Danıştay10. Daireİdare Hukuku
Danıştay 10. Daire E.2022/15 K.2025/3824
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/15
Karar No : 2025/3824
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA
**VEKİLİ:** Hukuk Müşaviri ...
Hukuk Müşaviri V. ...
MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davacı ve davalı idare tarafından aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından, sağ gözünde ışık dağılması, çift görme, bulanıklık ve ağrı şikayetleriyle başvurduğu Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Antalya Atatürk Devlet Hastanesinde uygulanan eksik ve hatalı tıbbi işlemler nedeniyle beynindeki tümörün geç fark edilmesi sonucu sağ gözünün görme fonksiyonunu tamamen kaybettiği iddiasıyla uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık 10.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 31/01/2017 tarihinde Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi göz polikliniğinde Uzm. Dr. ... tarafından OCT testi, gonyoskopi ve bilgisayarlı görme testi istendiği, ancak davacı tarafından görme testinin yaptırılmadığı, davacının 13/03/2017 tarihinde tekrar Uzm. Dr. ...'a muayene olduğu, nöroloji polikliniğine muayene olması gerektiğinin söylendiği, 17/03/2017 tarihinde nöroloji polikliniğinde EMG, IVIR, Diffüzyon ve MR beyin tetkiklerinin istenildiği, davacı tarafından istenilen MR tetkiklerinin de yaptırılmadığı, sonrasında 2017 haziran ayına kadar Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvurmadığı, 13/04/2017 tarihinde Antalya Atatürk Devlet Hastanesine nöroloji polikliniğinde 6. kraniyal nöropati tespit edildiği, araştırılması için yatış önerilmesine rağmen davacı tarafından kabul edilmediğinin savunma dilekçesi ve eklerinden anlaşıldığı, tedavi sürecine gereken tetkikler istenildiği ve yatış önerildiği halde tetkikleri yaptırmayarak ve hastaneye yatışı kabul etmeyerek tedavi sürecine uyum ve katkı sağlamayan davacının, görme kaybı yaşamasında Antalya Eğitim Araştırma Hastanesi ve Antalya Atatürk Devlet Hastanesinde uygulanan tetkik, tedavide davalı idare ve davalı idarenin istihdam ettiği sağlık personelinin kusuru olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince; davacının maddi tazminat istemi yönünden, Adli Tıp 7. İhtisas Kurulu raporunda belirtildiği üzere davacı tarafça oluştuğu iddia edilen maddi zarar ile idarenin hizmet kusuru arasında illiyet bulunmadığı, davacının nöroloji poliklinik başvurularında etyolojiye yönelik önerileri uygulamamasının konulan teşhisin gecikmesinde rolü olduğu anlaşıldığından maddi tazminat talebinin reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının ilgili kısmının bu gerekçeyle hukuka uygun olduğu, davacının manevi tazminat istemi yönünden, meydana gelen maddi zarar ile sunulan sağlık hizmeti kapsamındaki tıbbi uygulamalar arasında illiyet bağı kurulamamış ise de, işbu karara esas alınan rapor ile, davalı idare personeli olan göz hastalıkları uzmanı Dr. ...'un nöroloji konsültasyon veya poliklinik yönlendirmesi yapmamasının özen eksikliği olduğu tespit edildiğinden, bu durumun davacı tarafta sağlık hizmetinin gerektiği gibi yürütülmediği yönünde endişe ve üzüntüye yol açtığı, davacının duyduğu acı ve üzüntünün kısmen de olsa hafifletilmesi amacıyla manevi tazminat talebinin 10.000,00 TL'ye tekabül eden kısmının kabulü gerektiği, davalı idarenin istinaf başvurusu yönünden ise mahkemece maddi ve manevi tazminat talebine göre iki ayrı kalem olarak vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, sadece tek bir vekalet ücretine hükmedildiği görüldüğünden davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü gerektiği gerekçesiyle kararın maddi tazminata ilişkin kısmı açısından davacının istinaf başvurusunun reddine, manevi tazminata ilişkin kısmı açısından davacının istinaf isteminin kısmen kabulüne, kararın kısmen