Danıştay10. Daireİdare Hukuku
Danıştay 10. Daire E.2023/3403 K.2023/4057
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2023/3403
Karar No : 2023/4057
**DAVACI:** … Sendikası
**VEKİLİ:** Av. …
DAVALILAR : 1- … Bakanlığı / ANKARA
2- … Valiliği / …
DAVANIN_ÖZETİ : Milli Eğitim Bakanlığı ile Diyanet İşleri Başkanlığı ve Gençlik ve Spor Bakanlığı arasında imzalanan “Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum Projesi (ÇEDES) İşbirliği Protokolü" ile anılan Protokol uyarınca İzmir ilindeki Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı okullarda "manevi danışman" adı altında yapılan tüm görevlendirme/onay işlemlerinin iptali ve yürütmesinin durdurulması istenilmiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesi, 3. fıkrası, (g) bendi uyarınca anılan Kanun'un 3. maddesine uygun olup olmadığı yönünden incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği, ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı hükmü yer almış; 14. maddesinde, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları hususu ilk inceleme konuları arasında sayılmış; 15. maddesinde de, dilekçelerin, 3. ve 5. maddelere uygun olmaması halinde otuz gün içinde uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanlıkları tamamlanmak üzere reddine karar verileceği kuralı getirilmiştir.
İptal davalarında iptali istenilen işlem ya da işlemlerin sayı, tarih, tebliğ tarihi belirtilmek ve menfaat bağı kurulmak suretiyle işlemin tamamının mı, yoksa belli kısımlarının mı iptalinin istenildiğinin hukuka aykırılık sebepleriyle birlikte açıkça gösterilmesi gerekmektedir.
Birçok maddeden oluşan bir düzenleyici işlemin tümünün, yetki veya şekil yönünden hukuka aykırılık sebebiyle iptalinin istenebilmesi mümkün ise de, yargı yerince, dava konusu düzenlemeyi yapan idarenin yetkili bulunması ve işlemde şekil yönünden hukuka aykırılık görülmemesi halinde, tek tek maddelerin incelenmesine geçileceğinden, davacı tarafından incelenecek her maddeye veya düzenlemeye yönelik olarak menfaat ilgisinin ve hukuka aykırılık sebeplerinin gösterilmiş olması gerekmektedir. Bu nedenle bir düzenleyici işlemin tümüne yönelik yetki veya şekil yönünden hukuka aykırılık iddialarıyla birlikte düzenlemenin bir kısmının veya tamamının aynı anda dava konusu edilmesi halinde, yukarıda da açıklandığı üzere, dilekçede istemin açık, tereddüt yaratmayacak şekilde belirtilmiş olması, her bir madde veya kısım ile menfaat ilgisi kurulması ve hukuka aykırılık sebeplerinin ortaya konulması gerekmektedir.
Bu çerçevede, bir düzenleyici işleme karşı açılan iptal davasında, idari işlemin unsurları açısından hukuka aykırılık bulunduğu iddiasıyla düzenleyici işlemin belirli maddelerin iptali istenebileceği gibi, düzenleyici işlemin tamamının iptalinin istenebilmesi de mümkündür. Ancak her durumda iptali istenilen maddelerin tereddüte yer bırakmayacak şekilde açıkça belirtilmesi ve maddelerin davacının menfaatini nasıl etkilediği konusunun ortaya konulması gerekmektedir.
Dava dilekçesinin incelenmesinden; dilekçenin "konu" ile "sonuç ve istem" kısmında, 03/11/2021 tarihinde imzalanan "Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum Projesi İş Birliği Protokolü" ile anılan Protokol uyarınca İzmir ilindeki Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı okullarda "manevi danışman" adı altında yapılan tüm görevlendirme/onay işlemlerinin iptali istemine yer verildiği, ancak dava konusu Protokol'ün 11 maddeden oluştuğu ve dilekçe içeriğinde maddelere yönelik hukuka aykırılık sebepleri belirtilmeyip iptali istenilen maddelerin/kısımların açıkça ortaya konulmadığı, ayrıca dilekçe içeriğinde dilekçenin ekinde yer alan "Deprem Bölgelerine Yönelik ÇEDES Projesi Çalışma Planı"na yönelik olarak da hukuka aykırılık iddialarına yer verilmiş olmasına rağmen iptal istemine yer verilmediği, öte yandan dilekçe ekinde dava konusu Protokol yerine bu Protokolün uygulanmasına yönelik kurallar içeren 2023 yılında düzenlenen Uygulama Usul ve Esaslarına yer verildiği, bu haliyle dilekçenin konu ve sonuç kısımları ile içeriğinin uyuşmadığı; öte yandan, İzmir ilindeki Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı okullarda "manevi danışman" adı altında yapılan tüm görevlendirme/onay işlemlerinin iptal edilmesi isteminde bulunulmuşsa da, bu görevlendirme/onay işlemlerinin tarih ve sayısının açık bir şekilde belirtilmediği görülmekte olup; "Deprem Bölgelerine Yönelik ÇEDES Projesi Çalışma Planı"nın dava konusu edilip edilmediği, "Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum Projesi İş Birliği Protokolü"nün mü yoksa "Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum Projesi Uygulama Usul ve Esasları"nın mı dava konusu edildiği, dava konusu edilmek istenilen düzenlemenin hangi maddelerinin/kısımlarının iptalinin istenildiği ve Protokole dayanılarak tesis edilen iptal istemine konu görevlendirme/onay işlemlerinin hangi işlemler olduğu anlaşılamamaktadır.
