Danıştay10. Daireİdare Hukuku
Danıştay 10. Daire E.2019/959 K.2023/3462
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/959
Karar No : 2023/3462
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1) ...
2) ...
**VEKİLLERİ:** Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediyesi Başkanlığı / ...
**VEKİLİ:** Av. ...
TEMYİZ EDEN
(DAVALI YANINDA MÜDAHİL) : ... Defterdarlığı Milli Emlak Dairesi Başkanlığı
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMLERİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN KONUSU : Davacılar tarafından, İzmir ili, Çiğli ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı Maliye Hazinesi'ne ait 505.00 m²'lik taşınmazın 4706 sayılı Kanun kapsamında Çiğli Belediyesi'ne devri sonucunda davacılara m²'si 600.00 TL'den toplam 303.000,00 TL olarak belirlenen rayiç bedel üzerinden tahsisen satışına ilişkin Çiğli Belediye Encümeninin ...tarih ve ... sayılı kararının bedele ilişkin kısmının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, Mahkemelerince yaptırılan keşif sonrasında düzenlenen bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın bedelinin 212.000,00 TL olarak belirlendiği, bilirkişi raporu hükme esas alınabilir nitelikte bulunarak davaya konu Belediye Encümeni kararıyla 303.000,00 TL olarak belirlenen bedelin 91.000,00 TL'lik kısmının iptaline, işlemin 212.000,00 TL'lik kısmı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacılar tarafından, hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen tutarın yüksek olduğu ileri sürülmüştür.
Davalı idare ve davalı yanında müdahil tarafından, dava konusu işlemin mevzuat hükümlerine uygun olarak tesis edildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen tutarın düşük kaldığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davacılar tarafından davalı idarenin ve idare yanında müdahilin temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmakta olup, davalı idarelerden Çiğli Belediye Başkanlığı tarafından davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup, diğer davalı idareler ile davalı yanında müdahil tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz isteminin REDDİNE,
2. Dava konusu işlemin kısmen iptaline, davanın kısmen reddine ilişkin .... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin yatıran tarafa iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın.... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 29/11/2023 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 5. maddesinin 6. fıkrasında, "Belediye ve mücavir alan sınırları içinde olup, Bakanlıkça tespit edilen Hazineye ait taşınmazlardan, 31/12/2000 tarihinden önce üzerinde yapılanma olanlar; öncelikle yapı sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerine satılmak ya da genel hükümlere göre değerlendirilmek üzere ilgili belediyelere bedelsiz olarak devredilir. Bu şekilde devredilen taşınmazlar, haczedilemez ve üzerinde üçüncü kişiler lehine herhangi bir sınırlı ayni hak tesis edilemez. Bu taşınmazlar belediyelerce öncelikle talepleri üzerine yapı sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerine, rayiç bedel üzerinden doğrudan satılır. Bu suretle yapılacak satışlarda satış bedeli, en az yüzde onu peşin ödenmek üzere beş yıla kadar taksitlendirilebilir. Taksit tutarlarına kanuni faiz oranının yarısı uygulanır. Taksitle satışa esas bedel ile taksit süresi ve sayısını belirlemeye belediyeler yetkilidir." hükmüne yer verilmiştir.
Anılan hüküm uyarınca, mülkiyeti Hazineye ait olup gerekli şartları taşıyan taşınmazların 3. kişilere satılmak üzere belediyeye devredileceği, satış bedeli olarak taşınmazın rayiç bedelinin esas alınacağı öngörülmüştür.
Hazineye ait taşınmazlar gerekli şartları taşıyan kişilere doğrudan satılabileceği gibi 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'na göre ihale suretiyle de satılabilir.
İdarenin şartları taşıyan davacıya doğrudan satış için teklif ettiği bedeli, yüksek bulması durumunda davacının satın almaya yanaşmama hakkı olduğu gibi, 2886 sayılı Kanun'da ayrıntısı düzenlenen ihale suretiyle satış esnasında idarece belirlenen muhammen bedel üzerinden de kanundan kaynaklanan şufa hakkını kullanarak taşınmazı satın alabileceği tereddütsüzdür.
Mezkur mevzuattaki düzenlemeler dikkate alındığında; doğrudan satış yöntemini kullanan İdarenin tespit ettiği bedeli fahiş bulan davacılar tarafından, idarenin bedel belirleme yöntemleri takdirinde olan konuyla ilgili dava açılarak, Mahkemece de alınan bilirkişi raporuna dayanılarak, idarenin, takdir ettiği bedelden farklı bir bedel tutarında satışa zorlanması sonucunu doğuracak şekilde hüküm kurulmasında hukuki isabet bulunmadığından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, İdare Mahkemesi kararının iptale ilişkin kısmına karşı davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kısmının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına bu yönden katılmıyorum.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/959
Karar No : 2023/3462
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1) ...
