‹ Ana sayfa
Danıştay10. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 10. Daire E.2021/2978 K.2025/657

Esas No: 2021/2978 · Karar No: 2025/657 · Karar Tarihi: 18.02.2025
T.C. DANIŞTAY
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/2978
Karar No : 2025/657

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ...

2- ...

3- ...

4- ...

5- ...

6- ...

7- ...

VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, yakınları ...'ın ... Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde uygulanan hatalı tıbbi müdahale sonucu 16/11/2016 tarihinde vefat etmesinde davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğundan bahisle anne ... için 80.000,00 TL manevi ve kardeşlerinin her biri için 40.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda; kesici ve delici aletle yaralanmış olarak sağlık hizmeti sunulması için hastaneye başvuran ve basit bir tıbbi müdahale ile taburcu edilmemesi gereken davacının bu durumu dikkate alınmaksızın yeterli ve gerekli bir tıbbi müdahale yapılmayarak taburcu edilmesi akabinde bu hususla nedensellik bağı kurulabilen ölüm olayından davalı idarenin kusursuz olduğundan ve dolayısıyla tazmin borcunun bulunmadığından bahsedilemeyeceği, öte yandan; davacıların kendi isteğiyle hastaneden ayrılmış olması davalı idarenin mevcut kusurunu ortadan kaldırmamakla birlikte bu durumun manevi tazminata hükmedilmesinde dikkate alınan bir argüman olduğu, bu durumda, ölüm olayının yakınlarının bundan sonraki yaşamı üzerindeki etkileri, bu olayın meydana gelmesinde davacıya atfı kabil kusurun bulunduğu da dikkate alındığında müteveffanın annesi ... için 40.000,00 TL, kardeşleri olan davacıların her biri için 10.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesinin hakkaniyete uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; Mahkeme kararının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne 100.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine ilişkin kısmı yönünden incelenmesinden; manevi tazminata hükmedilebilmesi için idarenin yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetini gereği gibi eksiksiz olarak sunamaması sebebiyle ilgililerin yeterli hizmet alamamalarından dolayı üzüntü ve sıkıntı duymaları gerekmekte olup, uyuşmazlık konusu olayda, kişinin tanı, takip ve tedavisine katılan hekimlerince yapılan işlemlerin tıp kurallarına uygun olmadığı ve idarece sunulan sağlık hizmetinin hatalı olduğuna dair herhangi bir tespit bulunmadığı, dolayısıyla idarenin tazminata yönelik sorumluluğu olmadığı sonucuna varıldığından davacıların manevi tazminat taleplerinin tamamının reddi gerekirken, manevi tazminat talebinin kısmen kabul edilerek 100.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye dava tarihi olan 20/07/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle davacıların istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kabule ilişkin kısmının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, hastaneye yaptıkları ilk başvuruda gerekli müdahalede bulunulmaması sebebiyle yakınlarının vefat ettiği, yakınlarının bir hastaneden başka bir hastaneye gönderildiği, sonunda da hatalı tıbbi müdahale sonucu hayatını kaybetmiş olduğu, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

