Danıştay10. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 10. Daire E.2022/8936 K.2024/2366
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/8936
Karar No : 2024/2366
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN KONUSU: Davacı tarafından; maliki olduğu Şanlıurfa ili, Birecik ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel ve ... parselde bulunan taşınmazın ve üzerindeki meyve ağaçlarının, idarenin gölet yapımı sırasında taşınmazdan akan suyun akış yönünü değiştirmesi nedeniyle kuruduğu ileri sürülerek, 1.000,00 TL (08/07/2019 tarihli miktar artırım dilekçesiyle 46.089,04 TL, 30/09/2019 tarihli miktar artırım dilekçesiyle 726.140,26 TL) maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, Mahkemelerince 08/05/2019 tarihinde mahallinde gerçekleştirilen keşif neticesinde düzenlenen 24/05/2019 tarihli bilirkişi raporunda; Kızıl Deresi olarak tarif edilen dere içerisinde gövde üst uzunluğu 330 metre olan Mezra Göleti gövdesinin inşa edildiği, gölet dolgu gövdesinin dava konusu taşınmazların yaklaşık 550 metre doğusunda olduğu, gölet çalışmalarının halen devam ettiği, gövde arkasında su tutma işlemlerine henüz başlanmadığı, Mezra Göleti sondaj ve enjeksiyon sonuç raporunun incelenmesinden kuyulara yapılan enjeksiyon maddesinin 0-50 metre derinliğe kadar yer altındaki suyun yüzeye, yeryüzündeki suyun yer altına inmesinin engellenmiş olduğu, böylece göletin su tutması için gölet alanın sağlamlaştırıldığı, bu tür sanat yapılarında zemin çalışmalarında sızdırmazlık çalışmalarının yapılmasının sanat güvenliği açısından zorunlu olduğu, ancak gölet çalışmaları aşamasında zemin ıslahı için yapılan sondaj ve enjeksiyon çalışmalarının yer altından yüzeye çıkan su ile yeryüzünden yeraltına sızan suyun doğal akış yönünü değiştirdiği, bu nedenle davalı idarenin %100 kusurlu olduğu, taşınmazlar üzerinde 2013 yılı uydu görüntülerinde ağaç yoğunluğu bulunduğu, ancak keşif günü taşınmazlara ait zemin üzerinde ot yoğunluğunun bulunması nedeniyle kuruduğu için kesildiği belirtilen ağaçların sayısı ve özelliğinin belirlenemediği, hali hazırda kurumuş 15 adet ceviz ağacı ve kurumuş 3 adet erik ağacı için toplam 46.089,04 TL zarar belirlendiği ancak davacının 16/07/2019 havale tarihli dilekçe ekinde dosyaya sunulan ağaçların sayısı ve yaşını gösterir DSİ Genel Müdürlüğü GAP 15. Bölge Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı yazısı ve ağaçların resimlerinin incelenmesi üzerine alınan bilirkişi ek raporunda; ... parselde bulunan 40 adet ceviz, 2 adet elma ve 3 adet zeytin ağacı için hesaplanan zarar bedeli 252.148,20 TL; 346/9 parselde bulunan 77 adet ceviz, 2 adet elma ve 5 adet nar ağacı için hesaplanan zarar bedeli 473.992,06 TL olmak üzere her iki taşınmaz için belirlenen toplam zarar bedeli 726.140,26 TL olarak belirlendiği, dosyadaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporlarının birlikte değerlendirilmesinden; davacının taşınmazlarında bulunan meyve ağaçları ile diğer ağaçlarının yine davacının taşınmazlarına giden doğal su kanallarıyla sulandığı, davalı idarenin gölet yapımı nedeniyle söz konusu sulama suyunun yönünün değiştirdiği ve artık taşınmazlarda sulama yapılamadığı, bu hususun DSİ Genel Müdürlüğü GAP 15. Bölge Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı DSİ 151. Şube Müdürlüğü'ne hitaben yazılan yazısında Şube Müdürlüklerince yerinde yapılan incelemelerde kuruyan ağaçların toplam sayılarının 129 adet ve 45-50 yaşları arasında olduğu ve kalan diğer ağaçların da kurumaya yüz tuttuğu, söz konusu korumanın nedeninin gölet gövdesi altında kalan dere alternatif güzergahının yıkılmasıyla birlikte dere yatağının değişmesi ve depo alanından taşan hafriyattan kaynaklandığının komisyonlarınca gözlemlendiği belirtilerek kabul edildiği, bu haliyle davacının ürünlerinde ve taşınmazında oluşan zararda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu gerekçesiyle ve davacı tarafından verilen 30/09/2019 tarihli miktar artırım dilekçesi gözetilerek davanın kabulü ile 726.140,26 TL maddi zararın; 1.000,00 TL'lik kısmı için idareye