Danıştay 10. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 10. Daire E.2023/5577 K.2024/3837
Özet: (1) Mahkeme, davacının Aile ve Miras, Borçlar ve Avukatlık vekalet ücretlerinden kaynaklı nitelikli hesaplamalar yapabilmek için yeterli fiili çalışma süresi (en az beş yıl) olmadığı gerekçesiyle bilirkişilik başvurusunun reddine karar verildi; (2) Temyiz kararı, ilk derece mahkemesinin bilirkişilik başvurusunun reddini aynen onaylayarak, temyiz giderlerinin davacıya bırakılmasını, posta ücretinin iadesini ve kararın taraflara tebliği ve kopyasının ilgili bölge idare mahkemesine gönderilmesini temin etti.
T.C. DANIŞTAY ONUNCU DAİRE
Esas No: 2023/5577
Karar No: 2024/3837
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI):...
İSTEMİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU: "Aile ve Miras Mevzuatından Kaynaklı Nitelikli Hesaplamalar", "Borçlar Mevzuatından Kaynaklı Nitelikli Hesaplamalar" ve "Avukatlık Vekalet Ücreti Alacağından Kaynaklı Nitelikli Hesaplamalar" temel uzmanlık alanlarında bilirkişi olarak görev yapmak amacıyla davacı tarafından yapılan başvurunun reddine yönelik karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin İzmir Bilirkişilik Bölge Kurulunun 04/10/2022 tarihli işleminin iptali istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ:
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile ilgili mevzuat hükmü uyarınca bilirkişilik yapacak kişilerin bilirkişilik yapacağı uzmanlık alanında en az beş yıl fiilen çalışmış olması ya da daha fazla çalışma süresi belirlenmiş ise bu süre kadar fiilen çalışmış olması gerektiği, davalı idarece davacının başvuruda bulunduğu nitelikli hesaplamalar alanında, 6754 sayılı Bilirkişilik Kanun'u gereği yeterli fiili çalışma süresi bulunmadığından bahisle başvurunun reddine karar verildiği, davacı tarafından anılan şartı taşıdığını göstermek amacıyla daha önce bilirkişilik yaptığı Mahkemelerden yazı almak suretiyle bilirkişilik yaptığını belgelediği ileri sürülmüş ise de davacının ...,...,... Sulh Hukuk Mahkemeleri, ... Asliye Hukuk Mahkemesi, ... İcra Hukuk Mahkemesinden almış olduğu yazıların içeriğinde davacının hangi uzmanlık alanında hangi tarihlerde bilirkişilik yaptığının net olarak belirtilmediği, bu nedenle anılan yazıların davacı tarafından başvuruda bulunulan uzmanlık alanında en az beş yıl fiilen görev yaptığını göstermediği, davalı idarece davacının başvurusunun yeterli fiili çalışma süresi bulunmadığından bahisle reddine ilişkin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, davacının 2022 yılı için yapılan ilan sonrasında listeye kaydedilmesi için başvurduğu uzmanlık alanlarında bilirkişilik deneyimine ilişkin olarak itiraz dilekçesi ile birlikte ilgili Mahkemelerden başvurusuna konu alanlarda bilirkişi olarak görevlendirildiğine ilişkin yazılar sunduğu, itiraz dilekçesinde de ayrıca bu alanlara ilişkin görevlendirmeler üzerine Mahkemelere sunduğu raporların davalı idarenin görevlendirme listelerinde ayrıntıları ile mevcut olduğunu belirttiği, davalı idarenin kendi kayıtları üzerinde herhangi bir inceleme yapmadığı, davacının kaydedilmesini istediği alt uzmanlık alanlarında fiili çalışmasına ilişkin belgeleri kendisinin süresi içinde sunma zorunluluğu bulunduğunu ileri sürdüğü, ilan edilen başvuru koşulları içinde aranan beş yıllık fiili çalışma koşulunu kanıtlama bakımından fiilen bilirkişilik yapılarak hazırlanan rapor örnekleri özel olarak sayılmamakla birlikte örneklendirici biçimde pek çok belgeye yer verilerek bu konuda "serbestlik" tanındığı da gözönünde bulundurulduğunda; davacının başvurusunun reddi nedeni olarak online bildirimde herhangi niteleme yapılmadan beş yıllık bilirkişilik yapmasına ilişkin belge