GEREKÇE:
MADDİ

OLAY:
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacılar yakını ...'ın kesici delici aletle yaralanması sonucu 09/11/2016 tarihinde ilk olarak ... Üniversitesi ... Hastanesine götürüldüğü, sol koltuk altı kesisi mevcut olduğunun değerlendirildiği, göğüs cerrahi konsülte edildiği, minimal hemotoraks olan davacılar yakınının takip ve tedavisinin önerildiği ancak tüm risklere rağmen çıkmak istediğini ve tedaviyi kabul etmediğini belirtmesi nedeniyle tedaviyi reddettiğine dair imzası alınarak taburcu edildiği, aynı gün başvurduğu ... Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde muayenesinin yapıldığı ve tetkiklerin istenildiği, çekilen grafide hemopnömotoraks tespit edilmemesi üzerine tetanoz aşısı yapılarak 1 hafta sonra poliklinik kontrol önerisi ile taburcu edildiği, 15/11/2016 tarihinde ... Taksim Eğitim ve Araştırma Hastahanesinde acil poliklinik muayenesi yapıldığı ve enjeksiyon uygulandığı, daha sonra aynı gün saat 15.15 civarında yara yerinde akıntı şikayetiyle ... Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvurduğu, anılan başvurusuna ilişkin dosyada sadece saat 16.15 istem zamanlı laboratuvar sonuç raporunun bulunduğu, davacılar tarafından acil serviste görevli doktor tarafından yara yerinin temizlendiği söylenerek yakınlarının eve gönderildiğinin ifade edildiği, daha sonra aynı gün akşam saatlerinde tekrar yara yerinde akıntı ve ağrı şikayetiyle aynı hastane acil servisine başvurulduğu, saat 00.22'de yatışının sağlandığı, yara yeri enfeksiyonu nedeniyle takip ve tedavisi devam ederken 16/11/2016 tarihinde saat 05.10 sularında vefat ettiği, olayda hizmet kusuru bulunduğu iddiasıyla uğranıldığı ileri sürülen zararların tazmini istemiyle idareye yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Olayla ilgili olarak ... Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen ceza soruşturması aşamasında Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulundan alınan 29/03/2017 tarih ve ... sayılı raporda, "kişinin bıçaklanma ifadesi ile ilk olarak 09/11/2016’da ... Üniversitesi ... Hastanesine götürüldüğü, gerekli muayenesinin yapıldığı ve tetkiklerinin istendiği, tespit edilen bulgulara yönelik yapılan takip önerisinin hasta tarafından red edilerek kendi isteği ile taburcu olduğunun anlaşıldığı, kişinin aynı gün başvurduğu ... Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde gerekli muayenesinin yapıldığı ve gereken tetkiklerin istendiği, çekilen grafide hemopnömotoraks tespit edilmemesi üzerine tetanoz aşısı yapılarak poliklinik kontrol önerisi ile taburcu edildiği, bu dönemde kişinin muayene bulguları ve tetkiklerinde yatırılarak tedavi edilmesini gerektirecek klinik bulgusu olmadığı, yapılan işlemlerin tıp kurallarına uygun olduğu cihetle; kişinin tanı, takip ve tedavisine katılan hekimlere atfı kabil kusur bulunmadığı,
Kişinin 15/11/2016’da ... Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvurusunda; acil poliklinik muayenesi yapıldığı, toraks BT istendiği, ve ağrısına yönelik tedavi uygulandığı, aynı gün kişinin ... Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesine yaptığı başvuruda gerekli muayenesi yapılarak şikayetine yönelik gerekli müdahalenin yapıldığı, doğru tanının konulduğu ve uygun tedavinin başlandığı, yapılan işlemlerin tıp kurallarına uygun olduğu cihetle; kişinin tanı, takip ve tedavisine katılan hekimlere atfı kabil kusur bulunmadığı" yönünde görüş verilmiştir.

Olayla ilgili olarak ... Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen ceza soruşturması aşamasında Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulundan alınan ... tarih ve ... sayılı raporda da, 29/03/2017 tarihli Adli Tıp Kurumu raporuyla aynı yönde görüş verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesince olayda idarenin hizmet kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla bilirkişiliğine başvurulan Adli Tıp Kurumu 8. İhtisas Kurulunca düzenlenen ... tarih ve ... karar numaralı raporda; ''kişinin 15/11/2016'da ... Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvurusunda acil poliklinik muayenesi yapıldığı, toraks BT istendiği ve ağrısına yönelik tedavi uygulandığı, aynı gün kişinin ... Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesine yaptığı başvuruda gerekli muayenesi yapılarak şikayetine yönelik gerekli müdahalenin yapıldığı, akciğer grafisinin incelendiği, saat 15:10'da torasentez yapıldığı sıvı aspire edilmediği, vital bulguları stabil olan hastanın yara yeri bakımı yapıldığı, kan tetkiki istenen hastanın enfeksiyon bulgusu dışında ek patolojisi olmadığının görüldüğü, ilk değerlendirilmesini yapan hekimin polikliniğine randevu alarak başvurması söylendiği ve taburcu edildiği cihetle yapılan işlemlerin tıp kurallarına uygun olduğu, kişinin tanı, takip ve tedavisine katılan hekimlere ve idarenin tıbbi uygulama hatalarının olmadığı'' yönünde görüş verilmiştir.

