‹ Ana sayfa
Danıştay 10. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 10. Daire E.2019/8504 K.2023/1043

Esas No: 2019/8504 · Karar No: 2023/1043 · Karar Tarihi: 08.03.2023
Özet: Uyuşmazlık, Mardin Valiliği’nin 5233 sayılı Kanun kapsamında idareye yapılan tazminat başvurusu reddine ilişkin zarı tespit işleminin iptali yönündeki davacı talebidir. Mahkeme, davacıya ait muvafakatın vazgeçilmesinin hukuki geçirgenliğini kabul ederek tazminatın sadece davacı kişiye ödenmesini ve kararının düzenlenmesini hükme bağlamıştır.
T.C. DANIŞTAY ONUNCU DAİRE
Esas No: 2019/8504
Karar No: 2023/1043

KARARIN DÜZELTİLMESİNİ
İSTEYEN (DAVALI): ... Valiliği / ...

VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI): ...

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN_KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına dair Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 04/12/2018 tarih ve E:2014/4281, K:2018/8053 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Mardin ili, Mazıdağı ilçesi, ... köyünden yaşanan terör olayları sebebiyle göç ettiğinden bahisle oluşan zararının 5233 sayılı Kanun kapsamında tazmin edilmesi istemiyle idareye yapılan başvurunun reddine ilişkin Mardin Valiliği 1 No'lu Zarar Tespit Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince; her ne kadar Mahkemelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, kendi adına tapuda kayıtlı herhangi bir malvarlığı bulunmayan davacının 5233 sayılı Kanun kapsamındaki tazminat başvurusu değerlendirilirken oğlu ... tarafından verilmiş olan muvafakat dikkate alınarak, anılan kişi adına kayıtlı taşınmazların da tazminat miktarının hesabına dahil edilmesi gerektiği belirtilmiş ise de, bu kararın gereğinin yerine getirilmesi süreci içerisinde daha önce muvafakatı bulunan ...'nın muvafakatten vazgeçerek kendi hissesine ilişkin ödemelerin babası yerine kendisine yapılması talebinde bulunduğunun görüldüğü, bu talebin davalı idarece dikkate alınmasının zaruret olduğu, zira muvafakat edilen hususa ilişkin ödeme yapılmadığı sürece muvafakatten vazgeçilmesinin hukuken mümkün olduğu, bu durumda, daha önce verilen muvafakatten vazgeçilmesi nedeniyle davacıya ödenecek tazminat miktarının yalnızca kendisine ait malvarlığı üzerinden hesaplanması gerektiğinden ve davacıya ait herhangi bir malvarlığı bulunmadığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Daire kararının özeti: Davacının temyiz başvurusu üzerine Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesince, davacının muvafakatname veren diğer oğlu ...'nın kendi adına yaptığı başvurusunun reddedilme sebebi, tespit edilen mal varlığının sahibinin babası Şehmus Kaya olması olduğundan, davacının 5233 sayılı Kanun kapsamında yaptığı başvuruda, tapu kayıtları her ne kadar oğulları adına tescil edilmiş olsa da muvafakatnamesini geri alan ... dışında diğer oğlu olan ...'nın muvafakatnamesi dikkate alınarak zararının tazmin edilmesi gerekirken, bu husus dikkate alınmadan tesis edilen işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

KARAR DÜZELTME
TALEP_EDENİN_İDDİALARI: Davalı idare tarafından, muvafakatın geri alındığı, geri alınan muvafakate dayanılarak tazminat kararı verilemeyeceği ileri sürülerek Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...

DÜŞÜNCESİ: Karar düzeltme isteminin kabulü ile İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 26/1. maddesi gereği Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmü gereği, karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 04/12/2018 tarih ve E:2014/4281, K:2018/8053 sayılı kararı kaldırılarak uyuşmazlık yeniden incelendi:

İNCELEME VE

GEREKÇE:
MADDİ

OLAY:
Dava, davacı tarafından, Mardin ili, Mazıdağı ilçesi, ... köyünden yaşanan terör olayları sebebiyle göç ettiğinden bahisle oluşan zararının 5233 sayılı Kanun kapsamında tazmin edilmesi istemiyle idareye yapılan başvurunun reddine ilişkin Mardin Valiliği 1 No'lu Zarar Tespit Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik" başlıklı 26. maddesinde, "1. Dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik ve niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar; gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde, idarenin mirasçıları aleyhine takibi yenilemesine kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verilir. Dört ay içinde yenileme dilekçesi verilmemiş ise, varsa yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalır. 2. Yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir..." hükümlerine yer verilmiştir.

2577 sayılı Kanun'un 26. maddesinin "yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal olunur" hükmünden kastedilen münhasıran ölenin şahsına sıkı sıkıya bağlı olan, başkalarına devir ve temliki veya miras yoluyla intikali mümkün olmayan haklarla ilgili davalardır. Bunun dışında, Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca, ölene ait bulunan bütün haklar, mallar ve borçlar mirasçılara geçeceğinden, dava açılmakla mameleki niteliğe dönüşen haklar da ölenin malvarlığının bir bölümünü oluşturacağından, açılmış bulunan bu tür davaları ölenin mirasçılarının takip etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava dosyasının ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davacı ...'nın, Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 04/12/2018 tarih ve E:2014/4281, K:2018/8053 sayılı kararından sonra 15/08/2020 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda; İdare Mahkemesince, davacının vefat etmiş olduğu ve uyuşmazlığın yalnız öleni ilgilendiren bir dava niteliğinde bulunmadığı gözetilerek, 2577 sayılı Kanun'un 26. maddesinin birinci fıkrası uyarınca davayı takip hakkı kendisine geçen mirasçıların başvurmasına kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 26. maddesinin uygulanmasını teminen, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
2. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 08/03/2023 tarihinde kesin olarak oy çokluğuyla karar verildi.

(X) - KARŞI OY:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 26. maddesinde, dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar, gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde, idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar, dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verileceği, yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçelerin iptal edileceği, dosyanın işlemden kaldırılmasına dair kararların diğer tarafa tebliğ edileceği kurala bağlanmıştır.

UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacının, karar düzeltme aşamasında, 15/08/2020 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığından, yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca varsa davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar dosyanın işlemden kaldırılması gerektiği kuşkusuz ise de, karar düzeltme incelemesine konu dosyanın tekemmülü sağlandıktan, dolayısıyla dosya karar düzeltme incelemesi yapılabilecek hale geldikten sonra davacının vefat ettiği görülmekte olup; dosya işlemden kaldırıldıktan sonra varsa davayı takip hakları kendisine geçenin dosyanın işleme konulması talebiyle başvurması halinde yargılama safahatının geriye götürülmeyip kaldığı yerden devamının sağlanması, yargılama süresinin gereksiz uzatılmaması ve usul ekonomisi yönlerinden adil yargılanma hakkına daha uygun düşeceğinden Dairemizce bu aşamada karar düzeltme incelemesi yapılarak gerekli olan kararın verilmesi ve davacı yönünden de 2577 sayılı Kanun'un 26. maddesi hükümlerinin bu kararın tebliğ safahatına yönelik olarak uygulanmak üzere dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği oyuyla karar düzeltme isteminin salt davacının ölümü nedeniyle kabul edilerek temyize konu kararın bozulması yönündeki çoğunluk kararına katılmıyorum.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?