Danıştay10. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 10. Daire E.2021/3341 K.2023/4275
Özet: Uyuşmazlık, Polis memuru davacının 10/12/2016’da gerçekleşen canlı bomba saldırısı sonrasında yaralanması nedeniyle davalı idarenin maddi ve manevi tazminat ödemeleriyle ilgili iddialarını içerir. Mahkeme, maddi tazminatı reddederek, manevi tazminatı 100.000 TL olarak kabul etmiş ve önceden ödenen 1.500 TL’yi dikkate alarak kalan durumu çözmelidir.
T.C. DANIŞTAY ONUNCU DAİRE
Esas No: 2021/3341
Karar No: 2023/4275
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Bakanlığı/ …
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN_KONUSU: …Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, davalı idare tarafından aleyhe olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU: Polis memuru olarak görev yapan davacı tarafından, 10/12/2016 tarihinde, ….-… maçı nedeniyle görevlendirildiği İstanbul ili, Beşiktaş ilçesi, …yanında meydana gelen canlı bomba saldırısı sonucu yaralanmasında davalı idarenin sorumluluğunun bulunduğundan bahisle, 1.500,00 TL (miktar artırımı ile 687.365,99 TL) maddi, 100.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 787.365,99 TL tazminatın faizi ile birlikte ödenmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; maddi tazminat yönünden; olayda davalı idarenin mesleki risk ilkesi gereğince sorumluluğunun bulunduğu ancak davacının olay nedeniyle uğradığı maddi zararın idarece yapılan ödemelerle karşılandığı gerekçesiyle maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat yönünden; davacının manevi tazminat isteminin kabulü ile, takdiren 100.000,00 TL manevi tazminatın, idareye başvuru tarihi olan 09/11/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu … İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI: Davalı idare tarafından, olayda sorumluluklarının bulunmadığı, hükmedilen manevi tazminat tutarının yüksek olduğu, manevi tazminata faiz işletilmesinin hatalı olduğu iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Temyize Konu Kararın, Davacının Manevi Tazminat İsteminin Esasına İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın; hükmedilen manevi tazminat tutarına işletilecek yasal faizin başlangıç tarihine ilişkin kısmı dışındaki diğer kısımları usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyize Konu Kararın, Hükmedilen Manevi Tazminat Tutarına İşletilen Yasal Faizin Başlangıç Tarihi Yönünden İncelenmesi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 13. maddesinin, davacıların ön karar başvurusunda bulunduğu tarihte yürürlükte olan halinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği; bu isteklerinin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi içinde dava açılabileceği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, miktar artırım dilekçesiyle artırılan kısım da dahil olmak üzere, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması; dava dilekçesinde yasal faiz talebinde bulunulmakla birlikte faizin başlangıç tarihine yönelik belirleme yapılmaması halinde ise davanın açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz işletilmesi, Danıştay'ın yerleşik içtihatlarıyla kabul edilmiştir.
Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştay'ın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından, dava dilekçesinde, talep ettiği maddi ve manevi tazminat tutarlarına -başlangıç tarihi belirtilmeksizin- yalnızca yasal faiz işletilmesi yönünde istemde bulunulduğu, İdare Mahkemesince, davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile takdiren 100.000,00 TL manevi tazminatın, idareye başvuru tarihi olan 09/11/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi yolunda verilen karara karşı taraflarca yapılan istinaf başvurularının Bölge İdare Mahkemesince reddedildiği görülmektedir.
Uyuşmazlıkta, davacı tarafından dava dilekçesinde yalnızca yasal faiz isteminde bulunulduğu, ayrıca yasal faizin başlangıç tarihine ilişkin bir belirlemede bulunulmadığı görüldüğünden, genel hükümler kapsamında açılan bu davada, Mahkemece, hükmedilen tüm tazminat tutarına, Danıştay'ın yerleşik içtihatları gereği davanın açıldığı tarihten itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerektiği açıktır.
Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan; "..başvuruların reddine." ibaresinin, "Kararın esasına ilişkin kısımlarına yönelik tarafların istinaf başvurularının reddine, İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan; ' ... takdir olunan 100.000,00- TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 09.11.2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine.' ibaresinin,' ... takdir olunan 100.000,00 TL manevi tazminatın davanın açıldığı tarih olan 25/01/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine.' şeklinde düzeltilmesine," şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının; hüküm fıkrasında yer alan; "..başvuruların reddine." ibaresinin, "Kararın esasına ilişkin kısımlarına yönelik tarafların istinaf başvurularının reddine, İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan; '... takdir olunan 100.000,00- TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 09.11.2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine.' ibaresinin, '... takdir olunan 100.000,00 TL manevi tazminatın davanın açıldığı tarih olan 25/01/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine.' şeklinde düzeltilmesine," şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin istem halinde iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 05/07/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2021/3341
Karar No: 2023/4275
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Bakanlığı/ …
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN_KONUSU: …Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, davalı idare tarafından aleyhe olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU: Polis memuru olarak görev yapan davacı tarafından, 10/12/2016 tarihinde, ….-… maçı nedeniyle görevlendirildiği İstanbul ili, Beşiktaş ilçesi, …yanında meydana gelen canlı bomba saldırısı sonucu yaralanmasında davalı idarenin sorumluluğunun bulunduğundan bahisle, 1.500,00 TL (miktar artırımı ile 687.365,99 TL) maddi, 100.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 787.365,99 TL tazminatın faizi ile birlikte ödenmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; maddi tazminat yönünden; olayda davalı idarenin mesleki risk ilkesi gereğince sorumluluğunun bulunduğu ancak davacının olay nedeniyle uğradığı maddi zararın idarece yapılan ödemelerle karşılandığı gerekçesiyle maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat yönünden; davacının manevi tazminat isteminin kabulü ile, takdiren 100.000,00 TL manevi tazminatın, idareye başvuru tarihi olan 09/11/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu … İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI: Davalı idare tarafından, olayda sorumluluklarının bulunmadığı, hükmedilen manevi tazminat tutarının yüksek olduğu, manevi tazminata faiz işletilmesinin hatalı olduğu iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Temyize Konu Kararın, Davacının Manevi Tazminat İsteminin Esasına İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın; hükmedilen manevi tazminat tutarına işletilecek yasal faizin başlangıç tarihine ilişkin kısmı dışındaki diğer kısımları usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyize Konu Kararın, Hükmedilen Manevi Tazminat Tutarına İşletilen Yasal Faizin Başlangıç Tarihi Yönünden İncelenmesi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 13. maddesinin, davacıların ön karar başvurusunda bulunduğu tarihte yürürlükte olan halinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği; bu isteklerinin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi içinde dava açılabileceği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, miktar artırım dilekçesiyle artırılan kısım da dahil olmak üzere, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması; dava dilekçesinde yasal faiz talebinde bulunulmakla birlikte faizin başlangıç tarihine yönelik belirleme yapılmaması halinde ise davanın açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz işletilmesi, Danıştay'ın yerleşik içtihatlarıyla kabul edilmiştir.
Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştay'ın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından, dava dilekçesinde, talep ettiği maddi ve manevi tazminat tutarlarına -başlangıç tarihi belirtilmeksizin- yalnızca yasal faiz işletilmesi yönünde istemde bulunulduğu, İdare Mahkemesince, davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile takdiren 100.000,00 TL manevi tazminatın, idareye başvuru tarihi olan 09/11/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi yolunda verilen karara karşı taraflarca yapılan istinaf başvurularının Bölge İdare Mahkemesince reddedildiği görülmektedir.
Uyuşmazlıkta, davacı tarafından dava dilekçesinde yalnızca yasal faiz isteminde bulunulduğu, ayrıca yasal faizin başlangıç tarihine ilişkin bir belirlemede bulunulmadığı görüldüğünden, genel hükümler kapsamında açılan bu davada, Mahkemece, hükmedilen tüm tazminat tutarına, Danıştay'ın yerleşik içtihatları gereği davanın açıldığı tarihten itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerektiği açıktır.
Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan; "..başvuruların reddine." ibaresinin, "Kararın esasına ilişkin kısımlarına yönelik tarafların istinaf başvurularının reddine, İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan; ' ... takdir olunan 100.000,00- TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 09.11.2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine.' ibaresinin,' ... takdir olunan 100.000,00 TL manevi tazminatın davanın açıldığı tarih olan 25/01/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine.' şeklinde düzeltilmesine," şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının; hüküm fıkrasında yer alan; "..başvuruların reddine." ibaresinin, "Kararın esasına ilişkin kısımlarına yönelik tarafların istinaf başvurularının reddine, İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan; '... takdir olunan 100.000,00- TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 09.11.2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine.' ibaresinin, '... takdir olunan 100.000,00 TL manevi tazminatın davanın açıldığı tarih olan 25/01/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine.' şeklinde düzeltilmesine," şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin istem halinde iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 05/07/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.