Danıştay10. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 10. Daire E.2020/3090 K.2023/7511
Özet: (1) Davacı, devlet hastanesinde yapılan ameliyat sonrası enjeksiyon nedeniyle sol bacağında sakatlık olup, idarenin hizmet kusuru olduğunu iddia ederek maddi (100.000 TL) ve manevi (150.000 TL) tazminat talep etti; (2) Danıştay, Bölge İdare Mahkemesi kararının maddi tazminatı bozması ve manevi tazminatı onanması gerektiğini belirterek temyizi reddetti.
T.C. DANIŞTAY ONUNCU DAİRE
Esas No: 2020/3090
Karar No: 2023/7511
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Bakanlığı / ...
VEKİLLERİ: Huk. Müş. Av. ...
Huk. Müş. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI YANINDA MÜDAHİL: ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU: Davacı tarafından; ... Devlet Hastanesinde septik artrit tanısı konularak yapılan ameliyat sonrasında uygulanan enjeksiyon nedeniyle sol bacağında sakatlık meydana geldiği, olayda idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek 100.000,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ:
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:.... sayılı kararıyla; maddi ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI: Davalı idare tarafından, olayda hizmet kusurunun bulunmadığı, maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi için gereken koşulların oluşmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 27/11/2023 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY:
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının sağ dizindeki enfeksiyon nedeniyle ... Devlet Hastanesine müracaat ettiği, buradan da ... Devlet Hastanesine sevk edildiği, yapılan tetkik ve muayeneler neticesinde septik artrit tanısı konulduğu, yapılan ameliyat sonrasında yatış esnasında yapılan enjeksiyon sonucunda siyatik sinir lezyonuna bağlı düşük ayak sendromu oluştuğu anlaşılmaktadır.
Olayla ilgili olarak düzenlenen Adli Tıp Kurumu raporunda; "enjeksiyon sonrası gelişen bulguların enjeksiyon nöropatisi ile uyumlu olduğu, ancak tıbbi belgelerde enjeksiyonun sorumlu hemşire tarafından yanlış bölgeye uygulandığına dair kayıt bulunmadığı, enjeksiyonun doğru bölgeye uygulanması durumlarında da; ödem, hematom, ilacın toksik etkisi, vücut yapısı, anatomik lokalizasyon farkı gibi nedenlerle nöropatinin gelişebileceği, gelişen nöropatinin; enjeksiyon uygulamalarının her türlü özene rağmen görülebilecek, daha önceden öngörülüp önlenemeyecek komplikasyonu olarak değerlendirildiği, dolayısıyla gerek enjeksiyon yapılması talimatını veren hekime, gerekse enjeksiyon uygulayan sağlık personeline tıbben ihmal veya kusur izafe edilemediği" yönünde görüş bildirilmesi, davacıda meydana gelen sinir hasarının oluşmasında davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğunun açıkça ortaya konulamaması karşısında maddi tazminata hükmedilmesi koşulları oluşmamıştır.
Bu nedenle; "...16-17-18-19 Ocak 2015 tarihlerini kapsayan hemşire gözlem formu incelendiğinde; davacının kas dokusunun enjeksiyon yapılması için yeterli olmadığının belirtildiği, dolayısıyla davacının kas yapısı itibariyle enjeksiyon yapılması durumunda komplikasyona maruz kalabileceği ihtimalinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. Buna rağmen hemşire S. E. tarafından belirlenen durum göz önüne alınmadan davacının bacağından enjeksiyon yapılarak nöropatiye maruz kaldığının açık olduğu değerlendirilerek, olayda idarenin kendisine yüklenen görevi özen yükümlülüğünü ihlal ederek, gerektiği şekilde yerine getirmediği, bu haliyle olayda idarenin hizmet kusuru olduğu sonucuna varılmıştır." şeklindeki gerekçeyle maddi tazminata hükmedilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Bununla birlikte, enjeksiyon uygulamasından önce risklerin anlatılıp davacıdan yazılı onamın alınmamış olması durumunda, davacının aydınlatılarak onay verme hakkı elinden alınmış olacağından, bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi nedeniyle uğranılan manevi zararın, takdiren belirlenecek makul bir tutarın ödenmesine karar verilmesi suretiyle karşılanması gerekeceği açıktır. Dosya içeriğinden de bu kapsamda yazılı onam alınmadığı anlaşıldığından, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmesinde sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının maddi tazminata ilişkin kısmının bozulmasına, manevi tazminata ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçe ile onanmasına karar verilmesi gerektiği oyu ile aksi yöndeki Daire kararına katılmıyorum.
