‹ Ana sayfa
Danıştay10. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 10. Daire E.2022/1185 K.2024/1034

Esas No: 2022/1185 · Karar No: 2024/1034 · Karar Tarihi: 21.03.2024
T.C. DANIŞTAY
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/1185
Karar No : 2024/1034

KARARIN DÜZELTİLMESİNİ
İSTEYEN (DAVACILAR): 1)..., ... ... ve ...'ye velayeten, kendisine asaleten ..., ... 7)...

VEKİLLERİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI): ... Müdürülüğü / ...

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU:... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolunda verilen kararının, davanın reddine ilişkin kısmının gerekçeli onanması, kabulüne ilişkin kısmının bozulmasına ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin 30/09/2021 tarih ve E:2016/15019, K:2021/4492 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, yakınları ...'nin ... ili, ... ilçesi, ... köyünde 16/07/2011 tarihinde gerçekleşen yağışlar sonucu meydana gelen sel felaketinde hayatını kaybetmesinde, sel felaketinin önlenmesi ve dere yatağının ıslah edilmesi için yapılan başvurulara rağmen gerekli önlemleri almayan davalı idarenin kusurlu olduğu ileri sürülerek 1.000,00 TL cenaze ve defin gideri, ... için 1.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 66.424,10 TL) destekten yoksun kalma tazminatı, 100.000,00 TL manevi tazminat, ...,..., ..., ...,...,... ..., ...,... ve .... için ayrı ayrı 25.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Orman ve Su İşleri Bakanlığı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, 17. Bölge Müdürlüğü’nce gönderilen ... tarih ve .... sayılı yazıda; dava konusu sel olayı meydana geldikten sonra ... deresinde, 18/07/2011 ile 20/07/2011 tarihleri arasında paletli beko (sivil beko) ile gerekli olan makineli çalışma yapıldığı, aciliyet arz etmesi nedeniyle taşkın sonrası arazi alımlarının hemen yapıldığı, 2011 yılı ek yatırım programına teklifin yapıldığı, 27/12/2012 tarihinde ... Köyü Taşkın Koruma ihalesinin yapıldığı, ihale muhtevasında bulunan tersip bentlerinin 2013 yılı içinde tamamlandığı, istinat duvarının %50'lik kısmının yapıldığı, geriye kalan kısmının ise 2014 yılında tamamlanacağı, ayrıca; taşkın sular ve sellere karşı koruyucu tesisler meydana getirmek ve akarsu ıslahatlarını yapma hususunun Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nün vazife ve salahiyetleri arasında olduğunun da ifade edildiği, bununla birlikte aynı derede 02/09/2012 tarihinde yeniden sel felaketi meydana geldiği, bu sel felaketinde de ölen kişilerin olduğu, 2012 yılında meydana gelen sel felaketinden sonra ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Değişik İş sayılı dosyasında bilirkişi raporunun hazırlandığı; anılan raporda; dere yatağının yerleşim yeri içinden geçiyor olması, dosya içinde bulunan talep dilekçelerine rağmen Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nün dere ıslahı için maksimum gelen su debisine göre istinat duvarı ve menfez gibi sel felaketini önleyici tedbirleri almamış olması, derede biriken taş ve toprağın suyun birikmesine ve biriken suyun yön değiştirerek olağan yatağını terk edip yerleşim yerlerinin bulunduğu yöne akmasına sebebiyet verecek şekilde yetersiz büzü dere yatağına yerleştirmiş olması hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, 6200 sayılı Yasa uyarınca kendisine verilen görevleri yerine getirmediği anlaşılan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nün kusurlu olduğu, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nün %70 oranında kusurlu olduğu, beklenilmeyen halin ise olayda %30 etkili olduğu şeklinde tespit ve görüşlere yer verildiği, yukarıda yer alan ve Devlet Su İşleri 17. Bölge Müdürlüğüne ait yazı, bahsi geçen bilirkişi raporu ve dosya münderecatında yer alan bilgi ve belgeler bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davalı idarenin ... köyünde meydana gelen sel felaketinde kusurlu olduğu, sel felaketinin yaşanmasına aşırı yağışların sebebiyet verdiği, bu nedenle beklenilmeyen halin de dava konusu uyuşmazlıkta dikkate alınması gerektiği, bu minvalde davalı idarenin olayın vuku bulmasında %70 oranında kusurlu olduğu, olaya ilişkin olarak beklenilmeyen halin ise %30 oranında etkili olduğunun kabulü gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı, cenaze ve defin masrafları olarak 1.000,00 TL istenilmiş ise de; 05/06/2015 tarihli ara kararında, dava dilekçesinde talep edilen 1.000,00 TL cenaze ve defin giderinin hangi kalemlerden oluştuğu sorularak, talep edilen bu zarara ilişkin somut bilgi ve belgelerin ibraz edilmesi istenilmesine rağmen, davacılar tarafından bu iddialarını ispatlayacak bilgi ve belge sunulmadığından, cenaze ve defin giderine ilişkin maddi tazminat isteminin reddi gerektiği, davacıların murisi ...'nin ölmesi sonucu davacı eş ve çocukların uğrayabileceği gelir kaybının (destekten yoksun kalma tazminatının) tespiti amacıyla dosya üzerinden yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, davacıların destek kayıplarının hesaplandığı, bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, bilirkişi raporunun hukuki ve bilimsel verilere uygun olduğu, hükme esas alınabilir nitelikte bulunduğu sonucuna varıldığı, davacılar vekili tarafından miktar artırımı dilekçesi verilmediğinden, miktarın dava dilekçesinde talep edilen 1.000,00 TL olarak kabul edildiği, beklenmeyen hal oranı olan %30'un düşülmesi sonucu hesaplanan zarar 1.000,00 TL'nin üzerinde olduğundan, 1.000,00 TL tazminatın ... Asliye Hukuk Mahkemesinde davanın açıldığı 20/10/2011 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesi, fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin ise reddi gerektiği sonucuna varıldığı, davacıların duyduğu acı ve elemin bir ölçüde de olsa giderilebilmesi için manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği, olayın gelişimi, sonucu, taraflara yüklenilebilecek yükümler ile yukarıda belirtilen hususlar ve açıklamalar da dikkate alınarak, davacı eş Gülizar Boyacı için takdiren 30.000,00 TL, davacı çocukların her biri için 25.000,00'er TL manevi tazminatın davalı idarece davacılara ödenmesi gerekmekte ise de; ölüm olayında beklenmeyen halin de etkili olduğu ve bu durumda davalı idareye beklenmeyen halden dolayı kusur izafe edilemeyeceği nazara alınarak 196.000,00 TL manevi tazminatın ... Asliye Hukuk Mahkemesinde davanın açıldığı 20/10/2011 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacılara ödenmesi gerektiği gerekçesiyle maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, toplam 1.000,00 TL maddi zararın ... Asliye Hukuk Mahkemesinde davanın açıldığı 20/10/2011 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, belirtilen miktarı aşan 1.000,00 TL ( cenaze ve defin gideri) maddi tazminat isteminin ise reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, 196.000,00 TL manevi tazminatın ... Asliye Hukuk Mahkemesine davanın açıldığı 20/10/2011 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, 154.000,00 TL'ye ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

