Danıştay 10. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 10. Daire E.2021/7698 K.2025/2800
Özet: (1) Uyuşmazlık, 29/10/2021 tarihinde geçerli olan Cumhurbaşkanı Kararı ile 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun’un 6. maddesinin iptali istemiyle, Türkiye'deki bazı kişi ve kuruluşların malvarlıklarının dondurulması kararıdır. (2) Mahkeme, kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek, malvarlıklarının dondurulmasını iptal etmiş ve Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar vermiştir.
T.C. DANIŞTAY ONUNCU DAİRE
Esas No: 2021/7698
Karar No: 2025/2800
DAVACI: ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALILAR:
1- ... / ...
2-... Bakanlığı / ...
VEKİLLERİ: Av. ...
İSTEMİN_KONUSU: 29/10/2021 tarihli ve 31643 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, bazı kişi ve kuruluşların tasarrufunda bulunan Türkiye'deki malvarlıklarının dondurulmasına ilişkin 28/10/2021 tarihli ve 4713 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın eki Kararın davacıya ilişkin kısmının iptali ile 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun'un 6. maddesinin iptali istemiyle itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istenilmektedir.
DAVACININ_İDDİALARI: Davacı tarafından, malvarlığının dondurulmasına ilişkin kararın Kanuna dayalı olarak alınması gerektiği, Cumhurbaşkanlığı kararı ile malvarlığının dondurulması işleminin hukuka aykırı olduğu, idari kararla tesis edilen işlemin mülkiyet hakkını ihlal ettiği, hakkında açılmış veya soruşturması devam eden bir dava bulunmadığı, mülkiyet hakkının ancak kanunla sınırlanabileceği, 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun'un 6. maddesinin Anayasa'nın 35. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
DAVALILARIN_SAVUNMALARI: Davalı idarelerce, Amerika Birleşik Devletleri tarafından DEAŞ'ın finansmanıyla mücadele kapsamında ... Money Transfer Company'nin DEAŞ terör örgütüne ait parasal işlemlere aracılık eden havaleci şirketler arasında olduğu iddiasıyla malvarlığının dondurulmasının talep edildiği, bu kapsamda Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığınca yapılan araştırmada; ... Money Transfer Company isimli şirkete ilişkin olarak yer verilen adreste davacı şirketin bulunduğunun tespit edildiği, şirketin uzun yıllar DEAŞ'a mali destek sağladığı yönünde teyide muhtaç bilgilerin bulunduğunun tespit edildiği, bunun üzerine hazırlanan araştırma raporunun Malvarlığının Değerlendirilmesi Komisyonu'na sunulduğu, Komisyon tarafından yapılan değerlendirme neticesinde; terör örgütüne destek veya sponsor olduğu veya finansal, maddi ya da teknolojik destek sunduğu gerekçesiyle davacının malvarlığının dondurulmasının uygun olacağına karar verildiği, bunun üzerine tesis edilen dava konusu işlemin usule ve hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI:...
DÜŞÜNCESİ: Dava; 28/10/2021 tarih ve 4713 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının Eki, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 1373 (2001) sayılı kararı kapsamındaki yabancı devlet talebine göre bazı kişi ve kuruluşların tasarrufunda bulunan Türkiye'deki malvarlıklarının dondurulmasına dair kararın davacıya ilişkin kısmının iptali ve 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun'un 6. maddesinin iptali istemiyle itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Davacının Anayasa'ya aykırılık iddiaları yerinde görülmeyerek, işin esası incelendi.
6415 Sayılı Terörizm Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanunun 6. Maddesinin 1. fıkrasında; bir yabancı devlet hükûmeti tarafından bir kişi, kuruluş veya organizasyonun tasarrufunda bulunan malvarlığının dondurulmasına ilişkin olarak Türkiye’den talepte bulunulması halinde, Değerlendirme Komisyonunca değerlendirilen talebin Cumhurbaşkanı tarafından karara bağlanacağı, bu değerlendirmede karşılıklılık ilkesinin gözetileceği, karar verilebilmesi için, yabancı devlet tarafından taleple birlikte gerekçelerinin de gönderilmesi gerekeceği, 3. fıkrasında; yabancı devlet hükûmetinin malvarlığının dondurulmasına ilişkin taleplerinin yerine getirilmesi için, ilgili devletten teminat talep edilebileceği, 5. fıkrasında da; bu madde uyarınca verilen malvarlığının dondurulması kararının Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihten itibaren bir yıl içinde, talep eden devlet tarafından soruşturma başlatılmadığı takdirde ilgili karar kaldırılabileceği düzenlemeleri yer almıştır.
Anayasamızın 90. maddesine göre kanun hükmünde olan Birleşmiş Milletler Antlaşmasının 24, 25, 39, 41, 42, 48 ve 49. maddeleri uyarınca, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin barışın tehdit edildiği durumlarda yalnız tavsiye niteliğinde değil, güç kullanmayı da içerecek şekilde önleyici nitelikte kararlar alma ve bunların üyelerce uygulanmasını talep etme hakkı bulunmakta olup, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararının dayanağı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 2373(2001) sayılı kararı kapsamındaki tüm devletlerden "terörist eylemlerde bulunmak suçunu işleyenlerin ya da işlemeye kalkışanların, bu nev'i eylemleri kolaylaştıran ya da onlara katılanların, bu şahıslara ait veya bu şahıslar tarafından doğrudan ya da dolaylı olarak denetlenen kuruluşların ve anılan şahıs ya da kuruluşlar adına veya bu şahıs ya da kuruluşların talimatları doğrultusunda hareket eden şahıs ya da kuruluşların ve bu şahıslar ve kuruluşlara ortak olan veya onlar tarafından doğrudan ya da dolaylı olarak kontrol edilen bu şahıslara ait malvarlıklarından doğan ana para da dahil olmak üzere anaparalarının ve diğer mali varlıklarının ve ekonomik kaynaklarının vakit geçirilmeksizin dondurulması" beklenilmektedir.
1945 yılında 4801 sayılı Kanunla onaylanarak iç hukuk düzenimizin bir parçası olan Birleşmiş Milletler Andlaşmasının "Amaçlar ve İlkeler" başlığını taşıyan I. Bölümünde yer alan 2. maddesinin 7. fıkrasında "İşbu Andlaşmanın hiçbir hükmü, Birleşmiş Milletler'e herhangi bir devletin kendi iç yetki alanına giren konulara müdahale yetkisi vermediği gibi, üyeleri de bu türden konuları işbu Andlaşma uyarınca bir çözüme bağlamaya zorlayamaz.; ancak, bu ilke, VII. Bölüm'de öngörülmüş olan zorlayıcı önlemlerin uygulanmasını hiç bir biçimde engellemez." ifadesine yer verilmiş; Andlaşmanın bu hükmünün, "Barışın Tehdidi, Bozulması ve Saldırı Eylemi Durumunda Alınacak Önlemler" başlıklı VII. Bölüm kapsamında alınan "zorlayıcı önlemlerin" uygulanmasında üye ülkelerin yükümlülüğünü tereddüte yer bırakmayacak şekilde ortaya koymuş olup, üye ülkelerin zorlayıcı önlemlerin uygulanması konusundaki yükümlülüğü, Birleşmiş Milletler Andlaşmasının 48. maddesinde vurgulandığı üzere "doğrudan doğruya eylemleriyle" yerine getirmektir. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin, Andlaşmanın VII. Bölümü çerçevesinde alacağı kararlar, üye devletler yönünden bağlayıcı nitelik taşımakta; üye ülkelerin, üstlendikleri bu yükümlülüğü yerine getirmek için iç hukuklarında ayrıca bir yasal düzenleme aranmasına gerek bulunmamakta; üye ülke olarak Türkiye Cumhuriyeti Devletine düşen görev ise alacağı bir karar ile Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin, Andlaşmanın VII. Bölümü çerçevesinde almış olduğu zorlayıcı önlemleri Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yürürlüğe koymak ve uygulanır hale getirmektir.
