‹ Ana sayfa
Danıştay10. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 10. Daire E.2019/7388 K.2023/1094

Esas No: 2019/7388 · Karar No: 2023/1094 · Karar Tarihi: 09.03.2023
T.C. DANIŞTAY
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/7388
Karar No : 2023/1094

KARAR DÜZELTME İSTEMİNDE
BULUNAN (DAVALI) : ... Valiliği / ADANA

VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1-...

2- ...

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının onanmasına dair Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 25/12/2018 tarih ve E:2016/7093, K:2018/8462 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacıların oğlu ...'ın 15/06/2014 tarihinde, Adana ili, Seyhan ilçesi, ... mahallesinde meydana gelen olaylar sırasında vurularak öldürülmesi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararların 5233 sayılı Kanun uyarınca tazmini istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Adana Valiliği 1 No'lu Zarar Tespit Komisyonu kararının iptali ile her davacı için 1.000,00 TL olmak üzere toplam 2.000,00 TL maddi tazminatın, idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davalı idarece, davacıların oğlu ...'ın vurulduğu gün yapılan izinsiz gösterinin niteliğinin (terör örğütü ile bağlantılı olup olmadığı, terör olayı olup olmadığı vs.) ne olduğunun ve davacıların oğlu ...'ın söz konusu izinsiz gösterilere aktif olarak katılan mı, yoksa gösterinin yapıldığı sokakta bulunan mı olduğunun olayla ilgili Emniyet biriminde, Savcılık aşamasında ve davacıların oğlu ...'ın ölümünden dolayı açılan dava aşamasında toplanan tüm bilgi ve belgeler değerlendirilip ona göre işlem tesis edilmesi gerekirken, salt olay ile ilgili soruşturmanın Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliğince yürütüldüğü, dolayısıyla olayın Kanun kapsamında olup olmadığını destekleyen bilgi ve belgeye ulaşılamadığı, bilgi ve belge eksikliği bulunduğu gerekçesiyle davacıların başvurusunun reddedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; maddi tazminat yönünden, dava konusu işlemin iptal edilmesi üzerine, davacıların oğlunun ölümü nedeniyle oluşan zarar konusunda mevzuat ile getirilen usul ve esaslar ile yukarıda yer verilen açıklamalar ışığında davalı idarece gerekli araştırma yapılıp, davacıların oğlunun ölümünün 5233 sayılı Kanun kapsamında olup olmadığı hususunun incelenmesinden sonra davacıların bu olay nedeni ile uğradıkları zararın miktarı net olarak belirleneceğinden, tazminat isteminin bu aşamada kabulüne hukuken olanak bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, tazminat talebinin ise reddine karar verilmiştir.

Daire kararının özeti: Davalının temyiz başvurusu üzerine Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 25/12/2018 tarih ve E:2016/7093, K:2018/8462 sayılı kararıyla, hukuk ve usule uygun bulunan temyize konu kararın onanmasına karar verilmiştir.

KARAR_DÜZELTME
TALEP_EDENİN_İDDİALARI : Davalı tarafından, iptal kararı üzerine davacıların yeniden Valiliğe başvuru yaptıkları, mahkeme kararı gereği yerine getirilerek araştırma yapılmasının ardından Komisyonca yeniden başvurunun reddine karar verildiği, ret kararına karşı da dava yoluna gidildiği, Mahkemece işlem yönünden iptal, tamzinat yönünden karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesinin ardından, idarece mahkeme kararının uygulanarak 5233 sayılı Kanun uyarınca tazminat ödendiği, ancak mahkeme kararına karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verildiği, mahkemelerce olayın maddi ve hukuki çerçevesi hususunda resen araştırma yapılmaksızın karar verildiği, olayda adı geçen polislerle ilgili kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, Ağır Ceza Mahkemesi dosyasında birçok tanık beyanında müteveffanın eylemlere bilerek ve isteyerek katıldığı yönünde ifadelerin olduğu, müteveffanın olaylara aktif katılan olup olmadığı yönünde yapılan değerlendimede, sadece mahkeme veya savcılıkça yapılan değerlendirmenin dikkate alınmasının hatalı olduğu, olayın oluş şekli ve tanık beyanlarının da dikkate alınması gerektiği ileri sürülmüştür.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...

DÜŞÜNCESİ : Karar düzeltme isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 25/12/2018 tarih ve E:2016/7093, K:2018/8462 sayılı kararı kaldırılarak davalının temyiz istemi yeniden incelendi:

İNCELEME VE

GEREKÇE:
MADDİ

OLAY:
Olayla ilgili olarak Adana Valiliğince düzenlenen 07/07/2014 tarihli fezleke ve ekleri, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca olay yerinde görevli güvenlik güçleri hakkında yürütülen hazırlık soruşturmasına ilişkin dosya, suça sürüklenen çocuk S.A. hakkında açılan kamu davasına ilişkin dosya ile işbu dava dosyasının birlikte incelenmesinden;
- Adana ili, Seyhan ilçesi, ... mahallesinde ikamet eden davacıların oğlunun (14 yaş), 15/06/2014 tarihinde, arkadaşıyla birlikte top oynamak için dışarı çıktığı, dönerken ... mahallesinde devam eden izinsiz gösterilere katılarak eylemci grupla birlikte güvenlik güçlerine taş attığı, ayrıca göstericiler tarafından havai fişek, ses bombası, molotof kokteyli, parça tesirli bomba, pompalı tüfek ve tabanca kullanıldığı, olay yerinde görevlendirilen güvenlik güçlerinin (109 personel) izinsiz gösteri yapan gruba TOMA tabir edilen zırhlı toplumsal olaylara müdahale araçları ile su sıkma, yaya birlikler aracılığıyla ses, ışık ve gaz fişeği atma, savunma tüfeği kullanma suretiyle göstericilere müdahale ettiği,
- Saat 17.25 sularında 20067. Sokakta meydana gelen patlama ve silah sesleri sonrası bir çocuğun yerde yaralı halde olduğunun çevrede bulunanlarca polise ve 112 acil hattına yapılan ihbarlarla bildirilmesi üzerine Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan olay yeri ve otopsi incelemesinde, cesedin bulunduğu yerin 1 metre önünde gaz kapsülünün bulunduğunun, cesedin davacıların oğlu ...'a ait olduğunun tespit edildiği,
- Olay yerindeki kamera kayıtlarının izlenmesi üzerine ... İl Emniyet Müdürlüğünce hazırlanan 16/06/2014 tarihli Görüntü Kayıtları İzleme ve Çözüm Tutanağında, PKK/KCK terör örgütünün yapmış olduğu eylem çağrıları sonrası 15/06/2014 tarihinde ... mahallesinde izinsiz gösteriler düzenlendiği, bazı eylemcilerin yüzlerinin puşi tabir edilen örtü ile kapatıldığı ve üzerlerinde PKK/KCK terör örgütünün gençlik yapılanması Yurtsever Devrimci Gençlik Hareketi (YDG-H) ibareli tişörtler bulunduğu, saat 17.22.16'da terör örgütü yandaşlarının bulunduğu 20067. Sokakta bir patlama meydana geldiği hususlarına yer verildiği,
- Olay sonrası ifadesi alınan gizli tanık tarafından, çocuk S.A.'yı, olay yerinden elinde bir av tüfeği ile uzaklaşırken gördüğünün beyan edildiği,
- Olayla ilgili olarak güvenlik güçleri ve suça sürüklenen çocuk S.A. hakkında
yürütülen soruşturma kapsamında (Soruşturma No: ...) bilirkişiliğine başvurulan Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulunun ... tarihli ve ... sayılı raporunda, davacıların oğlunun "ateşli silah yaralanmasına bağlı kafatası ve yüz kemik kırıkları ile birlikte beyin kanaması ve beyin doku harabiyeti" sonucu hayatını kaybettiği, müteveffanın sağ eli avuç içi ile yerde bulunan gaz kapsülü üzerinde "antimon" isimli maddenin tespit edildiği, davacılar yakınının ölümüne neden olan kafa travmasının "yüksek kinetik enerjili harp silahı" veya "kapsülünde domdom kurşunu bulunan av tüfeği" ile bitişik, bitişiğe yakın veya yakın ateş mesafesinden ateş edilmesi ile meydana gelebileceği, gaz fişeği kapsülünün çarpması, molotof kokteyli, kesici-delici alet ve kısa namlulu silahlarla gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığı hususlarının mütalaa olunduğu,
- Toplumsal olay ve gösteriler sırasında görevli bulunan güvenlik güçleri hakkında "kasten öldürme" suçundan yapılan hazırlık soruşturması sonucunda, olay yerini görüntüleyen kamera kayıtlarından, maktule yakın polis memurlarından yalnızca birisinin elinde gaz tüfeği bulunduğunun, bu polis ile maktul arasındaki mesafenin asgari 30 metre olduğunun, dolayısıyla bu polisin elindeki gaz tüfeğinden yapılan atışların maktulde meydana gelen ağır tahribatı yapamayacağının Adli Tıp Kurumu raporuyla anlaşıldığı, ayrıca ölüm olayının suça sürüklenen çocuk S.A.'nın av tüfeğiyle ateş etmesi sonucu meydana geldiği kanaatiyle çocuk hakkında kamu davası açıldığı gerekçesiyle güvenlik güçleri hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği,
- Suça sürüklenen çocuk S.A. hakkında "çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan açılan kamu davası sonucunda ise, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararıyla, "toplumsal olay ve izinsiz gösteriler sırasında meydana gelen ölüm olayına yönelik suçlamayı suça sürüklenen çocuğun kabul etmediği, görgü tanıklarının olay yerinde yoğun bir patlama ve akabinde parlama gördüklerini, sesin tüfek sesinden daha yüksek ve farklı olduğunu, suça sürüklenen çocuğu olay yerinde görmediklerini beyan ettikleri, gizli tanığın beyanı ile diğer tanıkların beyanlarının uyuşmadığı, ... alınan kriminal raporlar ve otopsi raporuna göre maktulün vücudunda ateşli silah yanma ürünleri veya kalıntılarına rastlanmadığı, maktulün sağ el avuç içi ve üstünden alınan svaplarda antimon bulunduğu, maktulün 1 metre ilerisinde bulunan gaz kapsülünde de antimon mevcut olduğu, ancak bu plastik parça üzerinde patlayıcı madde kalıntısına rastlanmadığı, maktulün kıyafetlerinde mermi deliği giriş veya çıkışı bulunmadığı, tişörtünün arka tarafındaki deliğin etrafında atış artığı olmadığı, kriminal rapora göre delik etrafında atış artıklarının bulunmaması nedeniyle deliğin mermi deliği olması halinde atışın uzak atış mesafesinden yapıldığının veya mermi çıkış deliği olduğunun veya deliğin mermi deliği olmadığının anlaşılabileceğinin belirtildiği, maktulün baş kısmına isabet aldığı, ancak başında yaranın olduğu yerde ve çevresinde mermi giriş-çıkış deliği olmadığı gibi antimona rastlanmadığı, alınan raporlara göre bitişik veya yakın mesafeden domdom kurşunu atılan tüfek ile atış yapılması halinde maktulde ölüme sebebiyet veren bu yaralanmanın meydana gelebileceği, ancak yine raporlara göre bitişik veya yakın atışta yaralanma bölgesinde atış artığının bulunmasının gerektiği, ... suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde elinde tüfek ile maktulün vurulduğu sokakta görüldüğüne dair sadece gizli tanık beyanının bulunduğu, başka hiçbir delil ile desteklenmeyen, hatta diğer tanık beyanları ile çelişki arz eden gizli tanık beyanının tek başına hükme esas alınamayacağı, bu durumda çocuğun müsnet suçu işlediğine dair başkaca her türlü şüpheden arınmış, kesin ve mahkumiyete yeterli delil elde edilemediği, maktulün ne tür bir silahla vurulduğunun kesin olarak tespit edilemediği gibi yaralanmanın olduğu bölgede atış artığına rastlanmaması sebebiyle olayda tüfek kullanılıp kullanılmadığının dahi netlik kazanmadığı, sonuç itibarıyla üzerine atılı bulunan suçu işlediğinin sabit olmadığı" gerekçesiyle beraatine karar verildiği ve anılan kararın Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararıyla onanmak suretiyle aynı tarihte kesinleştiği,
- Davacılar tarafından; oğullarının Adana ili, Seyhan ilçesi, ... mahallesinde meydana gelen olaylar sırasında vurularak öldürülmesi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararların 5233 sayılı Kanun uyarınca tazmini istemiyle 14/08/2014 tarihinde yapılan başvurunun, bilgi ve belge eksikliği bulunduğundan bahisle reddi üzerine bakılan davanın açıldığı,
anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun'un 2. maddesinin 1. fıkrasında, "Bu Kanun, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamına giren eylemler veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddi zararlarının sulhen karşılanması hakkındaki esas ve usullere ilişkin hükümleri kapsar." hükümüne yer verilmiştir.