bulunmaması açıklamasının yapıldığı, davacının da bu açıklama kapsamında ilgili Mahkemelerden yazılar alarak sunduğu, destekleyici olması için de başvurusuna konu alanlarda hazırladığı raporlara davalının kendi kayıtlarından ulaşabileceğini de itiraz dilekçesinde ayrıca belirttiği, davalı idarece davacının bu raporları kendisinin sunması gerektiği yolunda bir yönlendirme yapılmadığı, kendi kayıtlarının davacının deneyimi ve deneyiminin kaydedilmek istediği alt uzmanlık alanıyla ilişkili olmadığı yolunda açık bir belirleme yapılmadığı, davacının ilgili Mahkemelerden 2011, 2012 ve itirazı sırasında sunduğu 2022 yılında aldığı belgelerin bilirkişilik kıdemi ve görev yaptığı alanlara ilişkin bilgiler içerdiği de görüldüğünden; davalı idarece davacının sunduğu belgeler gözardı edilerek ve davacının kıdemine ve çalıştığı alanlara ilişkin kayıtlarında bulunan ve dilekçesinde incelenmesini istediği raporlar incelenmeyerek, salt davacının bu belgeleri sunması gerektiği değerlendirmeyle ve salt şekli bir inceleme ile davacının deneyimine ilişkin istenen belgeler bakımından gereği gibi yönlendirilmeksizin ve gerekirse dinlenmeksizin, davacının durumunun kaydedilmek istediği alt uzmanlık alanlarına uygun olup olmadığı tam olarak ortaya konulmadan tesis edildiği görülen dava konusu kurul kararında; "yöntem ve neden" yönünden hukuka uyarlık, aksi yönde verilen başvuruya konu kararda hukuki isabet bulunmamakta olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, mahkemelerden alınarak idareye sunulan yazıların matbu niteliğinde olup görev tarihlerini ve uzmanlık alanlarını açık bir biçimde içermediği, davacının talepte bulunduğu uzmanlık alanları bakımından daha önce hazırlanmış herhangi bir rapor sunulmadığı, eksikliğin giderilmesi için verilen süre içerisinde uzmanlık alanlarındaki mesleki tecrübesine ilişkin herhangi bir belgenin ibraz edilmediği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
2. Davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile idare mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline dair temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 09/10/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2023/5577
Karar No: 2024/3837
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI):...
İSTEMİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU: "Aile ve Miras Mevzuatından Kaynaklı Nitelikli Hesaplamalar", "Borçlar Mevzuatından Kaynaklı Nitelikli Hesaplamalar" ve "Avukatlık Vekalet Ücreti Alacağından Kaynaklı Nitelikli Hesaplamalar" temel uzmanlık alanlarında bilirkişi olarak görev yapmak amacıyla davacı tarafından yapılan başvurunun reddine yönelik karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin İzmir Bilirkişilik Bölge Kurulunun 04/10/2022 tarihli işleminin iptali istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ:
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile ilgili mevzuat hükmü uyarınca bilirkişilik yapacak kişilerin bilirkişilik yapacağı uzmanlık alanında en az beş yıl fiilen çalışmış olması ya da daha fazla çalışma süresi belirlenmiş ise bu süre kadar fiilen çalışmış olması gerektiği, davalı idarece davacının başvuruda bulunduğu nitelikli hesaplamalar alanında, 6754 sayılı Bilirkişilik Kanun'u gereği yeterli fiili çalışma süresi bulunmadığından bahisle başvurunun reddine karar verildiği, davacı tarafından anılan şartı taşıdığını göstermek amacıyla daha önce bilirkişilik yaptığı Mahkemelerden yazı almak suretiyle bilirkişilik yaptığını belgelediği ileri sürülmüş ise de davacının ...,...,... Sulh Hukuk Mahkemeleri, ... Asliye Hukuk Mahkemesi, ... İcra Hukuk Mahkemesinden almış olduğu yazıların içeriğinde davacının hangi uzmanlık alanında hangi tarihlerde