Bu durumda, dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun düzenlenmediği sonucuna varılmış olup, öncelikle "Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum Projesi İş Birliği Protokolü"nün mü, yoksa "Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum Projesi Uygulama Usul ve Esasları"nın mı veya "Deprem Bölgelerine Yönelik ÇEDES Projesi Çalışma Planı"nın mı ya da bu düzenlemelerin hepsinin mi dava konusu edilmek istendiğinin açıkça belirtilmesi, ardından dava konusu edilen düzenlemelerin yetki veya şekil yönünden tamamının iptalinin istenebileceği açık olmakla birlikte, eğer Protokol, Uygulama Usul ve Esasları ve/veya Çalışma Planında yer verilen düzenlemelerin sebep, konu ve maksat yönlerinden de iptali isteniyorsa işlemlerin anılan unsurlar (sebep, konu, maksat) yönünden hangi kısımlarının dava konusu edildiğinin açıkça gösterilmesi, dava konusu Protokole dayanılarak İzmir ilindeki Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı okullarda "manevi danışman" adı altında yapılan görevlendirme/onay işlemlerinin açık ve net olarak ortaya konulması, hukuka aykırılık sebepleri ve bu düzenlemelerin davacının menfaatini ne şekilde etkilediğinin iptali istenen her bir kısım yönünden ayrı ayrı açıklanması, istemin dava dilekçesinin konu, içerik ve sonuç kısımlarında uyumlu bir şekilde belirtilmesi suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle dava açılması gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde, yukarıda belirtilen hususlar netleştirilmek suretiyle düzenlenecek imzalı iki nüsha dilekçe ile dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE,
2) Aynı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrasına göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede de aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddedileceğinin davacıya duyurulmasına,
3) Davanın yenilenmesi hâlinde yeniden harç alınmamasına, davanın yenilenmemesi durumunda yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan … TL yürütmenin durdurulması harcı ile posta gideri avansından artan miktarın istemi halinde davacıya iadesine, 22/06/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2023/3403
Karar No : 2023/4057
**DAVACI:** … Sendikası
**VEKİLİ:** Av. …
DAVALILAR : 1- … Bakanlığı / ANKARA
2- … Valiliği / …
DAVANIN_ÖZETİ : Milli Eğitim Bakanlığı ile Diyanet İşleri Başkanlığı ve Gençlik ve Spor Bakanlığı arasında imzalanan “Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum Projesi (ÇEDES) İşbirliği Protokolü" ile anılan Protokol uyarınca İzmir ilindeki Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı okullarda "manevi danışman" adı altında yapılan tüm görevlendirme/onay işlemlerinin iptali ve yürütmesinin durdurulması istenilmiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesi, 3. fıkrası, (g) bendi uyarınca anılan Kanun'un 3. maddesine uygun olup olmadığı yönünden incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği, ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı hükmü yer almış; 14. maddesinde, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları hususu ilk inceleme konuları arasında sayılmış; 15. maddesinde de, dilekçelerin, 3. ve 5. maddelere uygun olmaması halinde otuz gün içinde uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanlıkları tamamlanmak üzere reddine karar verileceği kuralı getirilmiştir.
İptal davalarında iptali istenilen işlem ya da işlemlerin sayı, tarih, tebliğ tarihi belirtilmek ve menfaat bağı kurulmak suretiyle işlemin tamamının mı, yoksa belli kısımlarının mı iptalinin istenildiğinin hukuka aykırılık sebepleriyle birlikte açıkça gösterilmesi gerekmektedir.
Birçok maddeden oluşan bir düzenleyici işlemin tümünün, yetki veya şekil yönünden hukuka aykırılık sebebiyle iptalinin istenebilmesi mümkün ise de, yargı yerince, dava konusu düzenlemeyi yapan idarenin yetkili bulunması ve işlemde şekil yönünden hukuka aykırılık görülmemesi halinde, tek tek maddelerin incelenmesine geçileceğinden, davacı tarafından incelenecek her maddeye veya düzenlemeye yönelik olarak menfaat ilgisinin ve hukuka aykırılık sebeplerinin gösterilmiş olması gerekmektedir. Bu nedenle bir düzenleyici işlemin tümüne yönelik yetki veya şekil yönünden hukuka aykırılık iddialarıyla birlikte düzenlemenin bir kısmının veya tamamının aynı anda dava konusu edilmesi halinde, yukarıda da açıklandığı üzere, dilekçede istemin açık, tereddüt yaratmayacak şekilde belirtilmiş olması, her bir madde veya kısım ile menfaat ilgisi kurulması ve hukuka aykırılık sebeplerinin ortaya konulması gerekmektedir.
