‹ Ana sayfa
Danıştay10. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 10. Daire E.2024/3700 K.2025/564

Esas No: 2024/3700 · Karar No: 2025/564 · Karar Tarihi: 06.02.2025
T.C. DANIŞTAY
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2024/3700
Karar No : 2025/564

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- ... 2- ... 3- ...

VEKİLİ: Av. ...

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMLERİN_KONUSU : Davacılar tarafından, 16/05/2007 tarihinde doğan ...'in zamanında "fenilketonüri" taraması yapılmaması sebebiyle engelli hale gelmesinde idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek davacı küçük için 400.000,00 TL maddi, 40.000,00 TL manevi, anne ve babanın her biri için 20.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan dava sonucunda, Danıştay Onuncu Dairesinin bozma kararına uyularak, davanın kısmen kabulü ile kısmen reddi yolunda verilen kararın bu kez Danıştay Onuncu Dairesinin 05/07/2022 tarih ve E:2021/2028, K:2022/3712 sayılı kararı ile manevi tazminata ilişkin kısmının onanarak kesinleşmesi, maddi tazminata ilişkin kısmının ise bozulması üzerine ... İdare Mahkemesince, bozulan kısım yönünden bozmaya uyularak, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, 400.000,00 TL tutarındaki maddi tazminatın 310.137,75
TL'lik kısmı yönünden kabulüne, 89.862,25 TL'lik kısmı yönünden reddine, hükmedilen 310.137,75 TL'nin idareye yapılan başvuru tarihinden itibaren (18/03/2010 ) işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, Mahkeme karar tarihinden sonraki dönemlere ilişkin olarak davacılardan ...'in hayatta olduğunun belgelendirilmesi karşılığında aylık brüt ücret üzerinden belirlenen bakıcı giderlerinin hesaplanarak her takvim yılı başında ödenmesine ilişkin verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI: Davacılar tarafından, ...'in güncel engellik oranının tespit edilerek bu oran üzerinden güncel değerler dikkate alınarak tazminat hesaplaması yapılması gerektiği, hükmedilen bakıcı giderinin eksik hesaplandığı, mahkeme kararının vekalet ücretine ilişkin kısmının da hukuka aykırı olduğu; davalı idare tarafından, olayda hizmet kusurunun bulunmadığı, tazmin şartlarının oluşmadığı, bakıcı giderine hükmedilmemesi gerektiği, kararın vekalet ücreti yönünden de hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMALARI: Davacılar tarafından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ:...

DÜŞÜNCESİ : İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, gereği görüşüldü:

A) Temyize Konu Kararın Esasının İncelenmesi:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen kararın, esasına ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Öte yandan, davacılar tarafından, Mahkemenin bakıcı giderine yönelik olarak sehven hesap hatası yaptığı, 16/10/2020 tarihili bilirkişi raporuna sadece 26/01/2021 tarihine kadarki 3 aylık süreye isabet eden 2.067,75 TL bakıcı giderinin eklenerek 30/01/2024 tarihinde karar verildiği, karar tarihinden sonraki bakıcı giderinin takvim yılı başından itibaren istenmesine karar verilerek 2021-2022-2023-2024 dönemini kapsayan 4 yıllık süre için bakıcı giderinin eklenmesinin unutulduğu ileri sürülmektedir.

Bakıcı giderine ilişkin maddi tazminat hesabının yerleşik içtihatlar gereği aşağıda belirtilen ilkelere göre yapılması gerekmektedir. Buna göre;
1- Bakımı üstlenilen kişinin hayatta olduğunun belgelendirildiği sürece bakıcı giderlerinin ödenmesine karar verilmesi,
2- Ödemenin her takvim yılı başında yıllık peşin olarak yapılması,
3- Bakımı üstlenilen kişinin bakıcı giderine ilişkin maddi tazminat tutarının, aylık brüt asgari ücret üzerinden hesaplanması,
4- Anılan kriterler dikkate alınarak, olay tarihi ile mahkemece verilecek karar tarihi arasında geçen süre için bakıcı gideri tazminat tutarının bir bütün olarak hesaplanması, bu tutarın yasal faiziyle birlikte tazminat olarak ödenmesine karar verilmesi ve bu kısım açısından nispi vekalet ücretine hükmedilmesi,
5- Mahkemece verilecek karar tarihinden sonraki dönemler için yapılacak bakıcı gideri tazminatına ilişkin ödemelerin, davalı idarece re'sen kişinin yaşadığı tespit edilmek ve ilgili yıldaki brüt asgari ücret üzerinden hesaplanmak suretiyle her takvim yılının başında peşin olarak yapılmasına karar verilmesi ve bu kısım açısından maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir.

