Danıştay10. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 10. Daire E.2020/6950 K.2024/995
T.C. DANIŞTAY
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2020/6950
Karar No : 2024/995
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- ...
2- ...
3- ...
4- ...
5- ...
6- ...
VEKİLLERİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı
VEKİLİ: Av. ...
2- ...Bakanlığı
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... İlçe Jandarma Komutanlığı'nda astsubay olarak görev yapan davacılar murisinin, ... Asliye Ceza Mahkemesi'nde yargılaması yapılan şahsın Tavşanlı İlçesinden İstanbul'a sevkine nezaret etmesi amacıyla ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatı doğrultusunda görevlendirilmesi üzerine görev sırasında Tuzla mevkiinde meydana gelen trafik kazası neticesinde vefat ettiğinden bahisle, olayda davalı idarelerin kusursuz sorumluluğunun bulunduğu ileri sürülerek uğradıkları iddia edilen zararlara karşılık fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla anne ve babanın her biri için ayrı ayrı 10.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi, kardeşlerden her biri için ayrı ayrı 25.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 320.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 19/01/2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 110. maddesi uyarınca, Kanunun, karayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri, bu kapsamda trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri, bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumlulukları ile çalışma usullerini kapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazaları nedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan iş bu davanın da adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği, nitekim Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 29.01.2018 tarih ve E:2017/788, K:2018/20 sayılı, 25/02/2019 tarih ve E:2019/117, K:2019/146 sayılı, 29/04/2019 tarih ve E:2019/286, K:2019/273 sayılı, 20/05/2019 tarih ve E:2019/346, K:2019/385 sayılı, 25/11/2019 tarih ve E:2019/591, K:2019/749 sayılı kararlarının da bu yönde olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesince; uyuşmazlıkta zarara sebebiyet veren olayın, araçtan ve araç sürücüsünün kusurundan kaynaklandığı görüldüğünden, özel hukuktaki araç işletenin hukuki sorumluluğundan kaynaklandığı anlaşılan dava konusu uyuşmazlığın görüm ve çözümünün adli yargının görevinde olduğu, nitekim Uyuşmazlık Mahkemesinin 16/06/2013 günlü ve E:2003/48, K:2013/52 sayılı kararının da bu yönde olduğu, davacılar tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, uyuşmazlığa konu olayda davalı idarelerin kusursuz sorumluluğunun bulunduğu, davanın idari yargıda görülmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMALARI : Davalı idarelerden ...Bakanlığı tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Diğer davalı ...Bakanlığı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
MADDİ
OLAY:
Dava, ... İlçe Jandarma Komutanlığı'nda astsubay olarak görev yapan davacılar murisinin, ... Asliye Ceza Mahkemesi'nde yargılaması yapılan şahsın Tavşanlı İlçesinden İstanbul'a sevkine nezaret etmesi amacıyla ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatı doğrultusunda görevlendirilmesi üzerine görev sırasında ... mevkiinde meydana gelen trafik kazası neticesinde vefat ettiğinden bahisle, olayda davalı idarelerin kusursuz sorumluluğunun bulunduğu ileri sürülerek uğradıkları iddia edilen zararlara karşılık fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla anne ve babanın her biri için ayrı ayrı 10.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi, kardeşlerden her biri için ayrı ayrı 25.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 320.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde de, idari eylem ve işlemlerden dolayı hakları muhtel olanların idareye karşı tam yargı davası açabilecekleri hükümlerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları doğrudan zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davaları olup, idarenin hukuki (mali/tazmin) sorumluluğunun yargı aracılığıyla belirlenip hüküm altına alınmasını sağlamaktadır.
İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmektedir. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.
İdarelerin kamu hizmetlerinin gereği gibi işlemesini sağlayacak organizasyonları yaparak, yeterli araç ve gereçle donatılmış bina, tesis ve araçlarda hizmetin özelliğine uygun olarak seçilen ve yetişmiş personelle hizmeti yürütme yükümlülüğünün bulunduğu tartışmasızdır.