Bu çerçevede, bir düzenleyici işleme karşı açılan iptal davasında, idari işlemin unsurları açısından hukuka aykırılık bulunduğu iddiasıyla düzenleyici işlemin belirli maddelerin iptali istenebileceği gibi, düzenleyici işlemin tamamının iptalinin istenebilmesi de mümkündür. Ancak her durumda iptali istenilen maddelerin tereddüte yer bırakmayacak şekilde açıkça belirtilmesi ve maddelerin davacının menfaatini nasıl etkilediği konusunun ortaya konulması gerekmektedir.
Dava dilekçesinin incelenmesinden; dilekçenin "konu" ile "sonuç ve istem" kısmında, 03/11/2021 tarihinde imzalanan "Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum Projesi İş Birliği Protokolü" ile anılan Protokol uyarınca İzmir ilindeki Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı okullarda "manevi danışman" adı altında yapılan tüm görevlendirme/onay işlemlerinin iptali istemine yer verildiği, ancak dava konusu Protokol'ün 11 maddeden oluştuğu ve dilekçe içeriğinde maddelere yönelik hukuka aykırılık sebepleri belirtilmeyip iptali istenilen maddelerin/kısımların açıkça ortaya konulmadığı, ayrıca dilekçe içeriğinde dilekçenin ekinde yer alan "Deprem Bölgelerine Yönelik ÇEDES Projesi Çalışma Planı"na yönelik olarak da hukuka aykırılık iddialarına yer verilmiş olmasına rağmen iptal istemine yer verilmediği, öte yandan dilekçe ekinde dava konusu Protokol yerine bu Protokolün uygulanmasına yönelik kurallar içeren 2023 yılında düzenlenen Uygulama Usul ve Esaslarına yer verildiği, bu haliyle dilekçenin konu ve sonuç kısımları ile içeriğinin uyuşmadığı; öte yandan, İzmir ilindeki Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı okullarda "manevi danışman" adı altında yapılan tüm görevlendirme/onay işlemlerinin iptal edilmesi isteminde bulunulmuşsa da, bu görevlendirme/onay işlemlerinin tarih ve sayısının açık bir şekilde belirtilmediği görülmekte olup; "Deprem Bölgelerine Yönelik ÇEDES Projesi Çalışma Planı"nın dava konusu edilip edilmediği, "Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum Projesi İş Birliği Protokolü"nün mü yoksa "Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum Projesi Uygulama Usul ve Esasları"nın mı dava konusu edildiği, dava konusu edilmek istenilen düzenlemenin hangi maddelerinin/kısımlarının iptalinin istenildiği ve Protokole dayanılarak tesis edilen iptal istemine konu görevlendirme/onay işlemlerinin hangi işlemler olduğu anlaşılamamaktadır.
Bu durumda, dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun düzenlenmediği sonucuna varılmış olup, öncelikle "Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum Projesi İş Birliği Protokolü"nün mü, yoksa "Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum Projesi Uygulama Usul ve Esasları"nın mı veya "Deprem Bölgelerine Yönelik ÇEDES Projesi Çalışma Planı"nın mı ya da bu düzenlemelerin hepsinin mi dava konusu edilmek istendiğinin açıkça belirtilmesi, ardından dava konusu edilen düzenlemelerin yetki veya şekil yönünden tamamının iptalinin istenebileceği açık olmakla birlikte, eğer Protokol, Uygulama Usul ve Esasları ve/veya Çalışma Planında yer verilen düzenlemelerin sebep, konu ve maksat yönlerinden de iptali isteniyorsa işlemlerin anılan unsurlar (sebep, konu, maksat) yönünden hangi kısımlarının dava konusu edildiğinin açıkça gösterilmesi, dava konusu Protokole dayanılarak İzmir ilindeki Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı okullarda "manevi danışman" adı altında yapılan görevlendirme/onay işlemlerinin açık ve net olarak ortaya konulması, hukuka aykırılık sebepleri ve bu düzenlemelerin davacının menfaatini ne şekilde etkilediğinin iptali istenen her bir kısım yönünden ayrı ayrı açıklanması, istemin dava dilekçesinin konu, içerik ve sonuç kısımlarında uyumlu bir şekilde belirtilmesi suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle dava açılması gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde, yukarıda belirtilen hususlar netleştirilmek suretiyle düzenlenecek imzalı iki nüsha dilekçe ile dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE,
2) Aynı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrasına göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede de aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddedileceğinin davacıya duyurulmasına,
3) Davanın yenilenmesi hâlinde yeniden harç alınmamasına, davanın yenilenmemesi durumunda yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan … TL yürütmenin durdurulması harcı ile posta gideri avansından artan miktarın istemi halinde davacıya iadesine, 22/06/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.