Dosyanın incelenmesinden; Amerika Birleşik Devletleri tarafından, yukarıda aktarılan hükümler uyarınca, DEAŞ'ın finansmanıyla mücadele kapsamında davacı şirketin DEAŞ terör örgütüne ait parasal işlemlere aracılık eden şirketler arasında olduğu iddiasıyla malvarlığının dondurulmasının istenilmesi üzerine T: C Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı tarafından yapılan araştırmalar üzerine hazırlanan raporun Değerlendirme Komisyonuna sunulduğu, Değerlendirme Komisyonunca Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 1373(2001) Sayılı Kararının ülkelere getirmiş olduğu yükümlülükler dikkate alınarak karşılıklılık ilkesine göre değerlendirme yapılarak, terör örgütüne destek ve sponsor olduğu veya finansal, maddi ya da teknolojik destek sunduğu gerekçesiyle davacı şirketin malvarlığının dondurulmasının uygun olacağına karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda; dava konusu kararda adı yer alan davacının, bu karar uyarınca Türkiye'deki her türlü mallarının dondurulmasını öngören dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ:
Dosyanın incelenmesinden;
-ABD Ankara Büyükelçiliğinin... ve ... sayılı notaları ile ismi bildirilen kişilerin malvarlıklarının dondurulmasının istenilmesi üzerine, Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı (Başkanlık) tarafından ... tarihli ve... sayılı Araştırma Raporu hazırlanarak Malvarlığının Dondurulmasını Değerlendirme Komisyonu'na sunulduğu,
-Raporda özetle, ABD Hazine Bakanlığının internet sitesinde yer alan 18/11/2019 tarihli basın açıklamasında, ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC)'nin, aralarında ... Money Transfer Company'nin de bulunduğu bir takım kişi ve kuruluşların DEAŞ'a destek sağladığından bahisle yaptırım listesine alındığı bilgisine yer verildiği, ayrıca basın açıklamasında ... Money Transfer Company'nin DEAŞ'ı yıllarca finansal olarak desteklediği, 2019 yılı sonunda DEAŞ'lı bir kişinin, örgütün tespitlerine takılmamak için ... aracılığıyla para transferleri gerçekleştirdiğini itiraf ettiği iddialarına yer verildiği, Başkanlık tarafından "..." ismi ile yapılan sorgulamalar sonucunda ... Kuyumculuk Elk. Gıda İth. İhr. Ltd. Şti. şeklinde bir kayda ulaşıldığı, anılan şirketin VEDOP'ta kayıtlı adresinin OFAC tarafından yapılan 18/11/2019 tarihli listelemede yer alan ... Money Transfer Company adlı şirkete ait "... Cad. No:..." adresi ile aynı olduğu, ... Kuyumculuk Elk. Gıda İth. İhr. Ltd. Şti.'nin %100 hisseli tek ortağının (davacı) ... ... olduğu, anılan şahıs ve sahibi olduğu ... Kuyumculuk Elk. Gıda İth. İhr. Ltd. Şti.'ne ait malvarlığı ve banka hesapları üzerinde yapılan incelemelerde, şirket adına bir adet taşıt kaydının bulunduğu, herhangi bir gayrımenkul kaydına ise rastlanmadığı, bununla birlikte şirketin, 2017-2019 yılları arasında yüklü miktarda döviz ve Türk lirası cinsinden para transferi gerçekleştirdiğinin tespit edildiği, para transferleri üzerinden yapılan analizlerde "... Kuyumculuk" isimli şirketin "BPN Ödeme Kuruluşu" isimli elektronik para kuruluşunun bir acentası olarak faaliyet yürüttüğü, bu kapsamda BPN Ödeme Kuruluşu ile sık para transferi ilişkisi içerisinde olduğunun görüldüğü, BPN Ödeme Kuruluşu'nun 21/11/2019 tarihinde şirketin temsilcilik faaliyetini tek taraflı sonlandırdığı bilgisinin istihbar edildiği, ayrıca Başkanlık tarafından yapılan sorgulama neticesinde şirket hesabından 2018 yılında ABD'nin El-Kaide'ye finansal destek sağladığı iddiasıyla hakkında yaptırım uyguladığı ...'ın hesabına 2 işlemde toplam 17.168,00 TRY tutarında para transferi gerçekleştirildiğinin görüldüğü bilgi ve değerlendirmelerine yer verildiği,
Anılan raporu inceleyen Malvarlığının Dondurulmasını Değerlendirme Komisyonu'nun ... tarihli ve ... sayılı toplantısında, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 1373 (2001) sayılı kararının ülkelere getirmiş olduğu yükümlülükler dikkate alınarak karşılıklılık ilkesi çerçevesinde ve ABD'den bu aşamada teminat istenilmesine gerek olmaksızın, davacının sahibi olduğu şirketin Türkiye'deki malvarlıklarının dondurulması hususunda Cumhurbaşkanı'na öneride bulunulmasına karar verildiği,
29/10/2021 tarihli ve 31643 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, bazı kişi ve kuruluşların tasarrufunda bulunan Türkiye'deki malvarlıklarının dondurulmasına ilişkin 28/10/2021 tarihli ve 4713 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile davacının sahibi olduğu şirketin Türkiye'deki malvarlıklarının dondurulmasına karar verilmesi üzerine de anılan Kararın davacının sahibi olduğu şirkete yönelik kısmının iptali istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İNCELEME VE
GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
Anayasaya Aykırılık İddiasının İncelenmesi:
Dava konusu Cumhurbaşkanı Kararının dayanağını oluşturan 6415 sayılı Kanun'un 6. maddesinin iptali istemiyle açılan iptal davasında, Anayasa Mahkemesinin 10/12/2013 tarih ve 28847 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 10/10/2013 tarih ve E:2013/45, K:2013/113 sayılı kararıyla, Anayasa'nın 35. maddesinde bir temel hak olarak güvence alınan mülkiyet hakkına ancak kamu yararı nedeniyle ve kanunla sınırlama getirilebileceğinin belirtildiği, Anayasa'nın 13. maddesine göre temel hak ve özgürlüklere yönelik sınırlamaların, demokratik toplum düzeninin ve laik cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı gibi hak ve özgürlüklerin özlerine de dokunamayacağı, buna göre, idare tarafından kamu yararı bulunduğu durumlarda mülkiyet hakkına kanunla yapılan sınırlamaların meşru görüleceği, uluslararası terörizmle mücadele çalışmaları kapsamında terörizmin finansmanının önlenmesinde kamu yararı olduğunun açık olduğu, terörü finanse eden fon veya diğer malvarlıklarının dondurulmasına ilişkin kamu yararı amacıyla Bakanlar Kurulu'na (Cumhurbaşkanı) karar alma yetkisinin verilmesinin ölçülü olmadığının söylenemeyeceği, idari nitelikli söz konusu tedbir kararının mutlaka yargı organları tarafından verilmesi gerektiğine yönelik herhangi bir anayasal zorunluluk da bulunmadığı, bu bağlamda, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerden kaynaklanan, geçici nitelikli bir tedbir kararı olan ve uluslararası mevzuat ve diğer ülke uygulamalarına göre yargı organları yanında yetkili diğer organlar tarafından verilebilen malvarlığının dondurulması kararlarının Bakanlar Kurulu (Cumhurbaşkanı) tarafından karşılıklılık ilkesine bağlı olarak karara bağlanacağını düzenleyen kuralda Anayasa'ya aykırı bir yön bulunmadığına karar verilmiş olup, bu açıdan anılan hükmün Anayasaya aykırı olduğu iddiasının hukuki temeli ve gerekçesi bulunmadığı anlaşılmakla, itiraz yoluyla iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına dair davacı istemi ciddi görülmemiştir.
