Danıştay12. Daireİdare Hukuku
Danıştay 12. Daire E.2012/7293 K.2013/1603
Özet: Uyuşmazlık, davacının fazla mesai ücretinden faydalanma isteminin reddine ilişkin işlemden kaynaklanmaktadır. Mahkeme, idare mahkemesi hâkimlerinden biri tarafından tek başına karar verilmesi gerektiğini belirterek, heyet kararı bozulduğunu ve dosyanın yeniden tek hâkimce incelenmek üzere gönderilmesini hükmedmiştir.
T.C. DANIŞTAY ONİKİNCİ DAİRE
Esas No: 2012/7293
Karar No: 2013/1603
Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı): ... Bakanlığı - ...
Karşı Taraf (Davacı): ...
İstemin Özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:...; K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hâkimi: ...
Düşüncesi: Uyuşmazlık miktarının tek hakim sınırının altında olması nedeniyle, idare mahkemesi hâkimlerinin biri tarafından karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlık hakkında mahkemenin kurul halinde karar vermesinde hukuki isabet bulunmadığından, mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Onikinci Dairesi'nce işin gereği düşünüldü:
2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un "Tek Hâkimle Çözümlenecek Davalar" başlıklı 7. maddesinin, 1. fıkrasının (a) bendinde, uyuşmazlık miktarı (bir milyar) lirayı aşmayan; konusu belli parayı içeren idari işlemlere karşı açılan iptal davalarının idare mahkemesi hâkimlerinden biri tarafından çözümleneceği hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanun'un Ek 1. maddesinde de; bu Kanun'un tek hâkimle çözümlenecek davalara ilişkin 7. maddesindeki parasal sınırların; her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı öngörülmüştür.
Anılan düzenleme ile konusu belli bir paraya ilişkin olan iptal ve tam yargı davalarının idare ve vergi mahkemelerince karar verildiği tarih itibarıyla o yıl için belirlenen parasal sınırı aşmaması halinde tek hâkim tarafından çözümleneceği ve 2576 sayılı Kanun'un 8. maddesinin (a) fıkrası uyarınca itiraz üzerine bölge idare mahkemelerince incelenerek kesin olarak hükme bağlanacağı göreve ilişkin bir usul kuralı olarak hükme bağlanmıştır.
Olayda, uyuşmazlık, davacının fazla mesai ücretinden faydalanma isteminin reddine ilişkin işlemden kaynaklanmış olup, bu haliyle uyuşmazlık konusunun belli bir parayı içermesi ve dosyanın incelenmesinden de davacıya ödenebilecek miktarın, karar tarihi itibarıyla Kanunda öngörülen parasal sınırı aşmadığının anlaşılması karşısında; davanın, 2576 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 1. fıkrası uyarınca idare mahkemesi hâkimlerinden biri tarafından çözümlenmesi gerekirken, mahkemece heyet halinde karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile temyize konu mahkeme kararının bozulmasına, dava dosyasının yeniden bir karar verilmek üzere anılan mahkemeye gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 12/03/2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Esas No: 2012/7293
Karar No: 2013/1603
Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı): ... Bakanlığı - ...
Karşı Taraf (Davacı): ...
İstemin Özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:...; K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hâkimi: ...
Düşüncesi: Uyuşmazlık miktarının tek hakim sınırının altında olması nedeniyle, idare mahkemesi hâkimlerinin biri tarafından karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlık hakkında mahkemenin kurul halinde karar vermesinde hukuki isabet bulunmadığından, mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Onikinci Dairesi'nce işin gereği düşünüldü:
2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un "Tek Hâkimle Çözümlenecek Davalar" başlıklı 7. maddesinin, 1. fıkrasının (a) bendinde, uyuşmazlık miktarı (bir milyar) lirayı aşmayan; konusu belli parayı içeren idari işlemlere karşı açılan iptal davalarının idare mahkemesi hâkimlerinden biri tarafından çözümleneceği hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanun'un Ek 1. maddesinde de; bu Kanun'un tek hâkimle çözümlenecek davalara ilişkin 7. maddesindeki parasal sınırların; her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı öngörülmüştür.
Anılan düzenleme ile konusu belli bir paraya ilişkin olan iptal ve tam yargı davalarının idare ve vergi mahkemelerince karar verildiği tarih itibarıyla o yıl için belirlenen parasal sınırı aşmaması halinde tek hâkim tarafından çözümleneceği ve 2576 sayılı Kanun'un 8. maddesinin (a) fıkrası uyarınca itiraz üzerine bölge idare mahkemelerince incelenerek kesin olarak hükme bağlanacağı göreve ilişkin bir usul kuralı olarak hükme bağlanmıştır.
Olayda, uyuşmazlık, davacının fazla mesai ücretinden faydalanma isteminin reddine ilişkin işlemden kaynaklanmış olup, bu haliyle uyuşmazlık konusunun belli bir parayı içermesi ve dosyanın incelenmesinden de davacıya ödenebilecek miktarın, karar tarihi itibarıyla Kanunda öngörülen parasal sınırı aşmadığının anlaşılması karşısında; davanın, 2576 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 1. fıkrası uyarınca idare mahkemesi hâkimlerinden biri tarafından çözümlenmesi gerekirken, mahkemece heyet halinde karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile temyize konu mahkeme kararının bozulmasına, dava dosyasının yeniden bir karar verilmek üzere anılan mahkemeye gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 12/03/2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.