Danıştay10. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 10. Daire E.2020/120 K.2024/937
T.C. DANIŞTAY
ONUNCU DAİRE
Esas No: 2020/120
Karar No: 2024/937
DAVACI: ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI: ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLLERİ: Av. ..., Av. ...
DAVANIN KONUSU:
1- Davacının uzlaştırmacı sicilinden ve listesinden çıkarılmasına ilişkin Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin,
2- Bu işlemin dayanağı olan, 05/08/2017 tarih ve 30145 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 49. maddesinin,
iptali istenilmektedir.
DAVACININ_İDDİALARI: Davacı vekili tarafından, müvekkilinin, kendisine tevzi edilen dosya sayısı ile uzlaşma sağladığı dosya sayısı karşılaştırılarak uzlaştırmaya ilişkin performansının yerinde olmadığı gerekçesiyle uzlaştırma sicilinden çıkarıldığı, müvekkilinin tevzi edilen dosyalarda azami gayreti gösterdiği, bir uzlaştırmacının uzlaştırmaya ilişkin performansının uzlaşma veya uzlaşamama neticesine göre değil uzlaştırma sürecindeki çabalarına göre değerlendirilmesi gerektiği, uzlaşıp uzlaşamamanın tarafların iradesinde olduğu, müvekkiline tevzi edilen toplam 5 adet dosyanın hiçbirinde uzlaşma sağlanamadığı, müvekkilinin uzlaştırmacıdan beklenen bütün çabaları sarf ettiği, inceleme sonrasında ise 2019 yılında toplam 14 dosyanın tevzi edildiği ve bu dosyaların yarısında uzlaşmanın sağlandığı, Yönetmelik’in iptali istenilen maddesinin kanunilik ilkesine aykırı olduğu, uzlaştırmacılık hakkındaki kanuni düzenleme olan Ceza Muhakemesi Kanunu'nun “Uzlaştırma” başlıklı 253. maddesinde uzlaştırmacılara yönelik herhangi bir yaptırımın öngörülmediği, yaptırımların Yönetmelik ile düzenleneceğine yönelik de herhangi bir ibarenin bulunmadığı, Yönetmelik’in ölçülülük, orantılılık ilkesine aykırı olduğu, birçok benzeri düzenlemede listeden ve sicilden çıkarılma cezasından önce uyarı ve kınama cezasının geldiği, performans düşüklüğü kavramının muğlak olduğu ileri sürülmektedir.
DAVALININ_SAVUNMASI: 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün görevlerini düzenleyen 41. maddesinin 1. fıkrasının (g) ve (ğ) bentleri uyarınca ceza muhakemesinde uzlaştırma kurumuna ilişkin olarak düzenlemeler yapmanın Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayıldığı, uzlaştırma kurumunun ise 5271 sayılı Kanun’un 253. ve 254. maddesiyle düzenlendiği, uzlaştırmacının yargı görevine katılması amacıyla yasal makam tarafından görevlendirildiği, görevlendirme kararıyla uzlaştırmacı ile kendisini görevlendiren yargı mercileri arasında yargılama görevinin icrası kapsamında kamusal bir bağ kurulduğu, uzlaştırma sicili ve listelerinin Yönetmelik’in 47. maddesine göre oluşturulduğu ve listeye kayıtlı uzlaştırmacıların 04/06/2018 tarihinde uzlaştırmacılık görevine başladıkları, Yönetmelik’in 70. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendi uyarınca uzlaştırmacılar hakkında ilk altı aylık (04/06/2018-04/12/2018 tarihleri arasındaki) performans incelemesinin yapıldığı, performans değerlendirmesinin amacının; uzlaştırmacının görevindeki gayret, verimlilik ve başarısının tespit edilerek yerine getirilen kamu hizmetinin kalitesinin arttırılması ve performansı yetersiz uzlaştırmacıların belirlenerek haklarında Yönetmelik’in 49. maddesine göre değerlendirme yapılması olduğu, 2018 yılı Türkiye ortalamasında uzlaştırmacılara tevzi edilen dosyaların %50’sinin uzlaşma ile sonuçlandığı, bu oran göz önünde bulundurularak her bir uzlaştırmacının tarafına tevzi edilen ve uzlaşma ile sonuçlanan dosya sayılarının belirlendiği, ayrıca uzlaşma oranının çok düşük olmasının bu süreçte gereken dikkat ve özen gösterilmeyerek mevzuata aykırı hareket edilmesinden kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespiti amacıyla da ilgilinin bahse konu tarih aralığında görevlendirildiği uzlaştırma dosyalarında düzenlemiş olduğu tüm uzlaştırma raporları, teklif formları ve bilgilendirme tutanaklarının ilgili Cumhuriyet Başsavcılıklarından istenildiği, uzlaşma sağlanan dosyaların azlığının başlı başına bir performans yetersizliği ve sicilden çıkarılma nedeni olarak kabul edilmediği, yapılan performans değerlendirmesinin objektif, nesnel ve doğrulanabilir olduğu, davacıya 04/06/2018-04/12/2018 tarihleri arasında tevzi edilen 5 dosyadan hiçbirinde uzlaşma sağlanamadığı için Yönetmelik’in 49. maddesi uyarınca işlem başlatıldığı, davacıya tevzi edilen 5 dosyada; öncelikle tarafları uzlaşma teklifine davet ederek yüz yüze görüşme yapmak amacıyla yer ve tarih belirlemediği, dosyaların hiçbirinde Ankara ilinde oturan taraflarla yüz yüze görüşme yapmadığı, bir kısım dosyada uzlaşma teklif formlarını taraflara imzalatıp büroya teslim etmediği; 2018/18080 sayılı uzlaşma dosyasında, Yönetmelik’in 29. maddesi uyarınca taraflarla yüz yüze görüşülmesi bunun mümkün olmaması hâlinde telefon gibi sesli veya görüntülü iletişim araçlarıyla görüşülmesi gerekirken telefon yoluyla ulaşılamadığından bahisle mağdur tarafa mevzuata aykırı olarak uzlaşma teklif formunun tebligat yoluyla gönderildiği, açıklamalı tebligat çıkarılan hâllerde ayrıntılı bir bilgilendirme tutanağı düzenlenmesi gerekmesine rağmen bu hususa da riayet edilmediği, tebligata dönüş olmadığından bahisle süreci sonlandırdığı, şüpheliye ise uzlaşma teklifinde bulunmadan doğrudan müzakerelere katılmasını teklif ettiği, uzlaşma teklifine davet, uzlaşma teklifi ve uzlaştırma müzakeresi aşamalarını birbirinden ayırmadığı; 2018/16374 sayılı dosyada, uzlaştırma raporunda tarafların uzlaşma teklifi esnasında hangi hususlarda bilgilendirildiğini açıklamadığı, müzakerelerin yürütülme usûlünü belirtmediği ve raporu taraflara imzalatmadan Yönetmelik’in 18. maddesine aykırı düzenlediği; dava konusu Yönetmelik hükmüne ilişkin olarak, Yönetmelik’in 49. maddesinin kanunilik ilkesine aykırılık teşkil etmediği, Kanun’un çizdiği sınırlar çerçevesinde düzenlendiği, Yönetmelik'te uzlaştırmacılar yönünden denetim ve performansa ilişkin usûl ve esasların açık, net, herkes için eşit ve bağlayıcı olduğu savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Dava konusu Yönetmelik'in 49. maddesinin 1. fıkrası uyarınca performans değerlendirmesi yeterli bulunmayan uzlaştırmacının sicilden ve listeden çıkartılacağı kuralına yer verilmişse de dava konusu düzenlemede, söz konusu performans değerlendirmesi yapılırken bu değerlendirmede nasıl bir yol izleneceği, hangi ölçütlere ve sınırlara göre bir değerlendirme yapılacağı açıkça düzenlenmemiş, ayrıca performans değerlendirmesinin sonucuna göre ölçülülük ve orantılılık ilkesi göz önüne alınarak ilgili uzlaştırmacının sicilden ve listeden çıkarılmasından daha hafif sonuçlar ortaya çıkaracak seçenek yaptırımlara yer verilmemiştir. Açıklanan nedenle, dava konusu Yönetmelik düzenlemesinin ve bu düzenleme uyarınca davacının performans değerlendirmesinin olumsuz sonuçlandığından bahisle uzlaştırmacı sicilinden ve listesinden çıkarılmasına ilişkin bireysel işlemin iptali gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI: ...
DÜŞÜNCESİ: Dava; davacının uzlaştırmacı sicilinden ve listesinden çıkarılmasına yönelik ... tarih ve ... sayılı Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü işlemi ile dayanağı olan Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 49. maddesinin iptali istemiyle açılmıştır.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun "Uzlaştırma" başlıklı 253. maddesinin 4. fıkrasında, “Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması hâlinde, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Büro tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır. Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da yapabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören, kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren üç gün içinde kararını bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılır.”; 5. fıkrasında, “Uzlaşma teklifinde bulunulması halinde, kişiye uzlaşmanın mahiyeti ve uzlaşmayı kabul veya reddetmesinin hukukî sonuçları anlatılır.” 6. fıkrasında, “Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye veya bunların kanunî temsilcisine ulaşılamaması halinde, uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır.”; 11.fıkrasında, “Görevlendirilen uzlaştırmacıya soruşturma dosyasında yer alan ve Cumhuriyet savcısınca uygun görülen belgelerin birer örneği verilir. Uzlaştırma bürosu uzlaştırmacıya, soruşturmanın gizliliği ilkesine uygun davranmakla yükümlü olduğunu hatırlatır.”; 12. fıkrasında, “Uzlaştırmacı, dosya içindeki belgelerin birer örneği kendisine verildikten itibaren en geç otuz gün içinde uzlaştırma işlemlerini sonuçlandırır. Uzlaştırma bürosu bu süreyi her defasında yirmi günü geçmemek üzere en fazla iki kez daha uzatabilir.”; 13. fıkrasında, “Uzlaştırma müzakereleri gizli olarak yürütülür. Uzlaştırma müzakerelerine şüpheli, mağdur, suçtan zarar gören, kanunî temsilci, müdafi ve vekil katılabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenin kendisi veya kanunî temsilcisi ya da vekilinin müzakerelere katılmaktan imtina etmesi halinde, uzlaşmayı kabul etmemiş sayılır.”; 14. fıkrasında, “Uzlaştırmacı, müzakereler sırasında izlenmesi gereken yöntemle ilgili olarak Cumhuriyet savcısıyla görüşebilir; Cumhuriyet savcısı, uzlaştırmacıya talimat verebilir.”; 15. fıkrasında, “Uzlaşma müzakereleri sonunda uzlaştırmacı, bir rapor hazırlayarak kendisine verilen belge örnekleriyle birlikte uzlaştırma bürosuna verir. Uzlaşmanın gerçekleşmesi halinde, tarafların imzalarını da içeren raporda, ne suretle uzlaşıldığı ayrıntılı olarak açıklanır. Uzlaştırma bürosu soruşturma dosyasını, raporu ve varsa yazılı anlaşmayı Cumhuriyet savcısına gönderir.” ve 25. fıkrasında, “Uzlaştırmacıların nitelikleri, eğitimi, sınavı, görev ve sorumlulukları, denetimi, eğitim verecek kişi, kurum ve kuruluşların nitelikleri ve denetimleri ile uzlaştırmacı sicili, uzlaştırmacılar ve eğitim kurumlarının listelerinin düzenlenmesi, Cumhuriyet başsavcılığı bünyesinde kurulan uzlaştırma bürolarının çalışma usul ve esasları, uzlaştırma teklifi ile müzakere usulü, uzlaştırma anlaşması ve raporda yer alacak konular ile uygulamaya dair diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar, Adalet Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenir." düzenlemeleri yer almaktadır.
1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin "Ceza İşleri Genel Müdürlüğü" başlıklı 41. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinde, "Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca uzlaştırmacıların eğitimi, sınavı, sicile kaydı, çalışma usul ve esasları, denetim ve performansları ile uzlaştırma kurumuna ilişkin gerekli diğer iş ve işlemleri yürütmek, Uzlaştırmacı Asgari Ücret Tarifesini hazırlamak” görev ve yetkisinin, Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne ait olduğu hükme bağlanmıştır.
05/08/2017 tarih ve 30145 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin;
"Temel ilkeler" başlıklı 5. maddesinde, "(1) Uzlaştırma, şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar görenin özgür iradeleri ile kabul etmeleri ve karar vermeleri hâlinde gerçekleştirilir. Bu kişiler anlaşma yapılana kadar iradelerinden vazgeçebilirler.
(2) Uzlaştırma, şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar görenin temel hak ve hürriyetlerine uygun olarak, menfaatlerinin korunması esası gözetilerek yürütülür.
(3) Uzlaştırmaya katılan şüpheli, sanık, mağdur veya suçtan zarar gören ile kanunî temsilcileri müzakereler sırasında, Kanunun tanıdığı temel güvencelere sahiptir.
(4) Şüpheli, sanık, mağdur, suçtan zarar gören veya bu kişilerin kanunî temsilcileri Türkçe bilmiyorsa veya engelli ise Kanunun 202 nci maddesi hükmü uygulanır.
(5) Uzlaştırma sürecine başlanmadan önce şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar gören; hakları, uzlaşmanın mahiyeti ve verecekleri kararların hukukî sonuçları hakkında bilgilendirilir.
(6) Şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar görenin yaşı, olgunluğu, eğitimi, sosyal ve ekonomik durumu gibi belirgin farklılıklar, uzlaştırma sürecinde göz önüne alınır.
(7) Uzlaştırmacı görevi sebebiyle kendisine verilen bilgi ve belgelerin gizliliğini korur. Taraflardan birinin verdiği gizli bilgi ve belgeleri verenin iznini almadan veya kanunen zorunlu olmadıkça diğer tarafa açıklayamaz. Gizliliği koruma yükümlülüğü uzlaştırmacının görevi sona erdikten sonra da devam eder.
(8) Uzlaştırmacı müzakerelere başlamadan önce taraflara; uzlaştırmanın temel ilkelerini, kendisinin tarafsızlığını, uzlaştırma süreci ve sonuçlarını, uzlaştırmacı ile tarafların uzlaştırmadaki işlevlerini, gizlilik yükümlülüğünü açıklar ve onların süreci anlamalarını sağlar.
(9) Uzlaştırmacı tarafların, hüküm ve sonuçlarını bilerek ve özgür iradeleriyle uzlaşmalarını sağlayacak uygun tedbirleri alır.";
"Etik ilkeler" başlıklı 6. maddesinde, "(1) Uzlaştırmacı görevini aşağıdaki etik ilkelere uygun olarak yerine getirmek zorundadır:
a) Görevini dürüstlük kuralları çerçevesinde bağımsız ve tarafsız olarak yerine getirir, tarafların ortak yararlarını gözetir, tarafların müzakerelerde yeterli ve eşit fırsatlara sahip olmasına özen gösterir.
b) Adalete hizmet etme bilinciyle, görevini etkin, zamanında ve verimli biçimde yerine getirmeyi, sunduğu hizmet kalitesini yükseltmeyi hedefler.
c) Görevini yerine getirirken taraflara nazik ve saygılı davranır. Tarafların birbirlerine saygılı davranmaları ve müzakerelere iyi niyetle katılmaları konusunda tarafları bilgilendirir.
ç) Masumiyet karinesi gereğince şüpheli ya da sanığın suçluluğu hakkında ön yargılı olamaz, şüpheli ya da sanığa karşı bir tavır takınamaz.
d) Görevini yerine getirirken taraflar arasında dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım yapamaz, itibar ve güveni sarsıcı davranışlarda bulunamaz.
e) Taraflardan biriyle herhangi bir kişisel veya iş ilişkisinin bulunması, uzlaştırmanın sonucuna yönelik doğrudan veya dolaylı, malî veya diğer menfaatinin bulunması ya da taraflardan biri için uzlaştırma dışında bir yetkiyle görev yapması gibi bağımsızlığı veya taraflarla arasındaki menfaat çatışmasını etkileyebilecek ya da bu izlenimi verebilecek durumları açıklamadan görev yapamaz veya göreve devam edemez.
f) Görev yaptığı olayla ilgili olarak daha sonra vekil veya müdafii olarak görev üstlenemez.
g) Tarafsızlığından kuşku duyulmasına yol açacak şekilde kendisine veya bir başkasına doğrudan ya da dolaylı olarak herhangi bir menfaat temin edemez.
ğ) Görevinin saygınlığını ve kişilerin adalete olan güvenini zedeleyen veya şüpheye düşüren her türlü davranıştan kaçınır.";
"Uzlaştırma raporu" başlıklı 18 ve 25. maddelerinin 1. fıkralarında, " (1) Uzlaştırmacı, uzlaştırma işlemlerini sonuçlandırdığında Ek-3’te yer alan Uzlaştırma Raporu Örneği’ne uygun, tarafların edimlerini ayrı ayrı, şüphe ve tereddüte yer vermeyecek ve mümkünse sıra numarası içerecek şekilde taraf sayısından bir fazla olarak hazırladığı raporu, kendisine verilen belge örneklerini ve varsa yapmış olduğu masrafları gösteren belge, gider pusulası veya rayice uygun yazılı beyanı UYAP’ta düzenlenecek tutanak ile uzlaştırma bürosuna teslim eder.";
"Uzlaşma teklifi" başlıklı 29. maddesinde, "(1) Uzlaştırmacı; şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar görenin reşit olmaması ya da kısıtlı olması hâli ile mağdur veya suçtan zarar görenin ayırt etme gücü bulunmaması durumunda, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır.
(2) Müştekinin veya suçtan zarar görenin özel hukuk tüzel kişisi olması hâlinde vekâletnamede özel yetki var ise vekile de uzlaşma teklifinde bulunulabilir.
(3) Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini büro aracılığıyla açıklamalı tebligat, istinabe veya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) yoluyla da yapabilir.
(4) Uzlaşma teklif formunun istinabe suretiyle imzalatılması gereken hâllerde, teklif formu tarafın bulunduğu yer Cumhuriyet başsavcılığı istinabe bürosu aracılığıyla imzalatılır.