İdare Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup, taraflarca istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge İdare Mahkemesince kararın manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin kısmının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.

Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları doğrudan zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davaları olup, idarenin hukuki (mali/tazmin) sorumluluğunun yargı aracılığıyla belirlenip hüküm altına alınmasını sağlamaktadır.

İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmektedir. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.

İdarelerin kamu hizmetlerinin gereği gibi işlemesini sağlayacak organizasyonları yaparak, yeterli araç ve gereçle donatılmış bina, tesis ve araçlarda hizmetin özelliğine uygun olarak seçilen ve yetişmiş personelle hizmeti yürütme yükümlülüğünün bulunduğu tartışmasızdır.

Zarar gören kişinin hizmetten yararlanan durumunda olduğu ve hizmetin riskli bir nitelik taşıdığı sağlık hizmetinde, idarenin tazmin yükümlülüğünün doğması için; zararın, idarenin hizmet kusuru sonucu meydana gelmiş olması gerekmektedir.

Esasen, Anayasa'nın 56. maddesi de Devlete, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenlemek ve bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak onları denetleyerek yerine getirmek ile ilgili pozitif bir yükümlülük getirmiştir.

Öte yandan, manevi zararın varlığı, sadece şeref, haysiyet ve onur kırıcı işlem ve eylemlere maruz kalmış ya da kişilerin vücut bütünlüğünün ihlal edilmiş olmasına, ölüm nedeniyle ağır bir elem, üzüntü duyulması şartına bağlı olmayıp; idarenin yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetini gereği gibi eksiksiz olarak sunamaması nedeniyle ilgililerin yeterli hizmet alamamalarından dolayı üzüntü ve sıkıntı duymaları da manevi zararın varlığı ve manevi tazminatın hükmedilmesi için yeterli bulunmaktadır. Manevi tazminat, mal varlığında meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı değil, manevi tatmin aracıdır. Olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Tam yargı davalarının ve manevi tazminatın belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın, zararın ve idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı olacak şekilde belirlenmesi, bununla birlikte olayın meydana geliş şekli ve idari faaliyetin niteliği gözetilerek hakkaniyetli bir tutarı aşmaması gerekmektedir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Manevi tazminat; malvarlığında meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı değil, tatmin aracıdır. Başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı, manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu hale getirmektedir. Olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının duyulan elem ve ızdırabı giderecek bir oranda olması gerekmektedir. İşte bu niteliğinden dolayı sorumluluk hukukunun genel çerçevesinde manevi tazminatın miktarı her bir olay ve birey yönünden yargı yerlerince ayrı ayrı değerlendirilmektedir.

Dosyanın incelenmesinden; Bölge İdare Mahkemesince, temyize konu kararla, uyuşmazlık konusu olayda, kişinin tanı, takip ve tedavisine katılan hekimlerce yapılan işlemlerin tıp kurallarına uygun olmadığı ve idarece sunulan sağlık hizmetinin hatalı olduğuna dair herhangi bir tespit bulunmadığı, dolayısıyla idarenin tazminata yönelik sorumluluğunun olmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının anılan kısmı kaldırılarak davacıların manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiş ise de; dava konusu olayda davacılar yakınının 15/11/2016 tarihinde ... Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesine yara yeri enfeksiyonu şikayetiyle yaptığı ilk başvurusunda enfeksiyona yönelik bir tedavi uygulanmadan eve gönderildiği göz önünde bulundurulduğunda, gereken tedavinin zamanında uygulanması halinde yakınlarının kurtarılıp kurtarılamayacağı hususunda ömür boyu şüphe duyacakları açık olan davacıların manevi varlığında meydana gelen zararın giderilebilmesi için makul ve hakkaniyetli bir miktarda manevi tazminata hükmolunması gerekirken, manevi tazminat taleplerinin reddi yolunda verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

