Danıştay10. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 10. Daire E.2022/3936 K.2024/1096
T.C. DANIŞTAY
ONUNCU DAİRE
Esas No: 2022/3936
Karar No: 2024/1096
KARARIN DÜZELTİLMESİNİ
İSTEYEN (DAVACILAR): ... Mirasçıları; 1- ...2-... 3- ...4- ...5- ... 6- ... 7- ... 8- ... 9- ...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Valiliği
İSTEMİN_KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının onanmasına dair Danıştay Onuncu Dairesinin 08/12/2021 tarih ve E:2021/3036, K:2021/6081 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, murislerine ait Diyarbakır ili, Lice ilçesi sınırları içinde yer alan ve Diyarbakır Bingöl Karayolunun Hani ilçesi yol ayrımına 200 metre mesafede bulunan 5005 m2'lik alana kurulu akaryakıt satış istasyonunun Kasım 1992 ve Ekim 1993 tarihlerinde yakılmasından ve 12 yıl süre ile akaryakıt istasyonunun işletilememesinden kaynaklanan zararın 5233 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde tazmini talebinin reddine ilişkin Diyarbakır Valiliği Zarar Tespit Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile 1993 tarihinden bu yana akaryakıt istasyonunun işletilememesinden kaynaklanan gelir kaybından dolayı oluşan 6.000.000,00 TL maddi ile olay nedeniyle duyulan elem, keder ve ızdıraba karşılık olarak 500.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince; davacılar tarafından Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuru sonucunda, Anayasa Mahkemesinin 09/09/2020 tarih ve 2016/5895 Başvuru Numaralı kararı ile davacıların manevi tazminat istemi yönünden Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılama hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ve ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla davacıların manevi tazminat talepleri yönünden yeniden yargılama yapılmasına karar verilmesi üzerine manevi tazminat talebi yönünden yapılan yeniden yargılamada, davacıların manevi tazminat talebinin 30.000,00 TL'lik kısmının kabulüne, geriye kalan toplam kısmının ise reddine, kabul edilen tutarın dava tarihi olan 14/03/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacılara ödenmesine, hükmedilen toplam 30.000,00 TL manevi tazminat nedeniyle kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10. maddesinde yer alan "Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir." hükmü uyarınca belirlenen 4.500,00 TL vekalet ücretinin davalı idare tarafından davacılara ödenmesine, reddedilen 470.000,00 TL manevi tazminat nedeniyle kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10. maddesinde yer alan "Manevi tazminat için davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez." hükmü uyarınca belirlenen 4.500,00 TL vekalet ücretinin müştereken ve müteselsilen davacılar tarafından davalı idareye ödenmesine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Davacının temyiz başvurusu üzerine Danıştay Onuncu Dairesince temyize konu karar hukuk ve usule uygun bulunarak kararın onanmasına karar verilmiştir.
KARAR DÜZELTME
TALEP_EDENİN_İDDİALARI: Davacılar tarafından, temyiz aşamasında ileri sürülen iddiaların değerlendirilmediği, hükmedilen miktarın düşük olduğu ileri sürülerek Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Karar düzeltme isteminin kabulü ile düzeltme istemine konu Daire kararı kaldırılarak İdare Mahkemesi kararının esasa yönelik kısmının onanması, davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yönelik kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay Onuncu Dairesinin 08/12/2021 tarih ve E:2021/3036, K:2021/6081 sayılı kararı kaldırılarak davacıların temyiz istemi yeniden incelendi:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
MADDİ
OLAY:
Dava, davacılar tarafından, murislerine ait Diyarbakır ili, Lice ilçesi sınırları içinde yer alan ve Diyarbakır Bingöl Karayolunun Hani ilçesi yol ayrımına 200 metre mesafede bulunan 5005 m2'lik alana kurulu akaryakıt satış istasyonunun Kasım 1992 ve Ekim 1993 tarihlerinde yakılmasından ve 12 yıl süre ile akaryakıt istasyonunun işletilememesinden kaynaklanan zararın 5233 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde tazmini talebinin reddine ilişkin Diyarbakır Valiliği Zarar Tespit Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile 1993 tarihinden bu yana akaryakıt istasyonunun işletilememesinden kaynaklanan gelir kaybından dolayı oluşan 6.000.000,00 TL maddi ile olay nedeniyle duyulan elem, keder ve ızdıraba karşılık olarak 500.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı üzerine yeniden yapılan yargılamada İdare Mahkemesince manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş, reddolunan kısım için davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 326. maddesinde, yargılama giderlerinin, davayı kaybeden tarafa yükleneceği; 330. maddesinde ise, vekil ile takip edilen davalarda mahkemece, kanuna göre takdir olunacak vekâlet ücretinin, taraf lehine hükmedileceği hükme bağlanmıştır.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinde, "avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği"; 168. maddesinin son fıkrasında ise "avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı" hükme bağlanmıştır.