kaldırılmasına, manevi tazminat isteminin 10.000,00 TL'lik kısmının kabulü ile anılan miktarın idareye başvuru tarihi olan 27/06/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemi açısından davacının istinaf isteminin kısmen reddine, davalı idarenin istinaf isteminin kabulü ile manevi tazminatın reddedilen kısmı nedeniyle davalı idare lehine 2.040,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, Adli Tıp Kurumu raporunda hekimin özen eksikliği tespit edildiğinden maddi zarar ile idarenin hizmet kusuru arasındaki illiyet bağının kurulduğu, maddi zararın hesabına geçilmesi gerektiği, yatış yapması ve tetkik çektirmesi konusunda kendisine öneride bulunulmadığı, bu konuda bilgi verilmediği, hastane bilgi sistemi ve otomasyon kayıtlarının doğruluğuna itibar edilemeyeceği, tek taraflı tanzim edildiği, teşhis gecikmesinin göz organının görme kabiliyetini kaybetmesine neden olduğu düşünüldüğünde hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğu iddialarıyla;
davalı idare tarafından, tazminata hükmetme koşullarının oluşmadığı, davacının kendinden istenilen tetkikleri yaptırmadığı, doğru teşhisin konulmasında yaşanılan gecikmeye kendisinin sebep olduğu, olayda kusur bulunmadığına dair tıbbi mütalaalar bulunduğu iddialarıyla temyize konu kararın aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMASI : Davacı ve davalı idare tarafından karşılıklı olarak temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Manevi zararın varlığı, sadece şeref, haysiyet ve onur kırıcı işlem ve eylemlere maruz kalmış ya da kişilerin vücut bütünlüğünün ihlal edilmiş olmasına, ölüm nedeniyle ağır bir elem, üzüntü duyulması şartına bağlı olmayıp; idarenin yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetini gereği gibi eksiksiz olarak sunamaması nedeniyle ilgililerin yeterli hizmet alamamalarından dolayı üzüntü ve sıkıntı duymaları da manevi zararın varlığı ve manevi tazminata hükmedilmesi için yeterli bulunmaktadır.
Temyize konu karara esas alınan Adli Tıp Kurumu 7. İhtisas Kurulunun ... tarih ve ... sayılı raporunda özetle; "...kişinin, Nöroloji poliklinik başvurularında etyolojiye yönelik önerileri uygulamamasının konulan teşhisin gecikmesinde rolü olduğu ve illiyetli olduğu.." şeklinde mütalaa bildirildiği ve davalı idarenin tıbbi uygulamalarının davacıda oluşan görme kaybına sebebiyet verdiği yönünde bir tespite yer verilmediği görüldüğünden maddi tazminata hükmetme şartları oluşmamaktadır.
Öte yandan, sunulan sağlık hizmeti kapsamında nöroloji konsültasyonu ya da poliklinik yönlendirmesi yapılmamasının davacıda oluşan görme kaybına doğrudan etki ve katkısı bulunmamakla birlikte, bu eksikliğin niteliği gereği davacının duyduğu elem ve ızdırabın kısmen de olsa karşılığı olarak manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinden, temyizen incelenen karar sonucu itibarıyla usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının ve davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda yer verilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 16/09/2025 tarihinde hükmedilen manevi tazminat miktarı yönünden oy birliğiyle, manevi tazminatın gerekçesi ve maddi tazminat yönünden oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
Uyuşmazlıkta davalı idarenin davaya konu olayda hizmet kusurunun bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulması için başvurulan Adli Tıp Kurumu 7. İhtisas Kurulunun ... tarih ve ... sayılı raporunda özetle; "... kişi görme problemleri ve çift görme nedeniyle 2017 yılı ocak, şubat, mart, nisan, haziran, ağustos aylarında göz hastalıkları polikliniği, mart, nisan ve temmuz aylarında nöroloji poliklinik başvurularının olduğu, göz hastalıkları muayenelerinde sadece ağustos ayında sevk kararı alındığı, diğer başvurularında konsültasyon ya da poliklinik yönlendirmesi olmadığı, nöroloji poliklinik