‹ Ana sayfa
Danıştay10. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 10. Daire E.2020/1753 K.2023/7932

Esas No: 2020/1753 · Karar No: 2023/7932 · Karar Tarihi: 06.12.2023
Özet: Uyuşmazlık, 22/07/2011’de Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yapılan sezaryen sırasında bebeğin kolunun kırılması ve kas‑sinir sisteminin zarar görmesi nedeniyle davacının kısmi felç geçirmesiyle ilgili tazminat talebine ilişkindir. Mahkeme, idarenin hizmet kusuru bulunmadığını ve tıbbi komplikasyonun “doğal” bir unsur olduğunu kabul ederek davanın reddedilmesine karar vermiştir.
T.C. DANIŞTAY ONUNCU DAİRE
Esas No: 2020/1753
Karar No: 2023/7932

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): Kendi adlarına asaleten ... ve ... adına velayeten ...

...

VEKİLİ: Av. ....

KARŞI TARAF (DAVALI): ... Bakanlığı

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacılardan ...'in, Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 22/07/2011 tarihinde sezaryenle gerçekleşen doğumu esnasında, kolunun kırılması, kas ve sinir sisteminin zarar görmesi nedeniyle kısmi felç geçirmesinde davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle, uğranıldığı ileri sürülen, ... için 250.000,00 TL ve baba ... için 120.000,00 TL olmak üzere toplam 370.000,00 TL maddi, ... için 200.000,00 TL, anne ... için 75.000,00 TL, baba ... için 75.000,00 TL, ağabey ... için 25.000,00 TL olmak üzere toplam 375.000,00 TL manevi zararın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Adli Tıp Kurumu Başkanlığı .... İhtisas Kurulu'nca düzenlenen 01/04/2016 tarihli raporda, ...'de sezaryen ameliyatı sırasında bebeğin uterus dışına alınması sırasında oluşan humerus kırığı ve brakial pleksus zedelenmesinin, bu tür tıbbi işlemler sırasında her türlü özene rağmen oluşabilen, herhangi bir tıbbi kusur ya da ihmal izafe edilemeyen "komplikasyon" olarak nitelendirildiği, küçüğün doğumunda ve sonrasında tedavisinde görev alan sağlık çalışanlarına atfı kabil kusur tespit edilmediği yönünde değerlendirmelere yer verildiği, bilirkişi raporlarının ve diğer belgelerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda, sezaryenle doğum esnasında yapılan tıbbi müdahale nedeniyle davacılardan ...'in kolunun kırılması ve kolundaki sinir sisteminin zarar görmesi nedeniyle kısmi felç geçirmesine ilişkin olarak, her ne kadar bilirkişi raporunda, yapılan müdahalenin ve uygulanan tedavilerin tıp kurallarına uygun olduğu ve ortada herhangi bir tıbbi kusur ya da ihmale izafe edilemeyen "komplikasyon" olarak nitelendirilecek bir durum bulunduğu tespit edilmiş ise de, yapılan incelemede, davacı ...'in kolunda oluşan kırıkların ve kas zedelenmelerinin sezaryen işleminde bebeğin uterus dışına alınması esnasında oluştuğu, bebeğin ortalama ağırlığın üstünde bir kiloya sahip olduğunun bilinmesi ve normal pozisyonda değil makat pozisyonunda olduğunun görülmesi dolayısıyla, oluşan bu özel duruma göre, yapılan müdahale sırasında daha dikkatli davranılması yönünde operasyona katılacak ekibin bilgilendirilmesinin ve olası risklerin engellenmesi ihtimalinin bulunduğu, dolayısıyla, oluşan kırıklar ve felç durumu nedeniyle uzun ve meşakkatli bir tedavi süreci geçirmek durumunda kalan hasta açısından, tıbbi müdahalede açık bir hata ve kusur tespit edilememekle birlikte, ortaya çıkan sonuç bakımından sağlık hizmetinin yeterince etkin yürütülmediği ve olayda manevi tazminat koşullarının oluştuğu sonucuna varıldığı, gerek ...'in, gerekse diğer davacıların, bu süreçte yaşadıkları manevi elem ve ızdırabın bir nebze de olsa giderilmesi bakımından manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği, öte yandan, oluştuğu iddia edilen maddi zararın somut olarak ortaya konulamadığı ve maddi tazminat koşullarının dava konusu olayda gerçekleşmediği gerekçesiyle maddi tazminat talebi yönünden davanın reddine; davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile, davacı ... için 60.000,00 TL, baba ... için 25.000,00 TL, anne ... için 25.000,00 TL ve ağabey ... için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 120.000,00 TL manevi tazminatın, davanın görevsiz yargı yerinde açıldığı tarih olan 23/02/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacılara verilmesine; davacıların manevi tazminat talebinin geriye kalan 255.000,00 TL'lik kısmı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin tarafların istinaf başvurularının reddi yolunda verdiği ilk kararının, Dairemizin 01/07/2019 tarih ve E:2019/1176, K:2019/5187 sayılı kararıyla bozulması üzerine bozma kararına uyulmak suretiyle verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne yönelik kısmının kaldırılmasına, bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI: Davacılar tarafından, acil sezaryen ile doğumun gerçekleştirilmediği, bilirkişi raporunda idarenin hizmet kusurunun ele alınmadığı, maddi tazminat taleplerinin reddinin hukuka aykırı olduğu, aydınlatılmış onamın bulunmadığı, hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...

DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin REDDİNE,
2. Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin .... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne yönelik kısmının kaldırılması, bu kısım yönünden davanın reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Adli yardım talebinin kabul edilmiş olması nedeniyle ödenmemiş olan temyiz yargılama giderlerinin davacılardan tahsili için Mahkemesince ilgili vergi dairesi müdürlüğüne müzekkere yazılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 06/12/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?