(5) Uzlaştırmacı tarafından yapılacak uzlaşma teklifi, Ek-4’te yer alan uzlaşmanın mahiyeti ile uzlaşmayı kabul veya reddetmenin hukukî sonuçlarının bulunduğu Uzlaşma Teklif Formu’nda yer alan bilgilerin açıklanması ve teklif formunun hazır bulunan ilgiliye imzalatılarak verilmesi suretiyle yapılır. Uzlaştırmacı tarafından bilgilendirme yükümlülüğünün yerine getirildiğine ve uzlaşma teklifinde bulunulduğuna ilişkin formun imzalı örneği uzlaştırma evrakı içine konulur.
(6) Uzlaştırmacının uzlaşma teklifinde bulunacağı şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar gören ya da kanunî temsilcilerine iletişim araçlarıyla ulaşılamaması hâlinde açıklamalı uzlaşma teklifi büro aracılığıyla yapılır. Bu işlem uzlaştırmacının, büroya başvurarak teklif formunu vermesi üzerine gerçekleştirilir.
(7) Uzlaşma teklifinde bulunmak için çağrı; telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle de yapılabilir. Ancak, bu çağrı uzlaşma teklifi anlamına gelmez.";
“Uzlaştırma müzakereleri” başlıklı 31. maddesinde, “(1) Uzlaştırma müzakerelerine şüpheli, sanık, katılan, mağdur, suçtan zarar gören, kanunî temsilci, müdafi ve vekil katılabilir. Şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar görenin kendisi veya kanunî temsilcisi, müdafi ya da vekilinin haklı bir mazereti olmaksızın müzakerelere katılmaktan imtina etmesi hâlinde, ilgili taraf uzlaşmayı kabul etmemiş sayılır.
(2) Uzlaşma sağlanabilmesi için birden fazla müzakere yapılabilir. Uzlaştırmacı, müzakereler sırasında izlenmesi gereken yöntemle ilgili olarak Cumhuriyet savcısıyla görüşebilir; Cumhuriyet savcısı, uzlaştırmacıya uzlaştırma müzakerelerinin kanuna uygun yürütülmesi amacıyla talimat verebilir.
(3) Müzakereler, taraflarla birlikte veya ayrı ayrı gerçekleştirilecek toplantılarla yürütülebilir.
(4) Müzakereler, görüntülü ve sesli iletişim tekniğinin kullanılması suretiyle de yapılabilir.
(5) Uzlaştırmacı, raporu taraflara imzalatır.
(6) Uzlaştırma raporunun istinabe suretiyle imzalatılması gereken hâllerde, rapor tarafın bulunduğu yer Cumhuriyet başsavcılığı istinabe bürosu aracılığıyla imzalatılır.
(7) Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma veya kovuşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da yapılan araştırmaya rağmen adresin belirlenememesi gibi başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye, sanığa, katılana veya bunların kanunî temsilcisine ulaşılamaması hâlinde bu hususun tutanakla tespit edilmesinin ardından uzlaştırmacı tarafından uzlaştırma işlemlerine son verilir.”;
"Kayıtlar" başlıklı 43. maddesinde, " (1) Cumhuriyet başsavcılığı uzlaştırma bürosunda aşağıda gösterilen kayıtların UYAP’ta; tarih, sıra numarası, hazırlayan veya onaylayan kişiye göre sorgulanabilir şekilde tutulması zorunludur:
a) Uzlaştırma kaydı,
b) Denetim ve performans kaydı.
(2) Bu kayıtlardaki verilerin bir veya bir kaçı bir arada sorgulanıp raporlanabilir.
(3) Bu maddede düzenlenen kayıtlara gerek görüldüğünde Bakanlık tarafından yeni kayıtlar ve mevcut kayıtlara yeni sütunlar eklenebilir.";
"Denetim ve performans kaydı" kenar başlıklı 45. maddesinde, " (1) Uzlaştırmacılar hakkında Cumhuriyet başsavcısı, Cumhuriyet başsavcı vekili veya Cumhuriyet savcısı tarafından yapılacak denetim ve performans değerlendirmeleri ile sonuçlarının tutulduğu kayıttır.
(2) Bu kayıt; dosyanın uzlaştırmacıda kaldığı süre, uzlaşma teklifi ve uzlaştırma raporunun sonucu, etik ve temel ilkelere uyma, uzlaştırma raporunun eksiksiz düzenlenmesi, müzakerelerin gizliliğine riayet edilmesi, raporun süresi içinde verilmesi ile düşünceler sütunundan oluşur.";
"Uzlaştırmacı sicilinden ve listeden çıkarılma" başlıklı 49. maddesinde, "(1) Uzlaştırmacı olabilmek için aranan koşulları taşımadığı hâlde sicile kaydedilen veya daha sonra bu koşulları kaybeden ya da uzlaştırma göreviyle bağdaşmayan tutum ve davranışlarda bulunan, Kanunun öngördüğü yükümlülükleri önemli ölçüde veya sürekli yerine getirmeyen, performans değerlendirmeleri sonucunda yeterli bulunmayan, etik ilkelere aykırı davranan, yenileme eğitimini tamamlamayan uzlaştırmacı Daire Başkanlığınca sicilden ve listeden çıkarılır.
(2) Etik ilkelere aykırı hareket edilmesi halinde ihlalin niteliğine göre sicilden ve listeden çıkarma yaptırımı yerine uyarma veya bir yıla kadar geçici süreyle listeden çıkarma yaptırımı uygulanabilir.
(3) Sicil ve listeden çıkarılma işleminden önce, uzlaştırmacının yazılı savunması alınır. Uzlaştırmacı, yazılı savunmada bulunması için kendisine yapılan yazılı bildirimin tebliğinden itibaren on günlük süre içinde savunmasını vermek zorundadır. Tebliğden imtina eden veya bu süre içinde savunmada bulunmayan uzlaştırmacı savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.
(4) Etik ilkelere aykırı hareket edilmesi nedeniyle hakkında uyarma yaptırımı uygulanan uzlaştırmacı, Daire Başkanlığınca yazılı olarak uyarılır, uyarıya uyulmaması halinde üçüncü fıkra gereğince savunması alındıktan sonra sicil ve listeden çıkartılmasına karar verilir ve bu karar ilgilisine tebliğ edilir.
(5) Uzlaştırmacı, sicilden ve listeden çıkarılmasını her zaman isteyebilir. Bu durumda olanlar, sınav şartları dışındaki şartları haiz ise yeniden sicile kayıt yaptırabilirler.";
"Denetim usulü" başlıklı 65. maddesinde, " (1) Eğitim kuruluşları; Kanun ve bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilip getirilmediğini tespit etmek amacı ile Daire Başkanlığınca denetlenir.
(2) Uzlaştırmacılar; görev yaptıkları yerin Cumhuriyet başsavcısı, Cumhuriyet başsavcı vekili veya görevlendirilen Cumhuriyet savcısı tarafından denetlenir.
(3) Eğitim izni verilen kuruluşların ve uzlaştırmacıların denetimi her yıl yapılır.
(4) İhbar veya şikâyet üzerine uzlaştırmacılar ve eğitim izni verilen kuruluşlar her zaman denetlenebilir."
"Denetimin kapsamı" başlıklı 67. maddesinin 2. fıkrasında, "(2) Uzlaştırmacılar;
a) Yönetmelikte belirtilen temel ve etik ilkelere uygun hareket edilmesi,
b) Uzlaşma teklifi ve uzlaştırma raporunun usulüne uygun düzenlenmesi,
c) Uzlaştırma işlemlerinin süresi içinde tamamlanması,
ç) Uzlaştırma müzakerelerinin gizliliğine riayet edilmesi,
d) Kanun ve bu Yönetmeliğin öngördüğü yükümlülüklere uygun hareket edilmesi,
yönlerinden denetlenir.";
"Daire Başkanlığının görevleri" başlıklı 70. maddesinde, "(1) Daire Başkanlığının görevleri şunlardır:
....
ğ) Uzlaştırmacıların denetimine ve performansına ilişkin usul ve esasları belirlemek."
Hükümlerine yer verilmiştir.
Dava dosyanın incelenmesinden; uzlaştırmacı olarak görev yapan davacıya 04/06/2018 ila 04/12/2018 tarihleri arasında ..., ..., ..., ... ve ... uzlaştırma numaralı dosyaların tevzi edildiği, bu dosyaların hiçbirinde tarafların uzlaşamaması üzerine davalı Bakanlık tarafından davacı hakkında Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 49. maddesine istinaden inceleme başlatıldığı, bu çerçevede davacıya tevzi edilen uzlaştırma dosyaları incelendiğinde davacının tarafları öncelikle uzlaşma teklifine davet ederek yüz yüze görüşme yapmak için yer ve tarih belirlemediği, Ankara ilinde ikamet eden taraflarla onarıcı adalet anlayışına göre yüz yüze görüşme yapmadığı, bir kısım dosyada uzlaşma teklif formlarını taraflara imzalatıp uzlaştırma bürosuna teslim etmediği; 2018/18080 uzlaştırma numaralı dosyada, Yönetmeliğin 29. maddesinin 6. fıkrasındaki açık hükme göre mağdura öncelikle yüz yüze görüşme yapmak suretiyle uzlaşma teklifinde bulunması gerekirken, telefonla ulaşamadığından bahisle uzlaştırma teklif formunu tebligat ile gönderdiği, uzlaşmanın esası ve hukuki sonuçları hakkında bilgilendirme tutanağı tanzim edip tebligatla birlikte iletmediği, tebligata dönüş olmadığından bahisle süreci sonlandırdığı, şüpheliye ise uzlaşma teklifi ve bilgilendirmede bulunmadan doğrudan müzakerelere katılma teklifinde bulunduğu, bu suretle uzlaşma teklifine davet, uzlaşma teklifi ve uzlaşma müzakeresi aşamalarını birbirinden ayırmadığı, şüpheliyi aydınlatmadığı için 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinin 4. fıkrası ile Yönetmeliğin 5. maddesinin 5. fıkrasına aykırı davrandığı; 2018/16374 uzlaştırma numaralı dosyada ise, tanzim ettiği uzlaştırma raporunda tarafları uzlaştırma teklifinde hangi hususlarda bilgilendirdiğine dair açıklamada bulunmadığı, müzakereleri yürütme usulünü belirtmediği ve raporu taraflara imzalatmadığı hususlarının tespit edildiği belirtilerek, davacının performans değerlendirmesinin yeterli bulunmadığından bahisle Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün dava konusu ... tarih ve ... sayılı işlemiyle uzlaştırmacı sicili ve listesinden çıkartılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 49. maddesinin iptali isteminin incelenmesi;
Dava dilekçesinde davacının uzlaştırmacı sicilinden ve listesinden çıkarılmasına ilişkin işlem ile dayanağı olduğu öne sürülen Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 49. maddesinin iptali istenilmekte ise de, davacının uzlaştırmacı sicilinden ve listesinden çıkarılmasına ilişkin bireysel işlemin Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 49. maddesinin 1. fıkrası uyarınca tesis edildiği ve dava dilekçesinde yer alan iptal gerekçelerinin söz konusu Yönetmeliğin 49. maddesinin 1. fıkrasına yönelik olduğu anlaşıldığından, iptal istemi dava konusu Yönetmeliğin 49. maddesinin 1. fıkrasıyla sınırlı olarak incelenmiştir.
Yukarıda alıntısına yer verilen Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 49. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, uzlaştırmacının sicilden silinip listeden çıkarılması için; uzlaştırmacı olabilmek için aranan koşulları taşımadığı halde sicile kaydedilmesi veya daha sonra bu koşulları kaybetmesi, uzlaştırma göreviyle bağdaşmayan tutum ve davranışlarda bulunması, 5271 sayılı Kanunun öngördüğü yükümlülükleri önemli ölçüde veya sürekli yerine getirmemesi, performans değerlendirmeleri sonucunda yeterli bulunmaması, etik ilkelere aykırı davranması ya da yenileme eğitimini tamamlamaması koşullarından herhangi birinin gerçekleşmiş olması gerekmektedir.
Ceza yargılamasında alternatif çözüm yöntemlerinden biri olarak 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesi ile hukukumuza dahil edilen uzlaştırma kurumu ile, hem suçtan zarar gören ile şüpheliyi tarafsız bir kişinin hakemliğinde uzlaştırarak onarıcı adalet anlayışının toplumda hakim kılınması hem de ceza yargılamasındaki yükün hafifletilmesi amaçlandığından, sağlıklı işlemesinde kamu yararı bulunan uzlaştırma sürecinin ve bu süreçte aktif rol oynayan uzlaştırmacıların denetime tabi tutulması gerektiği açıktır.
Bu çerçevede, yapılan performans değerlendirilmesi sonucunda yeterli bulunmayan uzlaştırmacının, uzlaştırmacı sicilinden ve listesinden çıkarılmasına yönelik düzenlemede hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Davacının uzlaştırmacı sicilinden ve listesinden çıkarılmasına yönelik ... tarih ve ... sayılı Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü işleminin iptali istemine gelince;
5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinde, uzlaştırma sürecinin, her Cumhuriyet başsavcılığı bünyesinde kurulan uzlaştırma büroları aracılığıyla koordine edildiği, bu bürolarda yeteri kadar Cumhuriyet savcısı görevlendirildiği, Cumhuriyet savcısının uzlaştırmacıya talimat verme yetkisi olduğu, uzlaştırma süreci sonunda soruşturma dosyalarının uzlaştırma bürosunda görevli Cumhuriyet savcıları tarafından sonuçlandırılacağı hususlarının hükme bağlandığı; anılan Kanuna dayanılarak çıkarılan Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 45., 47., 49., 65., 67., 68. ve 70. maddelerinde de, Kanun hükmüyle uzlaştırma konusunda Cumhuriyet savcılarına verilen görev ve yetkiler doğrultusunda, uzlaştırmacılar hakkında Adalet Bakanlığınca belirlenen kriterlere istinaden denetim ve performans değerlendirmesi yaparak değerlendirme sonuçlarını kayıt altına alma ve denetim sonucunda rapor düzenleme görev ve yetkisinin Cumhuriyet savcılarına, uzlaştırmacı sicilini ve listesini tutma ve buna bağlı olarak söz konusu sicil ve listeden çıkarma yetkisinin ise Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne verildiği anlaşılmaktadır.
Buna göre, Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 49. maddesi uyarınca, uzlaştırmacının performans değerlendirmeleri sonucunda yeterli bulunmadığından bahisle uzlaştırmacı sicilinden ve listesinden çıkarılabilmesi için, performansının yeterli olmadığının ilgili Cumhuriyet savcısı tarafından, Yönetmeliğin 45. veya 65. maddesi gereği yapılacak denetim ve performans değerlendirmesi kapsamında tespit edilmiş olması gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, söz konusu usul işletilmeksizin, doğrudan Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünce performans değerlendirmesi yapılarak dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşıldığından, işlemde şekil unsuru yönünden hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Dava konusu bireysel işlemde şekil unsuru yönünden hukuka uyarlık bulunmadığından, uyuşmazlığın esası yönünden değerlendirme yapılmasına gerek görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 49. maddesinin 1. fıkrası yönünden davanın reddi, davacının uzlaştırmacı sicilinden ve listesinden çıkarılmasına yönelik ... tarih ve ... sayılı Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü işleminin iptali gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 19/03/2024 tarihinde, davacı ...'ın ve davalı idareyi temsilen Av. ...'nin geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usûlüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ:
Uzlaştırmacı olarak görev yapan davacıya 04/06/2018 ila 04/12/2018 tarihleri arasında tevzi edilen dosyaların hiçbirinde uzlaşma sağlanmadığı gerekçesiyle, davalı idare tarafından davacı hakkında Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 49. maddesi uyarınca inceleme başlatılmıştır.
Bu kapsamda davacının savunması alınmışsa da davacı tarafından ibraz olunan 14/01/2019 tarihli savunmaya itibar edilmeyerek, tevzi olunan dosyalarda uzlaşma sağlanamadığı ve yeterli çabanın gösterilmediğinden bahisle Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile davacının uzlaştırmacı sicilinden ve listesinden çıkarılmasına karar verilmiştir.
Bunun üzerine 11/12/2019 tarihinde kayda giren dilekçe ile bakılan dava açılmıştır.
Her ne kadar davacı tarafından, dava konusu Yönetmelik'in 49. maddesinin iptali istenilmiş ise de; uygulama işleminin dayanağını teşkil eden ve dava dilekçesinde hukuka aykırılık iddialarının yöneltildiği kısmın maddenin 1. fıkrasından ibaret olduğu anlaşıldığından, hukuka uygunluk incelemesinin 49. maddenin 1. fıkrasıyla sınırlı olarak yapılması uygun görülmüştür.
İNCELEME VE
GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun;
"Uzlaştırma" başlıklı 253. maddesinde,
“...
(4) Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması hâlinde, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Büro tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır. Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da yapabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören, kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren üç gün içinde kararını bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılır.
(5) Uzlaşma teklifinde bulunulması halinde, kişiye uzlaşmanın mahiyeti ve uzlaşmayı kabul veya reddetmesinin hukukî sonuçları anlatılır.
(6) Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye veya bunların kanunî temsilcisine ulaşılamaması halinde, uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır.
...
(11) Görevlendirilen uzlaştırmacıya soruşturma dosyasında yer alan ve Cumhuriyet savcısınca uygun görülen belgelerin birer örneği verilir. Uzlaştırma bürosu uzlaştırmacıya, soruşturmanın gizliliği ilkesine uygun davranmakla yükümlü olduğunu hatırlatır.
(12) Uzlaştırmacı, dosya içindeki belgelerin birer örneği kendisine verildikten itibaren en geç otuz gün içinde uzlaştırma işlemlerini sonuçlandırır. Uzlaştırma bürosu bu süreyi her defasında yirmi günü geçmemek üzere en fazla iki kez daha uzatabilir.
(13) Uzlaştırma müzakereleri gizli olarak yürütülür. Uzlaştırma müzakerelerine şüpheli, mağdur, suçtan zarar gören, kanunî temsilci, müdafi ve vekil katılabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenin kendisi veya kanunî temsilcisi ya da vekilinin müzakerelere katılmaktan imtina etmesi halinde, uzlaşmayı kabul etmemiş sayılır.
