j) alt bendinde ise, yurt dışında Devletin itibarını düşürecek veya görev haysiyetini zedeleyecek tutum ve davranışlarda bulunmanın, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektirdiği öngörülmüştür. Her ne kadar, davacı hakkında ... Asliye Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla "Cumhurbaşkanına hakaret" suçundan beraat kararı verilmiş ise de, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 299. maddesinde hükme bağlanan suçun "Cumhurbaşkanına hakaret etmek" niteliğinde olduğu, disiplin cezası öngörülen eylemin ise, "yurt dışında Devletin itibarını düşürecek veya görev haysiyetini zedeleyecek tutum ve davranışlarda bulunmak" şeklinde öngörüldüğü dikkate alındığında; ceza normu ile disiplin kuralının içeriğinin ve niteliğinin farklılığı nedeniyle, davacının ceza yargılaması sonucunda beraat etmesinin dava konusu işlemin de iptalini gerektirdiği yolundaki iddiası yerinde bulunmamıştır. Bu itibarla, 657 sayılı Kanun'un 131. maddesi uyarınca disiplin hukuku açısından ve disiplin yaptırımına bağlanan fiil bakımından yapılan inceleme ile dosyadaki bilgi, belge ve soruşturma raporunun birlikte değerlendirilmesinden, davacının eyleminin, "yurt dışında Devletin itibarını düşürecek veya görev haysiyetini zedeleyecek tutum ve davranışlarda bulunma" kapsamında görülerek "Devlet memurluğundan çıkarma" disiplin cezası ile cezalandırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığından, Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın gerekçesi yerinde olmakla birlikte, yukarıda aktarılan gerekçenin de eklenmesi suretiyle Mahkeme kararının onanması gerekmektedir.KARAR SONUCU:Açıklanan nedenlerle;1. Davacının temyiz isteminin reddine,2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA,3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 07/06/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
**VEKİLİ:** Av. …KARŞI TARAF (DAVALI): … Bakanlığı
**VEKİLİ:** Hukuk Müşaviri …İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ:Dava konusu istem: Adana ili, Yüreğir ilçesi, Halıcılar Anadolu Lisesinde öğretmen olarak görev yapan davacı tarafından, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (j) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığının … tarih ve … sayılı işleminin iptali ile 2016 yılı Haziran ayı maaşı ve Temmuz ayı maaşının 3 günlük kısmından yapılan kesintinin işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; Bişkek Büyükelçiliği Eğitim Müşavirliğine bağlı Kırgız/Türk Anadolu Kız Meslek Lisesi Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenliğinde görev yaptığı dönemde, 23/06/2015 - 27/10/2015 tarihleri arasında sosyal medya hesabından Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanına, Başbakanına ve Hükümetine hakaret edici paylaşımlar yapıldığının tespit edilmesi üzerine, davacı hakkında ... Asliye Ceza Mahkemesinde açılan ceza davası sonucunda şikayetçinin konumu ve siyasi kişiliği de dikkate alınarak iddianameye konu sözlerin ağır eleştiri kapsamında kaldığı ve bu haliyle atılı suçun yasal unsurları oluşmadığı kabul edilerek Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca davacının beraatine karar verildiği görülmüş ise de, kişiler ve kurumlar hakkında idarece uygulanan yaptırımların idari yargılama aşamasında değerlendirilmesi ve karar verilmesinde idari yargının ilke ve uygulamalarının, ceza yargılaması yöntemlerinden farklı olduğu, ... Asliye Ceza Mahkemesinde açılan ceza davası sonucunda davacının beraatine karar verilmesinin, dava konusu işlemi kusurlandırıcı bir durum oluşturmadığı, davacının "yurt dışında Devletin itibarını düşürecek veya görev haysiyetini zedeleyecek tutum ve davranışlarda bulunmak" şeklindeki eyleminin açık olduğu, söz konusu paylaşımların farklı gerekçelerle de olsa davacı tarafından paylaşıldığının kabul edildiği, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (j) alt bendinde düzenlenen disiplin suçunun davacı açısından gerçekleştiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden bahisle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Hakkındaki iddialar nedeniyle yürütülen iki ayrı ceza davasından da beraat ettiği; bu durumun, üzerine atılı suçu işlemediği ve hakkındaki iddiaların sübuta ermediğinin açık göstergesi olduğu; haksız şekilde tahsil edilen miktarın işletilecek yasal faiziyle birlikte iade edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyize konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.Ceza uygulaması ile disiplin uygulaması arasında; amaç, kapsam, usul ve sonuçlar bakımından temel nitelikte farklılıklar mevcut olduğundan, kanun koyucu, ceza uygulaması ile disiplin uygulamasını iki farklı alan olarak görmekte ve bunların birbirini etkilemesini önleyici nitelikte görülen 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 131. maddesindeki düzenlemeye yer vermiş bulunmakta olup; maddede yer alan, "Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması, disiplin kovuşturmasını geciktiremez. Memurun ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz.” hükmü uyarınca, kamu personelinin disiplin cezasını gerektiren fiilleri nedeniyle hakkında açılmış ceza davasının da bulunması halinde, disiplin cezası uygulaması için mutlaka ceza yargılamasında da mahkûm olunması veya fiilin bu yargılama sonucunda sübut bulması gerektiği yaklaşımı, disiplin hukukunun amacı ve kendine özgü kurallarıyla bağdaşmamaktadır.Anılan Kanun'un "Yurt dışında davranış" başlıklı 9. maddesinde, Devlet memurlarından sürekli veya geçici görevle veya yetişme, inceleme ve araştırma için yabancı memleketlerde bulunanların Devlet itibarını veya görev haysiyetini zedeleyici fiil ve davranışlarda bulunamayacakları; "Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller" başlıklı 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (j) alt bendinde ise, yurt dışında Devletin itibarını düşürecek veya görev haysiyetini zedeleyecek tutum ve davranışlarda bulunmanın, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektirdiği öngörülmüştür. Her ne kadar, davacı hakkında ... Asliye Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla "Cumhurbaşkanına hakaret" suçundan beraat kararı verilmiş ise de, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 299. maddesinde hükme bağlanan suçun "Cumhurbaşkanına hakaret etmek" niteliğinde olduğu, disiplin cezası öngörülen eylemin ise, "yurt dışında Devletin itibarını düşürecek veya görev haysiyetini zedeleyecek tutum ve davranışlarda bulunmak" şeklinde öngörüldüğü dikkate alındığında; ceza normu ile disiplin kuralının içeriğinin ve niteliğinin farklılığı nedeniyle, davacının ceza yargılaması sonucunda beraat etmesinin dava konusu işlemin de iptalini gerektirdiği yolundaki iddiası yerinde bulunmamıştır. Bu itibarla, 657 sayılı Kanun'un 131. maddesi uyarınca disiplin hukuku açısından ve disiplin yaptırımına bağlanan fiil bakımından yapılan inceleme ile dosyadaki bilgi, belge ve soruşturma raporunun birlikte değerlendirilmesinden, davacının eyleminin, "yurt dışında Devletin itibarını düşürecek veya görev haysiyetini zedeleyecek tutum ve davranışlarda bulunma" kapsamında görülerek "Devlet memurluğundan çıkarma" disiplin cezası ile cezalandırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığından, Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın gerekçesi yerinde olmakla birlikte, yukarıda aktarılan gerekçenin de eklenmesi suretiyle Mahkeme kararının onanması gerekmektedir.KARAR SONUCU:Açıklanan nedenlerle;1. Davacının temyiz isteminin reddine,2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA,3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 07/06/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.