Yukarıda yer verilen açıklamalar ile dava konusu olayın oluş şekli, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırap dikkate alındığında davacıların manevi zararının karşılığı olarak İdare Mahkemesince takdir edilen manevi tazminat miktarının uygun olduğu sonucuna varıldığından; İdare Mahkemesi kararının kısmen kabulüne ilişkin kısmına yönelik davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak davanın reddi yolunda verilen Bölge İdare Mahkemesinin temyize konu kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

Öte yandan, davacılar tarafından dava dilekçesinde yasal faiz talebine yer verilmemiş olması nedeniyle taleple bağlılık ilkesi gereği hükmedilen tazminat tutarlarının yasal faiziyle ödenmesine karar verilemeyeceği hususunda da duraksama bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin KABULÜNE,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 18/02/2025 tarihinde gerekçe yönünden oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X)-KARŞI OY :
Manevi zararın varlığı, sadece şeref, haysiyet ve onur kırıcı işlem ve eylemlere maruz kalmış ya da kişilerin vücut bütünlüğünün ihlal edilmiş olmasına, ölüm nedeniyle ağır bir elem, üzüntü duyulması şartına bağlı olmayıp; idarenin yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetini gereği gibi eksiksiz olarak sunamaması nedeniyle ilgililerin yeterli hizmet alamamalarından dolayı üzüntü ve sıkıntı duymaları da manevi zararın varlığı ve manevi tazminatın hükmedilmesi için yeterli bulunmaktadır.

Dosyanın incelenmesinden; davacılar tarafından, yakınları ...'ın ... Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde uygulanan hatalı tıbbi müdahale sonucu 16/11/2016 tarihinde vefat etmesinde davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğundan bahisle anne ... için 80.000,00 TL manevi ve kardeşlerinin her biri için 40.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, İdare Mahkemesince, ölüm olayının yakınlarının bundan sonraki yaşamı üzerindeki etkileri, bu olayın meydana gelmesinde davacıya atfı kabil kusurun bulunduğu da dikkate alındığında müteveffanın annesi ... için 40.000,00 TL, kardeşlerinin her biri için 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği, davalı idarenin istinaf başvurusu üzerine İdare Mahkemesi kararının anılan kısmı kaldırılarak Bölge İdare Mahkemesince davacıların manevi tazminat istemlerinin reddine karar verildiği görülmektedir.

Manevi tazminatın, ilgililerin duyduğu elem ve üzüntünün kısmen giderilmesini sağlayan manevi bir tatmin aracı olduğu gözetildiğinde, dava konusu olayda davacılar yakınının 15/11/2016 tarihinde ... Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesine yara yeri enfeksiyonu şikayetiyle yaptığı ilk başvurusunda enfeksiyona yönelik bir tedavi uygulanmadan eve gönderildiği göz önünde bulundurulduğunda, gereken tedavinin zamanında uygulanması halinde yakınlarının kurtarılıp kurtarılamayacağı hususunda ömür boyu şüphe duyacakları açık olan davacıların manevi varlığında meydana gelen zararın giderilebilmesi için manevi tazminat istemlerinin tamamının kabulüne hükmolunması gerekirken; Bölge İdare Mahkemesince davacıların manevi tazminat istemlerinin reddi yolunda verilen kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenle, davacıların temyiz isteminin kabulü ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, yukarıda belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği oyuyla, gerekçe yönünden Daire kararına katılmıyorum.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?