‹ Ana sayfa
Danıştay10. DaireCeza Hukuku

Danıştay 10. Daire E.2023/6412 K.2024/2016

Esas No: 2023/6412 · Karar No: 2024/2016 · Karar Tarihi: 16.05.2024
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2023/6412
Karar No : 2024/2016

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ...
2- ...
3- ...

**VEKİLİ:** Av. ...

TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı / ANKARA

**VEKİLİ:** Hukuk Müşaviri ...

2- ... Valiliği

**VEKİLİ:** Av. ...

İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

DAVANIN_KONUSU : Davacılar tarafından, ...'in 05/09/2015 tarihinde Mardin ili, Nusaybin ilçesindeki bir sokak arasında iki çocuğu kavga ederken görmesi üzerine çocukları ayırdığı, çocuklardan birinin elindeki siyah poşeti bırakıp uzaklaştığı, poşetin içerisine elini uzatması ile meydana gelen patlamada yaralandığı, ortaya çıkan zararın genel hükümler kapsamında karşılanması gerektiği belirtilerek uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık ... için 500,00 TL (miktar artırımı ile 1.049.245,61 TL) maddi, 200.000,00 TL manevi; diğer davacılar olan annesi ve babası için ayrı ayrı 500,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince tarafların istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, yerleşim alanı içindeki bir mahallede can güvenliğinin sağlanamadığı, olay yerine dahi intikal edilemediği, tehlikeye rağmen yeterli önlem ve tedbirin alınmadığı, kaldı ki idarenin kusuru olmasa dahi kusursuz sorumluluk ilkesi gereği zararın tazmini gerektiği, sosyal risk ilkesinin sadece 5233 sayılı Kanun kapsamında uygulama alanı bulunmadığı, genel hükümler kapsamında da uygulama alanı bulunduğu, genel hükümlere göre gerçek zararın tazmin edilmesi gerektiği, 5233 sayılı Kanunun alternatif bir yol olduğu, emsal yargı kararlarında da genel hükümlere göre tazminata hükmedilmesi gerektiğinin belirtildiği, müterafik kusurdan bahsetmenin hukuka aykırı olduğu, ...’in olayın gerçekleşmesinde kusuru olduğunu ortaya koyacak herhangi bir bilgi ve belgenin dosyada bulunmadığı, hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğu, idareye başvuru tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği iddialarıyla; davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, olayın yoğun bir şekilde terör olayının devam ettiği yerde gerçekleştiği, ...’in bu ortamda bulunduğu, idarelerinin kusurlu ya da kusursuz bir sorumluluğunun bulunmadığı, idarelerinin faaliyeti ile olay arasında illiyet bağı bulunmadığı, manevi tazminata hükmedilemeyeceği, faiz başlangıç tarihinin idareye başvuru tarihi olarak belirlenmesinin hukuka aykırı olduğu, manevi tazminatın yargı kararı ile öğrenildiği, 5233 sayılı Kanunda manevi tazminat hakkında düzenleme bulunmadığı, maddi tazminata faiz yürütülmesinin de isabetsiz olduğu iddialarıyla; davalı Mardin Valiliği tarafından ise, ...’in olaya kendi kusuru ile sebep verdiği, kendi kusur ve kastına dayalı olarak olay meydana geldiğinden 5233 sayılı Kanun kapsamında tazminata hükmedilemeyeceği, terör olaylarının had safhada olduğu ilçede kavga sonucu bırakılan ve içinde ne olduğu bilinmeyen bir poşeti kurcalamaması gerektiğini bilecek bir yaşta olduğu, hükmedilen tazminatın fahiş nitelikte olduğu iddialarıyla temyize konu kararın aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davacılar tarafından davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmakta olup davalı idareler tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin REDDİNE,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Adli yardım isteminin kabul edilmesi nedeniyle ödenmemiş olan temyiz yargılama giderlerinin davacılardan tahsili için Mahkemesince ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, davalı idareler tarafından yapılan temyiz yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin aidiyetine göre iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 16/05/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?