İlgili Mevzuat:
Terör ve terörizmin finansmanıyla etkin mücadele edilmesi kapsamında; 1999 tarihli Terörizmin Finansmanının Önlenmesine Dair Uluslararası Sözleşmenin ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin bu Kanun kapsamındaki terör ve terörizmin finansmanıyla mücadeleye ilişkin kararlarının uygulanması ile terörizmin finansmanı suçunun düzenlenmesi ve terörizmin finansmanının önlenmesi amacıyla malvarlığının dondurulmasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi amacıyla hazırlanarak 16/02/2013 tarihli ve 28561 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun'un 2. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde, malvarlığının dondurulmasının, malvarlığının ortadan kaldırılmasının, tüketilmesinin, dönüştürülmesinin, transferinin, devir ve temlik edilmesinin ve sair tasarrufi işlemlerin önlenmesi amacıyla, malvarlığı üzerindeki tasarruf yetkisinin kaldırılmasını veya kısıtlanmasını ifade edeceği belirtişmiş; "Yabancı devletlerce yapılan talepler" başlıklı 6. maddesinde, "(1) Bir yabancı devlet hükûmeti tarafından bir kişi, kuruluş veya organizasyonun tasarrufunda bulunan malvarlığının dondurulmasına ilişkin olarak Türkiye’den talepte bulunulması hâlinde, Değerlendirme Komisyonunca değerlendirilen talep Cumhurbaşkanı tarafından karara bağlanır. Bu değerlendirmede karşılıklılık ilkesi gözetilir. Karar verilebilmesi için, yabancı devlet tarafından taleple birlikte gerekçelerinin de gönderilmesi gerekir.
(2) Bu talepler, Başkanlığa veya Başkanlığa iletilmek üzere Adalet Bakanlığı veya Dışişleri Bakanlığına yapılır.
(3) Yabancı devlet hükûmetinin malvarlığının dondurulmasına ilişkin taleplerinin yerine getirilmesi için, ilgili devletten teminat talep edilebilir.
(4) Malvarlığının dondurulmasına ilişkin talepler hakkındaki Cumhurbaşkanı kararı, Dışişleri Bakanlığı tarafından talepte bulunan devlete bildirilir.
(5) Bu madde uyarınca verilen malvarlığının dondurulması kararının Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihten itibaren bir yıl içinde, talep eden devlet tarafından soruşturma başlatılmadığı takdirde ilgili karar kaldırılabilir." kuralına yer verilmiş; 8. maddenin 1. fıkrasında, malvarlığının dondurulması kararları hakkına yapılacak mali araştırmanın Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığınca (MASAK) yerine getirileceği; 3. fıkrasında, araştırma sonuçlarının MASAK tarafından Malvarlığının Dondurulmasını Değerlendirme Komisyonuna sunulacağı; 9. maddesinde, "(1) 5 inci maddenin dördüncü fıkrası ile 6 ncı ve 7 nci maddeler kapsamında malvarlığının dondurulmasıyla ilgili olarak Malvarlığının Dondurulmasını Değerlendirme Komisyonu oluşturulmuştur. ...
...
(3) Değerlendirme Komisyonu, birinci fıkrada sayılan üyeler veya bunların yerlerine usulüne uygun olarak atanan vekilleriyle toplanarak katılanların en az beşinin oyu ile karar verir.
...
(6) Değerlendirme Komisyonunun çalışma usul ve esasları yönetmelikle belirlenir." hükmü düzenlenmiş;
11. maddesinde de, "(1) Bu Kanun hükümlerine göre alınan malvarlığının dondurulması ve bu kararın kaldırılmasına ilişkin kararlar Resmî Gazete’de yayımlanır. Bu kararlar yayımı tarihinde, hakkında malvarlığının dondurulması kararı verilen ilgili kişi ve kuruluşa tebliğ edilmiş sayılır. (2) Malvarlığının dondurulması kararında; kararın kimin hakkında verildiği, sebepleri, kapsamı, süresi ve bu karara karşı başvurulabilecek kanun yolları ile başvuru süresi yer alır." düzenlemeleri yer almıştır.
6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun'un uygulanmasına yönelik olarak; terör ve terörizmin finansmanıyla etkin mücadele edilmesi kapsamında; malvarlığının dondurulması kararlarının alınması, icrası, kaldırılması, dondurulan malvarlığının yönetimi ve denetimine ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla düzenlenerek 31/05/2013 tarihli ve 28663 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanunun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in "Yabancı devletlerce yapılan talepler" başlıklı 5. maddesinde, "(1) Bir yabancı devlet hükûmeti tarafından yapılacak; bir kişi, kuruluş veya organizasyona ait malvarlığının dondurulmasına ilişkin talepler, gerekçeleriyle birlikte Başkanlığa (Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı) yapılır. Taleplerin Adalet Bakanlığına veya Dışişleri Bakanlığına ya da diğer bir kuruma yapılması halinde, bu talepler kurumlarca ivedilikle Başkanlığa intikal ettirilir. Dışişleri Bakanlığı haricindeki kurumlara yapılan talepler, Başkanlıkça Dışişleri Bakanlığına bildirilir.
(2) Gelen talepler hakkında Başkanlık derhal Komisyon (Malvarlığının Dondurulmasını Değerlendirme Komisyonu) üyelerini bilgilendirir. Başkanlık, Komisyon üyelerinin görevli olduğu kurumlar ile kolluk birimlerinden ya da gerektiğinde ilgili diğer kamu kurum ve kuruluşlarından da talebe ilişkin bilgi isteyebilir. Bu kurum ve kuruluşlar, talebe ilişkin bilgi, belge ve değerlendirmelerini kendilerinden istenilen süre ve şekilde Başkanlığa intikal ettirirler.
(3) Taleplerle ilgili olarak diğer kamu kurum ve kuruluşlarından elde edilen bilgi, belge ile talebin gerekçelerine ilişkin değerlendirmeler ve Başkanlıkça yapılan mali araştırma sonuçları, ivedilikle bir araştırma raporuna bağlanarak Komisyona sunulur.
(4) Komisyonca; araştırma raporu ile karşılıklılık ilkesi ve talebin yerine getirilmesi için ilgili devletten teminat talep edilmesine gerek olup olmadığı hususları dikkate alınarak yapılan değerlendirme bir tutanağa bağlanır. Başkanlıkça hazırlanan araştırma raporu ile tutanak, ivedilikle Cumhurbaşkanlığına gönderilir.
(5) Malvarlığının dondurulmasına ilişkin Cumhurbaşkanı kararları, talepte bulunan devlete bildirilmek üzere Başkanlık tarafından Dışişleri Bakanlığına gönderilir. Bu bildirimde;
a) Kararın Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihten itibaren bir yıl içinde talep eden devlet tarafından soruşturma başlatılmadığı takdirde Kararın kaldırılabileceği,
b) Konuya ilişkin soruşturma başlatıldığı takdirde içeriği, safahatı ve sonucu hakkında ivedilikle bilgi verilmesi gerektiği,
c) Talebe ilişkin ilave bilgi ve bulgulara ulaşılması halinde bunların da ivedilikle intikal ettirilmesi, hususları yer alır.
(6) Talebin Cumhurbaşkanınca reddedilmesi halinde keyfiyet, başkaca bir işleme gerek olmaksızın talepte bulunan devlete bildirilmek üzere Başkanlık tarafından Dışişleri Bakanlığına iletilir.
