‹ Ana sayfa
Danıştay10. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 10. Daire E.2022/250 K.2024/3857

Esas No: 2022/250 · Karar No: 2024/3857 · Karar Tarihi: 09.10.2024
T.C. DANIŞTAY ONUNCU DAİRE
Esas No: 2022/250
Karar No: 2024/3857

TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Bakanlığı/ ...

VEKİLİ: Hukuk Müşaviri Av. ...

TEMYİZ EDEN
(DAVALI YANINDA MÜDAHİL): ...

VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI): ...

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davalı idare ve davalı idare yanında müdahil tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

DAVANIN_KONUSU: Davacı tarafından, 06/11/2013 tarihinde diş absesi nedeniyle başvurduğu Kartal Yavuz Selim Devlet Hastanesinde yapılan enjeksiyon nedeniyle sol bacağında siyatik sinir hasarı meydana geldiği, bu durumun hizmet kusurundan kaynaklandığı iddialarıyla 249.273,57 TL (miktar artırım dilekçesi ile artırılarak) maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, olay kapsamında düzenlenen Adli Tıp Kurumu raporunda, enjeksiyonu uygulayan sağlık personeline ve enjeksiyon yapılma talimatı veren ilgili hekime herhangi bir kusur izafe edilemeyeceği belirtilmişse de; yalnızca diş apsesi şikayetiyle hastaneye başvuran davacının burada yapılan tetkik neticesinde uygulanan enjeksiyon sonucunda sol ayağının kalıcı olarak felç geçirdiğinin sabit olduğu, uygulanan tedavi ile mevcut durum göz önüne alındığında, herhangi bir komplike cerrahi operasyon dahi olmaksızın yalnızca hemşire tarafından yapılan bir enjeksiyon ile davacının sol ayağında kalıcı işlev kaybı oluşmasının, alalade bir komplikasyon olarak kabul edilemeyeceği gibi, enjeksiyon uygulanacak her hastanın vücudunda kalıcı işlev kaybı ön kabulü ile tedaviyi kabul etmesinin beklenemeyeceği, yalnızca bir enjeksiyon uygulamasında felçli bir uzvun ortaya çıkmasının uygulanması önerilen tedavi ile arzettiği komplikasyon riski korelasyonu yönünden de kabul edilebilir düzeyde olmadığı, dolayısıyla her ne kadar tıbben ve kesin olarak hastaya yapılan enjeksiyon işleminin kusurlu olduğu ortaya konulamamış ise de, hastaya uygulanan tedavi ve varılan sonuç arasında illiyet bağının aşikar olduğu gibi davacının kalçasında daha önceki enjeksiyonlara bağlı olarak yaygın hematom ve ekimozlar görülmesine rağmen hiçbir inceleme yapılmadan enjeksiyonun yapıldığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacının engelli hale gelmesinde davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu gerekçesiyle hesap bilirkişisi raporuyla ortaya konulan 239.273,57 TL tazminattan 190.000,00 TL maddi tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan 24/09/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, 49.273,57 TL tazminatın ise miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 07/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, 50.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi ve manevi tazminat istemleri yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, ilk derece mahkemesi kararının kabule ilişkin kısmına karşı davalı idare ve davalı yanında müdahil tarafından yapılan istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI: Davalı idare tarafından sağlık hizmetlerinden kaynaklanan zararların tazmin edilebilmesi için idarenin kusurlu olduğunun saptanması gerektiği, idarenin fiil ve davranışı ile ortaya çıktığı belirtilen netice arasında uygun illiyet bağı bulunmadığı, davalı idare yanında müdahil tarafından, davalı idarenin temyiz iddialarına ek olarak davacıya uygulanan tıbbi müdahalelerin tıp ilkelerine uygun olduğu, sağlık hizmetinin yürütülmesinde idarenin hizmet kusurunun olduğu yönünde herhangi bir tespitin bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Davacı tarafından temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...

DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin ve davalı yanında müdahilin temyiz isteminin REDDİNE,
2. Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararının kabule ilişkin kısmına yönelik olarak davalı idare ve davalı yanında müdahil tarafından yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 09/10/2024 tarihinde, maddi tazminata ilişkin kısım yönünden oy çokluğuyla, manevi tazminata ilişkin kısım yönünden esasta oy birliğiyle, gerekçede oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X) - KARŞI OY:
Dosyanın incelenmesinden; davacının Kartal Yavuz Selim Hastanesine diş apsesi şikayetiyle gittiği, 06/11/2013 tarihinde kendisine dental apse tanısıyla kalçadan intramüsküler "Klindan 600 mg ampul" enjeksiyonu yapıldığı, bu tarihten önce 2-3-4-5/11/2013 tarihlerinde de dental apse tanısı ile kalçadan iğne yapıldığı, 06/11/2013 tarihinde yapılan enjeksiyondan 20 dakika sonra davacının sol bacağında hissızlik ve güçsüzlük şikayeti oluştuğu, yapılan muayene sonucu %44 engelli olduğunun tespit edildiği, engelli hale gelmesinde davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu iddiasıyla maddi ve manevi tazmınat istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Olayda idarenin hizmet kusuru bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla bilirkişiliğine başvurulan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ... Adli Tıp İhtisas Kurulunca düzenlenen... tarih ve ... sayılı raporda," N...'a Dt. K.A.'nın diş apsesi tanısıyla yazdığı intramüsküler antibiyotik enjeksiyonunun Hemşire ... tarafından yapıldığının belirlendiği, enjekte edilen ilaçların doku içi yayılımı ile sinir hasarına neden olabileceklerinin tıbben bilindiği, bu durumun enjeksiyonların tekniğine uygun yapılması durumunda da daha önceden öngörülemeyecek ve önlenemeyecek arazlara sebep olabildiği, mevcut tablonun her türlü özene rağmen oluşabilecek, herhangi bir kusur ve ihmalden kaynaklanmayan komplikasyon olarak nitelendirildiği, enjeksiyonun yapılış tekniği ve uygulanan bölgenin uyumsuzluğu yönünden tıbbi bir delil de tanımlanmadığından sağlık personeline herhangi bir kusur izafe edilemediği” görüş ve kanaatine;
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 7. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen... tarih ve ... sayılı raporda, -özetle- "..06/11/2013 tarihinde dental apse tanısıyla İstanbul Kartal Yavuz Selim Devlet Hastanesine başvuran kişiye intramuskuler uygulanan antibiyotik tedavisinin (Klindan ampul) endikasyonunun bulunduğu, intramuskuler enjeksiyondan sonra ortaya çıkan sinir hasarının klinik ve laboratuvar verileri birlikte değerIendirildiğinde enjeksiyon nöropatisi ile uyumlu olduğunun anlaşıldığı, intramuskuler enjeksiyonda enjekte edilen ilaçların doku içi yayılım ile nadir de olsa sinir hasarına neden olabildiklerinin tıbben bilindiği, bu durumun enjeksiyonun tekniğine uygun yapılması durumunda da her türlü dikkat ve özene rağmen oluşabilecek bir komplikasyon olarak nitelendirildiği, bahse konu komplikasyonun tanı ve tedavisine yönelik gerekli girişimlerin yapılmış olduğu, dolayısıyla komplikasyon yönetiminin uygun olduğu, dava dosyasında enjeksiyonun yapılış tekniği ve uygulanan bölgenin uyumsuzluğuna dair herhangi bir tıbbi bilgi ya da belge de bulunmadığı, ayrıca tıbbi belgelere göre her iki gluteal bölgede, gluteal bölge dışında başka bir alana enjeksiyon yapılmasını gerektirecek kadar çok enjeksiyon olduğuna dair tıbbi delil olmadığı, tedaviyi düzenleyen Dt. K.A. ve uygulayan Hemşire ...'nun eylemlerinin tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğu," görüş ve kanaatine;
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 7. Adli Tıp İhtisas Kurulunca düzenlenen... tarih ve ... sayılı raporda özetle; "...hastada enjeksiyon sonrası hissizlik ve kas güçsüzlüğü şeklinde ortaya çıkan yakınmanın, enjeksiyonun usulüne uygun yapılıp yapılmadığını ortaya koyabilecek tıbbi bir bilgi olarak değerlendirilemeyeceği, usulüne uygun yapılan enjeksiyonlarda da her türlü özene rağmen bu tablonun gelişebileceğinin tıbben bilindiği"görüş ve kanaatine yer verildiği görülmüştür.

Uyuşmazlık konusu olayda, hükme esas alınabilecek nitelikteki bilirkişi raporları incelendiğinde, davacıda meydana gelen sinir hasarının davalı idarenin hizmet kusurundan kaynaklanmadığı anlaşıldığından davacının maddi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmesine olanak bulunmamaktadır.

Bununla birlikte, dosya kapsamında yapılan incelemede hasta dosyasında davacıya yapılan enjeksiyonlara ilişkin herhangi bir ayrıntılı onam formunun bulunmadığı görüldüğünden, yapılan enjeksiyondan önce risklerin anlatılıp davacıdan yazılı muvafakatin alınmamış olması sebebiyle davacının aydınlatılma ve onay verme hakkı elinden alınmış olduğundan ve bu durum sağlık hizmetinin gereği gibi işletilmediği konusunda davacıda endişe ve üzüntüye yol açtığından, bu şekilde davacıda oluşan manevi zararın, makul bir miktar manevi tazminat ödenmesine hükmedilmesi suretiyle karşılanması gerekecektir.

Açıklanan nedenlerle, temyize konu kararın, manevi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmının belirtilen gerekçeyle onanması, maddi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmının ise bozulması gerektiği oyuyla, Daire kararının manevi tazminata ilişkin kısmına gerekçe yönünden, maddi tazminata ilişkin kısmına ise esas yönünden katılmıyorum.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?