(14) Uzlaştırmacı, müzakereler sırasında izlenmesi gereken yöntemle ilgili olarak Cumhuriyet savcısıyla görüşebilir; Cumhuriyet savcısı, uzlaştırmacıya talimat verebilir.
(15) Uzlaşma müzakereleri sonunda uzlaştırmacı, bir rapor hazırlayarak kendisine verilen belge örnekleriyle birlikte uzlaştırma bürosuna verir. Uzlaşmanın gerçekleşmesi halinde, tarafların imzalarını da içeren raporda, ne suretle uzlaşıldığı ayrıntılı olarak açıklanır. Uzlaştırma bürosu soruşturma dosyasını, raporu ve varsa yazılı anlaşmayı Cumhuriyet savcısına gönderir.”
...
(25) Uzlaştırmacıların nitelikleri, eğitimi, sınavı, görev ve sorumlulukları, denetimi, eğitim verecek kişi, kurum ve kuruluşların nitelikleri ve denetimleri ile uzlaştırmacı sicili, uzlaştırmacılar ve eğitim kurumlarının listelerinin düzenlenmesi, Cumhuriyet başsavcılığı bünyesinde kurulan uzlaştırma bürolarının çalışma usul ve esasları, uzlaştırma teklifi ile müzakere usulü, uzlaştırma anlaşması ve raporda yer alacak konular ile uygulamaya dair diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar, Adalet Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenir." hükmü yer almaktadır.
1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin "Bakanlıklar" başlıklı Altıncı Kısmının "Adalet Bakanlığı" başlıklı Birinci Bölümünde yer alan "Ceza İşleri Genel Müdürlüğü" başlıklı 41. maddesinde,
"(1) Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri şunlardır:
...
g) Ceza muhakemesinde önödeme, uzlaştırma ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi gibi alternatif uyuşmazlık çözüm usullerinin geliştirilmesi ve etkin şekilde uygulanmasını sağlamak,
ğ) Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca uzlaştırmacıların eğitimi, sınavı, sicile kaydı, çalışma usul ve esasları, denetim ve performansları ile uzlaştırma kurumuna ilişkin gerekli diğer iş ve işlemleri yürütmek, Uzlaştırmacı Asgari Ücret Tarifesini hazırlamak,
...." hükmüne yer verilmiştir.
05/08/2017 tarih ve 30145 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin;
"Temel ilkeler" başlıklı 5. maddesinde,
"(1) Uzlaştırma, şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar görenin özgür iradeleri ile kabul etmeleri ve karar vermeleri hâlinde gerçekleştirilir. Bu kişiler anlaşma yapılana kadar iradelerinden vazgeçebilirler.
(2) Uzlaştırma, şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar görenin temel hak ve hürriyetlerine uygun olarak, menfaatlerinin korunması esası gözetilerek yürütülür.
(3) Uzlaştırmaya katılan şüpheli, sanık, mağdur veya suçtan zarar gören ile kanunî temsilcileri müzakereler sırasında, Kanunun tanıdığı temel güvencelere sahiptir.
(4) Şüpheli, sanık, mağdur, suçtan zarar gören veya bu kişilerin kanunî temsilcileri Türkçe bilmiyorsa veya engelli ise Kanunun 202 nci maddesi hükmü uygulanır.
(5) Uzlaştırma sürecine başlanmadan önce şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar gören; hakları, uzlaşmanın mahiyeti ve verecekleri kararların hukukî sonuçları hakkında bilgilendirilir.
(6) Şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar görenin yaşı, olgunluğu, eğitimi, sosyal ve ekonomik durumu gibi belirgin farklılıklar, uzlaştırma sürecinde göz önüne alınır.
(7) Uzlaştırmacı görevi sebebiyle kendisine verilen bilgi ve belgelerin gizliliğini korur. Taraflardan birinin verdiği gizli bilgi ve belgeleri verenin iznini almadan veya kanunen zorunlu olmadıkça diğer tarafa açıklayamaz. Gizliliği koruma yükümlülüğü uzlaştırmacının görevi sona erdikten sonra da devam eder.
(8) Uzlaştırmacı müzakerelere başlamadan önce taraflara; uzlaştırmanın temel ilkelerini, kendisinin tarafsızlığını, uzlaştırma süreci ve sonuçlarını, uzlaştırmacı ile tarafların uzlaştırmadaki işlevlerini, gizlilik yükümlülüğünü açıklar ve onların süreci anlamalarını sağlar.
(9) Uzlaştırmacı tarafların, hüküm ve sonuçlarını bilerek ve özgür iradeleriyle uzlaşmalarını sağlayacak uygun tedbirleri alır." düzenlemesine;
"Etik ilkeler" kenar başlıklı 6. maddesinde,
"(1) Uzlaştırmacı görevini aşağıdaki etik ilkelere uygun olarak yerine getirmek zorundadır:
a) Görevini dürüstlük kuralları çerçevesinde bağımsız ve tarafsız olarak yerine getirir, tarafların ortak yararlarını gözetir, tarafların müzakerelerde yeterli ve eşit fırsatlara sahip olmasına özen gösterir.
b) Adalete hizmet etme bilinciyle, görevini etkin, zamanında ve verimli biçimde yerine getirmeyi, sunduğu hizmet kalitesini yükseltmeyi hedefler.
c) Görevini yerine getirirken taraflara nazik ve saygılı davranır. Tarafların birbirlerine saygılı davranmaları ve müzakerelere iyi niyetle katılmaları konusunda tarafları bilgilendirir.
ç) Masumiyet karinesi gereğince şüpheli ya da sanığın suçluluğu hakkında ön yargılı olamaz, şüpheli ya da sanığa karşı bir tavır takınamaz.
d) Görevini yerine getirirken taraflar arasında dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım yapamaz, itibar ve güveni sarsıcı davranışlarda bulunamaz.
e) Taraflardan biriyle herhangi bir kişisel veya iş ilişkisinin bulunması, uzlaştırmanın sonucuna yönelik doğrudan veya dolaylı, malî veya diğer menfaatinin bulunması ya da taraflardan biri için uzlaştırma dışında bir yetkiyle görev yapması gibi bağımsızlığı veya taraflarla arasındaki menfaat çatışmasını etkileyebilecek ya da bu izlenimi verebilecek durumları açıklamadan görev yapamaz veya göreve devam edemez.
f) Görev yaptığı olayla ilgili olarak daha sonra vekil veya müdafii olarak görev üstlenemez.
g) Tarafsızlığından kuşku duyulmasına yol açacak şekilde kendisine veya bir başkasına doğrudan ya da dolaylı olarak herhangi bir menfaat temin edemez.
ğ) Görevinin saygınlığını ve kişilerin adalete olan güvenini zedeleyen veya şüpheye düşüren her türlü davranıştan kaçınır." düzenlemesine;
"Soruşturma Evresinde Uzlaştırma" başlıklı bölümün "Uzlaştırma raporu" başlıklı 18. maddesinin 1. fıkrası ile "Kovuşturma Evresinde Uzlaştırma" başlıklı bölümün "Uzlaştırma Raporu" başlıklı 25. maddesinin 1. fıkrasında, "(1) Uzlaştırmacı, uzlaştırma işlemlerini sonuçlandırdığında Ek-3’te yer alan Uzlaştırma Raporu Örneği’ne uygun, tarafların edimlerini ayrı ayrı, şüphe ve tereddüte yer vermeyecek ve mümkünse sıra numarası içerecek şekilde taraf sayısından bir fazla olarak hazırladığı raporu, kendisine verilen belge örneklerini ve varsa yapmış olduğu masrafları gösteren belge, gider pusulası veya rayice uygun yazılı beyanı UYAP’ta düzenlenecek tutanak ile uzlaştırma bürosuna teslim eder." düzenlemesine;
"Uzlaşma teklifi" kenar başlıklı 29. maddesinde,
"(1) Uzlaştırmacı; şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar görenin reşit olmaması ya da kısıtlı olması hâli ile mağdur veya suçtan zarar görenin ayırt etme gücü bulunmaması durumunda, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır.
(2) Müştekinin veya suçtan zarar görenin özel hukuk tüzel kişisi olması hâlinde vekâletnamede özel yetki var ise vekile de uzlaşma teklifinde bulunulabilir.
(3) Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini büro aracılığıyla açıklamalı tebligat, istinabe veya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) yoluyla da yapabilir.
(4) Uzlaşma teklif formunun istinabe suretiyle imzalatılması gereken hâllerde, teklif formu tarafın bulunduğu yer Cumhuriyet başsavcılığı istinabe bürosu aracılığıyla imzalatılır.
(5) Uzlaştırmacı tarafından yapılacak uzlaşma teklifi, Ek-4’te yer alan uzlaşmanın mahiyeti ile uzlaşmayı kabul veya reddetmenin hukukî sonuçlarının bulunduğu Uzlaşma Teklif Formu’nda yer alan bilgilerin açıklanması ve teklif formunun hazır bulunan ilgiliye imzalatılarak verilmesi suretiyle yapılır. Uzlaştırmacı tarafından bilgilendirme yükümlülüğünün yerine getirildiğine ve uzlaşma teklifinde bulunulduğuna ilişkin formun imzalı örneği uzlaştırma evrakı içine konulur.
(6) Uzlaştırmacının uzlaşma teklifinde bulunacağı şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar gören ya da kanunî temsilcilerine iletişim araçlarıyla ulaşılamaması hâlinde açıklamalı uzlaşma teklifi büro aracılığıyla yapılır. Bu işlem uzlaştırmacının, büroya başvurarak teklif formunu vermesi üzerine gerçekleştirilir.
(7) Uzlaşma teklifinde bulunmak için çağrı; telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle de yapılabilir. Ancak, bu çağrı uzlaşma teklifi anlamına gelmez." düzenlemesine;
“Uzlaştırma müzakereleri” kenar başlıklı 31. maddesinde,
“(1) Uzlaştırma müzakerelerine şüpheli, sanık, katılan, mağdur, suçtan zarar gören, kanunî temsilci, müdafi ve vekil katılabilir. Şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar görenin kendisi veya kanunî temsilcisi, müdafi ya da vekilinin haklı bir mazereti olmaksızın müzakerelere katılmaktan imtina etmesi hâlinde, ilgili taraf uzlaşmayı kabul etmemiş sayılır.
(2) Uzlaşma sağlanabilmesi için birden fazla müzakere yapılabilir. Uzlaştırmacı, müzakereler sırasında izlenmesi gereken yöntemle ilgili olarak Cumhuriyet savcısıyla görüşebilir; Cumhuriyet savcısı, uzlaştırmacıya uzlaştırma müzakerelerinin kanuna uygun yürütülmesi amacıyla talimat verebilir.
(3) Müzakereler, taraflarla birlikte veya ayrı ayrı gerçekleştirilecek toplantılarla yürütülebilir.
(4) Müzakereler, görüntülü ve sesli iletişim tekniğinin kullanılması suretiyle de yapılabilir.
(5) Uzlaştırmacı, raporu taraflara imzalatır.
(6) Uzlaştırma raporunun istinabe suretiyle imzalatılması gereken hâllerde, rapor tarafın bulunduğu yer Cumhuriyet başsavcılığı istinabe bürosu aracılığıyla imzalatılır.
(7) Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma veya kovuşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da yapılan araştırmaya rağmen adresin belirlenememesi gibi başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye, sanığa, katılana veya bunların kanunî temsilcisine ulaşılamaması hâlinde bu hususun tutanakla tespit edilmesinin ardından uzlaştırmacı tarafından uzlaştırma işlemlerine son verilir.” düzenlemesine;
"Kayıtlar" kenar başlıklı 43. maddesinde,
"(1) Cumhuriyet başsavcılığı uzlaştırma bürosunda aşağıda gösterilen kayıtların UYAP’ta; tarih, sıra numarası, hazırlayan veya onaylayan kişiye göre sorgulanabilir şekilde tutulması zorunludur:
a) Uzlaştırma kaydı,
b) Denetim ve performans kaydı.
(2) Bu kayıtlardaki verilerin bir veya bir kaçı bir arada sorgulanıp raporlanabilir.
(3) Bu maddede düzenlenen kayıtlara gerek görüldüğünde Bakanlık tarafından yeni kayıtlar ve mevcut kayıtlara yeni sütunlar eklenebilir." düzenlemesine;
"Denetim ve performans kaydı" kenar başlıklı 45. maddesinde,
"(1) Uzlaştırmacılar hakkında Cumhuriyet başsavcısı, Cumhuriyet başsavcı vekili veya Cumhuriyet savcısı tarafından yapılacak denetim ve performans değerlendirmeleri ile sonuçlarının tutulduğu kayıttır.
(2) Bu kayıt; dosyanın uzlaştırmacıda kaldığı süre, uzlaşma teklifi ve uzlaştırma raporunun sonucu, etik ve temel ilkelere uyma, uzlaştırma raporunun eksiksiz düzenlenmesi, müzakerelerin gizliliğine riayet edilmesi, raporun süresi içinde verilmesi ile düşünceler sütunundan oluşur." düzenlemesine;
"Uzlaştırmacı sicilinden ve listeden çıkarılma" kenar başlıklı 49. maddesinde,
"(1) Uzlaştırmacı olabilmek için aranan koşulları taşımadığı hâlde sicile kaydedilen veya daha sonra bu koşulları kaybeden ya da uzlaştırma göreviyle bağdaşmayan tutum ve davranışlarda bulunan, Kanunun öngördüğü yükümlülükleri önemli ölçüde veya sürekli yerine getirmeyen, performans değerlendirmeleri sonucunda yeterli bulunmayan, etik ilkelere aykırı davranan, yenileme eğitimini tamamlamayan uzlaştırmacı Daire Başkanlığınca sicilden ve listeden çıkarılır.
(2) Etik ilkelere aykırı hareket edilmesi halinde ihlalin niteliğine göre sicilden ve listeden çıkarma yaptırımı yerine uyarma veya bir yıla kadar geçici süreyle listeden çıkarma yaptırımı uygulanabilir.
(3) Sicil ve listeden çıkarılma işleminden önce, uzlaştırmacının yazılı savunması alınır. Uzlaştırmacı, yazılı savunmada bulunması için kendisine yapılan yazılı bildirimin tebliğinden itibaren on günlük süre içinde savunmasını vermek zorundadır. Tebliğden imtina eden veya bu süre içinde savunmada bulunmayan uzlaştırmacı savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.
(4) Etik ilkelere aykırı hareket edilmesi nedeniyle hakkında uyarma yaptırımı uygulanan uzlaştırmacı, Daire Başkanlığınca yazılı olarak uyarılır, uyarıya uyulmaması halinde üçüncü fıkra gereğince savunması alındıktan sonra sicil ve listeden çıkartılmasına karar verilir ve bu karar ilgilisine tebliğ edilir.
(5) Uzlaştırmacı, sicilden ve listeden çıkarılmasını her zaman isteyebilir. Bu durumda olanlar, sınav şartları dışındaki şartları haiz ise yeniden sicile kayıt yaptırabilirler.";
"Denetim usulü" kenar başlıklı 65. maddesinde,
"(1) Eğitim kuruluşları; Kanun ve bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilip getirilmediğini tespit etmek amacı ile Daire Başkanlığınca denetlenir.
(2) Uzlaştırmacılar; görev yaptıkları yerin Cumhuriyet başsavcısı, Cumhuriyet başsavcı vekili veya görevlendirilen Cumhuriyet savcısı tarafından denetlenir.
(3) Eğitim izni verilen kuruluşların ve uzlaştırmacıların denetimi her yıl yapılır.
(4) İhbar veya şikâyet üzerine uzlaştırmacılar ve eğitim izni verilen kuruluşlar her zaman denetlenebilir." düzenlemesine;
"Denetimin kapsamı" kenar başlıklı 67. maddesinin 2. fıkrasında,
"(2) Uzlaştırmacılar;
a) Yönetmelikte belirtilen temel ve etik ilkelere uygun hareket edilmesi,
b) Uzlaşma teklifi ve uzlaştırma raporunun usulüne uygun düzenlenmesi,
c) Uzlaştırma işlemlerinin süresi içinde tamamlanması,
ç) Uzlaştırma müzakerelerinin gizliliğine riayet edilmesi,
d) Kanun ve bu Yönetmeliğin öngördüğü yükümlülüklere uygun hareket edilmesi, yönlerinden denetlenir." düzenlemesine;
"Denetim sonucunun izlenmesi" başlıklı 68. maddesinde,
"(1) Denetim sonucunda eğitim kuruluşları yönünden denetim görevlileri, uzlaştırmacılar yönünden ise ilgili Cumhuriyet başsavcısı, Cumhuriyetbaşsavcı vekili veya Cumhuriyet savcısı tarafından bir rapor düzenlenir.
" düzenlemesine;
"Daire Başkanlığının görevleri" kenar başlıklı 70. maddesinde,
"(1) Daire Başkanlığının görevleri şunlardır:
...
f) Uzlaştırmacı siciline kabule ilişkin usul ve esasları belirlemek, uzlaştırmacıların sicile kabulüne ve sicilden çıkarılmasına karar vermek, sicile kayıtlı uzlaştırmacıları, görev yapmak istedikleri Cumhuriyet başsavcılıklarına göre listelemek.
...
ğ) Uzlaştırmacıların denetimine ve performansına ilişkin usul ve esasları belirlemek." düzenlemesine yer verilmiştir.
Dava Konusu Yönetmelik'in 49. Maddesinin 1. Fıkrasının İncelenmesi:
Anayasa'nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabileceği hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarına ilişkin olarak ve yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapabilmektedirler.
Bu düzenlemeler arasında uyulması gereken "normlar hiyerarşisi" kuramına göre, hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır.