başvuru tarihi olan 09/07/2018 tarihinden itibaren, 725.140,264 TL'lik kısım için ise miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 22/10/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, İdare Mahkemesince mahallinde gerçekleştirilen keşifte kuruyan ağaç sayılarının bilirkişi heyetince tek tek tespit edildiği, keşif yapılmasının amacının da yerinde inceleme yapılarak gerçeğin ortaya çıkarılması olduğu, sonradan ne suretle elde edildiği belli olmayan bir idari yazışma üzerine keşif neticesinde elde edilen verileri yok sayıp zarara uğrayan ağaç sayılarını belirlemenin hukuki olmadığı, yapılan göletin sulama amaçlı olduğu, raporda da belirtildiği üzere kuruyan ağaç kadar fidan dikilmek suretiyle bahçenin yeniden tesis edilebileceği tespiti de dikkate alındığında davacının arazide değer düşüklüğü olduğu iddiasına itibar edilmediği belirtilerek ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... gün ve E:..., K:... sayılı kararın kaldırılmasına, davalı idarenin istinaf başvurunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, 35.273,97 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 09/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, DSİ Genel Müdürlüğü GAP 15. Bölge Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı yazısında ... ada ... parsel ve ... parselde toplam 129 adet meyve ağacının kuruduğunun belirlendiği ve kurumanın su akışının yönünün değişmesinden kaynaklandığının dolayısıyla idarece hizmet kusurunun kabul edildiği, toplam 129 adet meyve ağacının kurumasından kaynaklanan zararının karşılanması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, Mezra Göleti inşaat çalışmaları ile davacının ağaçlarında meydana gelen kurumanın ilgisi olmadığı, mevsim koşulları, yağış oranı, ani ısı değişiklikleri, bahçe zararlıları, ilaçlama gibi bahçe bakımına dair etkenler araştırılmasızın idarelerinin tam kusurlu kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin REDDİNE,
2. Davanın kabulüne ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 03/06/2024 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) - KARŞI OY:
Davacı tarafından; maliki olduğu Şanlıurfa ili, Birecik ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... ve ... nolu parsellerde bulunan taşınmazlarının ve üzerindeki meyve ağaçlarının, idarenin gölet yapımı sırasında taşınmazdan akan suyun akış yönünü değiştirmesi nedeniyle kuruduğu ileri sürülerek, 1.000,00 TL (08/07/2019 tarihli miktar artırım dilekçesiyle 46.089,04 TL, 30/09/2019 tarihli miktar artırım dilekçesiyle 726.140,26 TL) maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İdare Mahkemesince 08/05/2019 tarihinde mahallinde gerçekleştirilen keşif neticesinde düzenlenen 24/05/2019 tarihli bilirkişi raporunda; Kızıl Deresi olarak tarif edilen dere içerisinde gövde üst uzunluğu 330 metre olan Mezra Göleti gövdesinin inşa edildiği, gölet dolgu gövdesinin dava konusu taşınmazların yaklaşık 550 metre doğusunda olduğu, gölet çalışmalarının halen devam ettiği, gövde arkasında su tutma işlemlerine henüz başlanmadığı, Mezra Göleti sondaj ve enjeksiyon sonuç raporunun incelenmesinden kuyulara yapılan enjeksiyon maddesinin 0-50 metre derinliğe kadar yer altındaki suyun yüzeye, yeryüzündeki suyun yer altına inmesinin engellenmiş olduğu, böylece göletin su tutması için gölet alanın sağlamlaştırıldığı, bu tür sanat yapılarında zemin çalışmalarında sızdırmazlık çalışmalarının yapılmasının sanat güvenliği açısından zorunlu olduğu, ancak gölet çalışmaları aşamasında zemin ıslahı için yapılan sondaj ve enjeksiyon çalışmalarının yer altından yüzeye çıkan su ile yeryüzünden yeraltına sızan suyun doğal akış yönünü değiştirdiği, bu nedenle davalı idarenin %100 kusurlu olduğu, taşınmazlar üzerinde 2013 yılı uydu görüntülerinde ağaç yoğunluğu bulunduğu, ancak keşif günü taşınmazlara ait zemin üzerinde ot yoğunluğunun bulunması nedeniyle kuruduğu için kesildiği belirtilen ağaçların sayısı ve özelliğinin belirlenemediği, hali hazırda kurumuş 15 adet ceviz ağacı ve kurumuş 3 adet erik ağacı bulunduğu belirlenmiştir.