(7) Malvarlığının dondurulması kararının kaldırılıp kaldırılmayacağı hususu; beşinci fıkra kapsamında intikal eden bilgiler üzerine derhal veya her yılın sonunda resen ya da malvarlığı dondurulan kişinin itirazı üzerine Komisyonca değerlendirilerek bir tutanağa bağlanır. Tutanak, Başkanlıkça ivedilikle Cumhurbaşkanlığına gönderilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Öte yandan; 09/07/2018 tarih ve 30473 sayılı (3. Mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 703 sayılı Anayasada Yapılan Değişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin "Kurulların görevleri" başlıklı geçici 8. maddesinde, "Bu Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılan kanun ve kanun hükmünde kararnamelerle bakanlıklar ve kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde danışma kurulu, koordinasyon kurulu, değerlendirme komitesi ve benzer adlar altında yapısı ve görevleri düzenlenmiş olan kurul, komisyon, komite, çalışma grubu ve benzeri birimlerden; ilgili bakanlık ve kamu kurum ve kuruluşuna dair bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararnamesine aktarılmayanlara ait politika belirlemeye ilişkin görev ve yetkiler Cumhurbaşkanlığı politika kurullarına, bunların dışındaki görev ve yetkiler cumhurbaşkanlığına veya yetkilendirilecek kurum ya da makama devredilmiş sayılır." düzenlemesine yer verilmiş; 10/07/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 231. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, suç gelirlerinin aklanmasının, terörizmin finansmanının ve ekonomik güvenliğe yönelik risklerin ortaya çıkarılması ve önlenmesi kapsamında gelişmeleri izlemek, önlemler geliştirmek, analiz, araştırma ve inceleme yapmak, Hazine ve Maliye Bakanlığının hizmet birimleri arasında yer alan ve doğrudan Bakana bağlı olan Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığının görevleri arasında yer almış; 522. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde de, Malvarlığının Dondurulmasını Değerlendirme Komisyonunun oluşumu düzenlenmiştir. Kurala göre anılan Komisyon, Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanının başkanlığında, Cumhurbaşkanlığından görevlendirilecek bir üye, Millî İstihbarat Teşkilâtından görevlendirilecek bir üye, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürü, Dışişleri Bakanlığı Araştırma ve Güvenlik İşleri Genel Müdürü, Hazine ve Maliye Bakanlığı Finansal Piyasalar ve Kambiyo Genel Müdürü ve İçişleri Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanından oluşmaktadır.
Dava Konusu Kararın İncelenmesi:
Terörizmin Finansmanının Önlenmesine Dair Uluslararası Sözleşme, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 09/12/1999 tarihinde terörizmin finansmanıyla mücadele konusundaki ayrıntılı düzenlemeleri içeren ilk ve en önemli uluslararası sözleşme olarak kabul edilmiş ve ülkelerin imzasına açılmıştır. Sözleşme, 10/01/2002 tarihli ve 4738 sayılı Kanun'la uygun bulunmuş ve 01/03/2002 tarihli ve 2002/3801 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla onaylanarak 01/04/2002 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanmak suretiyle iç hukukumuzun bir parçası hâline gelmiştir.
Sözleşme, ülkeleri, terörizmin tüm yönlerini kapsayacak genel bir yasal çerçevenin mevcudiyetini temin etmek amacıyla, terörizmin tüm şekil ve tezahürleriyle önlenmesi, cezalandırılması ve ortadan kaldırılmasına ilişkin olarak yürürlükte bulunan uluslararası hukukî düzenlemelerin kapsamının acilen gözden geçirilmesi ve uygun iç düzenlemelerle, teröristlerin ve terör örgütlerinin yasal ve yasal olmayan kaynaklardan elde ettikleri gelirlerle, terörizmin finansmanının önlenmesi ve engellenmesi için tedbir almaya davet etmiştir.
Sözleşme, özellikle terörist amaçlara hizmet edeceğinden şüphelenilen veya terör suçlarının işlenmesi için kullanılan veya kullanılması için oluşturulan fonların ya da bu suçlardan temin edilen kazançların tespitine, bulunmasına, dondurulmasına, bunlara el konulmasına, müsaderesine, faillerinin kovuşturulmasına ve cezalandırılmasına yönelik gerekli ve etkili önlemlerin oluşturulması ve devletler arasında işbirliğinin geliştirilmesi amacıyla cezaî, hukukî ve idarî tedbirler alınması ve karşılıklı yardımlaşmanın arttırılması yükümlülüğü getirmektedir.
Ülkemizin de taraf olduğu, yürürlüğe girmesi ile birlikte iç hukukumuzun bir parçası hâline gelmiş olan ve ülkemiz açısından uluslararası bir yükümlülük niteliği kazanan 1999 tarihli Birleşmiş Milletler Terörizmin Finansmanının Önlenmesine Dair Uluslararası Sözleşmenin uygulanması ve Sözleşme hükümlerine uyumun sağlanması, terörizmin finansmanı suçunun düzenlenmesi ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ile yabancı devletler ve ülkemiz tarafından terörizmin finansmanının önlenmesi, malvarlıklarının dondurulması yönünde alınan kararların ve bu yöndeki taleplerin yerine getirilmesine ilişkin esasların belirlenmesi amacıyla 6415 sayılı Kanun yürürlüğe konulmuştur.
Yabancı devletlerce yapılan talepler üzerine uygulanacak iş ve işlemlerle, uyulması gereken usuller, 6415 sayılı Kanun'un 6. maddesinde ve anılan Kanun'un uygulanmasını göstermek üzere çıkarılan Yönetmelik'in 5. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan kuralların incelenmesinden; yabancı devletin gerekçeli talebinin malvarlığının dondurulması için tek başına yeterli görülmediği, yabancı devlet talepleriyle ilgili olarak diğer kamu kurum ve kuruluşlarından elde edilen bilgi, belge ile talebin gerekçelerine ilişkin değerlendirmeler ve mali araştırma sonuçlarının, bir araştırma raporuna bağlanarak Malvarlığının Dondurulmasını Değerlendirme Komisyonu'na sunulacağı; Komisyonca, araştırma raporu ile karşılıklılık ilkesi ve talebin yerine getirilmesi için ilgili devletten teminat talep edilmesine gerek olup olmadığı hususları dikkate alınarak yapılacak değerlendirmenin bir tutanağa bağlanarak Cumhurbaşkanlığına gönderileceği; Değerlendirme Komisyonunca değerlendirilen talebin ise Cumhurbaşkanı tarafından karara bağlanacağı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta da davacının sahibi olduğu şirketin malvarlıklarının dondurulmasına ilişkin süreçte, yabancı devletlerce yapılan talepler üzerine uygulanacak iş ve işlemlere ilişkin olarak 6415 sayılı Kanun ve Uygulama Yönetmeliği ile öngörülen usulün uygulandığı görülmektedir.
Dava dosyası içeriğine giren bilgi ve belgeler ile Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığınca hazırlanan ... tarihli ve... sayılı araştırma raporunun tetkikinden; salt yabancı devlet talebi ile bağlı kalınmayarak, ilgili diğer kamu kurum ve kuruluşlarından da bilgi edinildiği ve bu edinilen bilgilerle birlikte Mali Suçlar Araştırma Kurulu Başkanlığı tarafından; kimlik, adres, mükellefiyet bilgileri, çalışma kayıtları, şirket ortaklık ve yönetim bilgileri, mal varlıkları, kredi bilgileri, para transferleri ve bağlantı analizleri gibi konularda yapılan detaylı araştırmalar sonucu somut veriler ile makul irtibat ve değerlendirmelere dayanılarak oluşturulan raporun Malvarlığının Dondurulmasını Değerlendirme Komisyonu'na sunulduğu; 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 522. maddesi ile 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun'un 9. maddesi ve Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun'un Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 11. maddesinde öngörülen usulde ve üyelerle toplanan Komisyon tarafından da... tarihli ve ... sayılı toplantıda, gerekli değerlendirmeler yapılarak davacının sahibi olduğu şirketin malvarlıklarının dondurulması hususunda Cumhurbaşkanı'na öneride bulunulmasına karar verildiği; 6415 sayılı Kanunla malvarlığının dondurulması bakımından yetkili kılınan Cumhurbaşkanı tarafından da malvarlığının dondurulmasına karar verilerek Kararın Resmi Gazete'de yayımlandığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmak ve bu çalışmalar sonucu elde edilen somut veriler değerlendirilerek davacının sahibi olduğu şirketin terörün finansmanı noktasındaki aracılığı gerekçeleri ve dayanakları ile ortaya konulmak suretiyle tesis edilen dava konusu Kararın; inceleme, araştırma, değerlendirme ve karar verme aşamaları bakımından 6415 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak tesis edildiği sonucuna varıldığından, 29/10/2021 tarihli ve 31643 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, bazı kişi ve kuruluşların tasarrufunda bulunan Türkiye'deki malvarlıklarının dondurulmasına ilişkin 28/10/2021 tarihli ve 4713 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın eki Kararın davacının sahibi olduğu şirkete yönelik kısmında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2..Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmasız işler için belirlenen... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 29/05/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Esas No: 2021/7698
Karar No: 2025/2800
DAVACI: ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALILAR:
1- ... / ...