başvurularında mart ayında yatış önerildiği, hastanın kabul etmediği, nisan ayında etyoloji için tetkik istendiği hastanın çektirmediği, temmuz ayındaki başvurusunda gerekli tetkikler ile kafa içindeki kitlenin tespit edildiği, nöroşirurji konsültasyonu istendiği ancak sonrasına ait tıbbi evrak bulunmadığı, 2017 yılı ağustos ayında ... Hastanesi radyasyon onkolojisinde tedavi gördüğü, son durum muayenesinde sağ gözünün görmediği tespit edildiği cihetle; her ne kadar göz hastalıkları muayenesinde patoloji gösterecek bulgu saptanmasa da aynı hekim tarafından tekrarlayan muayeneler yapıldığı durumlarda periferik patoloji dışlandığında santral patoloji dışlanması için nöroloji konsültasyonu veya poliklinik yönlendirmesi yapılmasının gerektiği, göz hastalıkları uzmanı Dr. ...'un nöroloji konsültasyon veya poliklinik yönlendirmesi yapmamasının özen eksikliği olduğu, tekrarlayan nöroloji poliklinik başvurularında etyolojiye yönelik yatış, tetkik istemlerinin tıbben uygun olduğu ancak 11/07/2017 tarihinde Akdeniz Üniversite Hastanesinde kafa içi kitle tespit edildikten sonrasına ait tıbbi evrak olmadığı için tedavi bütünlüğünün değerlendirilemediği, kişinin, nöroloji poliklinik başvurularında etyolojiye yönelik önerileri uygulamamasının konulan teşhisin gecikmesinde rolü olduğu ve illiyetli olduğu ..." şeklinde mütalaa bildirildiği görülmektedir.
Yukarıda aktarılan raporda, göz hastalıkları uzmanı Dr. ...'un nöroloji konsültasyon veya poliklinik yönlendirmesi yapmamasının özen eksikliği olduğu tespit edildiğinden davalı idarenin olayda hizmet kusurunun bulunduğu, davacıda meydana gelen maddi ve manevi zararın kusur sorumluluğu çerçevesinde karşılanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenle, davacının temyiz isteminin kısmen kabulü, kısmen reddi; davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın manevi tazminata yönelik kısmının yukarıda belirtilen gerekçe ile onanması, maddi tazminata yönelik kısmının ise bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/15
Karar No : 2025/3824
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA
**VEKİLİ:** Hukuk Müşaviri ...
Hukuk Müşaviri V. ...
MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davacı ve davalı idare tarafından aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından, sağ gözünde ışık dağılması, çift görme, bulanıklık ve ağrı şikayetleriyle başvurduğu Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Antalya Atatürk Devlet Hastanesinde uygulanan eksik ve hatalı tıbbi işlemler nedeniyle beynindeki tümörün geç fark edilmesi sonucu sağ gözünün görme fonksiyonunu tamamen kaybettiği iddiasıyla uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık 10.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 31/01/2017 tarihinde Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi göz polikliniğinde Uzm. Dr. ... tarafından OCT testi, gonyoskopi ve bilgisayarlı görme testi istendiği, ancak davacı tarafından görme testinin yaptırılmadığı, davacının 13/03/2017 tarihinde tekrar Uzm. Dr. ...'a muayene olduğu, nöroloji polikliniğine muayene olması gerektiğinin söylendiği, 17/03/2017 tarihinde nöroloji polikliniğinde EMG, IVIR, Diffüzyon ve MR beyin tetkiklerinin istenildiği, davacı tarafından istenilen MR tetkiklerinin de yaptırılmadığı, sonrasında 2017 haziran ayına kadar Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvurmadığı, 13/04/2017 tarihinde Antalya Atatürk Devlet Hastanesine nöroloji polikliniğinde 6. kraniyal nöropati tespit edildiği, araştırılması için yatış önerilmesine rağmen davacı tarafından kabul edilmediğinin savunma dilekçesi ve eklerinden anlaşıldığı, tedavi sürecine gereken tetkikler istenildiği ve yatış önerildiği halde tetkikleri yaptırmayarak ve hastaneye yatışı kabul etmeyerek tedavi sürecine uyum ve katkı sağlamayan davacının, görme kaybı yaşamasında