bilirkişilik yaptığının net olarak belirtilmediği, bu nedenle anılan yazıların davacı tarafından başvuruda bulunulan uzmanlık alanında en az beş yıl fiilen görev yaptığını göstermediği, davalı idarece davacının başvurusunun yeterli fiili çalışma süresi bulunmadığından bahisle reddine ilişkin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, davacının 2022 yılı için yapılan ilan sonrasında listeye kaydedilmesi için başvurduğu uzmanlık alanlarında bilirkişilik deneyimine ilişkin olarak itiraz dilekçesi ile birlikte ilgili Mahkemelerden başvurusuna konu alanlarda bilirkişi olarak görevlendirildiğine ilişkin yazılar sunduğu, itiraz dilekçesinde de ayrıca bu alanlara ilişkin görevlendirmeler üzerine Mahkemelere sunduğu raporların davalı idarenin görevlendirme listelerinde ayrıntıları ile mevcut olduğunu belirttiği, davalı idarenin kendi kayıtları üzerinde herhangi bir inceleme yapmadığı, davacının kaydedilmesini istediği alt uzmanlık alanlarında fiili çalışmasına ilişkin belgeleri kendisinin süresi içinde sunma zorunluluğu bulunduğunu ileri sürdüğü, ilan edilen başvuru koşulları içinde aranan beş yıllık fiili çalışma koşulunu kanıtlama bakımından fiilen bilirkişilik yapılarak hazırlanan rapor örnekleri özel olarak sayılmamakla birlikte örneklendirici biçimde pek çok belgeye yer verilerek bu konuda "serbestlik" tanındığı da gözönünde bulundurulduğunda; davacının başvurusunun reddi nedeni olarak online bildirimde herhangi niteleme yapılmadan beş yıllık bilirkişilik yapmasına ilişkin belge bulunmaması açıklamasının yapıldığı, davacının da bu açıklama kapsamında ilgili Mahkemelerden yazılar alarak sunduğu, destekleyici olması için de başvurusuna konu alanlarda hazırladığı raporlara davalının kendi kayıtlarından ulaşabileceğini de itiraz dilekçesinde ayrıca belirttiği, davalı idarece davacının bu raporları kendisinin sunması gerektiği yolunda bir yönlendirme yapılmadığı, kendi kayıtlarının davacının deneyimi ve deneyiminin kaydedilmek istediği alt uzmanlık alanıyla ilişkili olmadığı yolunda açık bir belirleme yapılmadığı, davacının ilgili Mahkemelerden 2011, 2012 ve itirazı sırasında sunduğu 2022 yılında aldığı belgelerin bilirkişilik kıdemi ve görev yaptığı alanlara ilişkin bilgiler içerdiği de görüldüğünden; davalı idarece davacının sunduğu belgeler gözardı edilerek ve davacının kıdemine ve çalıştığı alanlara ilişkin kayıtlarında bulunan ve dilekçesinde incelenmesini istediği raporlar incelenmeyerek, salt davacının bu belgeleri sunması gerektiği değerlendirmeyle ve salt şekli bir inceleme ile davacının deneyimine ilişkin istenen belgeler bakımından gereği gibi yönlendirilmeksizin ve gerekirse dinlenmeksizin, davacının durumunun kaydedilmek istediği alt uzmanlık alanlarına uygun olup olmadığı tam olarak ortaya konulmadan tesis edildiği görülen dava konusu kurul kararında; "yöntem ve neden" yönünden hukuka uyarlık, aksi yönde verilen başvuruya konu kararda hukuki isabet bulunmamakta olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, mahkemelerden alınarak idareye sunulan yazıların matbu niteliğinde olup görev tarihlerini ve uzmanlık alanlarını açık bir biçimde içermediği, davacının talepte bulunduğu uzmanlık alanları bakımından daha önce hazırlanmış herhangi bir rapor sunulmadığı, eksikliğin giderilmesi için verilen süre içerisinde uzmanlık alanlarındaki mesleki tecrübesine ilişkin herhangi bir belgenin ibraz edilmediği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
2. Davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile idare mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline dair temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 09/10/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.