2-... Bakanlığı / ...
VEKİLLERİ: Av. ...
İSTEMİN_KONUSU: 29/10/2021 tarihli ve 31643 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, bazı kişi ve kuruluşların tasarrufunda bulunan Türkiye'deki malvarlıklarının dondurulmasına ilişkin 28/10/2021 tarihli ve 4713 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın eki Kararın davacıya ilişkin kısmının iptali ile 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun'un 6. maddesinin iptali istemiyle itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istenilmektedir.
DAVACININ_İDDİALARI: Davacı tarafından, malvarlığının dondurulmasına ilişkin kararın Kanuna dayalı olarak alınması gerektiği, Cumhurbaşkanlığı kararı ile malvarlığının dondurulması işleminin hukuka aykırı olduğu, idari kararla tesis edilen işlemin mülkiyet hakkını ihlal ettiği, hakkında açılmış veya soruşturması devam eden bir dava bulunmadığı, mülkiyet hakkının ancak kanunla sınırlanabileceği, 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun'un 6. maddesinin Anayasa'nın 35. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
DAVALILARIN_SAVUNMALARI: Davalı idarelerce, Amerika Birleşik Devletleri tarafından DEAŞ'ın finansmanıyla mücadele kapsamında ... Money Transfer Company'nin DEAŞ terör örgütüne ait parasal işlemlere aracılık eden havaleci şirketler arasında olduğu iddiasıyla malvarlığının dondurulmasının talep edildiği, bu kapsamda Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığınca yapılan araştırmada; ... Money Transfer Company isimli şirkete ilişkin olarak yer verilen adreste davacı şirketin bulunduğunun tespit edildiği, şirketin uzun yıllar DEAŞ'a mali destek sağladığı yönünde teyide muhtaç bilgilerin bulunduğunun tespit edildiği, bunun üzerine hazırlanan araştırma raporunun Malvarlığının Değerlendirilmesi Komisyonu'na sunulduğu, Komisyon tarafından yapılan değerlendirme neticesinde; terör örgütüne destek veya sponsor olduğu veya finansal, maddi ya da teknolojik destek sunduğu gerekçesiyle davacının malvarlığının dondurulmasının uygun olacağına karar verildiği, bunun üzerine tesis edilen dava konusu işlemin usule ve hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI:...
DÜŞÜNCESİ: Dava; 28/10/2021 tarih ve 4713 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının Eki, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 1373 (2001) sayılı kararı kapsamındaki yabancı devlet talebine göre bazı kişi ve kuruluşların tasarrufunda bulunan Türkiye'deki malvarlıklarının dondurulmasına dair kararın davacıya ilişkin kısmının iptali ve 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun'un 6. maddesinin iptali istemiyle itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Davacının Anayasa'ya aykırılık iddiaları yerinde görülmeyerek, işin esası incelendi.
6415 Sayılı Terörizm Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanunun 6. Maddesinin 1. fıkrasında; bir yabancı devlet hükûmeti tarafından bir kişi, kuruluş veya organizasyonun tasarrufunda bulunan malvarlığının dondurulmasına ilişkin olarak Türkiye’den talepte bulunulması halinde, Değerlendirme Komisyonunca değerlendirilen talebin Cumhurbaşkanı tarafından karara bağlanacağı, bu değerlendirmede karşılıklılık ilkesinin gözetileceği, karar verilebilmesi için, yabancı devlet tarafından taleple birlikte gerekçelerinin de gönderilmesi gerekeceği, 3. fıkrasında; yabancı devlet hükûmetinin malvarlığının dondurulmasına ilişkin taleplerinin yerine getirilmesi için, ilgili devletten teminat talep edilebileceği, 5. fıkrasında da; bu madde uyarınca verilen malvarlığının dondurulması kararının Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihten itibaren bir yıl içinde, talep eden devlet tarafından soruşturma başlatılmadığı takdirde ilgili karar kaldırılabileceği düzenlemeleri yer almıştır.
Anayasamızın 90. maddesine göre kanun hükmünde olan Birleşmiş Milletler Antlaşmasının 24, 25, 39, 41, 42, 48 ve 49. maddeleri uyarınca, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin barışın tehdit edildiği durumlarda yalnız tavsiye niteliğinde değil, güç kullanmayı da içerecek şekilde önleyici nitelikte kararlar alma ve bunların üyelerce uygulanmasını talep etme hakkı bulunmakta olup, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararının dayanağı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 2373(2001) sayılı kararı kapsamındaki tüm devletlerden "terörist eylemlerde bulunmak suçunu işleyenlerin ya da işlemeye kalkışanların, bu nev'i eylemleri kolaylaştıran ya da onlara katılanların, bu şahıslara ait veya bu şahıslar tarafından doğrudan ya da dolaylı olarak denetlenen kuruluşların ve anılan şahıs ya da kuruluşlar adına veya bu şahıs ya da kuruluşların talimatları doğrultusunda hareket eden şahıs ya da kuruluşların ve bu şahıslar ve kuruluşlara ortak olan veya onlar tarafından doğrudan ya da dolaylı olarak kontrol edilen bu şahıslara ait malvarlıklarından doğan ana para da dahil olmak üzere anaparalarının ve diğer mali varlıklarının ve ekonomik kaynaklarının vakit geçirilmeksizin dondurulması" beklenilmektedir.
1945 yılında 4801 sayılı Kanunla onaylanarak iç hukuk düzenimizin bir parçası olan Birleşmiş Milletler Andlaşmasının "Amaçlar ve İlkeler" başlığını taşıyan I. Bölümünde yer alan 2. maddesinin 7. fıkrasında "İşbu Andlaşmanın hiçbir hükmü, Birleşmiş Milletler'e herhangi bir devletin kendi iç yetki alanına giren konulara müdahale yetkisi vermediği gibi, üyeleri de bu türden konuları işbu Andlaşma uyarınca bir çözüme bağlamaya zorlayamaz.; ancak, bu ilke, VII. Bölüm'de öngörülmüş olan zorlayıcı önlemlerin uygulanmasını hiç bir biçimde engellemez." ifadesine yer verilmiş; Andlaşmanın bu hükmünün, "Barışın Tehdidi, Bozulması ve Saldırı Eylemi Durumunda Alınacak Önlemler" başlıklı VII. Bölüm kapsamında alınan "zorlayıcı önlemlerin" uygulanmasında üye ülkelerin yükümlülüğünü tereddüte yer bırakmayacak şekilde ortaya koymuş olup, üye ülkelerin zorlayıcı önlemlerin uygulanması konusundaki yükümlülüğü, Birleşmiş Milletler Andlaşmasının 48. maddesinde vurgulandığı üzere "doğrudan doğruya eylemleriyle" yerine getirmektir. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin, Andlaşmanın VII. Bölümü çerçevesinde alacağı kararlar, üye devletler yönünden bağlayıcı nitelik taşımakta; üye ülkelerin, üstlendikleri bu yükümlülüğü yerine getirmek için iç hukuklarında ayrıca bir yasal düzenleme aranmasına gerek bulunmamakta; üye ülke olarak Türkiye Cumhuriyeti Devletine düşen görev ise alacağı bir karar ile Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin, Andlaşmanın VII. Bölümü çerçevesinde almış olduğu zorlayıcı önlemleri Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yürürlüğe koymak ve uygulanır hale getirmektir.
