‹ Ana sayfa
Danıştay10. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 10. Daire E.2023/1882 K.2024/1158

Esas No: 2023/1882 · Karar No: 2024/1158 · Karar Tarihi: 28.03.2024
T.C. DANIŞTAY
ONUNCU DAİRE
Esas No: 2023/1882
Karar No: 2024/1158

TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Bakanlığı / ANKARA

VEKİLİ: Av. ...

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- ...

2- ...

3- ...

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

DAVANIN_KONUSU: Davacılar tarafından, davacılar ... ve ...'in oğlu olan diğer davacı ...'in, evde düşme nedeniyle ve bel ağrısı şikayetiyle, 29/09/2013 tarihinde başvurduğu Viranşehir Devlet Hastanesinde, ...'e hatalı enjeksiyon uygulanması nedeniyle, sağ ayağında %23 oranında özür oluştuğunun, Viranşehir Devlet Hastanesinin 08/05/2014 tarihli sağlık kurulu raporu ile belirlendiğinden bahisle oluştuğu iddia edilen zararlara karşılık davacı ... için 1.000,00 TL maddi ve 150.000,00 TL manevi, diğer davacılardan ... için 25.000,00 TL manevi ve ... için 25.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

YARGILAMA SÜRECİ:
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; Danıştay Onuncu Dairesinin 12/04/2021 tarih ve E:2020/2975, K:2021/1742 sayılı bozma kararına uyularak davalı idarenin manevi tazminata ilişkin istinaf başvurusunun kısmen reddi, kısmen kabulü ile kararın bu kısmının kaldırılması, manevi tazminat istemlerinin 45.000,00 TL'lik kısmının kabulü ile dava açma tarihi olan 01/11/2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacılar tarafından, idarenin hizmet kusuru sebebiyle küçüğün %23 oranında vücut fonksiyon kaybı yaşadığı, bir yıl sonra bu oranın %31’e çıktığı, Dikloron adlı ilacın çocuklar ve ergenler için kullanılmasının uygun olmadığı bilindiği halde çocuğa uygulanmasının başlı başına bir kusur olduğu, çocukta meydana gelen sinir hasarının kullanılması önerilmeyen ilacın özelliklerinden kaynaklanıp kaynaklanmadığının araştırılmasının kusuru ortadan kaldırmayacağı, enjeksiyon işlemi öncesinde onamlarının alınmadığı, davalı idarece aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmediği, Bölge İdare Mahkemesi tarafından hükmedilen manevi tazminat miktarlarının, manevi tazminatın olay nedeniyle duyulan elem ve ıstırabı kısmen de olsa hafifletme amacını gerçekleştirmekten uzak ve yetersiz olduğu ileri sürülmektedir.

Davalı idare tarafından, bahse konu Devlet Hastanesinde küçüğe yapılan enjeksiyon sonrasında herhangi bir ağrı, uyuşma olmaması üzerine şifa ile taburcu edildiği, ertesi gün yürümede aksama şikayetiyle yeniden geldiği, küçüğün tedavisini üstlenen sağlık personeli tarafından gerekli dikkat ve özenin gösterildiği, herhangi bir ihmal veya kasti davranış olmadığı, enjeksiyon sonrası gelişen siyatik sinirde lezyon komplikasyonunun, doğru bölgeye ve doğru yöntemle uygulanması halinde de karşılaşılabilen bir durum olduğu, enjeksiyonun yapılış tekniği ve uygulanan bölgenin uyumsuzluğu yönünden tıbbi bir delil bulunmadığı hususunun dosyadaki raporlarda belirtildiği, enjeksiyon işleminin büyük cerrahi uygulama olmadığı için aydınlatılmış onam formu ile bilgilendirme yapılmasının zorunlu olmadığı, bu nedenle manevi tazminata hükmedilmemesi gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, davacının temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuş olup, davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...

DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin REDDİNE,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:.... sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin taraflara aidiyetine göre iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 28/03/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?