Danıştay10. Daireİdare HukukuTicaret Hukuku
Danıştay 10. Daire E.2024/899 K.2024/966
T.C. DANIŞTAY
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2024/899
Karar No : 2024/966
DAVACI: ... Tohumculuk San. ve Tic. A.Ş.
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI: ... Bakanlığı / ...
DAVANIN_ÖZETİ: Tarım ve Orman Bakanlığının 15/11/2023 tarih ve E-... sayılı, "Tohumluklarda Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmaların İzleme ve Kontrolü Amacıyla Yapılacak Analizler İçin Numune Alma Usul ve Esasları" konulu, 2023-12 numaralı Genelgesinin ilk paragrafında yer alan "haksız rekabetin önlenmesi" ibaresinin çıkarılması ve anılan Genelgenin 1.6, 2.2, 5.2, 5.3, 5.4, 5.5, 5.6, 5.8, 5.9 ve 5.10 numaralı maddelerinin iptali ile yürütmesinin durdurulması istenilmiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ:...
DÜŞÜNCESİ :2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesi, 3. fıkrası, (g) bendi uyarınca anılan Kanun'un 3. maddesine uygun olup olmadığı yönünden incelenerek gereği görüşüldü:
Anayasa'nın 125. maddesi, 1. fıkrasında, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu hükmü; 4. fıkrasında, yargı yetkisinin, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamayacağı, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği hükmü yer almaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesi, 1. fıkrasında, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları ve tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar, idari dava türleri olarak sayılmış; 2. fıkrasında, idari yargı yetkisinin, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu; idari mahkemelerin yerindelik denetimi yapamayacakları, yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremeyecekleri hükümlerine yer verilmiş; Kanun'un 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği, ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı hükmü yer almıştır.
Aynı Kanun'un 14. maddesinde, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları hususu ilk inceleme konuları arasında sayılmış; 15. maddesinde de, dilekçelerin, 3. ve 5. maddelere uygun olmaması halinde uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanlıkları tamamlanmak üzere reddine karar verileceği kuralı getirilmiştir.
Yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca iptali istenen idari işlemle sınırlı olarak mahkemelerce inceleme yapılması gerekmekte olup, talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, her türlü tereddütten uzak, belirli ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur.
Dava dilekçesinin incelenmesinden; dava dilekçesinin "Konu" ve "Netice ve Talep" kısımlarında, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın ... tarih ve E-... sayılı, "Tohumluklarda Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmaların İzleme ve Kontrolü Amacıyla Yapılacak Analizler İçin Numune Alma Usul ve Esasları" konulu, 2023-12 numaralı Genelgesinin ilk paragrafında yer alan "haksız rekabetin önlenmesi" ibaresinin çıkarılması ve anılan Genelgenin 1.6, 2.2, 5.2, 5.3, 5.4, 5.5, 5.6, 5.8, 5.9 ve 5.10 numaralı maddelerinin iptali istemine yer verildiği; dilekçe içeriğinde, iptali istenilen anılan maddelere yönelik hukuka aykırılık iddialarına yer verilmekle birlikte dava konusu Genelgenin ilk paragrafında yer alan "haksız rekabetin önlenmesi ve kalite güvencesi" ibarelerinin yetki saptırmasına yol açtığı iddiasına yer verildikten sonra "haksız rekabetin önlenmesi" kısmının çıkarılması gerektiğinin belirtilmesine rağmen bu düzenleme bakımından iptal isteminde bulunulmadığı gibi, hukuka aykırılığı ileri sürülen "kalite güvencesi" ibaresine yönelik de herhangi bir talebin yer almadığı anlaşılmaktadır.
Bu haliyle, dava dilekçesinin "konu" ve "netice ve talep" kısmıyla içeriği arasında çelişki bulunduğu, dava konusu Genelge'nin 1. paragrafında yer alan "haksız rekabetin önlenmesi" ibaresi bakımından idari işlem niteliğinde karar verilmesi talebinde bulunulduğu, "kalite güvencesi" ibaresine yönelik açıkça iptal istemine yer verilmediğinden anılan ibarenin dava konusu edilip edilmediği hususunda tereddüt hasıl olduğu, dolayısıyla dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun düzenlenmediği sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda, "Tohumluklarda Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmaların İzleme ve Kontrolü Amacıyla Yapılacak Analizler İçin Numune Alma Usul ve Esasları" konulu Genelgenin iptali istenilen maddelerinin/kısımlarının tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi, dava konusu Genelge'nin 1. paragrafında yer alan "haksız rekabetin önlenmesi" ve "kalite güvencesi" ibareleri dava konusu edilmek isteniyorsa idari yargı yetkisinin sınırları içerisinde olmayan idari işlem niteliğinde karar verilmesi talebinde bulunulmaksızın açıkça iptal istemine yer verilmesi, hukuka aykırılık sebepleri ve bu düzenlemelerin davacının menfaatini ne şekilde etkilediğinin iptali istenen her bir kısım yönünden ayrı ayrı açıklanması, istemin dava dilekçesinin konu, içerik ve sonuç kısımlarında uyumlu bir şekilde belirtilmesi suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığı'na hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle dava açılması gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesi, 1. fıkrası, (d) bendi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde, yukarıda belirtilen eksiklikler giderilmek suretiyle ıslak veya elektronik imzalı dilekçe ile dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE,
2) Aynı Kanun'un 15. maddesi, 5. fıkrasına göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede de aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddedileceğinin davacıya duyurulmasına,
3) Davanın yenilenmesi hâlinde yeniden harç alınmamasına, davanın yenilenmemesi durumunda yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan ... TL yürütmenin durdurulması harcı ile posta gideri avansından artan miktarın istemi halinde davacıya iadesine, 20/03/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2024/899
Karar No : 2024/966
DAVACI: ... Tohumculuk San. ve Tic. A.Ş.
