‹ Ana sayfa
Danıştay10. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 10. Daire E.2022/5776 K.2024/4048

Esas No: 2022/5776 · Karar No: 2024/4048 · Karar Tarihi: 15.10.2024
Özet: İddia, Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nün 2015’te verilen aile ikamet izni reddi işleminin iptali için açılan davayla ilgilidir; Mahkeme, temyizin reddini kabul ederek, idare kararını onaylamıştır.
T.C. DANIŞTAY ONUNCU DAİRE
Esas No: 2022/5776
Karar No: 2024/4048

TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... İdaresi Başkanlığı

VEKİLİ: Av. ...

DİĞER

DAVALI: ... Valiliği / ...

KARŞI TARAF (DAVACI): ...

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN_KONUSU: Türkmenistan uyruklu olup Türk vatandaşıyla evli bulunan davacı tarafından, aile ikamet izni verilmesi talebinin uygun görülmemesi yönündeki Göç İdaresi Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin ve bu karara dayalı olarak 13/02/2015 tarihinde tebliğ edilen en kısa sürede ülkeden çıkış yapması gerektiğine ilişkin İstanbul Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle açılan dava sonucunda, ... İdare Mahkemesince, Danıştay Onuncu Dairesinin 20/10/2021 tarih ve E:2016/106, K:2021/4941 sayılı bozma kararına uyulmak suretiyle yeniden yapılan yargılama sonucunda dava konusu işlemin iptali yolunda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI: Davalı Göç İdaresi Başkanlığı tarafından, dava konusu edilen ... tarih ve... sayılı işlemin İstanbul Valiliği İl Emniyet Müdürlüğüne bildirilen görüş niteliğinde bir işlem olduğu, icrai özelliği bulunmadığı, bu sebeple dava konusu edilmesinin hukuka ve kanuna aykırı olduğu, öte yandan davacı hakkında bulunan M-99 (İnterpol Yer ve Kimlik Tespiti Amaçlı) tahdit kodu uyarınca takdir hakkı kapsamında işlemin tesis edildiği, ayrıca ülkemizden 2007-2011 yılları arasında defalarca Ahıska Türkü olduğunu belirterek vize alan davacının kendiliğinden bu imkandan vazgeçmiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, idarelerince tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...

DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
2.. ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15/10/2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

(X)-KARŞI OY:

Dava; Türkmenistan uyruklu olup Türk vatandaşıyla evli bulunan davacı tarafından, aile ikamet izni verilmesi talebinin uygun görülmemesi yönündeki Göç İdaresi Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin ve bu karara dayalı olarak 13/02/2015 tarihinde tebliğ edilen en kısa sürede ülkeden çıkış yapması gerektiğine ilişkin İstanbul Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle açılmıştır.

6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 3. maddesinde, "(1) Bu Kanunun uygulanmasında; ... j) İkamet izni: Türkiye’de kalmak üzere verilen izin belgesini ... ifade eder." hükmüne; 7. maddesinde, "(1) Aşağıdaki yabancılar, kabul edilemeyen yolcu kapsamına alınır ve Türkiye’ye girişlerine izin verilmeyerek geri çevrilir:...

c) 15 inci maddenin ikinci fıkrası saklı kalmak kaydıyla, vize muafiyeti kapsamında olsalar dahi, 15 inci maddenin birinci fıkrasında sayılan yabancılar..." hükmüne; 15. maddesinde, "(1) Aşağıda belirtilen yabancılara vize verilmez:...

c) Kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından sakıncalı görülenler..." hükmüne; 34. maddesinde, "(1) Türk vatandaşlarının, 5901 sayılı Kanunun 28 inci maddesi kapsamında olanların veya ikamet izinlerinden birine sahip olan yabancılar ile mültecilerin ve ikincil koruma statüsü sahiplerinin;
a) Yabancı eşine...

her defasında üç yılı aşmayacak şekilde aile ikamet izni verilebilir. Ancak, aile ikamet izninin süresi hiçbir şekilde destekleyicinin ikamet izni süresini aşamaz." hükmüne;
35. maddesinde, "...(3) Türkiye’de, destekleyicinin yanında kalmak üzere aile ikamet izni talebinde bulunacak yabancılarda aşağıdaki şartlar aranır:...

d) 7 nci madde kapsamına girmemek..." hükmüne;
36. maddesinde, "(1) Aşağıdaki hâllerde aile ikamet izni verilmez, verilmişse iptal edilir, süresi bitenler uzatılmaz:
a) 35 inci maddenin birinci ve üçüncü fıkralarında aranan şartların karşılanmaması veya ortadan kalkması ..." hükmüne yer verilmiştir.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve yapılan açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde; Türk vatandaşı bir kimsenin yabancı eşinin aile ikamet izni başvurusunun kabul edilmesi veya uzatılabilmesi için 6458 sayılı Kanun'un 7. maddesi, dolayısıyla anılan maddenin atıfta bulunduğu 15. maddesi kapsamına girmemesi (kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından sakıncalı görülmemesi) gerektiğinde kuşku bulunmamaktadır.

Dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgeler incelendiğinde; davacı hakkında ABD Adli Makamlarınca yürütülen bir tahkikata esas teşkil etmek üzere ''Suç Örgütüne Üye Olma ve Dolandırıcılık'' suçlarından ABD İnterpol birimince yer tespiti amaçlı mavi bülten düzenlendiği, bu bültene istinaden M-Kodlu tahdit kaydı tanzim edildiği ve dava konusu işlem tarihi itibarıyla davacı hakkında bu tahdit kaydının geçerli olduğu görülmektedir.

Bu durumda, hakkında her ne kadar dava konusu işlem tarihinden sonra kaldırılmış ise de, işlem tarihi itibarıyla 'Suç Örgütüne Üye Olma ve Dolandırıcılık'' suçları sebebiyle tahdit kaydı bulunan davacının kamu düzeni ve güvenliği açısından sakınca oluşturduğu sonucuna varıldığından, aile ikamet izni uzatma başvurusunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, bu sebeple temyiz isteminin kabulü ile dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla aksi yöndeki Daire kararına katılmıyorum.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?