‹ Ana sayfa
Danıştay10. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 10. Daire E.2020/4245 K.2023/6678

Esas No: 2020/4245 · Karar No: 2023/6678 · Karar Tarihi: 08.11.2023
Özet: Uyuşmazlık, 13 Mayıs 2014’te bir maden ocağında meydana gelen kazada hayatını kaybeden bir kişinin ailesinin, kazadan sorumlu idarelerin hizmet kusurundan menfi benzetimle 49.500 TL manevi tazminat talep etmesiyle ilgilidir. Mahkeme, yargılama sürecinde belirlenen hizmet kusurunun zayıf olduğunu, 7 günlük yasal süreyi aşan temyiz isteğini kabul edemeyeceğini ve bu nedenle davanın reddedilmesine karar vermiştir.
T.C. DANIŞTAY ONUNCU DAİRE
Esas No: 2020/4245
Karar No: 2023/6678

TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Bakanlığı

VEKİLİ: Hukuk Müşaviri ...

DİĞER

DAVALI: ... Müdürlüğü

VEKİLİ: Av....

KARŞI TARAF (DAVACI): ...'a velayeten, kendisine asaleten ...

VEKİLLERİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU:.... Bölge İdare Mahkemesi.... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:..., T:... sayılı temyiz isteminin reddine ilişkin kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, yakınları ...'ın ... Maden Ocağında 13/05/2014 tarihinde meydana gelen kazada hayatını kaybetmesinde idarelerin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek müteveffanın eşi ... için 27.000,00 TL, çocuğu ... için 22.500,00 TL manevi tazminatın idarelere başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davalı idarelerin mevzuatta belirtilen yükümlülükleri denetim ve gözetim kapsamında kalmakla birlikte, kazanın meydana geldiği maden işletmesinin ihalesinin yapılmasında ve işletim izninin verilmesinde, işletim izninin devam ettirilmesi için gerekli şartların sağlanıp sağlanmadığının denetlenmesinde, AİHS’nin 2. maddesinde korunan yaşam hakkı ve uluslararası sözleşmelerle korunan çalışma hak ve güvenliğinin korunması için idareye yüklenen negatif ve pozitif yükümlülüklerin yerine getirilmesinde tam yetkili oldukları, hükme esas alınabilecek nitelikte olan ... İş Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında yaptırılmış bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan rapora göre, meydana gelen kazada davalı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kusur oranının %5, davalı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün kusur oranının ise %10 olarak kabul edilmesi gerektiği, davalı idarelerin meydana gelen olayda hizmet kusurlarının olduğu ve kusurları oranında meydana gelen zararlardan sorumlu olması gerektiği, davanın kabulü ile davalı idarelerin kusurlarıyla sınırlı olarak ve kusurları oranında paylaştırılmak üzere, müteveffanın eşi ... için 27.000,00 TL, çocuğu ... için 22.500,00 TL olmak üzere toplam 49.500,00 TL manevi tazminatın davalı idarelere başvuru tarihi olan 12/04/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararlarının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, davalı idarelerin istinaf başvurularının kesin olarak reddine karar verilmiştir.

Anılan kararın davalı idarelerden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı) tarafından temyiz edilmesi üzerine ise temyiz incelemesine konu ... tarih ve E:..., K:..., T:... sayılı kararla, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48/6. maddesi uyarınca, kesin karara karşı yapılan temyiz istemi reddedilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idarelerden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı) tarafından İdare Mahkemesince davanın 330.000,00 TL üzerinden kabul edilmesi ve 330.000,00 TL üzerinden idarelere atfedilen %15 kusur oranına göre hüküm kurulduğu, bu duruma istinaf aşamasında da iştirak edildiği, bu nedenle verilen kararın kesin olmasının mümkün olmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacılar tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...

DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin süre aşımı yönünden reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle değişik 46. maddesinde, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararların başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde temyiz edilebileceği; 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin bir karar hakkında olması hâlinde kararı veren mercinin temyiz isteminin reddine karar vereceği; ilgili mercinin bu kararlarına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren (7) yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği; aynı maddenin 7. fıkrasında, temyizin kanuni süre içinde yapılmadığının anlaşıldığı hâllerde 6. fıkrada sözü edilen kararın dosyanın gönderildiği Danıştay'ın ilgili dairesi ve kurulunca kesin olarak verileceği hükümlerine yer verilmiştir.

Davacının temyiz isteminin reddine ilişkin 08/05/2020 tarihli temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, temyiz isteminde bulunan davalı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı vekiline 25/05/2020 tarihinde tebliğ edildiği görülmekte olup davacı tarafından en geç 01/06/2020 tarihinde temyiz talebinde bulunulması gerekirken, temyiz dilekçesinin 04/06/2020 tarihinde ... Bölge İdare Mahkemesi Vezne ve Tevzi Bürosu kaydına girdiği görüldüğünden, yukarıda anılan maddede belirtilen yedi günlük yasal süre geçirildikten sonra yapılan temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddi gerekmektedir.

Açıklanan nedenle, davalı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının TEMYİZ İSTEMİNİN SÜRE AŞIMI NEDENİYLE REDDİNE, dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, bu aşamadaki yargılama giderlerinin temyiz eden davalı idare üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine, 08/11/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?