‹ Ana sayfa
Danıştay10. DaireTicaret Hukuku

Danıştay 10. Daire E.2024/953 K.2024/4341

Esas No: 2024/953 · Karar No: 2024/4341 · Karar Tarihi: 30.10.2024
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2024/953
Karar No : 2024/4341

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurumu Başkanlığı

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...

**VEKİLİ:** Av. ...

İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

DAVANIN_KONUSU : ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından 01/07/2020 tarihinde yapılan hisse alım sözleşmesine istinaden yapılan inceleme sonucunda hazırlanan inceleme raporu uyarınca, şirketin aktifini azaltacak şekilde muvazaalı işlemler gerçekleştirildiğinden bahisle 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca yönetim kurulu başkanı olan davacının yönetim kurulu üyeliğinden alınmasına, yeni yönetim kurulu başkanının seçilmesine, vergi, sosyal ve benzeri kurumlara yapılan ödemeler hariç olmak üzere işlem bazında 100.000,00 TL üzerindeki tüm ödemelerin şirket yönetim kuruluna Kurumu temsilen atanan üyelerin onayına tabi tutulmasına, görevden alınan yönetim kurulu üyelerinin sahip olduğu imza yetkilerinin ivedilikle Şirket imza sirkülerinden çıkarılmasına ilişkin Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurulunun ... tarih ve ... sayılı işlemi ile bu kararın Şirket yönetim kuruluna bildirimine ilişkin Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.

YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile ... Veri Analiz Hizmetleri A.Ş. hisselerinin alınması ve satılmasından sonra davacı, davacının eşi ve şirketin yönetim kurulu başkan yardımcısı arasında şirket tarafından ödenen tutara ilişkin para transferlerinin gerçekleştirildiği, satın alınan bu şirket hisselerinin kısa bir süre sonra ... Ltd şirketine taksitle satıldığı, buna ilişkin taksitlerin de iki taksit dışında ödenmediği görülmekle; söz konusu işlemlerin şirket varlıklarının dolaylı olarak şirket dışına çıkarılarak ... Sigorta A.Ş.'nin aktifinin azaltılması sonucunu doğuracak ve şirketin zararına neden olacak mahiyette muvazaalı işlemler olduğunun anlaşıldığı, ayrıca, konu ile ilgili olarak ağır ceza mahkemesinde açılan ceza davasının da hâlen devam ettiği, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, ilgili mevzuat hükümleri uyarınca, ... Sigorta A.Ş.'nin aktifinin muvazaalı işlemler ile azaltıldığı anlaşıldığından, sigortalıların hak ve menfaatlerinin korunması amacıyla tesis edildiği sonucuna varılan dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı, diğer taraftan, davacı vekilince dava dilekçesinde, işlemden önce savunmalarının alınmadığı, herhangi bir uyarı yapılmadığı ve süre verilmediği ileri sürülmüşse de yukarıda yer verilen Sigorta ve Reasürans İle Emeklilik Şirketlerinin Mali Bünyelerine İlişkin Yönetmeliği'nin 10. maddesinin 1. fıkrasındaki, "Ancak; gerekli hallerde herhangi bir uyarı yapılmaksızın, Bakanlıkça bu Yönetmeliğin 12 nci veya 13 üncü maddesinde belirtilen tedbirler de doğrudan alınabilir." ve 13. maddesinin 1. fıkrasındaki, "Daha önce şirkete uyarı yapılmasına veya birinci aşama tedbir talep edilmiş olmasına bakılmaksızın..." şeklindeki hükümler dikkate alındığında bu hususlarda davalı idarenin durumun aciliyetine binaen bir takdir yetkisinin bulunduğu görülmekte olup bu sebeple anılan iddiaların dava konusu işlemleri hukuken sakatlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile anılan ilk derece Mahkemesi kararı kaldırılarak; davacı ile birlikte diğer yönetim kurulu üyesi ... hakkında 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 35. maddesinin 3. ve 4. fıkralarına muhalefet (zimmet suçu) nedeniyle ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas numaralı dava dosyasında kamu davası açıldığı, Mahkemece hazırlatılan bilirkişi raporu üzerine ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği, ilgili mevzuat hükümleri, bilirkişi raporu, söz konusu Mahkeme kararının birlikte değerlendirilmesinden; dava konusu işlemlerde yer alan idari tedbirlerin 5684 sayılı Kanun'un 20. maddesi uyarınca tesis edildiği, Kanun'un 20. maddesinde yer alan idari tedbirlerin uygulanabilmesi için, maddenin birinci fıkrasında yer alan durumların somut olarak tespiti ve bu tespite binaen gerekli idari tedbirlerin uygulanması gerektiği, 19. maddede yer verilen "şirketin aktifini düşüren işlemlerde bulunmak" fiili nedeniyle 20. maddede yer verilen idari tedbirlerin uygulanabilmesine hukuken olanak bulunmadığı, dava konusu işlemde 20. maddenin 2. fıkrasının (ç) bendinin (Malî bünyenin güçlendirilmesine yönelik benzeri diğer tedbirleri almaya) uygulandığı görülmekle, "şirketin malî bünyesinin sigortalıların hak ve menfaatlerini tehlikeye düşürecek derecede zayıflamakta olduğu" sebebine binaen işlemin tesis edildiği anlaşıldığı (diğer durumlara yönelik tespit veya iddia bulunmadığı), dolayısıyla idari tedbir gerektirecek şekilde şirketin mali durumunun sigortalıların hak ve menfaatini tehlikeye düşürecek derecede zayıflamakta olduğuna yönelik idarece somut bir tespitin bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulması gerektiği, davacı hakkında açılan kamu davasının görüldüğü davada yapılan bilirkişi incelemesinde, bilirkişiler tarafından aktif azaltıcı işlem olup olmadığı, muvazaalı işlemler olup olmadığı, yine şirketin mali bünyesinin sigortalıların hak ve menfaatini tehlikeye düşürecek derecede zayıflayıp zayıflamadığı yönlerinden tespit ve değerlendirmelerde bulunduğu, ... Sigorta Şirketinin ... Veri Şirketini satın almasının şirket kazanımını artırdığı, Şirketin aktifini azaltıcı nitelikte bir tespit olmadığı, Şirketin öz varlıklarının kaybedilmediği, aktifinin azaltılmadığının bilirkişilerce ve Mahkemece ortaya konulduğu, "şirketin malî bünyesinin sigortalıların hak ve menfaatlerini tehlikeye düşürecek derecede zayıflamakta olduğu" tespitine ilişkin olarak da inceleme raporunda bir tespit bulunmadığı gibi davalı Kurum tarafından Mahkemeye sunulan ... tarih ve ... sayılı cevaptan da Şirketin idari tedbir alınmayı gerektiren bir durumda olmadığının belirtildiği, dolayısıyla Kanun'un 20. maddesinin 1. fıkrasında yer alan durumlar oluşmadan ve bu yönde bir somut tespit yapılmadan dava konusu işlemlerin tesis edildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Şirketin aktif azaltıcı işlemlere maruz kaldığının idarece düzenlenen raporlarda ayrıntılı bir şekilde ifade edildiği, söz konusu hususlar üzerine tesis edilen işlemlerin yerinde olduğu, ceza mahkemesi kararına esas alınan bilirkişi raporunun davacıların beyanı doğrultusunda düzenlendiği ve sermaye piyasası anlamında bir değeri olmadığı, ceza mahkemesi kararının bozulması için yargı yoluna gidildiği, hukuka uygun olan dava konusu işlemlerin iptaline yönelik Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından, temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmakta ve haklarındaki beraat kararının istinaf incelemesinden geçerek onandığı ifade edilmektedir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usûl ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği görülerek davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usûl ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
2. Davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile anılan ilk derece Mahkemesi kararı kaldırılarak dava konusu işlemlerin iptali yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin ve kullanılmayan ... TL yürütmeyi durdurma harcının iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 30/10/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?