Esas No: 2020/3090
Karar No: 2023/7511
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Bakanlığı / ...
VEKİLLERİ: Huk. Müş. Av. ...
Huk. Müş. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI YANINDA MÜDAHİL: ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU: Davacı tarafından; ... Devlet Hastanesinde septik artrit tanısı konularak yapılan ameliyat sonrasında uygulanan enjeksiyon nedeniyle sol bacağında sakatlık meydana geldiği, olayda idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek 100.000,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ:
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:.... sayılı kararıyla; maddi ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI: Davalı idare tarafından, olayda hizmet kusurunun bulunmadığı, maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi için gereken koşulların oluşmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 27/11/2023 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY:
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının sağ dizindeki enfeksiyon nedeniyle ... Devlet Hastanesine müracaat ettiği, buradan da ... Devlet Hastanesine sevk edildiği, yapılan tetkik ve muayeneler neticesinde septik artrit tanısı konulduğu, yapılan ameliyat sonrasında yatış esnasında yapılan enjeksiyon sonucunda siyatik sinir lezyonuna bağlı düşük ayak sendromu oluştuğu anlaşılmaktadır.
Olayla ilgili olarak düzenlenen Adli Tıp Kurumu raporunda; "enjeksiyon sonrası gelişen bulguların enjeksiyon nöropatisi ile uyumlu olduğu, ancak tıbbi belgelerde enjeksiyonun sorumlu hemşire tarafından yanlış bölgeye uygulandığına dair kayıt bulunmadığı, enjeksiyonun doğru bölgeye uygulanması durumlarında da; ödem, hematom, ilacın toksik etkisi, vücut yapısı, anatomik lokalizasyon farkı gibi nedenlerle nöropatinin gelişebileceği, gelişen nöropatinin; enjeksiyon uygulamalarının her türlü özene rağmen görülebilecek, daha önceden öngörülüp önlenemeyecek komplikasyonu olarak değerlendirildiği, dolayısıyla gerek enjeksiyon yapılması talimatını veren hekime, gerekse enjeksiyon uygulayan sağlık personeline tıbben ihmal veya kusur izafe edilemediği" yönünde görüş bildirilmesi, davacıda meydana gelen sinir hasarının oluşmasında davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğunun açıkça ortaya konulamaması karşısında maddi tazminata hükmedilmesi koşulları oluşmamıştır.
Bu nedenle; "...16-17-18-19 Ocak 2015 tarihlerini kapsayan hemşire gözlem formu incelendiğinde; davacının kas dokusunun enjeksiyon yapılması için yeterli olmadığının belirtildiği, dolayısıyla davacının kas yapısı itibariyle enjeksiyon yapılması durumunda komplikasyona maruz kalabileceği ihtimalinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. Buna rağmen hemşire S. E. tarafından belirlenen durum göz önüne alınmadan davacının bacağından enjeksiyon yapılarak nöropatiye maruz kaldığının açık olduğu değerlendirilerek, olayda idarenin kendisine yüklenen görevi özen yükümlülüğünü ihlal ederek, gerektiği şekilde yerine getirmediği, bu haliyle olayda idarenin hizmet kusuru olduğu sonucuna varılmıştır." şeklindeki gerekçeyle maddi tazminata hükmedilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Bununla birlikte, enjeksiyon uygulamasından önce risklerin anlatılıp davacıdan yazılı onamın alınmamış olması durumunda, davacının aydınlatılarak onay verme hakkı elinden alınmış olacağından, bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi nedeniyle uğranılan manevi zararın, takdiren belirlenecek makul bir tutarın ödenmesine karar verilmesi suretiyle karşılanması gerekeceği açıktır. Dosya içeriğinden de bu kapsamda yazılı onam alınmadığı anlaşıldığından, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmesinde sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının maddi tazminata ilişkin kısmının bozulmasına, manevi tazminata ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçe ile onanmasına karar verilmesi gerektiği oyu ile aksi yöndeki Daire kararına katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.