Danıştay10. DaireAile Hukuku
Danıştay 10. Daire E.2022/1423 K.2025/4489
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/1423
Karar No : 2025/4489
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- ...2- ... ... 7- ...
**VEKİLLERİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) :... Müdürlüğü
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU: Davacılar tarafından, hissedarı oldukları Trabzon ili, Arsin ilçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... Parsel'de kayıtlı taşınmazlarında Arsin-Atayurt yol genişletme çalışmaları nedeniyle heyelan meydana geldiği, taşınmazın tamamının kullanılmaz hale geldiği, taşınmazda yer alan 3 katlı betonarme evin yıkılma tehlikesi altında olduğu ve fındık ağaçlarının tamamının zarar gördüğünden bahisle olayda, idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek, taşınmaz üzerindeki evin zarar görmesi nedeniyle 5.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 147.016,96 TL), taşınmazın değer kaybı nedeniyle 5.000,00 TL ve fındık ağaçlarının zarar görmesi nedeniyle 5.000,00 TL olmak üzere 10.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 24.474,00 TL) maddi tazminat ile her bir davacı için ayrı ayrı 5.000,00 TL olmak üzere toplam 35.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ:
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, Mahkemelerince mahallinde gerçekleştirilen keşif neticesinde düzenlenen bilirkişi raporlarında dava konusu taşınmazın yaklaşık yarıdan fazlasının heyelana maruz kaldığı, oluşmuş olan heyelana nedeniyle, heyelana maruz kalan fındıklık olan arazideki fındık ocaklarının tamamen zarara gördüğü ve zeminlerinin fazlaca bozulduğu, bu nedenle bozulan zemin nedeniyle, oluşan zararın giderilebilmesi için, a-Zemin üzerinde biriken taş kütlelerinin kaldırılması, b-Zemine toprak takviyesi yapılması, c- Her bir fındık ocağı için set veya cep teras yapılması, d-Fındık mahsulünün tekrar verim verinceye kadar geçen zaman içinde bir bedel tespit edilmesi gerektiği, dava konusu parselde meydana gelen zarara ait işlemler toplamı :a-Zeminde oluşan taş kütlelerinin parselden uzaklaştırılması bedeli: 5.000,00 TL, b-Arazinin eğiminden dolayı yapılması gereken toplam 80 adet cep teras bedeli: 12.000,00 TL, c-Heyelanla birlikte parselden uzaklaşan toprak için cep terasların doldurulması için gereken 80,00 m³ toprağın nakliyesi ve araziye dökülmesi bedeli: 7.800,00 TL, d-Fındık dikilebilecek hale gelen parselde dikilecek fındık fidanları, bakım besleme, gübreleme bedeli: 5.700,00 TL, e-Heyelan nedeniyle beş yıl boyunca hasat edilmesi gerekip hasat edilemeyen toplam kuru fındık net kaybı olmak üzere: 10.290,00 TL (ek raporda sehven 10.920,00 TL olarak yazılmış), toplam zarar bedeli: 40.790,00 TL olarak hesapladığı, taşınmaz eski hale getirilmiş olacağından, taşınmazda herhangi bir değer düşüklüğü olmayacağı kanaatine varıldığı, dava konusu parselin 2.000 m²’sinde meydana gelen heyelan ile oluşan zararın miktarının 40.790,00 TL olarak hesaplandığı, açıklanan nedenlerle taşınmaz eski hale getirilmiş olacağından, taşınmazda herhangi bir değer düşüklüğü olmayacağı, dava konusu parselde meydana gelen heyelanın ortaya çıkmasında ilgili idarenin (Karayolları Genel Müdürlüğü) kusur oranının %90, zeminin kendisinin kaymaya müsait olmasının ise bu olaydaki kusur oranının %10 olduğunun" belirtildiği, bilirkişi raporu hükme esas alınabilir nitelikte bulunarak ve davacılar tarafından verilen miktar artırım dilekçesi, davacıların 3/5 hisseleri gözetilerek davacıların maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile; 22.026,60 TL maddi tazminatın, 10.000,00 TL'lik (taşınmazda meydana gelen zarar için 5.000,00 TL ile fındık ağaçlarında oluşan zarar için 5.000,00 TL) kısmına dava tarihi olan 22/11/2017 tarihinden itibaren, 12.026,60 TL'lik kısmına ise miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 18/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacılara hisseleri oranında ödenmesine, davacıların fazlaya ilişkin 149.464,36 TL (taşınmazdaki ev için talep edilen 147.016,96 TL ile davalı idarenin kusur oranı dikkate alınarak düşümü yapılan 2.447,40 TL) maddi tazminat isteminin reddine, savunma dilekçesi verilmediğinden maddi tazminat istemi yönünden davalı idare lehine avukatlık ücretine hükmedilmemesine, davacıların her biri için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 35.000,00 TL manevi tazminat isteminin reddine, savunma dilekçesi verilmediğinden manevi tazminat istemi yönünden davalı idare lehine avukatlık ücretine hükmedilmemesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine, davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun ise, tazminata ilişkin kısmının reddine, vekalet ücretine ilişkin kısmının kabulüne reddedilen manevi tazminat ile maddi tazminatın reddedilen kısmı için davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine, ilk derece mahkemesi kararının verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti de dikkate alınarak belirlenen, reddedilen maddi tazminat için 2.643,00 TL, manevi tazminat için ise 1.362,00 TL olmak üzere toplam 4.005,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI: Davacılar tarafından, taşınmazlarında meydana gelen zararın onarımla giderilmesinin mümkün olmadığı, bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelikte ve yeterlilikte olmadığı, hükmedilen tazminat tutarının maddi zararlarının karşılamasında yetersiz kaldığı ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının maddi tazminata işletilecek faiz başlangıç tarihi yönünden düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, hükmedilen maddi tazminat miktarına işletilecek yasal faizin başlangıç tarihi dışındaki kısımlar yönünden usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu yönlerden bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştay'ın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanun'un 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştay’ın içtihatlarıyla kabul edilmiştir.
Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrasına 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile, “Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” cümlesi; aynı Kanun'un Geçici 7. maddesiyle de, “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dahil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.” cümlesi eklenmiştir.
Aktarılan düzenlemeyle, nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek ve bir defaya mahsus olmak üzere, “süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin” dava dilekçesinde gösterilen tazminat miktarının artırılmasına imkan verilmektedir. Böylelikle, artırılan miktar açısından da dava dilekçesinin verildiği tarihteki hukuksal koşullar geçerli bulunmaktadır.
Yapılan bu açıklamalar karşısında, miktar artırımına ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp mevcut davada talep edilen tazminat miktarının miktar artırım suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu; aksi bir durumun hakkaniyete aykırı olacağı sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda, artırılan tazminat miktarı bakımından da dava tarihi olan 22/11/2017 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiğinden, davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak taraflarca yapılan istinaf başvurularının kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "... İdare Mahkemesinin...gün ve E:..., K:... sayılı kararına, davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine," ibaresinin, "... İdare Mahkemesinin ...gün ve E:..., K... sayılı kararına karşı davacı ve davalı tarafça yapılan istinaf taleplerinin tazminata ilişkin kısımının reddiyle hükmedilen 22.026,60 TL maddi tazminatın, dava tarihi olan 22/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
2.Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak taraflarca yapılan istinaf başvurularının kısmen kabulü kısmen reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtildiği şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3.Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 13/10/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/1423
Karar No : 2025/4489
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- ...2- ... ... 7- ...
**VEKİLLERİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) :... Müdürlüğü
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU: Davacılar tarafından, hissedarı oldukları Trabzon ili, Arsin ilçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... Parsel'de kayıtlı taşınmazlarında Arsin-Atayurt yol genişletme çalışmaları nedeniyle heyelan meydana geldiği, taşınmazın tamamının kullanılmaz hale geldiği, taşınmazda yer alan 3 katlı betonarme evin yıkılma tehlikesi altında olduğu ve fındık ağaçlarının tamamının zarar gördüğünden bahisle olayda, idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek, taşınmaz üzerindeki evin zarar görmesi nedeniyle 5.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 147.016,96 TL), taşınmazın değer kaybı nedeniyle 5.000,00 TL ve fındık ağaçlarının zarar görmesi nedeniyle 5.000,00 TL olmak üzere 10.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 24.474,00 TL) maddi tazminat ile her bir davacı için ayrı ayrı 5.000,00 TL olmak üzere toplam 35.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ:
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, Mahkemelerince mahallinde gerçekleştirilen keşif neticesinde düzenlenen bilirkişi raporlarında dava konusu taşınmazın yaklaşık yarıdan fazlasının heyelana maruz kaldığı, oluşmuş olan heyelana nedeniyle, heyelana maruz kalan fındıklık olan arazideki fındık ocaklarının tamamen zarara gördüğü ve zeminlerinin fazlaca bozulduğu, bu nedenle bozulan zemin nedeniyle, oluşan zararın giderilebilmesi için, a-Zemin üzerinde biriken taş kütlelerinin kaldırılması, b-Zemine toprak takviyesi yapılması, c- Her bir fındık ocağı için set veya cep teras yapılması, d-Fındık mahsulünün tekrar verim verinceye kadar geçen zaman içinde bir bedel tespit edilmesi gerektiği, dava konusu parselde meydana gelen zarara ait işlemler toplamı :a-Zeminde oluşan taş kütlelerinin parselden uzaklaştırılması bedeli: 5.000,00 TL, b-Arazinin eğiminden dolayı yapılması gereken toplam 80 adet cep teras bedeli: 12.000,00 TL, c-Heyelanla birlikte parselden uzaklaşan toprak için cep terasların doldurulması için gereken 80,00 m³ toprağın nakliyesi ve araziye dökülmesi bedeli: 7.800,00 TL, d-Fındık dikilebilecek hale gelen parselde dikilecek fındık fidanları, bakım besleme, gübreleme bedeli: 5.700,00 TL, e-Heyelan nedeniyle beş yıl boyunca hasat edilmesi gerekip hasat edilemeyen toplam kuru fındık net kaybı olmak üzere: 10.290,00 TL (ek raporda sehven 10.920,00 TL olarak yazılmış), toplam zarar bedeli: 40.790,00 TL olarak hesapladığı, taşınmaz eski hale getirilmiş olacağından, taşınmazda herhangi bir değer düşüklüğü olmayacağı kanaatine varıldığı, dava konusu parselin 2.000 m²’sinde meydana gelen heyelan ile oluşan zararın miktarının 40.790,00 TL olarak hesaplandığı, açıklanan nedenlerle taşınmaz eski hale getirilmiş