2) ...
**VEKİLLERİ:** Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediyesi Başkanlığı / ...
**VEKİLİ:** Av. ...
TEMYİZ EDEN
(DAVALI YANINDA MÜDAHİL) : ... Defterdarlığı Milli Emlak Dairesi Başkanlığı
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMLERİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN KONUSU : Davacılar tarafından, İzmir ili, Çiğli ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı Maliye Hazinesi'ne ait 505.00 m²'lik taşınmazın 4706 sayılı Kanun kapsamında Çiğli Belediyesi'ne devri sonucunda davacılara m²'si 600.00 TL'den toplam 303.000,00 TL olarak belirlenen rayiç bedel üzerinden tahsisen satışına ilişkin Çiğli Belediye Encümeninin ...tarih ve ... sayılı kararının bedele ilişkin kısmının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, Mahkemelerince yaptırılan keşif sonrasında düzenlenen bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın bedelinin 212.000,00 TL olarak belirlendiği, bilirkişi raporu hükme esas alınabilir nitelikte bulunarak davaya konu Belediye Encümeni kararıyla 303.000,00 TL olarak belirlenen bedelin 91.000,00 TL'lik kısmının iptaline, işlemin 212.000,00 TL'lik kısmı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacılar tarafından, hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen tutarın yüksek olduğu ileri sürülmüştür.
Davalı idare ve davalı yanında müdahil tarafından, dava konusu işlemin mevzuat hükümlerine uygun olarak tesis edildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen tutarın düşük kaldığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davacılar tarafından davalı idarenin ve idare yanında müdahilin temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmakta olup, davalı idarelerden Çiğli Belediye Başkanlığı tarafından davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup, diğer davalı idareler ile davalı yanında müdahil tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz isteminin REDDİNE,
2. Dava konusu işlemin kısmen iptaline, davanın kısmen reddine ilişkin .... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin yatıran tarafa iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın.... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 29/11/2023 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 5. maddesinin 6. fıkrasında, "Belediye ve mücavir alan sınırları içinde olup, Bakanlıkça tespit edilen Hazineye ait taşınmazlardan, 31/12/2000 tarihinden önce üzerinde yapılanma olanlar; öncelikle yapı sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerine satılmak ya da genel hükümlere göre değerlendirilmek üzere ilgili belediyelere bedelsiz olarak devredilir. Bu şekilde devredilen taşınmazlar, haczedilemez ve üzerinde üçüncü kişiler lehine herhangi bir sınırlı ayni hak tesis edilemez. Bu taşınmazlar belediyelerce öncelikle talepleri üzerine yapı sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerine, rayiç bedel üzerinden doğrudan satılır. Bu suretle yapılacak satışlarda satış bedeli, en az yüzde onu peşin ödenmek üzere beş yıla kadar taksitlendirilebilir. Taksit tutarlarına kanuni faiz oranının yarısı uygulanır. Taksitle satışa esas bedel ile taksit süresi ve sayısını belirlemeye belediyeler yetkilidir." hükmüne yer verilmiştir.
Anılan hüküm uyarınca, mülkiyeti Hazineye ait olup gerekli şartları taşıyan taşınmazların 3. kişilere satılmak üzere belediyeye devredileceği, satış bedeli olarak taşınmazın rayiç bedelinin esas alınacağı öngörülmüştür.
Hazineye ait taşınmazlar gerekli şartları taşıyan kişilere doğrudan satılabileceği gibi 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'na göre ihale suretiyle de satılabilir.
İdarenin şartları taşıyan davacıya doğrudan satış için teklif ettiği bedeli, yüksek bulması durumunda davacının satın almaya yanaşmama hakkı olduğu gibi, 2886 sayılı Kanun'da ayrıntısı düzenlenen ihale suretiyle satış esnasında idarece belirlenen muhammen bedel üzerinden de kanundan kaynaklanan şufa hakkını kullanarak taşınmazı satın alabileceği tereddütsüzdür.
Mezkur mevzuattaki düzenlemeler dikkate alındığında; doğrudan satış yöntemini kullanan İdarenin tespit ettiği bedeli fahiş bulan davacılar tarafından, idarenin bedel belirleme yöntemleri takdirinde olan konuyla ilgili dava açılarak, Mahkemece de alınan bilirkişi raporuna dayanılarak, idarenin, takdir ettiği bedelden farklı bir bedel tutarında satışa zorlanması sonucunu doğuracak şekilde hüküm kurulmasında hukuki isabet bulunmadığından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, İdare Mahkemesi kararının iptale ilişkin kısmına karşı davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kısmının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına bu yönden katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.