Davacının 16/07/2019 havale tarihli dilekçe ekinde dosyaya sunulan ağaçların sayısı ve yaşını gösterir DSİ Genel Müdürlüğü GAP 15. Bölge Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı yazısı ve ekinde yer alan yerinde yapılan inceleme sırasında çekilen fotoğraflar ve uydu görüntüleri ile ağaçların resimlerinin incelenmesinde dava konusu ... ada ... nolu parselde; 40 adet ceviz, 2 adet elma ve 3 adet zeytin ağacı, ... ada ... nolu parselde; 77 adet ceviz, 2 adet elma ve 5 adet nar ağacı bulunduğu belirlenmiştir.
Temyizin incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararında dava konusu olay tarihinden çok sonra gerçekleştirilen 08/05/2019 tarihli keşif tutanağı esas alınarak toplam 18 meyve ağacı için yapılan hesaplama uyarınca davacının maddi zararının karşılanmasına karar verilmişse de olay tarihine yakın tarihli olan DSİ Genel Müdürlüğü GAP 15. Bölge Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı yazısında yer alan davalı idarece yerinde yapılan tespit ile kuruduğu belirlenen davacı taşınmazlarındaki toplam 126 meyve ağacı için davacının maddi zararının belirlenerek tazminata hükmedilmesi gerektiğinden Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/8936
Karar No : 2024/2366
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN KONUSU: Davacı tarafından; maliki olduğu Şanlıurfa ili, Birecik ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel ve ... parselde bulunan taşınmazın ve üzerindeki meyve ağaçlarının, idarenin gölet yapımı sırasında taşınmazdan akan suyun akış yönünü değiştirmesi nedeniyle kuruduğu ileri sürülerek, 1.000,00 TL (08/07/2019 tarihli miktar artırım dilekçesiyle 46.089,04 TL, 30/09/2019 tarihli miktar artırım dilekçesiyle 726.140,26 TL) maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, Mahkemelerince 08/05/2019 tarihinde mahallinde gerçekleştirilen keşif neticesinde düzenlenen 24/05/2019 tarihli bilirkişi raporunda; Kızıl Deresi olarak tarif edilen dere içerisinde gövde üst uzunluğu 330 metre olan Mezra Göleti gövdesinin inşa edildiği, gölet dolgu gövdesinin dava konusu taşınmazların yaklaşık 550 metre doğusunda olduğu, gölet çalışmalarının halen devam ettiği, gövde arkasında su tutma işlemlerine henüz başlanmadığı, Mezra Göleti sondaj ve enjeksiyon sonuç raporunun incelenmesinden kuyulara yapılan enjeksiyon maddesinin 0-50 metre derinliğe kadar yer altındaki suyun yüzeye, yeryüzündeki suyun yer altına inmesinin engellenmiş olduğu, böylece göletin su tutması için gölet alanın sağlamlaştırıldığı, bu tür sanat yapılarında zemin çalışmalarında sızdırmazlık çalışmalarının yapılmasının sanat güvenliği açısından zorunlu olduğu, ancak gölet çalışmaları aşamasında zemin ıslahı için yapılan sondaj ve enjeksiyon çalışmalarının yer altından yüzeye çıkan su ile yeryüzünden yeraltına sızan suyun doğal akış yönünü değiştirdiği, bu nedenle davalı idarenin %100 kusurlu olduğu, taşınmazlar üzerinde 2013 yılı uydu görüntülerinde ağaç yoğunluğu bulunduğu, ancak keşif günü taşınmazlara ait zemin üzerinde ot yoğunluğunun bulunması nedeniyle kuruduğu için kesildiği belirtilen ağaçların sayısı ve özelliğinin belirlenemediği, hali hazırda kurumuş 15 adet ceviz ağacı ve kurumuş 3 adet erik ağacı için toplam 46.089,04 TL zarar belirlendiği ancak davacının 16/07/2019 havale tarihli dilekçe ekinde dosyaya sunulan ağaçların sayısı ve yaşını gösterir DSİ Genel Müdürlüğü GAP 15. Bölge Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı yazısı ve