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI: ... Bakanlığı / ...
DAVANIN_ÖZETİ: Tarım ve Orman Bakanlığının 15/11/2023 tarih ve E-... sayılı, "Tohumluklarda Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmaların İzleme ve Kontrolü Amacıyla Yapılacak Analizler İçin Numune Alma Usul ve Esasları" konulu, 2023-12 numaralı Genelgesinin ilk paragrafında yer alan "haksız rekabetin önlenmesi" ibaresinin çıkarılması ve anılan Genelgenin 1.6, 2.2, 5.2, 5.3, 5.4, 5.5, 5.6, 5.8, 5.9 ve 5.10 numaralı maddelerinin iptali ile yürütmesinin durdurulması istenilmiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ:...
DÜŞÜNCESİ :2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesi, 3. fıkrası, (g) bendi uyarınca anılan Kanun'un 3. maddesine uygun olup olmadığı yönünden incelenerek gereği görüşüldü:
Anayasa'nın 125. maddesi, 1. fıkrasında, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu hükmü; 4. fıkrasında, yargı yetkisinin, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamayacağı, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği hükmü yer almaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesi, 1. fıkrasında, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları ve tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar, idari dava türleri olarak sayılmış; 2. fıkrasında, idari yargı yetkisinin, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu; idari mahkemelerin yerindelik denetimi yapamayacakları, yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremeyecekleri hükümlerine yer verilmiş; Kanun'un 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği, ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı hükmü yer almıştır.
Aynı Kanun'un 14. maddesinde, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları hususu ilk inceleme konuları arasında sayılmış; 15. maddesinde de, dilekçelerin, 3. ve 5. maddelere uygun olmaması halinde uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanlıkları tamamlanmak üzere reddine karar verileceği kuralı getirilmiştir.
Yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca iptali istenen idari işlemle sınırlı olarak mahkemelerce inceleme yapılması gerekmekte olup, talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, her türlü tereddütten uzak, belirli ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur.
Dava dilekçesinin incelenmesinden; dava dilekçesinin "Konu" ve "Netice ve Talep" kısımlarında, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın ... tarih ve E-... sayılı, "Tohumluklarda Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmaların İzleme ve Kontrolü Amacıyla Yapılacak Analizler İçin Numune Alma Usul ve Esasları" konulu, 2023-12 numaralı Genelgesinin ilk paragrafında yer alan "haksız rekabetin önlenmesi" ibaresinin çıkarılması ve anılan Genelgenin 1.6, 2.2, 5.2, 5.3, 5.4, 5.5, 5.6, 5.8, 5.9 ve 5.10 numaralı maddelerinin iptali istemine yer verildiği; dilekçe içeriğinde, iptali istenilen anılan maddelere yönelik hukuka aykırılık iddialarına yer verilmekle birlikte dava konusu Genelgenin ilk paragrafında yer alan "haksız rekabetin önlenmesi ve kalite güvencesi" ibarelerinin yetki saptırmasına yol açtığı iddiasına yer verildikten sonra "haksız rekabetin önlenmesi" kısmının çıkarılması gerektiğinin belirtilmesine rağmen bu düzenleme bakımından iptal isteminde bulunulmadığı gibi, hukuka aykırılığı ileri sürülen "kalite güvencesi" ibaresine yönelik de herhangi bir talebin yer almadığı anlaşılmaktadır.
Bu haliyle, dava dilekçesinin "konu" ve "netice ve talep" kısmıyla içeriği arasında çelişki bulunduğu, dava konusu Genelge'nin 1. paragrafında yer alan "haksız rekabetin önlenmesi" ibaresi bakımından idari işlem niteliğinde karar verilmesi talebinde bulunulduğu, "kalite güvencesi" ibaresine yönelik açıkça iptal istemine yer verilmediğinden anılan ibarenin dava konusu edilip edilmediği hususunda tereddüt hasıl olduğu, dolayısıyla dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun düzenlenmediği sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda, "Tohumluklarda Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmaların İzleme ve Kontrolü Amacıyla Yapılacak Analizler İçin Numune Alma Usul ve Esasları" konulu Genelgenin iptali istenilen maddelerinin/kısımlarının tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi, dava konusu Genelge'nin 1. paragrafında yer alan "haksız rekabetin önlenmesi" ve "kalite güvencesi" ibareleri dava konusu edilmek isteniyorsa idari yargı yetkisinin sınırları içerisinde olmayan idari işlem niteliğinde karar verilmesi talebinde bulunulmaksızın açıkça iptal istemine yer verilmesi, hukuka aykırılık sebepleri ve bu düzenlemelerin davacının menfaatini ne şekilde etkilediğinin iptali istenen her bir kısım yönünden ayrı ayrı açıklanması, istemin dava dilekçesinin konu, içerik ve sonuç kısımlarında uyumlu bir şekilde belirtilmesi suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığı'na hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle dava açılması gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesi, 1. fıkrası, (d) bendi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde, yukarıda belirtilen eksiklikler giderilmek suretiyle ıslak veya elektronik imzalı dilekçe ile dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE,
2) Aynı Kanun'un 15. maddesi, 5. fıkrasına göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede de aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddedileceğinin davacıya duyurulmasına,
3) Davanın yenilenmesi hâlinde yeniden harç alınmamasına, davanın yenilenmemesi durumunda yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan ... TL yürütmenin durdurulması harcı ile posta gideri avansından artan miktarın istemi halinde davacıya iadesine, 20/03/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.