Kusursuz sorumluluk ise, kamu hizmetinin görülmesi sırasında kişilerin uğradıkları özel ve olağan dışı zararların idarece tazmini esasına dayanmakta olup; kusur sorumluluğuna oranla ikincil derecede bir sorumluluk türüdür. Başka bir anlatımla idare, yürüttüğü hizmetin doğrudan sonucu olan, idari faaliyet ile nedensellik bağı kurulabilen, özel ve olağan dışı zararları kusursuz sorumluluk ilkesi gereği tazminle yükümlüdür. Bu bağlamda, kamu görevlilerinin görevini yaparken, görevi nedeniyle uğramış olduğu zararların da kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca tazmini gerekmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden, ... İlçe Jandarma Komutanlığı'nda astsubay olarak görev yapan davacılar murisinin, ... Asliye Ceza Mahkemesi'nde yargılaması yapılan şahsın Tavşanlı İlçesinden İstanbul'a sevkine nezaret etmesi amacıyla ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatı doğrultusunda görevlendirildiği, şahsın sevki sırasında İstanbul'a doğru gidilmekteyken ... mevkiinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacılar murisinin vefat ettiğinden bahisle, olayda idarelerin kusursuz sorumluluğunun bulunduğu ileri sürülerek, uğranıldığı iddia edilen zararların davalı idarelerce karşılanması istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu haliyle, bakılan uyuşmazlığın özel hukuktaki araç işletenin hukuki sorumluluğundan değil, olay tarihinde davacılar yakınının kamu görevlisi olduğu ve olayın gerçekleşmesinde davalı idarelerin kusursuz sorumluluğunun bulunduğu iddiasından kaynaklandığı anlaşıldığından, davanın görüm ve çözümünde idare mahkemelerinin görevli olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, davanın görev yönünden reddi yolundaki Mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında usul kurallarına uygunluk bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin KABULÜNE,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 20/03/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2020/6950
Karar No : 2024/995
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- ...
2- ...
3- ...
4- ...
5- ...
6- ...
VEKİLLERİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı
VEKİLİ: Av. ...
2- ...Bakanlığı
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... İlçe Jandarma Komutanlığı'nda astsubay olarak görev yapan davacılar murisinin, ... Asliye Ceza Mahkemesi'nde yargılaması yapılan şahsın Tavşanlı İlçesinden İstanbul'a sevkine nezaret etmesi amacıyla ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatı doğrultusunda görevlendirilmesi üzerine görev sırasında Tuzla mevkiinde meydana gelen trafik kazası neticesinde vefat ettiğinden bahisle, olayda davalı idarelerin kusursuz sorumluluğunun bulunduğu ileri sürülerek uğradıkları iddia edilen zararlara karşılık fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla anne ve babanın her biri için ayrı ayrı 10.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi, kardeşlerden her biri için ayrı ayrı 25.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 320.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 19/01/2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 110. maddesi uyarınca, Kanunun, karayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri, bu kapsamda trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri, bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumlulukları ile çalışma usullerini kapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazaları nedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan iş bu davanın da adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği, nitekim Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 29.01.2018 tarih ve E:2017/788, K:2018/20 sayılı, 25/02/2019 tarih ve E:2019/117, K:2019/146 sayılı, 29/04/2019 tarih ve E:2019/286, K:2019/273 sayılı, 20/05/2019 tarih ve E:2019/346, K:2019/385 sayılı, 25/11/2019 tarih ve E:2019/591, K:2019/749 sayılı kararlarının da bu yönde olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesince; uyuşmazlıkta zarara sebebiyet veren olayın, araçtan ve araç sürücüsünün kusurundan kaynaklandığı görüldüğünden, özel hukuktaki araç işletenin hukuki sorumluluğundan kaynaklandığı anlaşılan dava konusu uyuşmazlığın görüm ve çözümünün adli yargının görevinde olduğu, nitekim Uyuşmazlık Mahkemesinin 16/06/2013 günlü ve E:2003/48, K:2013/52 sayılı kararının da bu yönde olduğu, davacılar tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, uyuşmazlığa konu olayda davalı idarelerin kusursuz sorumluluğunun bulunduğu, davanın idari yargıda görülmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMALARI : Davalı idarelerden ...Bakanlığı tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Diğer davalı ...Bakanlığı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
