Danıştay10. Daireİdare Hukuku
Danıştay 10. Daire E.2024/539 K.2024/3902
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2024/539
Karar No : 2024/3902
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : ... ve ... adlarına velayeten,
kendi adlarına asaleten;
1- ...
2- ...
**VEKİLLERİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
**VEKİLİ:** Av. ...
DAVALI YANINDA MÜDAHİLLER : 1-...
2- ...
3- ...
4- ...
İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... sayılı, davacıların temyiz isteminin reddine ilişkin kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN KONUSU : Davacılar tarafından, 01/03/2017 tarihinde davacılardan ...'nin yaptığı doğumdan sonra bebeğinde sağlık sorunları olmasına rağmen bebeğin sağlıklı olduğu söylenerek taburcu edilmesinde davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek 7.000,00 TL maddi, 250.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 257.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir
YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Anılan kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla, temyizi istenen kararın kesin olduğu gerekçesiyle temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, yargılama kapsamında hesap raporu alınmadığı için dava değerinin açık bir şekilde belirlenemediği, temyiz kesinlik sınırının dava dilekçesinde yazılan miktar esas alınarak belirlenmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup, davalı yanında müdahiller tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin REDDİNE,
2. Temyiz isteminin reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine,14/10/2024 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Bakılmakta olan dava; davacılar tarafından, 01/03/2017 tarihinde davacılardan ...'nin yaptığı doğumdan sonra bebeğinde sağlık sorunları olmasına rağmen bebeğin sağlıklı olduğu söylenerek taburcu edilmesinde davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek 7.000,00 TL maddi, 250.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 257.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinde, bölge idare mahkemelerinin maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararların Danıştayda temyiz edilebileceği, aynı Kanun'un 45. maddesinin 6. fıkrasında ise bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu hüküm altına alınmıştır.
Anayasa Mahkemesinin 26/07/2023 tarih ve E:2023/36, K:2023/142 sayılı kararıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanun’un 20. maddesiyle değiştirilen 46. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan “Konusu yüz bin Türk lirasını aşan...” ibaresinin iptaline karar verilmiştir.
Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilen yasa kurallarının yargı yerince çözümlenmekte olan uyuşmazlıklarda uygulanması mümkün değildir. Zira, Anayasa Mahkemesince bir kanun maddesinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde, eldeki davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, hukukun üstünlüğü ve hukuk devleti ilkelerine aykırı düşecektir.
Bu durumda, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı uyarınca, bakılan davada 2023 yılında verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı hakkında temyize tabilik hususu yönünden temyiz parasal sınırına ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmasının mümkün olmaması nedeniyle, davacıların anılan karara ilişkin temyiz isteminin esasının temyiz merciince değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu nedenle, temyiz isteminin reddine ilişkin kararın kaldırılması suretiyle uyuşmazlığın esasının incelenerek bir karar verilmesi gerektiği oyuyla aksi yönde verilen Daire kararına katılmıyoruz.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2024/539
Karar No : 2024/3902
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : ... ve ... adlarına velayeten,
kendi adlarına asaleten;
1- ...
2- ...
**VEKİLLERİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
**VEKİLİ:** Av. ...
DAVALI YANINDA MÜDAHİLLER : 1-...
2- ...
3- ...
4- ...
İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... sayılı, davacıların temyiz isteminin reddine ilişkin kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN KONUSU : Davacılar tarafından, 01/03/2017 tarihinde davacılardan ...'nin yaptığı doğumdan sonra bebeğinde sağlık sorunları olmasına rağmen bebeğin sağlıklı olduğu söylenerek taburcu edilmesinde davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek 7.000,00 TL maddi, 250.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 257.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir
YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Anılan kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla, temyizi istenen kararın kesin olduğu gerekçesiyle temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, yargılama kapsamında hesap raporu alınmadığı için dava değerinin açık bir şekilde belirlenemediği, temyiz kesinlik sınırının dava dilekçesinde yazılan miktar esas alınarak belirlenmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup, davalı yanında müdahiller tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin REDDİNE,
2. Temyiz isteminin reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine,14/10/2024 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Bakılmakta olan dava; davacılar tarafından, 01/03/2017 tarihinde davacılardan ...'nin yaptığı doğumdan sonra bebeğinde sağlık sorunları olmasına rağmen bebeğin sağlıklı olduğu söylenerek taburcu edilmesinde davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek 7.000,00 TL maddi, 250.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 257.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinde, bölge idare mahkemelerinin maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararların Danıştayda temyiz edilebileceği, aynı Kanun'un 45. maddesinin 6. fıkrasında ise bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu hüküm altına alınmıştır.
Anayasa Mahkemesinin 26/07/2023 tarih ve E:2023/36, K:2023/142 sayılı kararıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanun’un 20. maddesiyle değiştirilen 46. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan “Konusu yüz bin Türk lirasını aşan...” ibaresinin iptaline karar verilmiştir.
Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilen yasa kurallarının yargı yerince çözümlenmekte olan uyuşmazlıklarda uygulanması mümkün değildir. Zira, Anayasa Mahkemesince bir kanun maddesinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde, eldeki davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, hukukun üstünlüğü ve hukuk devleti ilkelerine aykırı düşecektir.
Bu durumda, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı uyarınca, bakılan davada 2023 yılında verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı hakkında temyize tabilik hususu yönünden temyiz parasal sınırına ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmasının mümkün olmaması nedeniyle, davacıların anılan karara ilişkin temyiz isteminin esasının temyiz merciince değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu nedenle, temyiz isteminin reddine ilişkin kararın kaldırılması suretiyle uyuşmazlığın esasının incelenerek bir karar verilmesi gerektiği oyuyla aksi yönde verilen Daire kararına katılmıyoruz.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.