Antalya Eğitim Araştırma Hastanesi ve Antalya Atatürk Devlet Hastanesinde uygulanan tetkik, tedavide davalı idare ve davalı idarenin istihdam ettiği sağlık personelinin kusuru olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince; davacının maddi tazminat istemi yönünden, Adli Tıp 7. İhtisas Kurulu raporunda belirtildiği üzere davacı tarafça oluştuğu iddia edilen maddi zarar ile idarenin hizmet kusuru arasında illiyet bulunmadığı, davacının nöroloji poliklinik başvurularında etyolojiye yönelik önerileri uygulamamasının konulan teşhisin gecikmesinde rolü olduğu anlaşıldığından maddi tazminat talebinin reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının ilgili kısmının bu gerekçeyle hukuka uygun olduğu, davacının manevi tazminat istemi yönünden, meydana gelen maddi zarar ile sunulan sağlık hizmeti kapsamındaki tıbbi uygulamalar arasında illiyet bağı kurulamamış ise de, işbu karara esas alınan rapor ile, davalı idare personeli olan göz hastalıkları uzmanı Dr. ...'un nöroloji konsültasyon veya poliklinik yönlendirmesi yapmamasının özen eksikliği olduğu tespit edildiğinden, bu durumun davacı tarafta sağlık hizmetinin gerektiği gibi yürütülmediği yönünde endişe ve üzüntüye yol açtığı, davacının duyduğu acı ve üzüntünün kısmen de olsa hafifletilmesi amacıyla manevi tazminat talebinin 10.000,00 TL'ye tekabül eden kısmının kabulü gerektiği, davalı idarenin istinaf başvurusu yönünden ise mahkemece maddi ve manevi tazminat talebine göre iki ayrı kalem olarak vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, sadece tek bir vekalet ücretine hükmedildiği görüldüğünden davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü gerektiği gerekçesiyle kararın maddi tazminata ilişkin kısmı açısından davacının istinaf başvurusunun reddine, manevi tazminata ilişkin kısmı açısından davacının istinaf isteminin kısmen kabulüne, kararın kısmen kaldırılmasına, manevi tazminat isteminin 10.000,00 TL'lik kısmının kabulü ile anılan miktarın idareye başvuru tarihi olan 27/06/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemi açısından davacının istinaf isteminin kısmen reddine, davalı idarenin istinaf isteminin kabulü ile manevi tazminatın reddedilen kısmı nedeniyle davalı idare lehine 2.040,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, Adli Tıp Kurumu raporunda hekimin özen eksikliği tespit edildiğinden maddi zarar ile idarenin hizmet kusuru arasındaki illiyet bağının kurulduğu, maddi zararın hesabına geçilmesi gerektiği, yatış yapması ve tetkik çektirmesi konusunda kendisine öneride bulunulmadığı, bu konuda bilgi verilmediği, hastane bilgi sistemi ve otomasyon kayıtlarının doğruluğuna itibar edilemeyeceği, tek taraflı tanzim edildiği, teşhis gecikmesinin göz organının görme kabiliyetini kaybetmesine neden olduğu düşünüldüğünde hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğu iddialarıyla;
davalı idare tarafından, tazminata hükmetme koşullarının oluşmadığı, davacının kendinden istenilen tetkikleri yaptırmadığı, doğru teşhisin konulmasında yaşanılan gecikmeye kendisinin sebep olduğu, olayda kusur bulunmadığına dair tıbbi mütalaalar bulunduğu iddialarıyla temyize konu kararın aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMASI : Davacı ve davalı idare tarafından karşılıklı olarak temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Manevi zararın varlığı, sadece şeref, haysiyet ve onur kırıcı işlem ve eylemlere maruz kalmış ya da kişilerin vücut bütünlüğünün ihlal edilmiş olmasına, ölüm nedeniyle ağır bir elem, üzüntü duyulması şartına bağlı olmayıp; idarenin yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetini gereği gibi eksiksiz olarak sunamaması nedeniyle ilgililerin yeterli hizmet alamamalarından dolayı üzüntü ve sıkıntı duymaları da manevi zararın varlığı ve manevi tazminata hükmedilmesi için yeterli bulunmaktadır.