Normlar hiyerarşisine göre kanundan sonra gelen yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin; ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette hükümlere yer verilemeyeceği hukukun genel ilkelerindendir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinin 25. fıkrası ile 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 41. maddesinin 1. fıkrasının (g) ve (ğ) bentleri uyarınca, davalı Bakanlığın; uzlaştırmacıların nitelikleri, eğitimi, sınavı, görev ve sorumlulukları, denetimi ve performansları, uzlaştırmacı sicili, uzlaştırmacılar listelerinin düzenlenmesi, uzlaştırma teklifi ile müzakere usûlü, uzlaştırma anlaşması ve raporda yer alacak konular ile uygulamaya dair diğer hususlara ilişkin usûl ve esasları yönetmelikle düzenleme konusunda yetkili olduğu kuşkusuzdur.
Yukarıda alıntısına yer verilen Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 49. maddesinin 1. fıkrasında, uzlaştırmacı sicilinden silinme ve listeden çıkarılma sebepleri; uzlaştırmacı olabilmek için aranan koşulları taşımadığı hâlde sicile kaydedilmesi veya daha sonra bu koşulları kaybetmesi, uzlaştırma göreviyle bağdaşmayan tutum ve davranışlarda bulunması, 5271 sayılı Kanunun öngördüğü yükümlülükleri önemli ölçüde veya sürekli yerine getirmemesi, performans değerlendirmeleri sonucunda yeterli bulunmaması, etik ilkelere aykırı davranması ya da yenileme eğitimini tamamlamaması olarak sayılmış ve bu sebeplerden herhangi birinin gerçekleşmiş olması, uzlaştırmacı sicilinden silinme ve listeden çıkarılma için yeterli görülmüştür.
Ceza yargılamasında alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinden biri olarak 5271 sayılı Kanun'un 253 ila 255 maddeleri ile hukukumuza dahil edilen uzlaştırma kurumu, hem suçtan zarar gören ile şüpheliyi tarafsız bir kişinin hakemliğinde uzlaştırarak onarıcı adalet anlayışının toplumda hakim kılınmasını, hem de ceza yargılamasındaki yükün hafifletilmesini amaçlamaktadır. Bu yönüyle, sağlıklı işlemesinde kamu yararı bulunan uzlaştırma sürecinin ve bu süreçte aktif rol oynayan uzlaştırmacıların Devlet denetimine tabi tutulması ve bu denetim sonucunda tespit edilen aykırılık ya da eksikliklere göre uzlaştırmacılara yaptırım uygulanması gerektiği açıktır.
Bu çerçevede, uzlaştırma kurumunun amacına ulaşabilmesi, sağlıklı bir şekilde işlemesi ve devamlılığının sağlanabilmesi, uzlaştırma kurumundan en üst seviyede verim alınabilmesi amacıyla davalı idare tarafından getirilen temel kıstasların (uzlaştırmacı sicilinden silinme ve listeden çıkarılma sebeplerinin) hukuka, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak belirlendiği anlaşılmaktadır.
Öte yandan, Yönetmelik'in 49. maddesinin son fıkrasının değerlendirilmesinden, yalnızca sicil ve listeden kendi isteğiyle çıkan uzlaştırmacıların istekleri halinde yeniden sicile kayıt yaptırabileceği, dolayısıyla yaptırım niteliğinde sicilden çıkarma cezası verilen uzlaştırmacıların bir daha sicile kayıt olamayacağı gözetildiğinde, dava konusu kuralda belirlenen uzlaştırmacı sicilinden silinme ve listeden çıkarılma sebeplerinin, anılan sonucu gerektirecek ağırlıkta belirlendiği, bu hâliyle düzenlemenin ölçülülük ilkesine de uygun bulunduğu sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla, uzlaştırmacının performansının değerlendirilmesi ve yeterli görülmemesi hâlinde yaptırım uygulanmasına yönelik söz konusu düzenlemede hukuka ve dayanağı Kanun'a aykırılık bulunmamaktadır.
Dava Konusu Uygulama İşleminin İncelenmesi:
2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinin 2. fıkrasında, idari yargı denetiminin idari işlem ve eylemlerin hukuka uygunluk denetimi ile sınırlı olduğu ifade edilmiş, bu suretle idari yargı denetiminin kapsamı hukuka uygunluk denetimi şeklinde belirlenmiştir. Kuşkusuz, idari işlemler denetlenirken, davaya konu edilen işlemlerin mevzuata uygunluğunun yanında, Anayasa ve ülkemizin taraf olduğu uluslararası metinlerde kabul edilen hukukun temel ilkelerine uyarlığı da irdelenmektedir. Bu bağlamda, idari yargı denetiminde ölçü norm olarak kullanılan temel ilkelerin birini de ölçülülük ilkesi teşkil etmektedir. Hukuki temelinde Anayasa'nın 2. maddesinde ifade edilen hukuk devleti ilkesi ile temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılması rejimini düzenleyen Anayasa'nın 13. maddesi bulunan ölçülülük ilkesi, literatür ve yargısal içtihatlarda, bireylere tanınan hakları sınırlandıran idari işlemlerin ulaşılmak istenen amacı gerçekleştirmeye elverişli olması, tanınan bir hakkı sınırlandıran idari işlemin ulaşılmak istenen amaç için gerekli olması ve amaç ile hakkı sınırlandıran idari işlemin orantılı olması şeklinde tanımlanmaktadır. Mezkur tanımlamadan hareket edildiğinde, ölçülülük ilkesinin elverişlilik, gereklilik ve orantılılık şeklinde alt ilkeleri bünyesinde barındırdığı anlaşılmaktadır. Konumuz açısından önem arz eden orantılılık ilkesi, bir özgürlük ya da hakkı sınırlandırmada başvurulan araç ile sınırlandırmayla ulaşılmak istenen amaç arasında kabul edilebilir bir oran bulunmasıdır. Dolayısıyla, idare bir yaptırım öngörürken yaptırım uygulanmasına neden olan fiilin ağırlığı ile yaptırım uygulamakla ulaşılmak istenen amacı gözetmelidir. Bu çerçevede, öngörülen amaç ile sınırlanan hak arasında makul, kabul edilebilir bir oranının bulunmaması ölçülülük ilkesine aykırılık oluşturacaktır.
Dosyanın incelenmesinden; davacıya ... ila ... tarihleri arasında ..., ..., ..., ... ve ... uzlaştırma numaralı dosyaların tevzi edildiği, bu dosyaların hiçbirinde tarafların uzlaşmadığı, bunun üzerine davalı Bakanlık tarafından davacı hakkında Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 49. maddesine istinaden inceleme başlatıldığı, bu kapsamda savunması alınan davacının performans değerlendirmesi yeterli bulunmadığından dava konusu işlemle uzlaştırmacı sicili ve listesinden çıkartılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davalı idarenin dosyaya sunulan savunma dilekçesinde, uzlaşma sağlanan dosya sayısındaki azlığın tek başına performans yetersizliği olarak kabul edilmediği; uzlaşma oranının nedeni araştırılarak bu durumun uzlaştırmacının mevzuata aykırı işlemler yapması, uzlaştırma kurumu ve sonuçları ile ilgili olarak tarafları bilgilendirmemesi, uzlaştırma sürecinde özensiz davranması gibi hususlardan kaynaklanıp kaynaklanmadığının değerlendirildiği; bu çerçevede davacıya tevzi edilen uzlaştırma dosyaları incelendiğinde, davacının tarafları öncelikle uzlaşma teklifine davet ederek yüz yüze görüşme yapmak için yer ve tarih belirlemediği, Ankara ilinde ikamet eden taraflarla onarıcı adalet anlayışına göre yüz yüze görüşme yapmadığı, bir kısım dosyada uzlaşma teklif formlarını taraflara imzalatıp uzlaştırma bürosuna teslim etmediği; ... uzlaştırma numaralı dosyada, Yönetmelik'in 29. maddesinin 6. fıkrasındaki açık hükme göre mağdura öncelikle yüz yüze görüşme yapmak suretiyle uzlaşma teklifinde bulunması gerekirken, telefonla ulaşamadığından bahisle uzlaştırma teklif formunu tebligat ile gönderdiği, uzlaşmanın esası ve hukuki sonuçları hakkında bilgilendirme tutanağı tanzim edip tebligatla birlikte iletmediği, tebligata dönüş olmadığından bahisle süreci sonlandırdığı, şüpheliye ise uzlaşma teklifi ve bilgilendirmede bulunmadan doğrudan müzakerelere katılma teklifinde bulunduğu, bu suretle uzlaşma teklifine davet, uzlaşma teklifi ve uzlaşma müzakeresi aşamalarını birbirinden ayırmadığı, şüpheliyi aydınlatmadığı için 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinin 4. fıkrası ile Yönetmelik'in 5. maddesinin 5. fıkrasına aykırı davrandığı; 2018/16374 uzlaştırma numaralı dosyada ise tanzim ettiği uzlaştırma raporunda tarafları uzlaştırma teklifinde hangi hususlarda bilgilendirdiğine dair açıklamada bulunmadığı, müzakereleri yürütme usulünü belirtmediği ve raporu taraflara imzalatmadığı ifade edilmiştir.
Yukarıda aktarıldığı üzere, sağlıklı işlemesinde kamu yararı bulunan uzlaştırma sürecinin ve bu süreçte aktif rol oynayan uzlaştırmacıların devlet denetimine tabi tutulması gerektiği izahtan varestedir.
Bununla birlikte, anılan denetimin dayanağı mevzuata ve hukuka uygun bir şekilde gerçekleştirilmesi gerektiği de açıktır.
Uzlaştırma kurumunun yargı fonksiyonuna yardımcı bir alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemi olması, dolayısıyla uzlaştırmacının yargı görevine kısmi katılımının söz konusu olması nedeniyle gerek 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinde, gerekse anılan Kanuna dayanılarak çıkarılan Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nde, uzlaştırma sürecinin, her Cumhuriyet başsavcılığı bünyesinde kurulan uzlaştırma büroları aracılığıyla koordine edileceği, bu bürolarda yeteri kadar Cumhuriyet savcısı görevlendirileceği, Cumhuriyet savcısının uzlaştırmacıya talimat verebileceği, uzlaştırma süreci sonunda soruşturma dosyalarının uzlaştırma bürosunda görevli Cumhuriyet savcıları tarafından sonuçlandırılacağı hususlarının hükme bağlandığı; anılan Kanun'a dayanılarak çıkarılan Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 45., 47., 49., 65., 67., 68. ve 70. maddelerinde de, Kanun hükmüyle uzlaştırma konusunda Cumhuriyet savcılarına verilen görev ve yetkiler doğrultusunda, uzlaştırmacılar hakkında Adalet Bakanlığınca belirlenen kriterlere istinaden denetim ve performans değerlendirmesi yaparak değerlendirme sonuçlarını kayıt altına alma ve denetim sonucunda rapor düzenleme görev ve yetkisinin Cumhuriyet savcılarına, uzlaştırmacı sicilini ve listesini tutma ve buna bağlı olarak söz konusu sicil ve listeden çıkarma yetkisinin ise Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne verildiği anlaşılmaktadır.
Buna göre, Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 49. maddesi uyarınca uzlaştırmacının performans değerlendirmeleri sonucunda yeterli bulunmadığından bahisle uzlaştırmacı sicilinden ve listesinden çıkarılabilmesi için, performansının yeterli olmadığının öncelikle ilgili Cumhuriyet savcısı tarafından, Yönetmelik'in 45., 65., 67/2, 68/1 maddeleri gereği yapılacak denetim ve performans değerlendirmesi kapsamında tespit edilmiş olması gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, söz konusu usûl işletilmeksizin, doğrudan Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünce performans değerlendirmesi yapılarak dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşıldığından, işlemde öncelikle şekil unsuru yönünden hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Öte yandan, uzlaştırmacıların denetimi ve performans değerlendirmesi sonucu tesis edilen işlemlerin, hukuka uygunluk denetimindeki ölçü normlardan kabul edilen "ölçülülük ilkesine" de uygun olması gerekmektedir. Esasında, dava konusu Yönetmelik'in 49. maddesinde de, 5271 sayılı Kanun'un öngördüğü yükümlülükleri önemli ölçüde veya sürekli yerine getirmeyen, performans değerlendirmeleri sonucunda yeterli bulunmayan uzlaştırmacıların sicilden ve listeden çıkartılacağı öngörülmüş ve ölçülülük ilkesinin gerekliliklerine vurgu yapılmıştır. Bir başka ifadeyle, bahse konu hükümden, bir performans değerlendirmesinin tek başına uzlaştırma sicili ve listesinden çıkarma müeyyidesi için yeterli olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu çerçevede, tevzi edilen uzlaştırma dosyalarında davacıya izafe edilen uzlaştırma prosedürüne aykırı davranışların uzlaştırmanın gerçekleşmemesine önemli ölçüde sebebiyet verdiği ortaya konulamadığı gibi, davacının kanunun öngördüğü yükümlülükleri sürekli ve önemli ölçüde yerine getirmediğinden söz edilemeyeceği de gözetildiğinde, tek bir performans değerlendirmesi üzerine tesis edilen ve davacının uzlaştırmacı sicilinden ve listesinden çıkartılması neticesini doğuran dava konusu işlemde ölçülülük ilkesinin gözetilmemesi nedeniyle de hukuka uyarlık görülmemektedir.
Her ne kadar, davalı idare tarafından davacının uzlaştırma dosyalarında Yönetmelik'in 29. maddesine göre taraflarla öncelikle yüz yüze görüşme yaparak uzlaşma teklifinde bulunması, bunun mümkün olmaması hâlinde sesli veya görüntülü iletişim araçlarıyla görüşmede bulunmaya başvurması gerektiğinden bahsedilmekte ise de; yukarıda hükümleri aktarılan Kanun ve Yönetmelik'te uzlaştırmacının taraflarla öncelikle yüz yüze görüşmesini gerektiren bir kuralın bulunmadığı, yüz yüze görüşmeye öncelik verilmesi tercihinin uzlaştırma müessesesinin başarıya ulaşma ihtimalini artıracağı düşüncesinden kaynaklandığı ve tavsiye niteliği arz ettiği, diğer bir anlatımla, bu önceliğe riayet edilmemesinin emredici bir kuralın ihlali ve performans düşüklüğü olarak değerlendirilemeyeceği, dolayısıyla davalı idarenin bu yöndeki tespitinin, sicilden silmeye yönelik dava konusu işlemin sebep unsurunu teşkil edemeyeceği de açıktır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 05/08/2017 tarih ve 30145 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 49. maddesinin 1. fıkrası yönünden DAVANIN REDDİNE oy birliğiyle,
2. Davacının uzlaştırmacı sicilinden ve listesinden çıkarılmasına ilişkin Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin İPTALİNE oy çokluğuyla,
3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin haklılık oranına göre yarısına karşılık gelen ... TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, diğer yarısına karşılık gelen ... TL'nin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, davacı vekilinin duruşmaya katılmadığı dikkate alınarak duruşmasız işler için belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 19/03/2024 tarihinde karar verildi.
(X)-KARŞI OY:
Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin dava konusu 49. maddesinde, uzlaştırmacı olabilmek için aranan koşulları taşımadığı hâlde sicile kaydedilen veya daha sonra bu koşulları kaybeden ya da uzlaştırma göreviyle bağdaşmayan tutum ve davranışlarda bulunan, Kanun'un öngördüğü yükümlülükleri önemli ölçüde veya sürekli yerine getirmeyen, performans değerlendirmeleri sonucunda yeterli bulunmayan, etik ilkelere aykırı davranan, yenileme eğitimini tamamlamayan uzlaştırmacının Daire Başkanlığınca sicilden ve listeden çıkarılacağı düzenlemesine yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacıya 04/06/2018-04/12/2018 tarihleri arasında tevzi edilen 5 dosyadan hiçbirinde uzlaşma sağlanamadığı için Yönetmelik’in 49. maddesi uyarınca işlem başlatıldığı, davacıya tevzi edilen 5 dosyada; öncelikle tarafları uzlaşma teklifine davet ederek yüz yüze görüşme yapmak amacıyla yer ve tarih belirlemediği, dosyaların hiçbirinde Ankara ilinde oturan taraflarla yüz yüze görüşme yapmadığı, bir kısım dosyada uzlaşma teklif formlarını taraflara imzalatıp büroya teslim etmediği, ... sayılı uzlaşma dosyasında; Yönetmelik’in 29. maddesi uyarınca taraflarla yüz yüze görüşülmesi bunun mümkün olmaması hâlinde telefon gibi sesli veya görüntülü iletişim araçlarıyla görüşülmesi gerekirken telefon yoluyla ulaşılamadığından bahisle mağdur tarafa mevzuata aykırı olarak uzlaşma teklif formunun tebligat yoluyla gönderildiği, açıklamalı tebligat çıkarılan hâllerde ayrıntılı bir bilgilendirme tutanağı düzenlenmesi gerekmesine rağmen bu hususa da riayet edilmediği, tebligata dönüş olmadığından bahisle süreci sonlandırdığı, şüpheliye ise uzlaşma teklifinde bulunmadan doğrudan müzakerelere katılmasını teklif ettiği, uzlaşma teklifine davet, uzlaşma teklifi ve uzlaştırma müzakeresi aşamalarını birbirinden ayırmadığı, ... sayılı dosyada; uzlaştırma raporunda tarafların uzlaşma teklifi esnasında hangi hususlarda bilgilendirildiğini açıklamadığı, müzakerelerin yürütülme usûlünü belirtmediği ve raporu taraflara imzalatmadan Yönetmelik’in 18. maddesine aykırı düzenlediği anlaşılmaktadır.
Öncelikle, 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesi ve 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 41. maddesinin 1. fıkrasının (g) ve (ğ) bentleri uyarınca davalı Bakanlığın; uzlaştırmacıların performanslarını Cumhuriyet savcısından ayrı olarak bizzat değerlendirerek sonucuna göre dava konusu Yönetmelik'in 49. maddesinde öngörülen yaptırımları uygulama yetkisinin bulunduğu sonucuna varılmaktadır.
Somut olayda, uzlaştırmacı olan davacının performans değerlendirmesi sonucunda tespit edilen eksiklik ve aykırılıkların, performansının düşük değerlendirilmesi için yeterli olduğu görülmektedir.
Bu itibarla, performansı yeterli görülmeyen davacının uzlaştırmacı sicilinden ve listesinden çıkarılmasına ilişkin bireysel işlemde de hukuka aykırılık bulunmadığı ve anılan işlem yönünden de davanın reddi gerektiği oyu ile Daire kararının bu kısmına katılmıyorum.