ağaçların resimlerinin incelenmesi üzerine alınan bilirkişi ek raporunda; ... parselde bulunan 40 adet ceviz, 2 adet elma ve 3 adet zeytin ağacı için hesaplanan zarar bedeli 252.148,20 TL; 346/9 parselde bulunan 77 adet ceviz, 2 adet elma ve 5 adet nar ağacı için hesaplanan zarar bedeli 473.992,06 TL olmak üzere her iki taşınmaz için belirlenen toplam zarar bedeli 726.140,26 TL olarak belirlendiği, dosyadaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporlarının birlikte değerlendirilmesinden; davacının taşınmazlarında bulunan meyve ağaçları ile diğer ağaçlarının yine davacının taşınmazlarına giden doğal su kanallarıyla sulandığı, davalı idarenin gölet yapımı nedeniyle söz konusu sulama suyunun yönünün değiştirdiği ve artık taşınmazlarda sulama yapılamadığı, bu hususun DSİ Genel Müdürlüğü GAP 15. Bölge Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı DSİ 151. Şube Müdürlüğü'ne hitaben yazılan yazısında Şube Müdürlüklerince yerinde yapılan incelemelerde kuruyan ağaçların toplam sayılarının 129 adet ve 45-50 yaşları arasında olduğu ve kalan diğer ağaçların da kurumaya yüz tuttuğu, söz konusu korumanın nedeninin gölet gövdesi altında kalan dere alternatif güzergahının yıkılmasıyla birlikte dere yatağının değişmesi ve depo alanından taşan hafriyattan kaynaklandığının komisyonlarınca gözlemlendiği belirtilerek kabul edildiği, bu haliyle davacının ürünlerinde ve taşınmazında oluşan zararda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu gerekçesiyle ve davacı tarafından verilen 30/09/2019 tarihli miktar artırım dilekçesi gözetilerek davanın kabulü ile 726.140,26 TL maddi zararın; 1.000,00 TL'lik kısmı için idareye başvuru tarihi olan 09/07/2018 tarihinden itibaren, 725.140,264 TL'lik kısım için ise miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 22/10/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, İdare Mahkemesince mahallinde gerçekleştirilen keşifte kuruyan ağaç sayılarının bilirkişi heyetince tek tek tespit edildiği, keşif yapılmasının amacının da yerinde inceleme yapılarak gerçeğin ortaya çıkarılması olduğu, sonradan ne suretle elde edildiği belli olmayan bir idari yazışma üzerine keşif neticesinde elde edilen verileri yok sayıp zarara uğrayan ağaç sayılarını belirlemenin hukuki olmadığı, yapılan göletin sulama amaçlı olduğu, raporda da belirtildiği üzere kuruyan ağaç kadar fidan dikilmek suretiyle bahçenin yeniden tesis edilebileceği tespiti de dikkate alındığında davacının arazide değer düşüklüğü olduğu iddiasına itibar edilmediği belirtilerek ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... gün ve E:..., K:... sayılı kararın kaldırılmasına, davalı idarenin istinaf başvurunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, 35.273,97 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 09/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, DSİ Genel Müdürlüğü GAP 15. Bölge Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı yazısında ... ada ... parsel ve ... parselde toplam 129 adet meyve ağacının kuruduğunun belirlendiği ve kurumanın su akışının yönünün değişmesinden kaynaklandığının dolayısıyla idarece hizmet kusurunun kabul edildiği, toplam 129 adet meyve ağacının kurumasından kaynaklanan zararının karşılanması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, Mezra Göleti inşaat çalışmaları ile davacının ağaçlarında meydana gelen kurumanın ilgisi olmadığı, mevsim koşulları, yağış oranı, ani ısı değişiklikleri, bahçe zararlıları, ilaçlama gibi bahçe bakımına dair etkenler araştırılmasızın idarelerinin tam kusurlu kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin REDDİNE,