659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 6. maddesinin 2. fıkrasında da, "idareleri adli ve idari yargıda, icra mercileri ve hakemler nezdinde vekil sıfatıyla doğrudan temsil yetkisi, hukuk birimi amirleri, hukuk müşavirleri, muhakemat müdürleri ve avukatlara aittir." hükmü bulunmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
A) Temyize Konu Kararın Manevi Tazminat İsteminin Reddine Yönelik Kısmının İncelenmesi:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın belirtilen kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
B) Temyize Konu Kararın Reddolunan Manevi Tazminat Nedeniyle Davalı İdare Lehine Vekalet Ücretine Hükmedilmesine Yönelik Kısmının İncelenmesi:
Yukarıda aktarılan mevzuata göre, davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilebilmesi için davanın, idareyi temsil ile yetkilendirilmiş hukuk birimi amiri, muhakemat müdürü, avukat veya hukuk müşaviri olan vekil tarafından, karar tarihinden önce dosyaya ibraz edilen bir vekaletname veya görevlendirmeye ilişkin belge ile takip edilmesi gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; Anayasa Mahkemesinin yeniden yargılama yapılmasına yönelik ihlal kararı öncesinde savunma dilekçesinin Vali adına Vali Yardımcısı tarafından verildiği, yukarıda belirtilen bir vekil olmaksızın davanın takip edildiği, yeniden yargılama aşamasında ise dosyaya davalı idare tarafından katkı yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Buna göre, davalı idarenin davayı anılan sıfatlara sahip olan bir vekil aracılığıyla takip etmediği görüldüğünden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken aksi yöndeki Mahkeme kararında bu yönüyle hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların esasa yönelik temyiz isteminin REDDİNE, reddolunan tazminat nedeniyle davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yönelik temyiz isteminin KABULÜNE,
2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının manevi tazminat isteminin reddine yönelik kısmının ONANMASINA, reddolunan manevi tazminat nedeniyle davalı idare lehinde vekalet ücretine hükmedilmesine yönelik kısmının BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 26/03/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
ONUNCU DAİRE
Esas No: 2022/3936
Karar No: 2024/1096
KARARIN DÜZELTİLMESİNİ
İSTEYEN (DAVACILAR): ... Mirasçıları; 1- ...2-... 3- ...4- ...5- ... 6- ... 7- ... 8- ... 9- ...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Valiliği
İSTEMİN_KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının onanmasına dair Danıştay Onuncu Dairesinin 08/12/2021 tarih ve E:2021/3036, K:2021/6081 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, murislerine ait Diyarbakır ili, Lice ilçesi sınırları içinde yer alan ve Diyarbakır Bingöl Karayolunun Hani ilçesi yol ayrımına 200 metre mesafede bulunan 5005 m2'lik alana kurulu akaryakıt satış istasyonunun Kasım 1992 ve Ekim 1993 tarihlerinde yakılmasından ve 12 yıl süre ile akaryakıt istasyonunun işletilememesinden kaynaklanan zararın 5233 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde tazmini talebinin reddine ilişkin Diyarbakır Valiliği Zarar Tespit Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile 1993 tarihinden bu yana akaryakıt istasyonunun işletilememesinden kaynaklanan gelir kaybından dolayı oluşan 6.000.000,00 TL maddi ile olay nedeniyle duyulan elem, keder ve ızdıraba karşılık olarak 500.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince; davacılar tarafından Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuru sonucunda, Anayasa Mahkemesinin 09/09/2020 tarih ve 2016/5895 Başvuru Numaralı kararı ile davacıların manevi tazminat istemi yönünden Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılama hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ve ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla davacıların manevi tazminat talepleri yönünden yeniden yargılama yapılmasına karar verilmesi üzerine manevi tazminat talebi yönünden yapılan yeniden yargılamada, davacıların manevi tazminat talebinin 30.000,00 TL'lik kısmının kabulüne, geriye kalan toplam kısmının ise reddine, kabul edilen tutarın dava tarihi olan 14/03/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacılara ödenmesine, hükmedilen toplam 30.000,00 TL manevi tazminat nedeniyle kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10. maddesinde yer alan "Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir." hükmü uyarınca belirlenen 4.500,00 TL vekalet ücretinin davalı idare tarafından davacılara ödenmesine, reddedilen 470.000,00 TL manevi tazminat nedeniyle kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10. maddesinde yer alan "Manevi tazminat için davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez." hükmü uyarınca belirlenen 4.500,00 TL vekalet ücretinin müştereken ve müteselsilen davacılar tarafından davalı idareye ödenmesine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Davacının temyiz başvurusu üzerine Danıştay Onuncu Dairesince temyize konu karar hukuk ve usule uygun bulunarak kararın onanmasına karar verilmiştir.
