‹ Ana sayfa
Danıştay10. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 10. Daire E.2021/4601 K.2024/1222

Esas No: 2021/4601 · Karar No: 2024/1222 · Karar Tarihi: 02.04.2024
Özet: 1. Mahkeme, yakınlarının 29/11/2004’te güvenlik güçleri tarafından öldürülmesinden dolayı idarenin hizmet kusuru bulunup bulunmadığını ve bu kusurun yol açtığı maddi‑manevi tazminatları belirlemeye yönelik davalı‑davacı çelişmesini ele aldı. 2. Danıştay, davacılar için açılan tazminat taleplerinin çoğunu kabul ederken, davalı idarenin temyiz talebini kısmen reddederek, hukuka uygun şekilde tazminat miktarlarını yeniden belirledi ve kararını 02/04/2024 tarihinde oy birliğiyle onayladı.
T.C. DANIŞTAYONUNCU DAİRE Esas No: 2021/4601
Karar No: 2024/1222 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- .. 2-... ... 12-...

VEKİLLERİ: Av. .... TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Bakanlığı / ...

VEKİLİ: Av. ... İSTEMLERİN_KONUSU: Davacılar tarafından; yakınları ...'ın 29/11/2004 tarihinde ... ili, ... ilçesi, ... köyü, ... mezrasında güvenlik güçleri tarafından öldürüldüğünden bahisle olayda idarenin kusuru bulunduğu ileri sürülerek uğradıkları iddia edilen zararlarına karşılık müteveffanın eşi ... için 30.000,00 TL (miktar artırımı ile 127.304,57 TL) maddi, 15.000,00 TL manevi, çocukları ... için 20.000,00 TL (miktar artırımı ile 23.558,00 TL) maddi, 5.000,00 TL manevi, ... için 20.000,00 TL (miktar artırımı ile 21.057,00 TL) maddi, 5.000,00 TL manevi, annesi ... için 15.000,00 TL (miktar artırımı ile 23.093,00 TL) maddi, 12.000,00 TL manevi, babası ... için 15.000,00 TL maddi, 12.000,00 TL manevi, kardeşleri ..., ..., ..., ... Ve ... için ayrı ayrı 4.000,00 TL maddi, 3.000,00 TL manevi, kardeşleri ... ve ... için ayrı ayrı 3.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan dava sonucunda; ... İdare Mahkemesince, Danıştay Onuncu Dairesinin 11/11/2020 tarih ve E:2016/13816, K:2020/4778 sayılı davacı eş, çocuklar ve anne yönünden verilen bozma kararına uyularak bu davacıların maddi tazminat istemlerinin kabulü yolunda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI: Davacılar tarafından, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğu, nispi karar ve ilam harçlarının davalıya yükletilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, idarelerinin hizmet kusurunun bulunmadığı, hükmedilen tazminat miktarlarının yüksek olduğu ileri sürülmektedir. TARAFLARIN_SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ: İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: a) Temyize konu kararın, davacılar ...., ..., ... ve ...'ın maddi tazminat istemlerinin kabulüne ilişkin kısmının incelenmesi: İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın anılan kısmı usul ve hukuka uygun olup, davalı idarenin dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. b) Temyize konu kararın, miktar artırımıyla artırılan maddi tazminat tutarlarına işletilen yasal faiz başlangıç tarihine ilişkin kısmının incelenmesi: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştay'ın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır. Aynı Kanun'un 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştay’ın içtihatlarıyla kabul edilmiştir. Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrasına 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile “Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” cümlesi; aynı Kanun'un 5. maddesi ile de 2577 sayılı Kanun'a Geçici 7. madde olarak, “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dahil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.” cümlesi eklenmiştir. Aktarılan düzenlemeyle, nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek ve bir defaya mahsus olmak üzere, “süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin” dava dilekçesinde gösterilen tazminat miktarının artırılmasına imkan verilmektedir. Böylelikle, artırılan miktar açısından da dava dilekçesinin verildiği tarihteki hukuksal koşullar geçerli bulunmaktadır. Yapılan bu açıklamalar karşısında, miktar artırımına ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp mevcut davada talep edilen tazminat miktarının miktar artırım suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu; aksi bir durumun hakkaniyete aykırı olacağı sonucuna varılmaktadır. Bu durumda; ... İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "Davacılardan ... lehine hükmedilen 127.304,57 TL maddi tazminatın 30.000,00 TL'lik kısmının idareye başvurunun yapıldığı 22/06/2006 tarihinden itibaren, geriye kalan 97.304,57 TL'lik kısmının ise ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği tarih olan 13/03/2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, Davacılardan ... lehine hükmedilen 23.558,00 TL maddi tazminatın 20.000,00 TL'lik kısmının idareye başvurunun yapıldığı 22/06/2006 tarihinden itibaren, geriye kalan 3.558,00 TL'lik kısmının ise ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği tarih olan 13/03/2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, Davacılardan ... lehine hükmedilen 21.057,00 TL maddi tazminatın 20.000,00 TL'lik kısmının idareye başvurunun yapıldığı 22/06/2006 tarihinden itibaren, geriye kalan 1.057,00 TL'lik kısmının ise ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği tarih olan 13/03/2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, Davacılardan ... lehine hükmedilen 23.093,00 TL maddi tazminatın 15.000,00 TL'lik kısmının idareye başvurunun yapıldığı 22/06/2006 tarihinden itibaren, geriye kalan 8.093,00 TL'lik kısmının ise ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği tarih olan 13/03/2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" ibarelerinin, "Davacılar ... lehine hükmedilen 127.304,57 TL, ... lehine hükmedilen 23.558,00 TL, .... lehine hükmedilen 21.057,00 TL,... lehine hükmedilen 23.093,00 TL maddi tazminatın idareye başvurunun yapıldığı 22/06/2006 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir. c) Temyize konu kararın, kesinleşen manevi tazminat yönünden hükmedilen vekalet ücretine ilişkin kısmının incelenmesi: İdare Mahkemesinin davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kararı temyiz aşamasında Danıştay Onuncu Dairesince onanmış, karar düzeltme aşamasında ise davacıların miktar artırım talebinin değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle sadece maddi tazminat yönünden bozulmuştur. Dolayısıyla onanan manevi tazminata ilişkin kısım kesinleştiğinden bu kısım yönünden yeniden vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Bu durumda; temyizen incelenen İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "İş bu karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/(1), (10/(4) ve 13/(1) maddeleri uyarınca hükmedilen maddi tazminat için 22.054,00 TL, manevi tazminat için 6.260,00 TL olmak üzere toplam 28.314,00 TL nispi vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine," ibaresinin, "İşbu karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/(1) maddesi uyarınca hükmedilen maddi tazminat için 22.054,00 TL nispi vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine," ve "Yine, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 659 sayılı KHK'nın 14/(1) maddesinin atıfta bulunduğu Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, 10/(1), 10/(4), 13/(1) maddeleri uyarınca reddedilen maddi tazminat için 4.386,00-TL, manevi tazminat için 4.200,00 TL olmak üzere toplam 8.586,00 TL nispi vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine," ibaresinin "Karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 659 sayılı KHK'nın 14/(1) maddesinin atıfta bulunduğu Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, 13/(1) maddesi uyarınca reddedilen maddi tazminat için 4.386,00 TL nispi vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine," şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.d) Temyiz istemine konu kararın, bakiye nisbi karar harcının davacılara tamamlattırılmasına ilişkin kısmının incelenmesi: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştay'ın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinde, yargı işlemlerinden Kanuna bağlı (1) sayılı Tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tâbi bulunduğu; 15. maddesinde, yargı harçlarının (1) sayılı Tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden, işlemin nev'i ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınacağı; 16. maddesinde, değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı Tarifede yazılı değerlerin esas olduğu; 21. maddesinde, yargı harçlarının (1) sayılı Tarifede yazılı nispetler üzerinden alınması gerektiği; 28. maddesinde ise, (1) sayılı Tarifede yazılı nispi karar harcının dörtte birinin peşin, geri kalanının kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödeneceği kurala bağlanmıştır. Anılan Kanun'un, yargı harçlarının gösterildiği (1) sayılı Tarifesinde, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden, binde 68,31 oranında nispi karar harcı alınacağı belirtilmiştir. Bu doğrultuda; konusu belli bir miktarı içeren davalarda, yargılama gideri içinde yer alan kalemlerden nispi karar harcı dışındaki harç, keşif ve bilirkişi ücreti ile posta giderinin, haklılık oranına göre davanın taraflarına yükletilmesi; hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden hesaplanacak nispi karar harcının ise, hükmedilen miktar yönünden haksız çıkmış olan davalı idareye yükletilmesi gerekmektedir. Bu nedenle de temyize konu kararın davalı idarece ödenmesi gereken bakiye nispi karar harcının davacılara tamamlattırılmasına ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Bu durumda temyizen incelenen İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan, "Peşin yatırılan nispî karar ve ilâm harcının (2.941,85 TL), hükmedilen miktar üzerinden hesaplanan 16.583,75 TL nispî karar ve ilâm harcından mahsubu sonucu eksik kalan 13.641,90 TL harcın 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi uyarınca iş bu kararın tebliğinden bir ay içinde Mahkememiz veznesine yatırılması gerektiğinin ve bu süre içinde yatırılmadığı takdirde söz konusu eksik harcın davacılardan cebren tahsili için ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılacağının davacılar vekiline bildirilmesine, hükmedilen miktar üzerinden hesaplanan 16.583,75 TL nispî karar ve ilâm harcının davalı idareden alınarak davacılara verilmesine," ibaresinin "Peşin yatırılan nispî karar ve ilâm harcının (2.941,85 TL), hükmedilen miktar üzerinden hesaplanan 16.583,75 TL nispî karar ve ilâm harcından mahsubu sonucu eksik kalan 13.641,90 TL harcın davalı idareden tahsil edilmesine, gereği için müzekkere yazılmasına, 2.941,85 TL nispi karar harcının davalı idareden alınarak davacılara verilmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların temyiz isteminin KABULÜNE, davalı idarenin temyiz isteminin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, 2.... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtilen şekilde düzeltilerek ONANMASINA, 3. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02/04/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?