2. Davanın kabulüne ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 03/06/2024 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) - KARŞI OY:
Davacı tarafından; maliki olduğu Şanlıurfa ili, Birecik ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... ve ... nolu parsellerde bulunan taşınmazlarının ve üzerindeki meyve ağaçlarının, idarenin gölet yapımı sırasında taşınmazdan akan suyun akış yönünü değiştirmesi nedeniyle kuruduğu ileri sürülerek, 1.000,00 TL (08/07/2019 tarihli miktar artırım dilekçesiyle 46.089,04 TL, 30/09/2019 tarihli miktar artırım dilekçesiyle 726.140,26 TL) maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İdare Mahkemesince 08/05/2019 tarihinde mahallinde gerçekleştirilen keşif neticesinde düzenlenen 24/05/2019 tarihli bilirkişi raporunda; Kızıl Deresi olarak tarif edilen dere içerisinde gövde üst uzunluğu 330 metre olan Mezra Göleti gövdesinin inşa edildiği, gölet dolgu gövdesinin dava konusu taşınmazların yaklaşık 550 metre doğusunda olduğu, gölet çalışmalarının halen devam ettiği, gövde arkasında su tutma işlemlerine henüz başlanmadığı, Mezra Göleti sondaj ve enjeksiyon sonuç raporunun incelenmesinden kuyulara yapılan enjeksiyon maddesinin 0-50 metre derinliğe kadar yer altındaki suyun yüzeye, yeryüzündeki suyun yer altına inmesinin engellenmiş olduğu, böylece göletin su tutması için gölet alanın sağlamlaştırıldığı, bu tür sanat yapılarında zemin çalışmalarında sızdırmazlık çalışmalarının yapılmasının sanat güvenliği açısından zorunlu olduğu, ancak gölet çalışmaları aşamasında zemin ıslahı için yapılan sondaj ve enjeksiyon çalışmalarının yer altından yüzeye çıkan su ile yeryüzünden yeraltına sızan suyun doğal akış yönünü değiştirdiği, bu nedenle davalı idarenin %100 kusurlu olduğu, taşınmazlar üzerinde 2013 yılı uydu görüntülerinde ağaç yoğunluğu bulunduğu, ancak keşif günü taşınmazlara ait zemin üzerinde ot yoğunluğunun bulunması nedeniyle kuruduğu için kesildiği belirtilen ağaçların sayısı ve özelliğinin belirlenemediği, hali hazırda kurumuş 15 adet ceviz ağacı ve kurumuş 3 adet erik ağacı bulunduğu belirlenmiştir.
Davacının 16/07/2019 havale tarihli dilekçe ekinde dosyaya sunulan ağaçların sayısı ve yaşını gösterir DSİ Genel Müdürlüğü GAP 15. Bölge Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı yazısı ve ekinde yer alan yerinde yapılan inceleme sırasında çekilen fotoğraflar ve uydu görüntüleri ile ağaçların resimlerinin incelenmesinde dava konusu ... ada ... nolu parselde; 40 adet ceviz, 2 adet elma ve 3 adet zeytin ağacı, ... ada ... nolu parselde; 77 adet ceviz, 2 adet elma ve 5 adet nar ağacı bulunduğu belirlenmiştir.
Temyizin incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararında dava konusu olay tarihinden çok sonra gerçekleştirilen 08/05/2019 tarihli keşif tutanağı esas alınarak toplam 18 meyve ağacı için yapılan hesaplama uyarınca davacının maddi zararının karşılanmasına karar verilmişse de olay tarihine yakın tarihli olan DSİ Genel Müdürlüğü GAP 15. Bölge Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı yazısında yer alan davalı idarece yerinde yapılan tespit ile kuruduğu belirlenen davacı taşınmazlarındaki toplam 126 meyve ağacı için davacının maddi zararının belirlenerek tazminata hükmedilmesi gerektiğinden Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.