‹ Ana sayfa
Danıştay 10. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 10. Daire E.2021/2594 K.2022/3133

Esas No: 2021/2594 · Karar No: 2022/3133 · Karar Tarihi: 08.06.2022
Özet: 1. Maliş kazanın MGİ’nin ön izin belgesi kapsamında düzenlenmiş özel hastane ruhsatı için yaptığı talebin, idare mahkemesinin ve Danıştay’ın reddiyle maddi ve idari sonuçlara yol açan bir uyuşmazlık yarattığı; 2. Danıştay, ön izin belgesinin ruhsatlandırma sürecinin bağımsız olarak geçerli olmadığını, bu nedenle davacının talebini reddederek kararın yasal çerçevede yürürlükte kalmasına hükmetmiştir.
T.C. DANIŞTAY ONUNCU DAİRE
Esas No: 2021/2594
Karar No: 2022/3133

TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... Sağlık Hizmetleri A.Ş.

VEKİLLERİ: Av. ..., Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI): ... Bakanlığı

VEKİLLERİ: ...

MÜDAHİL (DAVALI YANINDA): ... Sağlık Hizmetleri A.Ş.

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN_KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Malatya İli, ... Mahallesi, ... Bulvarı, ... Asfaltı, ... Km No:... adresinde özel hastane olarak faaliyet göstermek üzere düzenlenmiş olan ön izin belgesinin tüm hakları ile birlikte davacı şirkete verilerek, söz konusu hastanenin yeniden rusatlandırılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu işlemin iptaline ilişkin ısrar kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 27/03/2019 tarih ve E:2018/563, K:2019/1378 sayılı kararı ile bozulması üzerine, bozma kararına uyularak, Özel Hastaneler Yönetmeliği'nin 8., 9., 13., 14. ve 15. maddeleri ile Yönetmeliğin eki Ek-10'da yer alan düzenlemeler uyarınca, ön izin belgesinin, hastane yeri olarak belirlenen arsanın imar, yeterli yeşil alan, ulaşım şartları, otopark ve mimari projesi yönünden uygun olduğu, gürültü, hava ve su kirliliğine maruz olmadığının belirlenmesine ilişkin olduğu, ruhsat işlemlerine başlanılmadan önce alınması ve ruhsat işlemleri yapılmak üzere davalı idareye teslim edilmesi gereken bir belge olduğu, ruhsatlandırma sürecinin sonunda ruhsatın düzenlenmesi ile ruhsatın ayrılmaz bir parçası haline gelen ön iznin, bu aşamadan sonra ruhsattan bağımsız bir hukuki niteliği ve değerinin kalmadığı, davacı şirket tarafından ... Sağlık Hizmetleri A.Ş.'ye devredilen ve davalı idarece bu devir işlemine istinaden ruhsatlandırılarak faaliyete başlayan özel hastanenin işletme ruhsatı üzerinde, tasarruf hakkını kısıtlayacak nitelikte haciz kararı bulunması nedeniyle, İcra ve İflas Kanunu'nun 86/1. maddesinde öngörülen koşullar sağlanmaksızın ön izin belgesinin davacı şirkete iade edilmesine hukuken imkân bulunmadığı; davacı şirketle ... Sağlık Hizmetleri A.Ş. arasında bir devir/kira sözleşmesi yapılarak sözleşmenin feshi halinde ön izin belgesinin davacı şirkete iade edileceği kararlaştırılmışsa da, yalnızca tarafları bağlayan bu özel hukuk sözleşmesinin, ruhsatın verilmesiyle hukuki varlığı sona eren ön izin belgesinin davacıya iadesini gerektirecek bir bağlayıcılığı bulunmadığı, bu nedenlerle dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI: Davacı tarafından, söz konusu hastanenin faaliyete başlayabilmesi için 2005 yılında ön izin belgesi aldıkları, ön izin belgesini daha sonra başka bir şirkete devrettikleri, bu duruma Sağlık Bakanlığının onay verdiği, devir sözleşmesinde sözleşmenin feshi halinde ön izin belgesinin kullanımından doğan haklarının kayıtsız şartsız devredileceği hükmünün yer aldığı, sözleşmeden doğan alacağın ödenmemesi üzerine sözleşmenin feshedildiği, bu nedenle ön izin belgesinin devrolunarak hastanenin yeniden ruhsatlandırılması gerektiği, ön izin belgesi üzerinde herhangi bir haciz bulunmadığının yerel mahkemenin 2017 tarihli kararı ile tespit edildiği, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Davalı idare ile davalı idare yanında müdahil tarafından, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi ile Mahkeme kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...

DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin REDDİNE,
2. Davanın reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin istemi hâlinde davacıya iadesine,
4. 2577 sayılı Kanun'un (geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?