Temyize konu 30/01/2024 tarihli İdare Mahkemesi kararı ile; Davacı ...'in bakıcı giderinden kaynaklı tesbiti mümkün maddi zararının hesap rapor tarihi olan 16/10/2020 tarihine kadarki kısmının 213.957,76 TL olduğu, bu kapsamda davalı idare nezdinde oluşan %20 kusur oranına göre davacı ...'in bakıcı giderinden kaynaklı tespiti mümkün maddi zararının rapor tarihi olan 16/10/2020 tarihine kadarki kısmının 42.791,52 TL olduğu, Danıştay Onuncu Dairesinin 05/12/2019 tarih ve E:2019/6105, K:2019/9348 sayılı kararı uyarınca daha önceki Mahkeme karar tarihi olan 26/01/2021 tarihi ile bilirkişi raporunun sunulduğu tarih arasındaki bakıcı gidelerinin de hesaplanarak bulunan meblağın hükme esas alınması gerektiği, yapılan hesaplamaya göre 16/10/2020 tarihi (hesap rapor tarihi) ile 26/01/2021 tarihi (Mahkemenin önceki karar tarihi) arasındaki toplam bakıcı giderinin 2020 yılı sonuna kadar 7.357,5 TL, 2021 yılı 01/01/2021-26/01/2021 tarihleri arasındaki 25 günlük dönem için ise 2.981,25 TL olmak üzere toplamda 10.338,75 TL olarak bulunduğu, kusur oranı da dikkate alınarak davacı adına hükmedilecek bedelin ise 2.067,75 TL olarak belirlendiği, karar tarihine (kastedilen Mahkemenin 26/01/2021 tarihli önceki kararıdır.) kadar toplamda davacı lehine hükmedilecek bakıcı giderinin 44.859,27 TL olarak belirlendiği görülmektedir. Ayrıca, temyize konu 30/01/2024 tarihli Mahkeme kararında, karar tarihinden (26/01/2021 tarihli önceki karar anlaşılması gerekmektedir.) sonraki dönemlere ilişkin olarak Danıştay bozma gerekçesi doğrultusunda, davacı ...'in yaşadığının belgelendirilmesi karşılığında aylık brüt ücret üzerinden belirlenen bakıcı giderlerinin hesaplanarak her takvim yılı başında ödenmesi gerektiğine de hükmedilmiştir.

Buna göre, temyize konu 30/01/2024 tarihli İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer verilen "karar tarihinden sonraki dönemler" ifadesinden, 26/01/2021 tarihi ile önceki karar tarihinin anlaşılması gerektiğinden, Dairemizin yukarıda aktarılan içtihadı gereği 26/01/2021 tarihinden sonraki dönemlere ilişkin bakıcı gideri için de ...'in yaşadığının belgelendirilmesi kaydıyla aylık brüt ücret üzerinden belirlenen bakıcı giderlerinin hesaplanarak her takvim yılı başında davalı idare tarafından ödenmesi gerektiği açık olduğundan ve bu hususun da İdare Mahkemesi kararında açıkça belirtildiği görüldüğünden, davacıların temyiz dilekçelerinde iddia ettikleri şekilde bakıcı giderine yönelik olarak İdare Mahkemesi kararında hata görülmemiştir.

B) Temyize Konu Kararın Vekalet Ücretine Yönelik Kısmının İncelenmesi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştay'ın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.

21/09/2023 tarih ve 32316 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve temyize konu karar tarihi itibarıyla uyuşmazlığa uygulanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret" başlıklı 13. maddesinde; "Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.

Aynı Tarifenin "Manevi tazminat davalarında ücret" başlıklı 10. maddesinde ise, "(1) Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. (3) Bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur. (4) Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir." düzenlemesi yer almaktadır.

Öte yandan, Tarife'nin üçüncü kısmında ilk 200.000,00 TL için %16, sonra gelen 200.000,00 TL için %15 oranında nispi vekalet ücretine hükmedileceği belirtilmiştir.

Manevi tazminata ilişkin kısmı kesinleşen uyuşmazlıkta, davacılar tarafından, 16/05/2007 tarihinde doğan ...'in zamanında "fenilketonüri" taraması yapılmaması sebebiyle engelli hale gelmesinde idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek davacı küçük için 400.000,00 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

İdare Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, 400.000,00 TL tutarındaki maddi tazminatın 310.137,75TL'lik kısmı yönünden kabulüne, 89.862,25 TL'lik kısmı yönünden reddine, hükmedilen 310.137,75 TL'nin idareye yapılan başvuru tarihinden itibaren (18/03/2010 ) işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hükmolunan maddi tazminat miktarı üzerinden belirlenen 31.323,91 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine, karar tarihinden sonra ödenmesi gereken bakıcı giderlerinin kabulüne ilişkin olarak belirlenen 10.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden davacı lehine hükmedilen miktarı geçmemek üzere hesaplanan 11.322,64 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine karar verilmiştir.

Yukarıda yer alan düzenlemeler uyarınca, temyize konu karar ile kabul olunan tazminat miktarı için 48.520,66 TL (200.000,00 x %16 + 110.137,75 x %15 = 48.520,66 TL) nispi vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmesi, reddolunan tazminat miktarı için de 14.377,96 TL (89.862,25 x %16 = 14.377,96 TL) nispi vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye ödenmesine hükmedilmesi gerekirken, davacılar için 31.323,91 TL, davalı idare için ise 11.322,64 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.

Bu durumda, temyize konu İdare Mahkemesi kararının verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacılar lehine 48.520,66 TL, davalı idare lehine 14.377,96 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden, temyize konu kararın hüküm fıkrasında yer alan "31.323,91 TL" ibaresinin, "48.520,66 TL", "11.322,64" ibaresinin, "14.377,96 TL" olarak düzeltilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların esasa yönelik temyiz istemlerinin REDDİNE, vekalet ücretine yönelik temyiz istemlerinin KABULÜNE,
2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının yukarıda belirtilen açıklama ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06/02/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?