ONUNCU DAİRE
Esas No: 2020/120
Karar No: 2024/937
DAVACI: ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI: ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLLERİ: Av. ..., Av. ...
DAVANIN KONUSU:
1- Davacının uzlaştırmacı sicilinden ve listesinden çıkarılmasına ilişkin Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin,
2- Bu işlemin dayanağı olan, 05/08/2017 tarih ve 30145 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 49. maddesinin,
iptali istenilmektedir.
DAVACININ_İDDİALARI: Davacı vekili tarafından, müvekkilinin, kendisine tevzi edilen dosya sayısı ile uzlaşma sağladığı dosya sayısı karşılaştırılarak uzlaştırmaya ilişkin performansının yerinde olmadığı gerekçesiyle uzlaştırma sicilinden çıkarıldığı, müvekkilinin tevzi edilen dosyalarda azami gayreti gösterdiği, bir uzlaştırmacının uzlaştırmaya ilişkin performansının uzlaşma veya uzlaşamama neticesine göre değil uzlaştırma sürecindeki çabalarına göre değerlendirilmesi gerektiği, uzlaşıp uzlaşamamanın tarafların iradesinde olduğu, müvekkiline tevzi edilen toplam 5 adet dosyanın hiçbirinde uzlaşma sağlanamadığı, müvekkilinin uzlaştırmacıdan beklenen bütün çabaları sarf ettiği, inceleme sonrasında ise 2019 yılında toplam 14 dosyanın tevzi edildiği ve bu dosyaların yarısında uzlaşmanın sağlandığı, Yönetmelik’in iptali istenilen maddesinin kanunilik ilkesine aykırı olduğu, uzlaştırmacılık hakkındaki kanuni düzenleme olan Ceza Muhakemesi Kanunu'nun “Uzlaştırma” başlıklı 253. maddesinde uzlaştırmacılara yönelik herhangi bir yaptırımın öngörülmediği, yaptırımların Yönetmelik ile düzenleneceğine yönelik de herhangi bir ibarenin bulunmadığı, Yönetmelik’in ölçülülük, orantılılık ilkesine aykırı olduğu, birçok benzeri düzenlemede listeden ve sicilden çıkarılma cezasından önce uyarı ve kınama cezasının geldiği, performans düşüklüğü kavramının muğlak olduğu ileri sürülmektedir.
DAVALININ_SAVUNMASI: 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün görevlerini düzenleyen 41. maddesinin 1. fıkrasının (g) ve (ğ) bentleri uyarınca ceza muhakemesinde uzlaştırma kurumuna ilişkin olarak düzenlemeler yapmanın Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayıldığı, uzlaştırma kurumunun ise 5271 sayılı Kanun’un 253. ve 254. maddesiyle düzenlendiği, uzlaştırmacının yargı görevine katılması amacıyla yasal makam tarafından görevlendirildiği, görevlendirme kararıyla uzlaştırmacı ile kendisini görevlendiren yargı mercileri arasında yargılama görevinin icrası kapsamında kamusal bir bağ kurulduğu, uzlaştırma sicili ve listelerinin Yönetmelik’in 47. maddesine göre oluşturulduğu ve listeye kayıtlı uzlaştırmacıların 04/06/2018 tarihinde uzlaştırmacılık görevine başladıkları, Yönetmelik’in 70. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendi uyarınca uzlaştırmacılar hakkında ilk altı aylık (04/06/2018-04/12/2018 tarihleri arasındaki) performans incelemesinin yapıldığı, performans değerlendirmesinin amacının; uzlaştırmacının görevindeki gayret, verimlilik ve başarısının tespit edilerek yerine getirilen kamu hizmetinin kalitesinin arttırılması ve performansı yetersiz uzlaştırmacıların belirlenerek haklarında Yönetmelik’in 49. maddesine göre değerlendirme yapılması olduğu, 2018 yılı Türkiye ortalamasında uzlaştırmacılara tevzi edilen dosyaların %50’sinin uzlaşma ile sonuçlandığı, bu oran göz önünde bulundurularak her bir uzlaştırmacının tarafına tevzi edilen ve uzlaşma ile sonuçlanan dosya sayılarının belirlendiği, ayrıca uzlaşma oranının çok düşük olmasının bu süreçte gereken dikkat ve özen gösterilmeyerek mevzuata aykırı hareket edilmesinden kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespiti amacıyla da ilgilinin bahse konu tarih aralığında görevlendirildiği uzlaştırma dosyalarında düzenlemiş olduğu tüm uzlaştırma raporları, teklif formları ve bilgilendirme tutanaklarının ilgili Cumhuriyet Başsavcılıklarından istenildiği, uzlaşma sağlanan dosyaların azlığının başlı başına bir performans yetersizliği ve sicilden çıkarılma nedeni olarak kabul edilmediği, yapılan performans değerlendirmesinin objektif, nesnel ve doğrulanabilir olduğu, davacıya 04/06/2018-04/12/2018 tarihleri arasında tevzi edilen 5 dosyadan hiçbirinde uzlaşma sağlanamadığı için Yönetmelik’in 49. maddesi uyarınca işlem başlatıldığı, davacıya tevzi edilen 5 dosyada; öncelikle tarafları uzlaşma teklifine davet ederek yüz yüze görüşme yapmak amacıyla yer ve tarih belirlemediği, dosyaların hiçbirinde Ankara ilinde oturan taraflarla yüz yüze görüşme yapmadığı, bir kısım dosyada uzlaşma teklif formlarını taraflara imzalatıp büroya teslim etmediği; 2018/18080 sayılı uzlaşma dosyasında, Yönetmelik’in 29. maddesi uyarınca taraflarla yüz yüze görüşülmesi bunun mümkün olmaması hâlinde telefon gibi sesli veya görüntülü iletişim araçlarıyla görüşülmesi gerekirken telefon yoluyla ulaşılamadığından bahisle mağdur tarafa mevzuata aykırı olarak uzlaşma teklif formunun tebligat yoluyla gönderildiği, açıklamalı tebligat çıkarılan hâllerde ayrıntılı bir bilgilendirme tutanağı düzenlenmesi gerekmesine rağmen bu hususa da riayet edilmediği, tebligata dönüş olmadığından bahisle süreci sonlandırdığı, şüpheliye ise uzlaşma teklifinde bulunmadan doğrudan müzakerelere katılmasını teklif ettiği, uzlaşma teklifine davet, uzlaşma teklifi ve uzlaştırma müzakeresi aşamalarını birbirinden ayırmadığı; 2018/16374 sayılı dosyada, uzlaştırma raporunda tarafların uzlaşma teklifi esnasında hangi hususlarda bilgilendirildiğini açıklamadığı, müzakerelerin yürütülme usûlünü belirtmediği ve raporu taraflara imzalatmadan Yönetmelik’in 18. maddesine aykırı düzenlediği; dava konusu Yönetmelik hükmüne ilişkin olarak, Yönetmelik’in 49. maddesinin kanunilik ilkesine aykırılık teşkil etmediği, Kanun’un çizdiği sınırlar çerçevesinde düzenlendiği, Yönetmelik'te uzlaştırmacılar yönünden denetim ve performansa ilişkin usûl ve esasların açık, net, herkes için eşit ve bağlayıcı olduğu savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Dava konusu Yönetmelik'in 49. maddesinin 1. fıkrası uyarınca performans değerlendirmesi yeterli bulunmayan uzlaştırmacının sicilden ve listeden çıkartılacağı kuralına yer verilmişse de dava konusu düzenlemede, söz konusu performans değerlendirmesi yapılırken bu değerlendirmede nasıl bir yol izleneceği, hangi ölçütlere ve sınırlara göre bir değerlendirme yapılacağı açıkça düzenlenmemiş, ayrıca performans değerlendirmesinin sonucuna göre ölçülülük ve orantılılık ilkesi göz önüne alınarak ilgili uzlaştırmacının sicilden ve listeden çıkarılmasından daha hafif sonuçlar ortaya çıkaracak seçenek yaptırımlara yer verilmemiştir. Açıklanan nedenle, dava konusu Yönetmelik düzenlemesinin ve bu düzenleme uyarınca davacının performans değerlendirmesinin olumsuz sonuçlandığından bahisle uzlaştırmacı sicilinden ve listesinden çıkarılmasına ilişkin bireysel işlemin iptali gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI: ...
DÜŞÜNCESİ: Dava; davacının uzlaştırmacı sicilinden ve listesinden çıkarılmasına yönelik ... tarih ve ... sayılı Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü işlemi ile dayanağı olan Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 49. maddesinin iptali istemiyle açılmıştır.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun "Uzlaştırma" başlıklı 253. maddesinin 4. fıkrasında, “Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması hâlinde, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Büro tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır. Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da yapabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören, kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren üç gün içinde kararını bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılır.”; 5. fıkrasında, “Uzlaşma teklifinde bulunulması halinde, kişiye uzlaşmanın mahiyeti ve uzlaşmayı kabul veya reddetmesinin hukukî sonuçları anlatılır.” 6. fıkrasında, “Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye veya bunların kanunî temsilcisine ulaşılamaması halinde, uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır.”; 11.fıkrasında, “Görevlendirilen uzlaştırmacıya soruşturma dosyasında yer alan ve Cumhuriyet savcısınca uygun görülen belgelerin birer örneği verilir. Uzlaştırma bürosu uzlaştırmacıya, soruşturmanın gizliliği ilkesine uygun davranmakla yükümlü olduğunu hatırlatır.”; 12. fıkrasında, “Uzlaştırmacı, dosya içindeki belgelerin birer örneği kendisine verildikten itibaren en geç otuz gün içinde uzlaştırma işlemlerini sonuçlandırır. Uzlaştırma bürosu bu süreyi her defasında yirmi günü geçmemek üzere en fazla iki kez daha uzatabilir.”; 13. fıkrasında, “Uzlaştırma müzakereleri gizli olarak yürütülür. Uzlaştırma müzakerelerine şüpheli, mağdur, suçtan zarar gören, kanunî temsilci, müdafi ve vekil katılabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenin kendisi veya kanunî temsilcisi ya da vekilinin müzakerelere katılmaktan imtina etmesi halinde, uzlaşmayı kabul etmemiş sayılır.”; 14. fıkrasında, “Uzlaştırmacı, müzakereler sırasında izlenmesi gereken yöntemle ilgili olarak Cumhuriyet savcısıyla görüşebilir; Cumhuriyet savcısı, uzlaştırmacıya talimat verebilir.”; 15. fıkrasında, “Uzlaşma müzakereleri sonunda uzlaştırmacı, bir rapor hazırlayarak kendisine verilen belge örnekleriyle birlikte uzlaştırma bürosuna verir. Uzlaşmanın gerçekleşmesi halinde, tarafların imzalarını da içeren raporda, ne suretle uzlaşıldığı ayrıntılı olarak açıklanır. Uzlaştırma bürosu soruşturma dosyasını, raporu ve varsa yazılı anlaşmayı Cumhuriyet savcısına gönderir.” ve 25. fıkrasında, “Uzlaştırmacıların nitelikleri, eğitimi, sınavı, görev ve sorumlulukları, denetimi, eğitim verecek kişi, kurum ve kuruluşların nitelikleri ve denetimleri ile uzlaştırmacı sicili, uzlaştırmacılar ve eğitim kurumlarının listelerinin düzenlenmesi, Cumhuriyet başsavcılığı bünyesinde kurulan uzlaştırma bürolarının çalışma usul ve esasları, uzlaştırma teklifi ile müzakere usulü, uzlaştırma anlaşması ve raporda yer alacak konular ile uygulamaya dair diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar, Adalet Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenir." düzenlemeleri yer almaktadır.
1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin "Ceza İşleri Genel Müdürlüğü" başlıklı 41. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinde, "Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca uzlaştırmacıların eğitimi, sınavı, sicile kaydı, çalışma usul ve esasları, denetim ve performansları ile uzlaştırma kurumuna ilişkin gerekli diğer iş ve işlemleri yürütmek, Uzlaştırmacı Asgari Ücret Tarifesini hazırlamak” görev ve yetkisinin, Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne ait olduğu hükme bağlanmıştır.
05/08/2017 tarih ve 30145 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin;
"Temel ilkeler" başlıklı 5. maddesinde, "(1) Uzlaştırma, şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar görenin özgür iradeleri ile kabul etmeleri ve karar vermeleri hâlinde gerçekleştirilir. Bu kişiler anlaşma yapılana kadar iradelerinden vazgeçebilirler.
(2) Uzlaştırma, şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar görenin temel hak ve hürriyetlerine uygun olarak, menfaatlerinin korunması esası gözetilerek yürütülür.
(3) Uzlaştırmaya katılan şüpheli, sanık, mağdur veya suçtan zarar gören ile kanunî temsilcileri müzakereler sırasında, Kanunun tanıdığı temel güvencelere sahiptir.
(4) Şüpheli, sanık, mağdur, suçtan zarar gören veya bu kişilerin kanunî temsilcileri Türkçe bilmiyorsa veya engelli ise Kanunun 202 nci maddesi hükmü uygulanır.
(5) Uzlaştırma sürecine başlanmadan önce şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar gören; hakları, uzlaşmanın mahiyeti ve verecekleri kararların hukukî sonuçları hakkında bilgilendirilir.
(6) Şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar görenin yaşı, olgunluğu, eğitimi, sosyal ve ekonomik durumu gibi belirgin farklılıklar, uzlaştırma sürecinde göz önüne alınır.
(7) Uzlaştırmacı görevi sebebiyle kendisine verilen bilgi ve belgelerin gizliliğini korur. Taraflardan birinin verdiği gizli bilgi ve belgeleri verenin iznini almadan veya kanunen zorunlu olmadıkça diğer tarafa açıklayamaz. Gizliliği koruma yükümlülüğü uzlaştırmacının görevi sona erdikten sonra da devam eder.
(8) Uzlaştırmacı müzakerelere başlamadan önce taraflara; uzlaştırmanın temel ilkelerini, kendisinin tarafsızlığını, uzlaştırma süreci ve sonuçlarını, uzlaştırmacı ile tarafların uzlaştırmadaki işlevlerini, gizlilik yükümlülüğünü açıklar ve onların süreci anlamalarını sağlar.
(9) Uzlaştırmacı tarafların, hüküm ve sonuçlarını bilerek ve özgür iradeleriyle uzlaşmalarını sağlayacak uygun tedbirleri alır.";
"Etik ilkeler" başlıklı 6. maddesinde, "(1) Uzlaştırmacı görevini aşağıdaki etik ilkelere uygun olarak yerine getirmek zorundadır:
a) Görevini dürüstlük kuralları çerçevesinde bağımsız ve tarafsız olarak yerine getirir, tarafların ortak yararlarını gözetir, tarafların müzakerelerde yeterli ve eşit fırsatlara sahip olmasına özen gösterir.
b) Adalete hizmet etme bilinciyle, görevini etkin, zamanında ve verimli biçimde yerine getirmeyi, sunduğu hizmet kalitesini yükseltmeyi hedefler.
c) Görevini yerine getirirken taraflara nazik ve saygılı davranır. Tarafların birbirlerine saygılı davranmaları ve müzakerelere iyi niyetle katılmaları konusunda tarafları bilgilendirir.
ç) Masumiyet karinesi gereğince şüpheli ya da sanığın suçluluğu hakkında ön yargılı olamaz, şüpheli ya da sanığa karşı bir tavır takınamaz.
d) Görevini yerine getirirken taraflar arasında dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım yapamaz, itibar ve güveni sarsıcı davranışlarda bulunamaz.
e) Taraflardan biriyle herhangi bir kişisel veya iş ilişkisinin bulunması, uzlaştırmanın sonucuna yönelik doğrudan veya dolaylı, malî veya diğer menfaatinin bulunması ya da taraflardan biri için uzlaştırma dışında bir yetkiyle görev yapması gibi bağımsızlığı veya taraflarla arasındaki menfaat çatışmasını etkileyebilecek ya da bu izlenimi verebilecek durumları açıklamadan görev yapamaz veya göreve devam edemez.
f) Görev yaptığı olayla ilgili olarak daha sonra vekil veya müdafii olarak görev üstlenemez.
g) Tarafsızlığından kuşku duyulmasına yol açacak şekilde kendisine veya bir başkasına doğrudan ya da dolaylı olarak herhangi bir menfaat temin edemez.
ğ) Görevinin saygınlığını ve kişilerin adalete olan güvenini zedeleyen veya şüpheye düşüren her türlü davranıştan kaçınır.";
"Uzlaştırma raporu" başlıklı 18 ve 25. maddelerinin 1. fıkralarında, " (1) Uzlaştırmacı, uzlaştırma işlemlerini sonuçlandırdığında Ek-3’te yer alan Uzlaştırma Raporu Örneği’ne uygun, tarafların edimlerini ayrı ayrı, şüphe ve tereddüte yer vermeyecek ve mümkünse sıra numarası içerecek şekilde taraf sayısından bir fazla olarak hazırladığı raporu, kendisine verilen belge örneklerini ve varsa yapmış olduğu masrafları gösteren belge, gider pusulası veya rayice uygun yazılı beyanı UYAP’ta düzenlenecek tutanak ile uzlaştırma bürosuna teslim eder.";
"Uzlaşma teklifi" başlıklı 29. maddesinde, "(1) Uzlaştırmacı; şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar görenin reşit olmaması ya da kısıtlı olması hâli ile mağdur veya suçtan zarar görenin ayırt etme gücü bulunmaması durumunda, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır.
(2) Müştekinin veya suçtan zarar görenin özel hukuk tüzel kişisi olması hâlinde vekâletnamede özel yetki var ise vekile de uzlaşma teklifinde bulunulabilir.
(3) Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini büro aracılığıyla açıklamalı tebligat, istinabe veya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) yoluyla da yapabilir.
(4) Uzlaşma teklif formunun istinabe suretiyle imzalatılması gereken hâllerde, teklif formu tarafın bulunduğu yer Cumhuriyet başsavcılığı istinabe bürosu aracılığıyla imzalatılır.