KARAR DÜZELTME
TALEP_EDENİN_İDDİALARI: Davacılar tarafından, temyiz aşamasında ileri sürülen iddiaların değerlendirilmediği, hükmedilen miktarın düşük olduğu ileri sürülerek Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Karar düzeltme isteminin kabulü ile düzeltme istemine konu Daire kararı kaldırılarak İdare Mahkemesi kararının esasa yönelik kısmının onanması, davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yönelik kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay Onuncu Dairesinin 08/12/2021 tarih ve E:2021/3036, K:2021/6081 sayılı kararı kaldırılarak davacıların temyiz istemi yeniden incelendi:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
MADDİ
OLAY:
Dava, davacılar tarafından, murislerine ait Diyarbakır ili, Lice ilçesi sınırları içinde yer alan ve Diyarbakır Bingöl Karayolunun Hani ilçesi yol ayrımına 200 metre mesafede bulunan 5005 m2'lik alana kurulu akaryakıt satış istasyonunun Kasım 1992 ve Ekim 1993 tarihlerinde yakılmasından ve 12 yıl süre ile akaryakıt istasyonunun işletilememesinden kaynaklanan zararın 5233 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde tazmini talebinin reddine ilişkin Diyarbakır Valiliği Zarar Tespit Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile 1993 tarihinden bu yana akaryakıt istasyonunun işletilememesinden kaynaklanan gelir kaybından dolayı oluşan 6.000.000,00 TL maddi ile olay nedeniyle duyulan elem, keder ve ızdıraba karşılık olarak 500.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı üzerine yeniden yapılan yargılamada İdare Mahkemesince manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş, reddolunan kısım için davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 326. maddesinde, yargılama giderlerinin, davayı kaybeden tarafa yükleneceği; 330. maddesinde ise, vekil ile takip edilen davalarda mahkemece, kanuna göre takdir olunacak vekâlet ücretinin, taraf lehine hükmedileceği hükme bağlanmıştır.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinde, "avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği"; 168. maddesinin son fıkrasında ise "avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı" hükme bağlanmıştır.
659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 6. maddesinin 2. fıkrasında da, "idareleri adli ve idari yargıda, icra mercileri ve hakemler nezdinde vekil sıfatıyla doğrudan temsil yetkisi, hukuk birimi amirleri, hukuk müşavirleri, muhakemat müdürleri ve avukatlara aittir." hükmü bulunmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
A) Temyize Konu Kararın Manevi Tazminat İsteminin Reddine Yönelik Kısmının İncelenmesi:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın belirtilen kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
B) Temyize Konu Kararın Reddolunan Manevi Tazminat Nedeniyle Davalı İdare Lehine Vekalet Ücretine Hükmedilmesine Yönelik Kısmının İncelenmesi:
Yukarıda aktarılan mevzuata göre, davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilebilmesi için davanın, idareyi temsil ile yetkilendirilmiş hukuk birimi amiri, muhakemat müdürü, avukat veya hukuk müşaviri olan vekil tarafından, karar tarihinden önce dosyaya ibraz edilen bir vekaletname veya görevlendirmeye ilişkin belge ile takip edilmesi gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; Anayasa Mahkemesinin yeniden yargılama yapılmasına yönelik ihlal kararı öncesinde savunma dilekçesinin Vali adına Vali Yardımcısı tarafından verildiği, yukarıda belirtilen bir vekil olmaksızın davanın takip edildiği, yeniden yargılama aşamasında ise dosyaya davalı idare tarafından katkı yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Buna göre, davalı idarenin davayı anılan sıfatlara sahip olan bir vekil aracılığıyla takip etmediği görüldüğünden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken aksi yöndeki Mahkeme kararında bu yönüyle hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların esasa yönelik temyiz isteminin REDDİNE, reddolunan tazminat nedeniyle davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yönelik temyiz isteminin KABULÜNE,
2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının manevi tazminat isteminin reddine yönelik kısmının ONANMASINA, reddolunan manevi tazminat nedeniyle davalı idare lehinde vekalet ücretine hükmedilmesine yönelik kısmının BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 26/03/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.