Dosyanın incelenmesinden; Amerika Birleşik Devletleri tarafından, yukarıda aktarılan hükümler uyarınca, DEAŞ'ın finansmanıyla mücadele kapsamında davacı şirketin DEAŞ terör örgütüne ait parasal işlemlere aracılık eden şirketler arasında olduğu iddiasıyla malvarlığının dondurulmasının istenilmesi üzerine T: C Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı tarafından yapılan araştırmalar üzerine hazırlanan raporun Değerlendirme Komisyonuna sunulduğu, Değerlendirme Komisyonunca Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 1373(2001) Sayılı Kararının ülkelere getirmiş olduğu yükümlülükler dikkate alınarak karşılıklılık ilkesine göre değerlendirme yapılarak, terör örgütüne destek ve sponsor olduğu veya finansal, maddi ya da teknolojik destek sunduğu gerekçesiyle davacı şirketin malvarlığının dondurulmasının uygun olacağına karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda; dava konusu kararda adı yer alan davacının, bu karar uyarınca Türkiye'deki her türlü mallarının dondurulmasını öngören dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ:
Dosyanın incelenmesinden;
-ABD Ankara Büyükelçiliğinin... ve ... sayılı notaları ile ismi bildirilen kişilerin malvarlıklarının dondurulmasının istenilmesi üzerine, Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı (Başkanlık) tarafından ... tarihli ve... sayılı Araştırma Raporu hazırlanarak Malvarlığının Dondurulmasını Değerlendirme Komisyonu'na sunulduğu,
-Raporda özetle, ABD Hazine Bakanlığının internet sitesinde yer alan 18/11/2019 tarihli basın açıklamasında, ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC)'nin, aralarında ... Money Transfer Company'nin de bulunduğu bir takım kişi ve kuruluşların DEAŞ'a destek sağladığından bahisle yaptırım listesine alındığı bilgisine yer verildiği, ayrıca basın açıklamasında ... Money Transfer Company'nin DEAŞ'ı yıllarca finansal olarak desteklediği, 2019 yılı sonunda DEAŞ'lı bir kişinin, örgütün tespitlerine takılmamak için ... aracılığıyla para transferleri gerçekleştirdiğini itiraf ettiği iddialarına yer verildiği, Başkanlık tarafından "..." ismi ile yapılan sorgulamalar sonucunda ... Kuyumculuk Elk. Gıda İth. İhr. Ltd. Şti. şeklinde bir kayda ulaşıldığı, anılan şirketin VEDOP'ta kayıtlı adresinin OFAC tarafından yapılan 18/11/2019 tarihli listelemede yer alan ... Money Transfer Company adlı şirkete ait "... Cad. No:..." adresi ile aynı olduğu, ... Kuyumculuk Elk. Gıda İth. İhr. Ltd. Şti.'nin %100 hisseli tek ortağının (davacı) ... ... olduğu, anılan şahıs ve sahibi olduğu ... Kuyumculuk Elk. Gıda İth. İhr. Ltd. Şti.'ne ait malvarlığı ve banka hesapları üzerinde yapılan incelemelerde, şirket adına bir adet taşıt kaydının bulunduğu, herhangi bir gayrımenkul kaydına ise rastlanmadığı, bununla birlikte şirketin, 2017-2019 yılları arasında yüklü miktarda döviz ve Türk lirası cinsinden para transferi gerçekleştirdiğinin tespit edildiği, para transferleri üzerinden yapılan analizlerde "... Kuyumculuk" isimli şirketin "BPN Ödeme Kuruluşu" isimli elektronik para kuruluşunun bir acentası olarak faaliyet yürüttüğü, bu kapsamda BPN Ödeme Kuruluşu ile sık para transferi ilişkisi içerisinde olduğunun görüldüğü, BPN Ödeme Kuruluşu'nun 21/11/2019 tarihinde şirketin temsilcilik faaliyetini tek taraflı sonlandırdığı bilgisinin istihbar edildiği, ayrıca Başkanlık tarafından yapılan sorgulama neticesinde şirket hesabından 2018 yılında ABD'nin El-Kaide'ye finansal destek sağladığı iddiasıyla hakkında yaptırım uyguladığı ...'ın hesabına 2 işlemde toplam 17.168,00 TRY tutarında para transferi gerçekleştirildiğinin görüldüğü bilgi ve değerlendirmelerine yer verildiği,
Anılan raporu inceleyen Malvarlığının Dondurulmasını Değerlendirme Komisyonu'nun ... tarihli ve ... sayılı toplantısında, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 1373 (2001) sayılı kararının ülkelere getirmiş olduğu yükümlülükler dikkate alınarak karşılıklılık ilkesi çerçevesinde ve ABD'den bu aşamada teminat istenilmesine gerek olmaksızın, davacının sahibi olduğu şirketin Türkiye'deki malvarlıklarının dondurulması hususunda Cumhurbaşkanı'na öneride bulunulmasına karar verildiği,
29/10/2021 tarihli ve 31643 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, bazı kişi ve kuruluşların tasarrufunda bulunan Türkiye'deki malvarlıklarının dondurulmasına ilişkin 28/10/2021 tarihli ve 4713 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile davacının sahibi olduğu şirketin Türkiye'deki malvarlıklarının dondurulmasına karar verilmesi üzerine de anılan Kararın davacının sahibi olduğu şirkete yönelik kısmının iptali istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İNCELEME VE
GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
Anayasaya Aykırılık İddiasının İncelenmesi:
Dava konusu Cumhurbaşkanı Kararının dayanağını oluşturan 6415 sayılı Kanun'un 6. maddesinin iptali istemiyle açılan iptal davasında, Anayasa Mahkemesinin 10/12/2013 tarih ve 28847 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 10/10/2013 tarih ve E:2013/45, K:2013/113 sayılı kararıyla, Anayasa'nın 35. maddesinde bir temel hak olarak güvence alınan mülkiyet hakkına ancak kamu yararı nedeniyle ve kanunla sınırlama getirilebileceğinin belirtildiği, Anayasa'nın 13. maddesine göre temel hak ve özgürlüklere yönelik sınırlamaların, demokratik toplum düzeninin ve laik cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı gibi hak ve özgürlüklerin özlerine de dokunamayacağı, buna göre, idare tarafından kamu yararı bulunduğu durumlarda mülkiyet hakkına kanunla yapılan sınırlamaların meşru görüleceği, uluslararası terörizmle mücadele çalışmaları kapsamında terörizmin finansmanının önlenmesinde kamu yararı olduğunun açık olduğu, terörü finanse eden fon veya diğer malvarlıklarının dondurulmasına ilişkin kamu yararı amacıyla Bakanlar Kurulu'na (Cumhurbaşkanı) karar alma yetkisinin verilmesinin ölçülü olmadığının söylenemeyeceği, idari nitelikli söz konusu tedbir kararının mutlaka yargı organları tarafından verilmesi gerektiğine yönelik herhangi bir anayasal zorunluluk da bulunmadığı, bu bağlamda, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerden kaynaklanan, geçici nitelikli bir tedbir kararı olan ve uluslararası mevzuat ve diğer ülke uygulamalarına göre yargı organları yanında yetkili diğer organlar tarafından verilebilen malvarlığının dondurulması kararlarının Bakanlar Kurulu (Cumhurbaşkanı) tarafından karşılıklılık ilkesine bağlı olarak karara bağlanacağını düzenleyen kuralda Anayasa'ya aykırı bir yön bulunmadığına karar verilmiş olup, bu açıdan anılan hükmün Anayasaya aykırı olduğu iddiasının hukuki temeli ve gerekçesi bulunmadığı anlaşılmakla, itiraz yoluyla iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına dair davacı istemi ciddi görülmemiştir.