olacağından, taşınmazda herhangi bir değer düşüklüğü olmayacağı, dava konusu parselde meydana gelen heyelanın ortaya çıkmasında ilgili idarenin (Karayolları Genel Müdürlüğü) kusur oranının %90, zeminin kendisinin kaymaya müsait olmasının ise bu olaydaki kusur oranının %10 olduğunun" belirtildiği, bilirkişi raporu hükme esas alınabilir nitelikte bulunarak ve davacılar tarafından verilen miktar artırım dilekçesi, davacıların 3/5 hisseleri gözetilerek davacıların maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile; 22.026,60 TL maddi tazminatın, 10.000,00 TL'lik (taşınmazda meydana gelen zarar için 5.000,00 TL ile fındık ağaçlarında oluşan zarar için 5.000,00 TL) kısmına dava tarihi olan 22/11/2017 tarihinden itibaren, 12.026,60 TL'lik kısmına ise miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 18/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacılara hisseleri oranında ödenmesine, davacıların fazlaya ilişkin 149.464,36 TL (taşınmazdaki ev için talep edilen 147.016,96 TL ile davalı idarenin kusur oranı dikkate alınarak düşümü yapılan 2.447,40 TL) maddi tazminat isteminin reddine, savunma dilekçesi verilmediğinden maddi tazminat istemi yönünden davalı idare lehine avukatlık ücretine hükmedilmemesine, davacıların her biri için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 35.000,00 TL manevi tazminat isteminin reddine, savunma dilekçesi verilmediğinden manevi tazminat istemi yönünden davalı idare lehine avukatlık ücretine hükmedilmemesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine, davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun ise, tazminata ilişkin kısmının reddine, vekalet ücretine ilişkin kısmının kabulüne reddedilen manevi tazminat ile maddi tazminatın reddedilen kısmı için davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine, ilk derece mahkemesi kararının verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti de dikkate alınarak belirlenen, reddedilen maddi tazminat için 2.643,00 TL, manevi tazminat için ise 1.362,00 TL olmak üzere toplam 4.005,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI: Davacılar tarafından, taşınmazlarında meydana gelen zararın onarımla giderilmesinin mümkün olmadığı, bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelikte ve yeterlilikte olmadığı, hükmedilen tazminat tutarının maddi zararlarının karşılamasında yetersiz kaldığı ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının maddi tazminata işletilecek faiz başlangıç tarihi yönünden düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, hükmedilen maddi tazminat miktarına işletilecek yasal faizin başlangıç tarihi dışındaki kısımlar yönünden usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu yönlerden bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştay'ın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanun'un 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştay’ın içtihatlarıyla kabul edilmiştir.
Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrasına 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile, “Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” cümlesi; aynı Kanun'un Geçici 7. maddesiyle de, “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dahil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.” cümlesi eklenmiştir.
Aktarılan düzenlemeyle, nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek ve bir defaya mahsus olmak üzere, “süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin” dava dilekçesinde gösterilen tazminat miktarının artırılmasına imkan verilmektedir. Böylelikle, artırılan miktar açısından da dava dilekçesinin verildiği tarihteki hukuksal koşullar geçerli bulunmaktadır.
Yapılan bu açıklamalar karşısında, miktar artırımına ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp mevcut davada talep edilen tazminat miktarının miktar artırım suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu; aksi bir durumun hakkaniyete aykırı olacağı sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda, artırılan tazminat miktarı bakımından da dava tarihi olan 22/11/2017 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiğinden, davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak taraflarca yapılan istinaf başvurularının kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "... İdare Mahkemesinin...gün ve E:..., K:... sayılı kararına, davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine," ibaresinin, "... İdare Mahkemesinin ...gün ve E:..., K... sayılı kararına karşı davacı ve davalı tarafça yapılan istinaf taleplerinin tazminata ilişkin kısımının reddiyle hükmedilen 22.026,60 TL maddi tazminatın, dava tarihi olan 22/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
2.Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak taraflarca yapılan istinaf başvurularının kısmen kabulü kısmen reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtildiği şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3.Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 13/10/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.