(5) Uzlaştırmacı tarafından yapılacak uzlaşma teklifi, Ek-4’te yer alan uzlaşmanın mahiyeti ile uzlaşmayı kabul veya reddetmenin hukukî sonuçlarının bulunduğu Uzlaşma Teklif Formu’nda yer alan bilgilerin açıklanması ve teklif formunun hazır bulunan ilgiliye imzalatılarak verilmesi suretiyle yapılır. Uzlaştırmacı tarafından bilgilendirme yükümlülüğünün yerine getirildiğine ve uzlaşma teklifinde bulunulduğuna ilişkin formun imzalı örneği uzlaştırma evrakı içine konulur.
(6) Uzlaştırmacının uzlaşma teklifinde bulunacağı şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar gören ya da kanunî temsilcilerine iletişim araçlarıyla ulaşılamaması hâlinde açıklamalı uzlaşma teklifi büro aracılığıyla yapılır. Bu işlem uzlaştırmacının, büroya başvurarak teklif formunu vermesi üzerine gerçekleştirilir.
(7) Uzlaşma teklifinde bulunmak için çağrı; telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle de yapılabilir. Ancak, bu çağrı uzlaşma teklifi anlamına gelmez.";
“Uzlaştırma müzakereleri” başlıklı 31. maddesinde, “(1) Uzlaştırma müzakerelerine şüpheli, sanık, katılan, mağdur, suçtan zarar gören, kanunî temsilci, müdafi ve vekil katılabilir. Şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar görenin kendisi veya kanunî temsilcisi, müdafi ya da vekilinin haklı bir mazereti olmaksızın müzakerelere katılmaktan imtina etmesi hâlinde, ilgili taraf uzlaşmayı kabul etmemiş sayılır.
(2) Uzlaşma sağlanabilmesi için birden fazla müzakere yapılabilir. Uzlaştırmacı, müzakereler sırasında izlenmesi gereken yöntemle ilgili olarak Cumhuriyet savcısıyla görüşebilir; Cumhuriyet savcısı, uzlaştırmacıya uzlaştırma müzakerelerinin kanuna uygun yürütülmesi amacıyla talimat verebilir.
(3) Müzakereler, taraflarla birlikte veya ayrı ayrı gerçekleştirilecek toplantılarla yürütülebilir.
(4) Müzakereler, görüntülü ve sesli iletişim tekniğinin kullanılması suretiyle de yapılabilir.
(5) Uzlaştırmacı, raporu taraflara imzalatır.
(6) Uzlaştırma raporunun istinabe suretiyle imzalatılması gereken hâllerde, rapor tarafın bulunduğu yer Cumhuriyet başsavcılığı istinabe bürosu aracılığıyla imzalatılır.
(7) Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma veya kovuşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da yapılan araştırmaya rağmen adresin belirlenememesi gibi başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye, sanığa, katılana veya bunların kanunî temsilcisine ulaşılamaması hâlinde bu hususun tutanakla tespit edilmesinin ardından uzlaştırmacı tarafından uzlaştırma işlemlerine son verilir.”;
"Kayıtlar" başlıklı 43. maddesinde, " (1) Cumhuriyet başsavcılığı uzlaştırma bürosunda aşağıda gösterilen kayıtların UYAP’ta; tarih, sıra numarası, hazırlayan veya onaylayan kişiye göre sorgulanabilir şekilde tutulması zorunludur:
a) Uzlaştırma kaydı,
b) Denetim ve performans kaydı.
(2) Bu kayıtlardaki verilerin bir veya bir kaçı bir arada sorgulanıp raporlanabilir.
(3) Bu maddede düzenlenen kayıtlara gerek görüldüğünde Bakanlık tarafından yeni kayıtlar ve mevcut kayıtlara yeni sütunlar eklenebilir.";
"Denetim ve performans kaydı" kenar başlıklı 45. maddesinde, " (1) Uzlaştırmacılar hakkında Cumhuriyet başsavcısı, Cumhuriyet başsavcı vekili veya Cumhuriyet savcısı tarafından yapılacak denetim ve performans değerlendirmeleri ile sonuçlarının tutulduğu kayıttır.
(2) Bu kayıt; dosyanın uzlaştırmacıda kaldığı süre, uzlaşma teklifi ve uzlaştırma raporunun sonucu, etik ve temel ilkelere uyma, uzlaştırma raporunun eksiksiz düzenlenmesi, müzakerelerin gizliliğine riayet edilmesi, raporun süresi içinde verilmesi ile düşünceler sütunundan oluşur.";
"Uzlaştırmacı sicilinden ve listeden çıkarılma" başlıklı 49. maddesinde, "(1) Uzlaştırmacı olabilmek için aranan koşulları taşımadığı hâlde sicile kaydedilen veya daha sonra bu koşulları kaybeden ya da uzlaştırma göreviyle bağdaşmayan tutum ve davranışlarda bulunan, Kanunun öngördüğü yükümlülükleri önemli ölçüde veya sürekli yerine getirmeyen, performans değerlendirmeleri sonucunda yeterli bulunmayan, etik ilkelere aykırı davranan, yenileme eğitimini tamamlamayan uzlaştırmacı Daire Başkanlığınca sicilden ve listeden çıkarılır.
(2) Etik ilkelere aykırı hareket edilmesi halinde ihlalin niteliğine göre sicilden ve listeden çıkarma yaptırımı yerine uyarma veya bir yıla kadar geçici süreyle listeden çıkarma yaptırımı uygulanabilir.
(3) Sicil ve listeden çıkarılma işleminden önce, uzlaştırmacının yazılı savunması alınır. Uzlaştırmacı, yazılı savunmada bulunması için kendisine yapılan yazılı bildirimin tebliğinden itibaren on günlük süre içinde savunmasını vermek zorundadır. Tebliğden imtina eden veya bu süre içinde savunmada bulunmayan uzlaştırmacı savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.
(4) Etik ilkelere aykırı hareket edilmesi nedeniyle hakkında uyarma yaptırımı uygulanan uzlaştırmacı, Daire Başkanlığınca yazılı olarak uyarılır, uyarıya uyulmaması halinde üçüncü fıkra gereğince savunması alındıktan sonra sicil ve listeden çıkartılmasına karar verilir ve bu karar ilgilisine tebliğ edilir.
(5) Uzlaştırmacı, sicilden ve listeden çıkarılmasını her zaman isteyebilir. Bu durumda olanlar, sınav şartları dışındaki şartları haiz ise yeniden sicile kayıt yaptırabilirler.";
"Denetim usulü" başlıklı 65. maddesinde, " (1) Eğitim kuruluşları; Kanun ve bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilip getirilmediğini tespit etmek amacı ile Daire Başkanlığınca denetlenir.
(2) Uzlaştırmacılar; görev yaptıkları yerin Cumhuriyet başsavcısı, Cumhuriyet başsavcı vekili veya görevlendirilen Cumhuriyet savcısı tarafından denetlenir.
(3) Eğitim izni verilen kuruluşların ve uzlaştırmacıların denetimi her yıl yapılır.
(4) İhbar veya şikâyet üzerine uzlaştırmacılar ve eğitim izni verilen kuruluşlar her zaman denetlenebilir."
"Denetimin kapsamı" başlıklı 67. maddesinin 2. fıkrasında, "(2) Uzlaştırmacılar;
a) Yönetmelikte belirtilen temel ve etik ilkelere uygun hareket edilmesi,
b) Uzlaşma teklifi ve uzlaştırma raporunun usulüne uygun düzenlenmesi,
c) Uzlaştırma işlemlerinin süresi içinde tamamlanması,
ç) Uzlaştırma müzakerelerinin gizliliğine riayet edilmesi,
d) Kanun ve bu Yönetmeliğin öngördüğü yükümlülüklere uygun hareket edilmesi,
yönlerinden denetlenir.";
"Daire Başkanlığının görevleri" başlıklı 70. maddesinde, "(1) Daire Başkanlığının görevleri şunlardır:
....
ğ) Uzlaştırmacıların denetimine ve performansına ilişkin usul ve esasları belirlemek."
Hükümlerine yer verilmiştir.
Dava dosyanın incelenmesinden; uzlaştırmacı olarak görev yapan davacıya 04/06/2018 ila 04/12/2018 tarihleri arasında ..., ..., ..., ... ve ... uzlaştırma numaralı dosyaların tevzi edildiği, bu dosyaların hiçbirinde tarafların uzlaşamaması üzerine davalı Bakanlık tarafından davacı hakkında Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 49. maddesine istinaden inceleme başlatıldığı, bu çerçevede davacıya tevzi edilen uzlaştırma dosyaları incelendiğinde davacının tarafları öncelikle uzlaşma teklifine davet ederek yüz yüze görüşme yapmak için yer ve tarih belirlemediği, Ankara ilinde ikamet eden taraflarla onarıcı adalet anlayışına göre yüz yüze görüşme yapmadığı, bir kısım dosyada uzlaşma teklif formlarını taraflara imzalatıp uzlaştırma bürosuna teslim etmediği; 2018/18080 uzlaştırma numaralı dosyada, Yönetmeliğin 29. maddesinin 6. fıkrasındaki açık hükme göre mağdura öncelikle yüz yüze görüşme yapmak suretiyle uzlaşma teklifinde bulunması gerekirken, telefonla ulaşamadığından bahisle uzlaştırma teklif formunu tebligat ile gönderdiği, uzlaşmanın esası ve hukuki sonuçları hakkında bilgilendirme tutanağı tanzim edip tebligatla birlikte iletmediği, tebligata dönüş olmadığından bahisle süreci sonlandırdığı, şüpheliye ise uzlaşma teklifi ve bilgilendirmede bulunmadan doğrudan müzakerelere katılma teklifinde bulunduğu, bu suretle uzlaşma teklifine davet, uzlaşma teklifi ve uzlaşma müzakeresi aşamalarını birbirinden ayırmadığı, şüpheliyi aydınlatmadığı için 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinin 4. fıkrası ile Yönetmeliğin 5. maddesinin 5. fıkrasına aykırı davrandığı; 2018/16374 uzlaştırma numaralı dosyada ise, tanzim ettiği uzlaştırma raporunda tarafları uzlaştırma teklifinde hangi hususlarda bilgilendirdiğine dair açıklamada bulunmadığı, müzakereleri yürütme usulünü belirtmediği ve raporu taraflara imzalatmadığı hususlarının tespit edildiği belirtilerek, davacının performans değerlendirmesinin yeterli bulunmadığından bahisle Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün dava konusu ... tarih ve ... sayılı işlemiyle uzlaştırmacı sicili ve listesinden çıkartılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 49. maddesinin iptali isteminin incelenmesi;
Dava dilekçesinde davacının uzlaştırmacı sicilinden ve listesinden çıkarılmasına ilişkin işlem ile dayanağı olduğu öne sürülen Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 49. maddesinin iptali istenilmekte ise de, davacının uzlaştırmacı sicilinden ve listesinden çıkarılmasına ilişkin bireysel işlemin Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 49. maddesinin 1. fıkrası uyarınca tesis edildiği ve dava dilekçesinde yer alan iptal gerekçelerinin söz konusu Yönetmeliğin 49. maddesinin 1. fıkrasına yönelik olduğu anlaşıldığından, iptal istemi dava konusu Yönetmeliğin 49. maddesinin 1. fıkrasıyla sınırlı olarak incelenmiştir.
Yukarıda alıntısına yer verilen Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 49. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, uzlaştırmacının sicilden silinip listeden çıkarılması için; uzlaştırmacı olabilmek için aranan koşulları taşımadığı halde sicile kaydedilmesi veya daha sonra bu koşulları kaybetmesi, uzlaştırma göreviyle bağdaşmayan tutum ve davranışlarda bulunması, 5271 sayılı Kanunun öngördüğü yükümlülükleri önemli ölçüde veya sürekli yerine getirmemesi, performans değerlendirmeleri sonucunda yeterli bulunmaması, etik ilkelere aykırı davranması ya da yenileme eğitimini tamamlamaması koşullarından herhangi birinin gerçekleşmiş olması gerekmektedir.
Ceza yargılamasında alternatif çözüm yöntemlerinden biri olarak 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesi ile hukukumuza dahil edilen uzlaştırma kurumu ile, hem suçtan zarar gören ile şüpheliyi tarafsız bir kişinin hakemliğinde uzlaştırarak onarıcı adalet anlayışının toplumda hakim kılınması hem de ceza yargılamasındaki yükün hafifletilmesi amaçlandığından, sağlıklı işlemesinde kamu yararı bulunan uzlaştırma sürecinin ve bu süreçte aktif rol oynayan uzlaştırmacıların denetime tabi tutulması gerektiği açıktır.
Bu çerçevede, yapılan performans değerlendirilmesi sonucunda yeterli bulunmayan uzlaştırmacının, uzlaştırmacı sicilinden ve listesinden çıkarılmasına yönelik düzenlemede hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Davacının uzlaştırmacı sicilinden ve listesinden çıkarılmasına yönelik ... tarih ve ... sayılı Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü işleminin iptali istemine gelince;
5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinde, uzlaştırma sürecinin, her Cumhuriyet başsavcılığı bünyesinde kurulan uzlaştırma büroları aracılığıyla koordine edildiği, bu bürolarda yeteri kadar Cumhuriyet savcısı görevlendirildiği, Cumhuriyet savcısının uzlaştırmacıya talimat verme yetkisi olduğu, uzlaştırma süreci sonunda soruşturma dosyalarının uzlaştırma bürosunda görevli Cumhuriyet savcıları tarafından sonuçlandırılacağı hususlarının hükme bağlandığı; anılan Kanuna dayanılarak çıkarılan Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 45., 47., 49., 65., 67., 68. ve 70. maddelerinde de, Kanun hükmüyle uzlaştırma konusunda Cumhuriyet savcılarına verilen görev ve yetkiler doğrultusunda, uzlaştırmacılar hakkında Adalet Bakanlığınca belirlenen kriterlere istinaden denetim ve performans değerlendirmesi yaparak değerlendirme sonuçlarını kayıt altına alma ve denetim sonucunda rapor düzenleme görev ve yetkisinin Cumhuriyet savcılarına, uzlaştırmacı sicilini ve listesini tutma ve buna bağlı olarak söz konusu sicil ve listeden çıkarma yetkisinin ise Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne verildiği anlaşılmaktadır.
Buna göre, Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 49. maddesi uyarınca, uzlaştırmacının performans değerlendirmeleri sonucunda yeterli bulunmadığından bahisle uzlaştırmacı sicilinden ve listesinden çıkarılabilmesi için, performansının yeterli olmadığının ilgili Cumhuriyet savcısı tarafından, Yönetmeliğin 45. veya 65. maddesi gereği yapılacak denetim ve performans değerlendirmesi kapsamında tespit edilmiş olması gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, söz konusu usul işletilmeksizin, doğrudan Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünce performans değerlendirmesi yapılarak dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşıldığından, işlemde şekil unsuru yönünden hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Dava konusu bireysel işlemde şekil unsuru yönünden hukuka uyarlık bulunmadığından, uyuşmazlığın esası yönünden değerlendirme yapılmasına gerek görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 49. maddesinin 1. fıkrası yönünden davanın reddi, davacının uzlaştırmacı sicilinden ve listesinden çıkarılmasına yönelik ... tarih ve ... sayılı Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü işleminin iptali gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 19/03/2024 tarihinde, davacı ...'ın ve davalı idareyi temsilen Av. ...'nin geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usûlüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ:
Uzlaştırmacı olarak görev yapan davacıya 04/06/2018 ila 04/12/2018 tarihleri arasında tevzi edilen dosyaların hiçbirinde uzlaşma sağlanmadığı gerekçesiyle, davalı idare tarafından davacı hakkında Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 49. maddesi uyarınca inceleme başlatılmıştır.
Bu kapsamda davacının savunması alınmışsa da davacı tarafından ibraz olunan 14/01/2019 tarihli savunmaya itibar edilmeyerek, tevzi olunan dosyalarda uzlaşma sağlanamadığı ve yeterli çabanın gösterilmediğinden bahisle Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile davacının uzlaştırmacı sicilinden ve listesinden çıkarılmasına karar verilmiştir.
Bunun üzerine 11/12/2019 tarihinde kayda giren dilekçe ile bakılan dava açılmıştır.
Her ne kadar davacı tarafından, dava konusu Yönetmelik'in 49. maddesinin iptali istenilmiş ise de; uygulama işleminin dayanağını teşkil eden ve dava dilekçesinde hukuka aykırılık iddialarının yöneltildiği kısmın maddenin 1. fıkrasından ibaret olduğu anlaşıldığından, hukuka uygunluk incelemesinin 49. maddenin 1. fıkrasıyla sınırlı olarak yapılması uygun görülmüştür.
İNCELEME VE
GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun;
"Uzlaştırma" başlıklı 253. maddesinde,
“...
(4) Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması hâlinde, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Büro tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır. Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da yapabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören, kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren üç gün içinde kararını bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılır.
(5) Uzlaşma teklifinde bulunulması halinde, kişiye uzlaşmanın mahiyeti ve uzlaşmayı kabul veya reddetmesinin hukukî sonuçları anlatılır.
(6) Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye veya bunların kanunî temsilcisine ulaşılamaması halinde, uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır.
...
(11) Görevlendirilen uzlaştırmacıya soruşturma dosyasında yer alan ve Cumhuriyet savcısınca uygun görülen belgelerin birer örneği verilir. Uzlaştırma bürosu uzlaştırmacıya, soruşturmanın gizliliği ilkesine uygun davranmakla yükümlü olduğunu hatırlatır.
(12) Uzlaştırmacı, dosya içindeki belgelerin birer örneği kendisine verildikten itibaren en geç otuz gün içinde uzlaştırma işlemlerini sonuçlandırır. Uzlaştırma bürosu bu süreyi her defasında yirmi günü geçmemek üzere en fazla iki kez daha uzatabilir.
(13) Uzlaştırma müzakereleri gizli olarak yürütülür. Uzlaştırma müzakerelerine şüpheli, mağdur, suçtan zarar gören, kanunî temsilci, müdafi ve vekil katılabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenin kendisi veya kanunî temsilcisi ya da vekilinin müzakerelere katılmaktan imtina etmesi halinde, uzlaşmayı kabul etmemiş sayılır.