İlgili Mevzuat:
Terör ve terörizmin finansmanıyla etkin mücadele edilmesi kapsamında; 1999 tarihli Terörizmin Finansmanının Önlenmesine Dair Uluslararası Sözleşmenin ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin bu Kanun kapsamındaki terör ve terörizmin finansmanıyla mücadeleye ilişkin kararlarının uygulanması ile terörizmin finansmanı suçunun düzenlenmesi ve terörizmin finansmanının önlenmesi amacıyla malvarlığının dondurulmasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi amacıyla hazırlanarak 16/02/2013 tarihli ve 28561 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun'un 2. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde, malvarlığının dondurulmasının, malvarlığının ortadan kaldırılmasının, tüketilmesinin, dönüştürülmesinin, transferinin, devir ve temlik edilmesinin ve sair tasarrufi işlemlerin önlenmesi amacıyla, malvarlığı üzerindeki tasarruf yetkisinin kaldırılmasını veya kısıtlanmasını ifade edeceği belirtişmiş; "Yabancı devletlerce yapılan talepler" başlıklı 6. maddesinde, "(1) Bir yabancı devlet hükûmeti tarafından bir kişi, kuruluş veya organizasyonun tasarrufunda bulunan malvarlığının dondurulmasına ilişkin olarak Türkiye’den talepte bulunulması hâlinde, Değerlendirme Komisyonunca değerlendirilen talep Cumhurbaşkanı tarafından karara bağlanır. Bu değerlendirmede karşılıklılık ilkesi gözetilir. Karar verilebilmesi için, yabancı devlet tarafından taleple birlikte gerekçelerinin de gönderilmesi gerekir.
(2) Bu talepler, Başkanlığa veya Başkanlığa iletilmek üzere Adalet Bakanlığı veya Dışişleri Bakanlığına yapılır.
(3) Yabancı devlet hükûmetinin malvarlığının dondurulmasına ilişkin taleplerinin yerine getirilmesi için, ilgili devletten teminat talep edilebilir.
(4) Malvarlığının dondurulmasına ilişkin talepler hakkındaki Cumhurbaşkanı kararı, Dışişleri Bakanlığı tarafından talepte bulunan devlete bildirilir.
(5) Bu madde uyarınca verilen malvarlığının dondurulması kararının Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihten itibaren bir yıl içinde, talep eden devlet tarafından soruşturma başlatılmadığı takdirde ilgili karar kaldırılabilir." kuralına yer verilmiş; 8. maddenin 1. fıkrasında, malvarlığının dondurulması kararları hakkına yapılacak mali araştırmanın Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığınca (MASAK) yerine getirileceği; 3. fıkrasında, araştırma sonuçlarının MASAK tarafından Malvarlığının Dondurulmasını Değerlendirme Komisyonuna sunulacağı; 9. maddesinde, "(1) 5 inci maddenin dördüncü fıkrası ile 6 ncı ve 7 nci maddeler kapsamında malvarlığının dondurulmasıyla ilgili olarak Malvarlığının Dondurulmasını Değerlendirme Komisyonu oluşturulmuştur. ...
...
(3) Değerlendirme Komisyonu, birinci fıkrada sayılan üyeler veya bunların yerlerine usulüne uygun olarak atanan vekilleriyle toplanarak katılanların en az beşinin oyu ile karar verir.
...
(6) Değerlendirme Komisyonunun çalışma usul ve esasları yönetmelikle belirlenir." hükmü düzenlenmiş;
11. maddesinde de, "(1) Bu Kanun hükümlerine göre alınan malvarlığının dondurulması ve bu kararın kaldırılmasına ilişkin kararlar Resmî Gazete’de yayımlanır. Bu kararlar yayımı tarihinde, hakkında malvarlığının dondurulması kararı verilen ilgili kişi ve kuruluşa tebliğ edilmiş sayılır. (2) Malvarlığının dondurulması kararında; kararın kimin hakkında verildiği, sebepleri, kapsamı, süresi ve bu karara karşı başvurulabilecek kanun yolları ile başvuru süresi yer alır." düzenlemeleri yer almıştır.
6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun'un uygulanmasına yönelik olarak; terör ve terörizmin finansmanıyla etkin mücadele edilmesi kapsamında; malvarlığının dondurulması kararlarının alınması, icrası, kaldırılması, dondurulan malvarlığının yönetimi ve denetimine ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla düzenlenerek 31/05/2013 tarihli ve 28663 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanunun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in "Yabancı devletlerce yapılan talepler" başlıklı 5. maddesinde, "(1) Bir yabancı devlet hükûmeti tarafından yapılacak; bir kişi, kuruluş veya organizasyona ait malvarlığının dondurulmasına ilişkin talepler, gerekçeleriyle birlikte Başkanlığa (Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı) yapılır. Taleplerin Adalet Bakanlığına veya Dışişleri Bakanlığına ya da diğer bir kuruma yapılması halinde, bu talepler kurumlarca ivedilikle Başkanlığa intikal ettirilir. Dışişleri Bakanlığı haricindeki kurumlara yapılan talepler, Başkanlıkça Dışişleri Bakanlığına bildirilir.
(2) Gelen talepler hakkında Başkanlık derhal Komisyon (Malvarlığının Dondurulmasını Değerlendirme Komisyonu) üyelerini bilgilendirir. Başkanlık, Komisyon üyelerinin görevli olduğu kurumlar ile kolluk birimlerinden ya da gerektiğinde ilgili diğer kamu kurum ve kuruluşlarından da talebe ilişkin bilgi isteyebilir. Bu kurum ve kuruluşlar, talebe ilişkin bilgi, belge ve değerlendirmelerini kendilerinden istenilen süre ve şekilde Başkanlığa intikal ettirirler.
(3) Taleplerle ilgili olarak diğer kamu kurum ve kuruluşlarından elde edilen bilgi, belge ile talebin gerekçelerine ilişkin değerlendirmeler ve Başkanlıkça yapılan mali araştırma sonuçları, ivedilikle bir araştırma raporuna bağlanarak Komisyona sunulur.
(4) Komisyonca; araştırma raporu ile karşılıklılık ilkesi ve talebin yerine getirilmesi için ilgili devletten teminat talep edilmesine gerek olup olmadığı hususları dikkate alınarak yapılan değerlendirme bir tutanağa bağlanır. Başkanlıkça hazırlanan araştırma raporu ile tutanak, ivedilikle Cumhurbaşkanlığına gönderilir.
(5) Malvarlığının dondurulmasına ilişkin Cumhurbaşkanı kararları, talepte bulunan devlete bildirilmek üzere Başkanlık tarafından Dışişleri Bakanlığına gönderilir. Bu bildirimde;
a) Kararın Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihten itibaren bir yıl içinde talep eden devlet tarafından soruşturma başlatılmadığı takdirde Kararın kaldırılabileceği,
b) Konuya ilişkin soruşturma başlatıldığı takdirde içeriği, safahatı ve sonucu hakkında ivedilikle bilgi verilmesi gerektiği,
c) Talebe ilişkin ilave bilgi ve bulgulara ulaşılması halinde bunların da ivedilikle intikal ettirilmesi, hususları yer alır.
(6) Talebin Cumhurbaşkanınca reddedilmesi halinde keyfiyet, başkaca bir işleme gerek olmaksızın talepte bulunan devlete bildirilmek üzere Başkanlık tarafından Dışişleri Bakanlığına iletilir.
