‹ Ana sayfa
Danıştay10. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 10. Daire E.2021/3099 K.2024/842

Esas No: 2021/3099 · Karar No: 2024/842 · Karar Tarihi: 14.03.2024
Özet: (1) Davacılar, kolluk görevlisi tarafından silah dipçiğiyle kafasına vurulması sonucu uğradıkları zararlar karşılığında 70.000 TL manevi ve 80.000 TL maddi tazminat talep etmişlerdir. (2) Mahkeme, davalı Bakanlığı’nın müterafik kusur indirimi yapmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek, davacıların tazminat talebini kabul etmeyi ve İdare Mahkemesi kararının bu kısmını bozmayı kararlaştırmıştır.
T.C. DANIŞTAY ONUNCU DAİRE
Esas No: 2021/3099
Karar No: 2024/842

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1-... 2- ... 3- ...

VEKİLLERİ: Av. ...

TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Bakanlığı / ...

VEKİLİ: 1. Hukuk Müşaviri Yrd. V. ...

İSTEMLERİN_KONUSU: Davacılar tarafından; davacı...'ın 23/04/2009 tarihinde kolluk görevlisi tarafından silah dipçiğiyle kafasına vurulması sonucu yaralandığından bahisle uğradıkları iddia edilen zararlarına karşılık ... için 80.000,00 TL maddi, 70.000,00 TL manevi, anne ... için 45.000,00 TL maddi, 40.000,00 TL manevi, baba... için 45.000,00 TL maddi, 40.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan dava sonucunda; ... İdare Mahkemesince, Danıştay Onuncu Dairesinin 29/04/2016 tarih ve E:2015/5418, K:2016/2450 sayılı bozma kararı ile karar düzeltme aşamasında verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı vekalet ücretine ilişkin bozma kararına uyularak davanın kısmen kabulü, kısmen reddi, kısmen de feragat nedeniyle karar verilmesine yer olmadığı yolunda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI: Davacılar tarafından, hükmedilen tazminat miktarının düşük, müterafik kusur indirimi yapılmasının ise hatalı olduğu, davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, olayın meydana gelmesinde davacıların ağır kusuru bulunduğu, manevi tazminata hükmedilirken hakkaniyete uygun bir miktara hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMALARI: Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup, davacılar tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...

DÜŞÜNCESİ: İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin REDDİNE,
2.... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Adli yardım istemi Mahkemece kabul edildiğinden ödenmemiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin davacılardan tahsili amacıyla Mahkemesince Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına, davalı idare tarafından yapılan temyiz yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin davalı idareye iadesine,
4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14/03/2024 tarihinde davalı idarenin temyiz istemi yönünden oy birliğiyle, davacıların temyiz istemi yönünden oy çokluğuyla karar verildi.

X) - KARŞI OY:
Dosyanın incelenmesinden; davacılar tarafından; davacı ...'ın 23/04/2009 tarihinde kolluk görevlisi tarafından silah dipçiğiyle kafasına vurulması sonucu yaralandığından bahisle uğradıkları iddia edilen zararlarına karşılık ... için 80.000,00 TL maddi, 70.000,00 TL manevi, anne ... için 45.000,00 TL maddi, 40.000,00 TL manevi, baba ... için 45.000,00 TL maddi, 40.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

... İdare Mahkemesince; Danıştay Onuncu Dairesinin 29/04/2016 tarih ve E:2015/5418, K:2016/2450 sayılı bozma kararına uyularak;...'ın, polis memurunun görev sınırını aşması suretiyle yaralandığı ve olayda hizmet kusuru bulunduğu, olay sırasında 17 yaşında olduğu anlaşılan...'ın da yasa dışı izinsiz gösteriye katılmak suretiyle olayda kusuru olduğu kanaatine varıldığı, davacının söz konusu bu eyleminin, illiyet bağını kesen bir kusur değil, müterafik kusura sebebiyet veren nitelikte bir kusur olduğu, davalı idare ile müşterek sorumluluğu nedeniyle kusur oranlarının %50 olarak kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 1.071,35 TL maddi tazminat ve 20.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, anne ve babanın maddi tazminat istemi bakımından ise feragat nedeniyle konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Davacı tarafından dosyaya sunulan ve dava konusu yaralanmaya sebebiyet veren polis memuru hakkında açılan davada ... Ağır Ceza Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Anayasa Mahkemesine yapılan başvuru sonrasında verilen ihlal kararı üzerine yeniden yapılan yargılamada, sanığın öldürme kastı ile hareket etmediği, eylemin bir bütün halinde kasten yaralama suçunu oluşturduğu, her ne kadar il genelinde devam eden ve şiddet boyutuna ulaşan toplumsal olaylar bulunmakta ise de olay tutanakları, tanık beyanları, olayın gerçekleşme şekline ilişkin görüntü kayıtları da dikkate alındığında, ağır ve muhakkak bir tehlikenin bulunmadığı, olay anında mağdurun sanığa yönelik doğrudan bir eyleminin bulunmadığı ve sanığın olayın gerçekleştiği anda savunma zorunluluğunun söz konusu olmadığı da gözetilerek, olay kapsamında zorunluluk hali ile meşru savunma hükümlerinin şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle kasten yaralama suçundan mahkumiyetine karar verildiği, ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesince istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, dosyanın temyiz edildiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda, Dairemizin bozma kararından sonra Anayasa Mahkemesince verilen ihlal kararı üzerine yeniden yapılan ceza yargılamasında yer alan tespitler dikkate alındığında davacının olayın meydana gelmesinde müterafik kusurunun bulunmadığı anlaşılmakla müterafik kusur indirimi yapılarak karar verilmesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenle, davacıların temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bu kısmının bozulması gerektiği oyu ile Daire kararına bu yönden katılmıyorum.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?