(14) Uzlaştırmacı, müzakereler sırasında izlenmesi gereken yöntemle ilgili olarak Cumhuriyet savcısıyla görüşebilir; Cumhuriyet savcısı, uzlaştırmacıya talimat verebilir.
(15) Uzlaşma müzakereleri sonunda uzlaştırmacı, bir rapor hazırlayarak kendisine verilen belge örnekleriyle birlikte uzlaştırma bürosuna verir. Uzlaşmanın gerçekleşmesi halinde, tarafların imzalarını da içeren raporda, ne suretle uzlaşıldığı ayrıntılı olarak açıklanır. Uzlaştırma bürosu soruşturma dosyasını, raporu ve varsa yazılı anlaşmayı Cumhuriyet savcısına gönderir.”
...
(25) Uzlaştırmacıların nitelikleri, eğitimi, sınavı, görev ve sorumlulukları, denetimi, eğitim verecek kişi, kurum ve kuruluşların nitelikleri ve denetimleri ile uzlaştırmacı sicili, uzlaştırmacılar ve eğitim kurumlarının listelerinin düzenlenmesi, Cumhuriyet başsavcılığı bünyesinde kurulan uzlaştırma bürolarının çalışma usul ve esasları, uzlaştırma teklifi ile müzakere usulü, uzlaştırma anlaşması ve raporda yer alacak konular ile uygulamaya dair diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar, Adalet Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenir." hükmü yer almaktadır.
1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin "Bakanlıklar" başlıklı Altıncı Kısmının "Adalet Bakanlığı" başlıklı Birinci Bölümünde yer alan "Ceza İşleri Genel Müdürlüğü" başlıklı 41. maddesinde,
"(1) Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri şunlardır:
...
g) Ceza muhakemesinde önödeme, uzlaştırma ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi gibi alternatif uyuşmazlık çözüm usullerinin geliştirilmesi ve etkin şekilde uygulanmasını sağlamak,
ğ) Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca uzlaştırmacıların eğitimi, sınavı, sicile kaydı, çalışma usul ve esasları, denetim ve performansları ile uzlaştırma kurumuna ilişkin gerekli diğer iş ve işlemleri yürütmek, Uzlaştırmacı Asgari Ücret Tarifesini hazırlamak,
...." hükmüne yer verilmiştir.
05/08/2017 tarih ve 30145 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin;
"Temel ilkeler" başlıklı 5. maddesinde,
"(1) Uzlaştırma, şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar görenin özgür iradeleri ile kabul etmeleri ve karar vermeleri hâlinde gerçekleştirilir. Bu kişiler anlaşma yapılana kadar iradelerinden vazgeçebilirler.
(2) Uzlaştırma, şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar görenin temel hak ve hürriyetlerine uygun olarak, menfaatlerinin korunması esası gözetilerek yürütülür.
(3) Uzlaştırmaya katılan şüpheli, sanık, mağdur veya suçtan zarar gören ile kanunî temsilcileri müzakereler sırasında, Kanunun tanıdığı temel güvencelere sahiptir.
(4) Şüpheli, sanık, mağdur, suçtan zarar gören veya bu kişilerin kanunî temsilcileri Türkçe bilmiyorsa veya engelli ise Kanunun 202 nci maddesi hükmü uygulanır.
(5) Uzlaştırma sürecine başlanmadan önce şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar gören; hakları, uzlaşmanın mahiyeti ve verecekleri kararların hukukî sonuçları hakkında bilgilendirilir.
(6) Şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar görenin yaşı, olgunluğu, eğitimi, sosyal ve ekonomik durumu gibi belirgin farklılıklar, uzlaştırma sürecinde göz önüne alınır.
(7) Uzlaştırmacı görevi sebebiyle kendisine verilen bilgi ve belgelerin gizliliğini korur. Taraflardan birinin verdiği gizli bilgi ve belgeleri verenin iznini almadan veya kanunen zorunlu olmadıkça diğer tarafa açıklayamaz. Gizliliği koruma yükümlülüğü uzlaştırmacının görevi sona erdikten sonra da devam eder.
(8) Uzlaştırmacı müzakerelere başlamadan önce taraflara; uzlaştırmanın temel ilkelerini, kendisinin tarafsızlığını, uzlaştırma süreci ve sonuçlarını, uzlaştırmacı ile tarafların uzlaştırmadaki işlevlerini, gizlilik yükümlülüğünü açıklar ve onların süreci anlamalarını sağlar.
(9) Uzlaştırmacı tarafların, hüküm ve sonuçlarını bilerek ve özgür iradeleriyle uzlaşmalarını sağlayacak uygun tedbirleri alır." düzenlemesine;
"Etik ilkeler" kenar başlıklı 6. maddesinde,
"(1) Uzlaştırmacı görevini aşağıdaki etik ilkelere uygun olarak yerine getirmek zorundadır:
a) Görevini dürüstlük kuralları çerçevesinde bağımsız ve tarafsız olarak yerine getirir, tarafların ortak yararlarını gözetir, tarafların müzakerelerde yeterli ve eşit fırsatlara sahip olmasına özen gösterir.
b) Adalete hizmet etme bilinciyle, görevini etkin, zamanında ve verimli biçimde yerine getirmeyi, sunduğu hizmet kalitesini yükseltmeyi hedefler.
c) Görevini yerine getirirken taraflara nazik ve saygılı davranır. Tarafların birbirlerine saygılı davranmaları ve müzakerelere iyi niyetle katılmaları konusunda tarafları bilgilendirir.
ç) Masumiyet karinesi gereğince şüpheli ya da sanığın suçluluğu hakkında ön yargılı olamaz, şüpheli ya da sanığa karşı bir tavır takınamaz.
d) Görevini yerine getirirken taraflar arasında dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım yapamaz, itibar ve güveni sarsıcı davranışlarda bulunamaz.
e) Taraflardan biriyle herhangi bir kişisel veya iş ilişkisinin bulunması, uzlaştırmanın sonucuna yönelik doğrudan veya dolaylı, malî veya diğer menfaatinin bulunması ya da taraflardan biri için uzlaştırma dışında bir yetkiyle görev yapması gibi bağımsızlığı veya taraflarla arasındaki menfaat çatışmasını etkileyebilecek ya da bu izlenimi verebilecek durumları açıklamadan görev yapamaz veya göreve devam edemez.
f) Görev yaptığı olayla ilgili olarak daha sonra vekil veya müdafii olarak görev üstlenemez.
g) Tarafsızlığından kuşku duyulmasına yol açacak şekilde kendisine veya bir başkasına doğrudan ya da dolaylı olarak herhangi bir menfaat temin edemez.
ğ) Görevinin saygınlığını ve kişilerin adalete olan güvenini zedeleyen veya şüpheye düşüren her türlü davranıştan kaçınır." düzenlemesine;
"Soruşturma Evresinde Uzlaştırma" başlıklı bölümün "Uzlaştırma raporu" başlıklı 18. maddesinin 1. fıkrası ile "Kovuşturma Evresinde Uzlaştırma" başlıklı bölümün "Uzlaştırma Raporu" başlıklı 25. maddesinin 1. fıkrasında, "(1) Uzlaştırmacı, uzlaştırma işlemlerini sonuçlandırdığında Ek-3’te yer alan Uzlaştırma Raporu Örneği’ne uygun, tarafların edimlerini ayrı ayrı, şüphe ve tereddüte yer vermeyecek ve mümkünse sıra numarası içerecek şekilde taraf sayısından bir fazla olarak hazırladığı raporu, kendisine verilen belge örneklerini ve varsa yapmış olduğu masrafları gösteren belge, gider pusulası veya rayice uygun yazılı beyanı UYAP’ta düzenlenecek tutanak ile uzlaştırma bürosuna teslim eder." düzenlemesine;
"Uzlaşma teklifi" kenar başlıklı 29. maddesinde,
"(1) Uzlaştırmacı; şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar görenin reşit olmaması ya da kısıtlı olması hâli ile mağdur veya suçtan zarar görenin ayırt etme gücü bulunmaması durumunda, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır.
(2) Müştekinin veya suçtan zarar görenin özel hukuk tüzel kişisi olması hâlinde vekâletnamede özel yetki var ise vekile de uzlaşma teklifinde bulunulabilir.
(3) Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini büro aracılığıyla açıklamalı tebligat, istinabe veya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) yoluyla da yapabilir.
(4) Uzlaşma teklif formunun istinabe suretiyle imzalatılması gereken hâllerde, teklif formu tarafın bulunduğu yer Cumhuriyet başsavcılığı istinabe bürosu aracılığıyla imzalatılır.
(5) Uzlaştırmacı tarafından yapılacak uzlaşma teklifi, Ek-4’te yer alan uzlaşmanın mahiyeti ile uzlaşmayı kabul veya reddetmenin hukukî sonuçlarının bulunduğu Uzlaşma Teklif Formu’nda yer alan bilgilerin açıklanması ve teklif formunun hazır bulunan ilgiliye imzalatılarak verilmesi suretiyle yapılır. Uzlaştırmacı tarafından bilgilendirme yükümlülüğünün yerine getirildiğine ve uzlaşma teklifinde bulunulduğuna ilişkin formun imzalı örneği uzlaştırma evrakı içine konulur.
(6) Uzlaştırmacının uzlaşma teklifinde bulunacağı şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar gören ya da kanunî temsilcilerine iletişim araçlarıyla ulaşılamaması hâlinde açıklamalı uzlaşma teklifi büro aracılığıyla yapılır. Bu işlem uzlaştırmacının, büroya başvurarak teklif formunu vermesi üzerine gerçekleştirilir.
(7) Uzlaşma teklifinde bulunmak için çağrı; telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle de yapılabilir. Ancak, bu çağrı uzlaşma teklifi anlamına gelmez." düzenlemesine;
“Uzlaştırma müzakereleri” kenar başlıklı 31. maddesinde,
“(1) Uzlaştırma müzakerelerine şüpheli, sanık, katılan, mağdur, suçtan zarar gören, kanunî temsilci, müdafi ve vekil katılabilir. Şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar görenin kendisi veya kanunî temsilcisi, müdafi ya da vekilinin haklı bir mazereti olmaksızın müzakerelere katılmaktan imtina etmesi hâlinde, ilgili taraf uzlaşmayı kabul etmemiş sayılır.
(2) Uzlaşma sağlanabilmesi için birden fazla müzakere yapılabilir. Uzlaştırmacı, müzakereler sırasında izlenmesi gereken yöntemle ilgili olarak Cumhuriyet savcısıyla görüşebilir; Cumhuriyet savcısı, uzlaştırmacıya uzlaştırma müzakerelerinin kanuna uygun yürütülmesi amacıyla talimat verebilir.
(3) Müzakereler, taraflarla birlikte veya ayrı ayrı gerçekleştirilecek toplantılarla yürütülebilir.
(4) Müzakereler, görüntülü ve sesli iletişim tekniğinin kullanılması suretiyle de yapılabilir.
(5) Uzlaştırmacı, raporu taraflara imzalatır.
(6) Uzlaştırma raporunun istinabe suretiyle imzalatılması gereken hâllerde, rapor tarafın bulunduğu yer Cumhuriyet başsavcılığı istinabe bürosu aracılığıyla imzalatılır.
(7) Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma veya kovuşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da yapılan araştırmaya rağmen adresin belirlenememesi gibi başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye, sanığa, katılana veya bunların kanunî temsilcisine ulaşılamaması hâlinde bu hususun tutanakla tespit edilmesinin ardından uzlaştırmacı tarafından uzlaştırma işlemlerine son verilir.” düzenlemesine;
"Kayıtlar" kenar başlıklı 43. maddesinde,
"(1) Cumhuriyet başsavcılığı uzlaştırma bürosunda aşağıda gösterilen kayıtların UYAP’ta; tarih, sıra numarası, hazırlayan veya onaylayan kişiye göre sorgulanabilir şekilde tutulması zorunludur:
a) Uzlaştırma kaydı,
b) Denetim ve performans kaydı.
(2) Bu kayıtlardaki verilerin bir veya bir kaçı bir arada sorgulanıp raporlanabilir.
(3) Bu maddede düzenlenen kayıtlara gerek görüldüğünde Bakanlık tarafından yeni kayıtlar ve mevcut kayıtlara yeni sütunlar eklenebilir." düzenlemesine;
"Denetim ve performans kaydı" kenar başlıklı 45. maddesinde,
"(1) Uzlaştırmacılar hakkında Cumhuriyet başsavcısı, Cumhuriyet başsavcı vekili veya Cumhuriyet savcısı tarafından yapılacak denetim ve performans değerlendirmeleri ile sonuçlarının tutulduğu kayıttır.
(2) Bu kayıt; dosyanın uzlaştırmacıda kaldığı süre, uzlaşma teklifi ve uzlaştırma raporunun sonucu, etik ve temel ilkelere uyma, uzlaştırma raporunun eksiksiz düzenlenmesi, müzakerelerin gizliliğine riayet edilmesi, raporun süresi içinde verilmesi ile düşünceler sütunundan oluşur." düzenlemesine;
"Uzlaştırmacı sicilinden ve listeden çıkarılma" kenar başlıklı 49. maddesinde,
"(1) Uzlaştırmacı olabilmek için aranan koşulları taşımadığı hâlde sicile kaydedilen veya daha sonra bu koşulları kaybeden ya da uzlaştırma göreviyle bağdaşmayan tutum ve davranışlarda bulunan, Kanunun öngördüğü yükümlülükleri önemli ölçüde veya sürekli yerine getirmeyen, performans değerlendirmeleri sonucunda yeterli bulunmayan, etik ilkelere aykırı davranan, yenileme eğitimini tamamlamayan uzlaştırmacı Daire Başkanlığınca sicilden ve listeden çıkarılır.
(2) Etik ilkelere aykırı hareket edilmesi halinde ihlalin niteliğine göre sicilden ve listeden çıkarma yaptırımı yerine uyarma veya bir yıla kadar geçici süreyle listeden çıkarma yaptırımı uygulanabilir.
(3) Sicil ve listeden çıkarılma işleminden önce, uzlaştırmacının yazılı savunması alınır. Uzlaştırmacı, yazılı savunmada bulunması için kendisine yapılan yazılı bildirimin tebliğinden itibaren on günlük süre içinde savunmasını vermek zorundadır. Tebliğden imtina eden veya bu süre içinde savunmada bulunmayan uzlaştırmacı savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.
(4) Etik ilkelere aykırı hareket edilmesi nedeniyle hakkında uyarma yaptırımı uygulanan uzlaştırmacı, Daire Başkanlığınca yazılı olarak uyarılır, uyarıya uyulmaması halinde üçüncü fıkra gereğince savunması alındıktan sonra sicil ve listeden çıkartılmasına karar verilir ve bu karar ilgilisine tebliğ edilir.
(5) Uzlaştırmacı, sicilden ve listeden çıkarılmasını her zaman isteyebilir. Bu durumda olanlar, sınav şartları dışındaki şartları haiz ise yeniden sicile kayıt yaptırabilirler.";
"Denetim usulü" kenar başlıklı 65. maddesinde,
"(1) Eğitim kuruluşları; Kanun ve bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilip getirilmediğini tespit etmek amacı ile Daire Başkanlığınca denetlenir.
(2) Uzlaştırmacılar; görev yaptıkları yerin Cumhuriyet başsavcısı, Cumhuriyet başsavcı vekili veya görevlendirilen Cumhuriyet savcısı tarafından denetlenir.
(3) Eğitim izni verilen kuruluşların ve uzlaştırmacıların denetimi her yıl yapılır.
(4) İhbar veya şikâyet üzerine uzlaştırmacılar ve eğitim izni verilen kuruluşlar her zaman denetlenebilir." düzenlemesine;
"Denetimin kapsamı" kenar başlıklı 67. maddesinin 2. fıkrasında,
"(2) Uzlaştırmacılar;
a) Yönetmelikte belirtilen temel ve etik ilkelere uygun hareket edilmesi,
b) Uzlaşma teklifi ve uzlaştırma raporunun usulüne uygun düzenlenmesi,
c) Uzlaştırma işlemlerinin süresi içinde tamamlanması,
ç) Uzlaştırma müzakerelerinin gizliliğine riayet edilmesi,
d) Kanun ve bu Yönetmeliğin öngördüğü yükümlülüklere uygun hareket edilmesi, yönlerinden denetlenir." düzenlemesine;
"Denetim sonucunun izlenmesi" başlıklı 68. maddesinde,
"(1) Denetim sonucunda eğitim kuruluşları yönünden denetim görevlileri, uzlaştırmacılar yönünden ise ilgili Cumhuriyet başsavcısı, Cumhuriyetbaşsavcı vekili veya Cumhuriyet savcısı tarafından bir rapor düzenlenir.
" düzenlemesine;
"Daire Başkanlığının görevleri" kenar başlıklı 70. maddesinde,
"(1) Daire Başkanlığının görevleri şunlardır:
...
f) Uzlaştırmacı siciline kabule ilişkin usul ve esasları belirlemek, uzlaştırmacıların sicile kabulüne ve sicilden çıkarılmasına karar vermek, sicile kayıtlı uzlaştırmacıları, görev yapmak istedikleri Cumhuriyet başsavcılıklarına göre listelemek.
...
ğ) Uzlaştırmacıların denetimine ve performansına ilişkin usul ve esasları belirlemek." düzenlemesine yer verilmiştir.
Dava Konusu Yönetmelik'in 49. Maddesinin 1. Fıkrasının İncelenmesi:
Anayasa'nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabileceği hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarına ilişkin olarak ve yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapabilmektedirler.
Bu düzenlemeler arasında uyulması gereken "normlar hiyerarşisi" kuramına göre, hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır.
Normlar hiyerarşisine göre kanundan sonra gelen yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin; ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette hükümlere yer verilemeyeceği hukukun genel ilkelerindendir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinin 25. fıkrası ile 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 41. maddesinin 1. fıkrasının (g) ve (ğ) bentleri uyarınca, davalı Bakanlığın; uzlaştırmacıların nitelikleri, eğitimi, sınavı, görev ve sorumlulukları, denetimi ve performansları, uzlaştırmacı sicili, uzlaştırmacılar listelerinin düzenlenmesi, uzlaştırma teklifi ile müzakere usûlü, uzlaştırma anlaşması ve raporda yer alacak konular ile uygulamaya dair diğer hususlara ilişkin usûl ve esasları yönetmelikle düzenleme konusunda yetkili olduğu kuşkusuzdur.