Daire kararının özeti: Her iki tarafın temyiz başvurusu üzerine Danıştay Onuncu Dairesinin 30/09/2021 tarih ve E:2016/15019, K:2021/4492 sayılı kararıyla, davacıların temyiz isteminin reddi ile davanın kısmen kabulü, kısmen reddine ilişkin Mahkeme kararının gerekçeli onanmasına, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile davacıların maddi ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmiştir.

KARAR DÜZELTME
TALEP EDENİN İDDİALARI: Davacılar tarafından, dava konusu olayın davalı idareni hizmet kusurundan kaynaklandığı, Daire kararının düzeltilerek davanın kabule ilişkin kısmının onanması, redde ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...

DÜŞÜNCESİ :Karar düzeltme isteminin kabulü ile Mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Kararın düzeltilmesi dilekçelerinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, karar düzeltme istemlerinin kabulü ile Danıştay Onuncu Dairesinin 30/09/2021 tarih ve E:2016/15019, K:2021/4492 sayılı kararı kaldırılarak uyuşmazlık yeniden incelendi:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
... ili, ... ilçesi, ... Köyü'nde 2007 ve 2008 yıllarında bir çok kez sel felaketi yaşanmış olması, gerek kamu kurumlarının bölgede yaptığı incelemelerde derenin ıslah edilmesi gerektiği yönünde raporlar düzenlemiş olmaları gerekse de yöre halkının olay tarihinden önce konuya ilişkin bir çok başvuru yapmış olması karşısında, davalı idarenin olay tarihi olan 16/07/2011 tarihine kadar ...-... deresinin ıslahına ve taşkın koruma tesisi yapılmasına yönelik herhangi bir çalışma yapmamış olması nedeniyle hizmet kusurunun bulunduğu ve davacıların uğradığı zararla idarenin Kanundan kaynaklanan görevlerini yerine getirmemek şeklinde tezahür eden eylemi arasında nedensellik bağı bulunduğunun kabulü gerekmekte olup, İdare Mahkemesince de mahallinde 06/04/2015 tarihinde yapılan keşif neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda, dava konusu olayda davalı idare eylemi ile davacıların zararı arasında illiyet bağı bulunduğu, davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün %70 kusurlu olduğu tespite yer verilmiştir.

Öte yandan dava konusu olayın yaşandığı yerde daha önceki tarihlerde de aşırı yağış nedeniyle sel felaketinin yaşandığı ve bu sel felaketleri sonucunda ölüm ve birçok hasarın meydana geldiği dikkate alındığında, müteveffanın gereken özeni göstermesi gerektiği açık olduğundan bu yönüyle zararın oluşmasına müteveffanın dikkatsizlik, tedbirsizlik, ihmal ve kusurunun da söz konusu zarara sebebiyet verdiğinden müteveffanın da %30 kusuru bulunduğunun kabulü gerekmektedir.

İdare Mahkemesince davalı idarenin %70 kusur oranı dikkate alınarak davacıların 1.000,00 TL maddi, 196.000,00 TL manevi zararlarının karşılanması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolunda verilen kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Tarafların temyiz istemlerinin REDDİNE,
2. ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının YUKARIDA BELİRTİLEN GEREKÇEYLE ONANMASINA,
3. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 21/03/2024 tarihinde oy birliğiyle KESİN OLARAK karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?