Temyize konu karara esas alınan Adli Tıp Kurumu 7. İhtisas Kurulunun ... tarih ve ... sayılı raporunda özetle; "...kişinin, Nöroloji poliklinik başvurularında etyolojiye yönelik önerileri uygulamamasının konulan teşhisin gecikmesinde rolü olduğu ve illiyetli olduğu.." şeklinde mütalaa bildirildiği ve davalı idarenin tıbbi uygulamalarının davacıda oluşan görme kaybına sebebiyet verdiği yönünde bir tespite yer verilmediği görüldüğünden maddi tazminata hükmetme şartları oluşmamaktadır.
Öte yandan, sunulan sağlık hizmeti kapsamında nöroloji konsültasyonu ya da poliklinik yönlendirmesi yapılmamasının davacıda oluşan görme kaybına doğrudan etki ve katkısı bulunmamakla birlikte, bu eksikliğin niteliği gereği davacının duyduğu elem ve ızdırabın kısmen de olsa karşılığı olarak manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinden, temyizen incelenen karar sonucu itibarıyla usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının ve davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda yer verilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 16/09/2025 tarihinde hükmedilen manevi tazminat miktarı yönünden oy birliğiyle, manevi tazminatın gerekçesi ve maddi tazminat yönünden oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
Uyuşmazlıkta davalı idarenin davaya konu olayda hizmet kusurunun bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulması için başvurulan Adli Tıp Kurumu 7. İhtisas Kurulunun ... tarih ve ... sayılı raporunda özetle; "... kişi görme problemleri ve çift görme nedeniyle 2017 yılı ocak, şubat, mart, nisan, haziran, ağustos aylarında göz hastalıkları polikliniği, mart, nisan ve temmuz aylarında nöroloji poliklinik başvurularının olduğu, göz hastalıkları muayenelerinde sadece ağustos ayında sevk kararı alındığı, diğer başvurularında konsültasyon ya da poliklinik yönlendirmesi olmadığı, nöroloji poliklinik başvurularında mart ayında yatış önerildiği, hastanın kabul etmediği, nisan ayında etyoloji için tetkik istendiği hastanın çektirmediği, temmuz ayındaki başvurusunda gerekli tetkikler ile kafa içindeki kitlenin tespit edildiği, nöroşirurji konsültasyonu istendiği ancak sonrasına ait tıbbi evrak bulunmadığı, 2017 yılı ağustos ayında ... Hastanesi radyasyon onkolojisinde tedavi gördüğü, son durum muayenesinde sağ gözünün görmediği tespit edildiği cihetle; her ne kadar göz hastalıkları muayenesinde patoloji gösterecek bulgu saptanmasa da aynı hekim tarafından tekrarlayan muayeneler yapıldığı durumlarda periferik patoloji dışlandığında santral patoloji dışlanması için nöroloji konsültasyonu veya poliklinik yönlendirmesi yapılmasının gerektiği, göz hastalıkları uzmanı Dr. ...'un nöroloji konsültasyon veya poliklinik yönlendirmesi yapmamasının özen eksikliği olduğu, tekrarlayan nöroloji poliklinik başvurularında etyolojiye yönelik yatış, tetkik istemlerinin tıbben uygun olduğu ancak 11/07/2017 tarihinde Akdeniz Üniversite Hastanesinde kafa içi kitle tespit edildikten sonrasına ait tıbbi evrak olmadığı için tedavi bütünlüğünün değerlendirilemediği, kişinin, nöroloji poliklinik başvurularında etyolojiye yönelik önerileri uygulamamasının konulan teşhisin gecikmesinde rolü olduğu ve illiyetli olduğu ..." şeklinde mütalaa bildirildiği görülmektedir.
Yukarıda aktarılan raporda, göz hastalıkları uzmanı Dr. ...'un nöroloji konsültasyon veya poliklinik yönlendirmesi yapmamasının özen eksikliği olduğu tespit edildiğinden davalı idarenin olayda hizmet kusurunun bulunduğu, davacıda meydana gelen maddi ve manevi zararın kusur sorumluluğu çerçevesinde karşılanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenle, davacının temyiz isteminin kısmen kabulü, kısmen reddi; davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın manevi tazminata yönelik kısmının yukarıda belirtilen gerekçe ile onanması, maddi tazminata yönelik kısmının ise bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.