Yukarıda alıntısına yer verilen Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 49. maddesinin 1. fıkrasında, uzlaştırmacı sicilinden silinme ve listeden çıkarılma sebepleri; uzlaştırmacı olabilmek için aranan koşulları taşımadığı hâlde sicile kaydedilmesi veya daha sonra bu koşulları kaybetmesi, uzlaştırma göreviyle bağdaşmayan tutum ve davranışlarda bulunması, 5271 sayılı Kanunun öngördüğü yükümlülükleri önemli ölçüde veya sürekli yerine getirmemesi, performans değerlendirmeleri sonucunda yeterli bulunmaması, etik ilkelere aykırı davranması ya da yenileme eğitimini tamamlamaması olarak sayılmış ve bu sebeplerden herhangi birinin gerçekleşmiş olması, uzlaştırmacı sicilinden silinme ve listeden çıkarılma için yeterli görülmüştür.
Ceza yargılamasında alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinden biri olarak 5271 sayılı Kanun'un 253 ila 255 maddeleri ile hukukumuza dahil edilen uzlaştırma kurumu, hem suçtan zarar gören ile şüpheliyi tarafsız bir kişinin hakemliğinde uzlaştırarak onarıcı adalet anlayışının toplumda hakim kılınmasını, hem de ceza yargılamasındaki yükün hafifletilmesini amaçlamaktadır. Bu yönüyle, sağlıklı işlemesinde kamu yararı bulunan uzlaştırma sürecinin ve bu süreçte aktif rol oynayan uzlaştırmacıların Devlet denetimine tabi tutulması ve bu denetim sonucunda tespit edilen aykırılık ya da eksikliklere göre uzlaştırmacılara yaptırım uygulanması gerektiği açıktır.
Bu çerçevede, uzlaştırma kurumunun amacına ulaşabilmesi, sağlıklı bir şekilde işlemesi ve devamlılığının sağlanabilmesi, uzlaştırma kurumundan en üst seviyede verim alınabilmesi amacıyla davalı idare tarafından getirilen temel kıstasların (uzlaştırmacı sicilinden silinme ve listeden çıkarılma sebeplerinin) hukuka, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak belirlendiği anlaşılmaktadır.
Öte yandan, Yönetmelik'in 49. maddesinin son fıkrasının değerlendirilmesinden, yalnızca sicil ve listeden kendi isteğiyle çıkan uzlaştırmacıların istekleri halinde yeniden sicile kayıt yaptırabileceği, dolayısıyla yaptırım niteliğinde sicilden çıkarma cezası verilen uzlaştırmacıların bir daha sicile kayıt olamayacağı gözetildiğinde, dava konusu kuralda belirlenen uzlaştırmacı sicilinden silinme ve listeden çıkarılma sebeplerinin, anılan sonucu gerektirecek ağırlıkta belirlendiği, bu hâliyle düzenlemenin ölçülülük ilkesine de uygun bulunduğu sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla, uzlaştırmacının performansının değerlendirilmesi ve yeterli görülmemesi hâlinde yaptırım uygulanmasına yönelik söz konusu düzenlemede hukuka ve dayanağı Kanun'a aykırılık bulunmamaktadır.
Dava Konusu Uygulama İşleminin İncelenmesi:
2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinin 2. fıkrasında, idari yargı denetiminin idari işlem ve eylemlerin hukuka uygunluk denetimi ile sınırlı olduğu ifade edilmiş, bu suretle idari yargı denetiminin kapsamı hukuka uygunluk denetimi şeklinde belirlenmiştir. Kuşkusuz, idari işlemler denetlenirken, davaya konu edilen işlemlerin mevzuata uygunluğunun yanında, Anayasa ve ülkemizin taraf olduğu uluslararası metinlerde kabul edilen hukukun temel ilkelerine uyarlığı da irdelenmektedir. Bu bağlamda, idari yargı denetiminde ölçü norm olarak kullanılan temel ilkelerin birini de ölçülülük ilkesi teşkil etmektedir. Hukuki temelinde Anayasa'nın 2. maddesinde ifade edilen hukuk devleti ilkesi ile temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılması rejimini düzenleyen Anayasa'nın 13. maddesi bulunan ölçülülük ilkesi, literatür ve yargısal içtihatlarda, bireylere tanınan hakları sınırlandıran idari işlemlerin ulaşılmak istenen amacı gerçekleştirmeye elverişli olması, tanınan bir hakkı sınırlandıran idari işlemin ulaşılmak istenen amaç için gerekli olması ve amaç ile hakkı sınırlandıran idari işlemin orantılı olması şeklinde tanımlanmaktadır. Mezkur tanımlamadan hareket edildiğinde, ölçülülük ilkesinin elverişlilik, gereklilik ve orantılılık şeklinde alt ilkeleri bünyesinde barındırdığı anlaşılmaktadır. Konumuz açısından önem arz eden orantılılık ilkesi, bir özgürlük ya da hakkı sınırlandırmada başvurulan araç ile sınırlandırmayla ulaşılmak istenen amaç arasında kabul edilebilir bir oran bulunmasıdır. Dolayısıyla, idare bir yaptırım öngörürken yaptırım uygulanmasına neden olan fiilin ağırlığı ile yaptırım uygulamakla ulaşılmak istenen amacı gözetmelidir. Bu çerçevede, öngörülen amaç ile sınırlanan hak arasında makul, kabul edilebilir bir oranının bulunmaması ölçülülük ilkesine aykırılık oluşturacaktır.
Dosyanın incelenmesinden; davacıya ... ila ... tarihleri arasında ..., ..., ..., ... ve ... uzlaştırma numaralı dosyaların tevzi edildiği, bu dosyaların hiçbirinde tarafların uzlaşmadığı, bunun üzerine davalı Bakanlık tarafından davacı hakkında Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 49. maddesine istinaden inceleme başlatıldığı, bu kapsamda savunması alınan davacının performans değerlendirmesi yeterli bulunmadığından dava konusu işlemle uzlaştırmacı sicili ve listesinden çıkartılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davalı idarenin dosyaya sunulan savunma dilekçesinde, uzlaşma sağlanan dosya sayısındaki azlığın tek başına performans yetersizliği olarak kabul edilmediği; uzlaşma oranının nedeni araştırılarak bu durumun uzlaştırmacının mevzuata aykırı işlemler yapması, uzlaştırma kurumu ve sonuçları ile ilgili olarak tarafları bilgilendirmemesi, uzlaştırma sürecinde özensiz davranması gibi hususlardan kaynaklanıp kaynaklanmadığının değerlendirildiği; bu çerçevede davacıya tevzi edilen uzlaştırma dosyaları incelendiğinde, davacının tarafları öncelikle uzlaşma teklifine davet ederek yüz yüze görüşme yapmak için yer ve tarih belirlemediği, Ankara ilinde ikamet eden taraflarla onarıcı adalet anlayışına göre yüz yüze görüşme yapmadığı, bir kısım dosyada uzlaşma teklif formlarını taraflara imzalatıp uzlaştırma bürosuna teslim etmediği; ... uzlaştırma numaralı dosyada, Yönetmelik'in 29. maddesinin 6. fıkrasındaki açık hükme göre mağdura öncelikle yüz yüze görüşme yapmak suretiyle uzlaşma teklifinde bulunması gerekirken, telefonla ulaşamadığından bahisle uzlaştırma teklif formunu tebligat ile gönderdiği, uzlaşmanın esası ve hukuki sonuçları hakkında bilgilendirme tutanağı tanzim edip tebligatla birlikte iletmediği, tebligata dönüş olmadığından bahisle süreci sonlandırdığı, şüpheliye ise uzlaşma teklifi ve bilgilendirmede bulunmadan doğrudan müzakerelere katılma teklifinde bulunduğu, bu suretle uzlaşma teklifine davet, uzlaşma teklifi ve uzlaşma müzakeresi aşamalarını birbirinden ayırmadığı, şüpheliyi aydınlatmadığı için 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinin 4. fıkrası ile Yönetmelik'in 5. maddesinin 5. fıkrasına aykırı davrandığı; 2018/16374 uzlaştırma numaralı dosyada ise tanzim ettiği uzlaştırma raporunda tarafları uzlaştırma teklifinde hangi hususlarda bilgilendirdiğine dair açıklamada bulunmadığı, müzakereleri yürütme usulünü belirtmediği ve raporu taraflara imzalatmadığı ifade edilmiştir.
Yukarıda aktarıldığı üzere, sağlıklı işlemesinde kamu yararı bulunan uzlaştırma sürecinin ve bu süreçte aktif rol oynayan uzlaştırmacıların devlet denetimine tabi tutulması gerektiği izahtan varestedir.
Bununla birlikte, anılan denetimin dayanağı mevzuata ve hukuka uygun bir şekilde gerçekleştirilmesi gerektiği de açıktır.
Uzlaştırma kurumunun yargı fonksiyonuna yardımcı bir alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemi olması, dolayısıyla uzlaştırmacının yargı görevine kısmi katılımının söz konusu olması nedeniyle gerek 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinde, gerekse anılan Kanuna dayanılarak çıkarılan Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nde, uzlaştırma sürecinin, her Cumhuriyet başsavcılığı bünyesinde kurulan uzlaştırma büroları aracılığıyla koordine edileceği, bu bürolarda yeteri kadar Cumhuriyet savcısı görevlendirileceği, Cumhuriyet savcısının uzlaştırmacıya talimat verebileceği, uzlaştırma süreci sonunda soruşturma dosyalarının uzlaştırma bürosunda görevli Cumhuriyet savcıları tarafından sonuçlandırılacağı hususlarının hükme bağlandığı; anılan Kanun'a dayanılarak çıkarılan Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 45., 47., 49., 65., 67., 68. ve 70. maddelerinde de, Kanun hükmüyle uzlaştırma konusunda Cumhuriyet savcılarına verilen görev ve yetkiler doğrultusunda, uzlaştırmacılar hakkında Adalet Bakanlığınca belirlenen kriterlere istinaden denetim ve performans değerlendirmesi yaparak değerlendirme sonuçlarını kayıt altına alma ve denetim sonucunda rapor düzenleme görev ve yetkisinin Cumhuriyet savcılarına, uzlaştırmacı sicilini ve listesini tutma ve buna bağlı olarak söz konusu sicil ve listeden çıkarma yetkisinin ise Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne verildiği anlaşılmaktadır.
Buna göre, Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 49. maddesi uyarınca uzlaştırmacının performans değerlendirmeleri sonucunda yeterli bulunmadığından bahisle uzlaştırmacı sicilinden ve listesinden çıkarılabilmesi için, performansının yeterli olmadığının öncelikle ilgili Cumhuriyet savcısı tarafından, Yönetmelik'in 45., 65., 67/2, 68/1 maddeleri gereği yapılacak denetim ve performans değerlendirmesi kapsamında tespit edilmiş olması gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, söz konusu usûl işletilmeksizin, doğrudan Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünce performans değerlendirmesi yapılarak dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşıldığından, işlemde öncelikle şekil unsuru yönünden hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Öte yandan, uzlaştırmacıların denetimi ve performans değerlendirmesi sonucu tesis edilen işlemlerin, hukuka uygunluk denetimindeki ölçü normlardan kabul edilen "ölçülülük ilkesine" de uygun olması gerekmektedir. Esasında, dava konusu Yönetmelik'in 49. maddesinde de, 5271 sayılı Kanun'un öngördüğü yükümlülükleri önemli ölçüde veya sürekli yerine getirmeyen, performans değerlendirmeleri sonucunda yeterli bulunmayan uzlaştırmacıların sicilden ve listeden çıkartılacağı öngörülmüş ve ölçülülük ilkesinin gerekliliklerine vurgu yapılmıştır. Bir başka ifadeyle, bahse konu hükümden, bir performans değerlendirmesinin tek başına uzlaştırma sicili ve listesinden çıkarma müeyyidesi için yeterli olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu çerçevede, tevzi edilen uzlaştırma dosyalarında davacıya izafe edilen uzlaştırma prosedürüne aykırı davranışların uzlaştırmanın gerçekleşmemesine önemli ölçüde sebebiyet verdiği ortaya konulamadığı gibi, davacının kanunun öngördüğü yükümlülükleri sürekli ve önemli ölçüde yerine getirmediğinden söz edilemeyeceği de gözetildiğinde, tek bir performans değerlendirmesi üzerine tesis edilen ve davacının uzlaştırmacı sicilinden ve listesinden çıkartılması neticesini doğuran dava konusu işlemde ölçülülük ilkesinin gözetilmemesi nedeniyle de hukuka uyarlık görülmemektedir.
Her ne kadar, davalı idare tarafından davacının uzlaştırma dosyalarında Yönetmelik'in 29. maddesine göre taraflarla öncelikle yüz yüze görüşme yaparak uzlaşma teklifinde bulunması, bunun mümkün olmaması hâlinde sesli veya görüntülü iletişim araçlarıyla görüşmede bulunmaya başvurması gerektiğinden bahsedilmekte ise de; yukarıda hükümleri aktarılan Kanun ve Yönetmelik'te uzlaştırmacının taraflarla öncelikle yüz yüze görüşmesini gerektiren bir kuralın bulunmadığı, yüz yüze görüşmeye öncelik verilmesi tercihinin uzlaştırma müessesesinin başarıya ulaşma ihtimalini artıracağı düşüncesinden kaynaklandığı ve tavsiye niteliği arz ettiği, diğer bir anlatımla, bu önceliğe riayet edilmemesinin emredici bir kuralın ihlali ve performans düşüklüğü olarak değerlendirilemeyeceği, dolayısıyla davalı idarenin bu yöndeki tespitinin, sicilden silmeye yönelik dava konusu işlemin sebep unsurunu teşkil edemeyeceği de açıktır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 05/08/2017 tarih ve 30145 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 49. maddesinin 1. fıkrası yönünden DAVANIN REDDİNE oy birliğiyle,
2. Davacının uzlaştırmacı sicilinden ve listesinden çıkarılmasına ilişkin Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin İPTALİNE oy çokluğuyla,
3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin haklılık oranına göre yarısına karşılık gelen ... TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, diğer yarısına karşılık gelen ... TL'nin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, davacı vekilinin duruşmaya katılmadığı dikkate alınarak duruşmasız işler için belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 19/03/2024 tarihinde karar verildi.
(X)-KARŞI OY:
Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin dava konusu 49. maddesinde, uzlaştırmacı olabilmek için aranan koşulları taşımadığı hâlde sicile kaydedilen veya daha sonra bu koşulları kaybeden ya da uzlaştırma göreviyle bağdaşmayan tutum ve davranışlarda bulunan, Kanun'un öngördüğü yükümlülükleri önemli ölçüde veya sürekli yerine getirmeyen, performans değerlendirmeleri sonucunda yeterli bulunmayan, etik ilkelere aykırı davranan, yenileme eğitimini tamamlamayan uzlaştırmacının Daire Başkanlığınca sicilden ve listeden çıkarılacağı düzenlemesine yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacıya 04/06/2018-04/12/2018 tarihleri arasında tevzi edilen 5 dosyadan hiçbirinde uzlaşma sağlanamadığı için Yönetmelik’in 49. maddesi uyarınca işlem başlatıldığı, davacıya tevzi edilen 5 dosyada; öncelikle tarafları uzlaşma teklifine davet ederek yüz yüze görüşme yapmak amacıyla yer ve tarih belirlemediği, dosyaların hiçbirinde Ankara ilinde oturan taraflarla yüz yüze görüşme yapmadığı, bir kısım dosyada uzlaşma teklif formlarını taraflara imzalatıp büroya teslim etmediği, ... sayılı uzlaşma dosyasında; Yönetmelik’in 29. maddesi uyarınca taraflarla yüz yüze görüşülmesi bunun mümkün olmaması hâlinde telefon gibi sesli veya görüntülü iletişim araçlarıyla görüşülmesi gerekirken telefon yoluyla ulaşılamadığından bahisle mağdur tarafa mevzuata aykırı olarak uzlaşma teklif formunun tebligat yoluyla gönderildiği, açıklamalı tebligat çıkarılan hâllerde ayrıntılı bir bilgilendirme tutanağı düzenlenmesi gerekmesine rağmen bu hususa da riayet edilmediği, tebligata dönüş olmadığından bahisle süreci sonlandırdığı, şüpheliye ise uzlaşma teklifinde bulunmadan doğrudan müzakerelere katılmasını teklif ettiği, uzlaşma teklifine davet, uzlaşma teklifi ve uzlaştırma müzakeresi aşamalarını birbirinden ayırmadığı, ... sayılı dosyada; uzlaştırma raporunda tarafların uzlaşma teklifi esnasında hangi hususlarda bilgilendirildiğini açıklamadığı, müzakerelerin yürütülme usûlünü belirtmediği ve raporu taraflara imzalatmadan Yönetmelik’in 18. maddesine aykırı düzenlediği anlaşılmaktadır.
Öncelikle, 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesi ve 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 41. maddesinin 1. fıkrasının (g) ve (ğ) bentleri uyarınca davalı Bakanlığın; uzlaştırmacıların performanslarını Cumhuriyet savcısından ayrı olarak bizzat değerlendirerek sonucuna göre dava konusu Yönetmelik'in 49. maddesinde öngörülen yaptırımları uygulama yetkisinin bulunduğu sonucuna varılmaktadır.
Somut olayda, uzlaştırmacı olan davacının performans değerlendirmesi sonucunda tespit edilen eksiklik ve aykırılıkların, performansının düşük değerlendirilmesi için yeterli olduğu görülmektedir.
Bu itibarla, performansı yeterli görülmeyen davacının uzlaştırmacı sicilinden ve listesinden çıkarılmasına ilişkin bireysel işlemde de hukuka aykırılık bulunmadığı ve anılan işlem yönünden de davanın reddi gerektiği oyu ile Daire kararının bu kısmına katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.