MADDİ
OLAY:
Dava, ... İlçe Jandarma Komutanlığı'nda astsubay olarak görev yapan davacılar murisinin, ... Asliye Ceza Mahkemesi'nde yargılaması yapılan şahsın Tavşanlı İlçesinden İstanbul'a sevkine nezaret etmesi amacıyla ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatı doğrultusunda görevlendirilmesi üzerine görev sırasında ... mevkiinde meydana gelen trafik kazası neticesinde vefat ettiğinden bahisle, olayda davalı idarelerin kusursuz sorumluluğunun bulunduğu ileri sürülerek uğradıkları iddia edilen zararlara karşılık fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla anne ve babanın her biri için ayrı ayrı 10.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi, kardeşlerden her biri için ayrı ayrı 25.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 320.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde de, idari eylem ve işlemlerden dolayı hakları muhtel olanların idareye karşı tam yargı davası açabilecekleri hükümlerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları doğrudan zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davaları olup, idarenin hukuki (mali/tazmin) sorumluluğunun yargı aracılığıyla belirlenip hüküm altına alınmasını sağlamaktadır.
İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmektedir. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.
İdarelerin kamu hizmetlerinin gereği gibi işlemesini sağlayacak organizasyonları yaparak, yeterli araç ve gereçle donatılmış bina, tesis ve araçlarda hizmetin özelliğine uygun olarak seçilen ve yetişmiş personelle hizmeti yürütme yükümlülüğünün bulunduğu tartışmasızdır.
Kusursuz sorumluluk ise, kamu hizmetinin görülmesi sırasında kişilerin uğradıkları özel ve olağan dışı zararların idarece tazmini esasına dayanmakta olup; kusur sorumluluğuna oranla ikincil derecede bir sorumluluk türüdür. Başka bir anlatımla idare, yürüttüğü hizmetin doğrudan sonucu olan, idari faaliyet ile nedensellik bağı kurulabilen, özel ve olağan dışı zararları kusursuz sorumluluk ilkesi gereği tazminle yükümlüdür. Bu bağlamda, kamu görevlilerinin görevini yaparken, görevi nedeniyle uğramış olduğu zararların da kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca tazmini gerekmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden, ... İlçe Jandarma Komutanlığı'nda astsubay olarak görev yapan davacılar murisinin, ... Asliye Ceza Mahkemesi'nde yargılaması yapılan şahsın Tavşanlı İlçesinden İstanbul'a sevkine nezaret etmesi amacıyla ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatı doğrultusunda görevlendirildiği, şahsın sevki sırasında İstanbul'a doğru gidilmekteyken ... mevkiinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacılar murisinin vefat ettiğinden bahisle, olayda idarelerin kusursuz sorumluluğunun bulunduğu ileri sürülerek, uğranıldığı iddia edilen zararların davalı idarelerce karşılanması istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu haliyle, bakılan uyuşmazlığın özel hukuktaki araç işletenin hukuki sorumluluğundan değil, olay tarihinde davacılar yakınının kamu görevlisi olduğu ve olayın gerçekleşmesinde davalı idarelerin kusursuz sorumluluğunun bulunduğu iddiasından kaynaklandığı anlaşıldığından, davanın görüm ve çözümünde idare mahkemelerinin görevli olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, davanın görev yönünden reddi yolundaki Mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında usul kurallarına uygunluk bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin KABULÜNE,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 20/03/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.