(7) Malvarlığının dondurulması kararının kaldırılıp kaldırılmayacağı hususu; beşinci fıkra kapsamında intikal eden bilgiler üzerine derhal veya her yılın sonunda resen ya da malvarlığı dondurulan kişinin itirazı üzerine Komisyonca değerlendirilerek bir tutanağa bağlanır. Tutanak, Başkanlıkça ivedilikle Cumhurbaşkanlığına gönderilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Öte yandan; 09/07/2018 tarih ve 30473 sayılı (3. Mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 703 sayılı Anayasada Yapılan Değişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin "Kurulların görevleri" başlıklı geçici 8. maddesinde, "Bu Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılan kanun ve kanun hükmünde kararnamelerle bakanlıklar ve kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde danışma kurulu, koordinasyon kurulu, değerlendirme komitesi ve benzer adlar altında yapısı ve görevleri düzenlenmiş olan kurul, komisyon, komite, çalışma grubu ve benzeri birimlerden; ilgili bakanlık ve kamu kurum ve kuruluşuna dair bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararnamesine aktarılmayanlara ait politika belirlemeye ilişkin görev ve yetkiler Cumhurbaşkanlığı politika kurullarına, bunların dışındaki görev ve yetkiler cumhurbaşkanlığına veya yetkilendirilecek kurum ya da makama devredilmiş sayılır." düzenlemesine yer verilmiş; 10/07/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 231. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, suç gelirlerinin aklanmasının, terörizmin finansmanının ve ekonomik güvenliğe yönelik risklerin ortaya çıkarılması ve önlenmesi kapsamında gelişmeleri izlemek, önlemler geliştirmek, analiz, araştırma ve inceleme yapmak, Hazine ve Maliye Bakanlığının hizmet birimleri arasında yer alan ve doğrudan Bakana bağlı olan Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığının görevleri arasında yer almış; 522. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde de, Malvarlığının Dondurulmasını Değerlendirme Komisyonunun oluşumu düzenlenmiştir. Kurala göre anılan Komisyon, Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanının başkanlığında, Cumhurbaşkanlığından görevlendirilecek bir üye, Millî İstihbarat Teşkilâtından görevlendirilecek bir üye, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürü, Dışişleri Bakanlığı Araştırma ve Güvenlik İşleri Genel Müdürü, Hazine ve Maliye Bakanlığı Finansal Piyasalar ve Kambiyo Genel Müdürü ve İçişleri Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanından oluşmaktadır.
Dava Konusu Kararın İncelenmesi:
Terörizmin Finansmanının Önlenmesine Dair Uluslararası Sözleşme, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 09/12/1999 tarihinde terörizmin finansmanıyla mücadele konusundaki ayrıntılı düzenlemeleri içeren ilk ve en önemli uluslararası sözleşme olarak kabul edilmiş ve ülkelerin imzasına açılmıştır. Sözleşme, 10/01/2002 tarihli ve 4738 sayılı Kanun'la uygun bulunmuş ve 01/03/2002 tarihli ve 2002/3801 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla onaylanarak 01/04/2002 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanmak suretiyle iç hukukumuzun bir parçası hâline gelmiştir.
Sözleşme, ülkeleri, terörizmin tüm yönlerini kapsayacak genel bir yasal çerçevenin mevcudiyetini temin etmek amacıyla, terörizmin tüm şekil ve tezahürleriyle önlenmesi, cezalandırılması ve ortadan kaldırılmasına ilişkin olarak yürürlükte bulunan uluslararası hukukî düzenlemelerin kapsamının acilen gözden geçirilmesi ve uygun iç düzenlemelerle, teröristlerin ve terör örgütlerinin yasal ve yasal olmayan kaynaklardan elde ettikleri gelirlerle, terörizmin finansmanının önlenmesi ve engellenmesi için tedbir almaya davet etmiştir.
Sözleşme, özellikle terörist amaçlara hizmet edeceğinden şüphelenilen veya terör suçlarının işlenmesi için kullanılan veya kullanılması için oluşturulan fonların ya da bu suçlardan temin edilen kazançların tespitine, bulunmasına, dondurulmasına, bunlara el konulmasına, müsaderesine, faillerinin kovuşturulmasına ve cezalandırılmasına yönelik gerekli ve etkili önlemlerin oluşturulması ve devletler arasında işbirliğinin geliştirilmesi amacıyla cezaî, hukukî ve idarî tedbirler alınması ve karşılıklı yardımlaşmanın arttırılması yükümlülüğü getirmektedir.
Ülkemizin de taraf olduğu, yürürlüğe girmesi ile birlikte iç hukukumuzun bir parçası hâline gelmiş olan ve ülkemiz açısından uluslararası bir yükümlülük niteliği kazanan 1999 tarihli Birleşmiş Milletler Terörizmin Finansmanının Önlenmesine Dair Uluslararası Sözleşmenin uygulanması ve Sözleşme hükümlerine uyumun sağlanması, terörizmin finansmanı suçunun düzenlenmesi ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ile yabancı devletler ve ülkemiz tarafından terörizmin finansmanının önlenmesi, malvarlıklarının dondurulması yönünde alınan kararların ve bu yöndeki taleplerin yerine getirilmesine ilişkin esasların belirlenmesi amacıyla 6415 sayılı Kanun yürürlüğe konulmuştur.
Yabancı devletlerce yapılan talepler üzerine uygulanacak iş ve işlemlerle, uyulması gereken usuller, 6415 sayılı Kanun'un 6. maddesinde ve anılan Kanun'un uygulanmasını göstermek üzere çıkarılan Yönetmelik'in 5. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan kuralların incelenmesinden; yabancı devletin gerekçeli talebinin malvarlığının dondurulması için tek başına yeterli görülmediği, yabancı devlet talepleriyle ilgili olarak diğer kamu kurum ve kuruluşlarından elde edilen bilgi, belge ile talebin gerekçelerine ilişkin değerlendirmeler ve mali araştırma sonuçlarının, bir araştırma raporuna bağlanarak Malvarlığının Dondurulmasını Değerlendirme Komisyonu'na sunulacağı; Komisyonca, araştırma raporu ile karşılıklılık ilkesi ve talebin yerine getirilmesi için ilgili devletten teminat talep edilmesine gerek olup olmadığı hususları dikkate alınarak yapılacak değerlendirmenin bir tutanağa bağlanarak Cumhurbaşkanlığına gönderileceği; Değerlendirme Komisyonunca değerlendirilen talebin ise Cumhurbaşkanı tarafından karara bağlanacağı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta da davacının sahibi olduğu şirketin malvarlıklarının dondurulmasına ilişkin süreçte, yabancı devletlerce yapılan talepler üzerine uygulanacak iş ve işlemlere ilişkin olarak 6415 sayılı Kanun ve Uygulama Yönetmeliği ile öngörülen usulün uygulandığı görülmektedir.
Dava dosyası içeriğine giren bilgi ve belgeler ile Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığınca hazırlanan ... tarihli ve... sayılı araştırma raporunun tetkikinden; salt yabancı devlet talebi ile bağlı kalınmayarak, ilgili diğer kamu kurum ve kuruluşlarından da bilgi edinildiği ve bu edinilen bilgilerle birlikte Mali Suçlar Araştırma Kurulu Başkanlığı tarafından; kimlik, adres, mükellefiyet bilgileri, çalışma kayıtları, şirket ortaklık ve yönetim bilgileri, mal varlıkları, kredi bilgileri, para transferleri ve bağlantı analizleri gibi konularda yapılan detaylı araştırmalar sonucu somut veriler ile makul irtibat ve değerlendirmelere dayanılarak oluşturulan raporun Malvarlığının Dondurulmasını Değerlendirme Komisyonu'na sunulduğu; 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 522. maddesi ile 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun'un 9. maddesi ve Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun'un Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 11. maddesinde öngörülen usulde ve üyelerle toplanan Komisyon tarafından da... tarihli ve ... sayılı toplantıda, gerekli değerlendirmeler yapılarak davacının sahibi olduğu şirketin malvarlıklarının dondurulması hususunda Cumhurbaşkanı'na öneride bulunulmasına karar verildiği; 6415 sayılı Kanunla malvarlığının dondurulması bakımından yetkili kılınan Cumhurbaşkanı tarafından da malvarlığının dondurulmasına karar verilerek Kararın Resmi Gazete'de yayımlandığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmak ve bu çalışmalar sonucu elde edilen somut veriler değerlendirilerek davacının sahibi olduğu şirketin terörün finansmanı noktasındaki aracılığı gerekçeleri ve dayanakları ile ortaya konulmak suretiyle tesis edilen dava konusu Kararın; inceleme, araştırma, değerlendirme ve karar verme aşamaları bakımından 6415 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak tesis edildiği sonucuna varıldığından, 29/10/2021 tarihli ve 31643 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, bazı kişi ve kuruluşların tasarrufunda bulunan Türkiye'deki malvarlıklarının dondurulmasına ilişkin 28/10/2021 tarihli ve 4713 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın eki Kararın davacının sahibi olduğu şirkete yönelik kısmında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2..Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmasız işler için belirlenen... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 29/05/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.