Anılan Kanun'a dayanılarak çıkarılan Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Yönetmelik'in 2. maddesinin 1. fıkrasında da, "Bu Yönetmelik; 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamına giren eylemler veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddi zararlarının sulhen karşılanmasına dair esas ve usulleri kapsar." kuralı yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacıların oğlunun, 15/06/2014 tarihinde, Adana ili, Seyhan ilçesi, ... mahallesinde meydana gelen olaylar sırasında "ateşli silah yaralanmasına bağlı kafatası ve yüz kemik kırıkları ile birlikte beyin kanaması ve beyin doku harabiyeti" sonucu hayatını kaybettiği sabittir.

Uyuşmazlık, davacıların oğlu ...'ın vefatının, "terör eylemi" veya "terörle mücadele kapsamında yürütülen idari faaliyetler" nedeniyle meydana gelip gelmediği, dolayısıyla davalı idarenin 5233 sayılı Kanun uyarınca tazmin yükümlülüğü bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Başka bir ifadeyle, uyuşmazlığın çözümü, davacıların yakınının vefat etmesine neden olan olayların hukuki nitelendirmesine bağlı bulunmaktadır.

Dava konusu olaya ilişkin bilgi ve belgelerin incelenmesinden; her ne kadar ... İl Emniyet Müdürlüğünce hazırlanan Görüntü Kayıtları İzleme ve Çözüm Tutanağında, eylemlerin "terör örgütünün çağrısı üzerine" gerçekleştirildiği belirtilmiş ise de; ... Cumhuriyet Başsavcılığınca olayla ilgili olarak yürütülen hazırlık soruşturmasına ilişkin dosya ile suça sürüklenen çocuk S.A. hakkında açılan kamu davası sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesince verilen ve kesinleşen karar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, olayların "terör eylemi" niteliğinde olmadığı, Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianame ve verilen kovuşturmaya yer olmadığı yolundaki karar ile ... Ağır Ceza Mahkemesinin beraat kararında belirtildiği üzere, "izinsiz gösteri ve toplumsal olay" mahiyetinde bulunduğu; bu haliyle davacıların uğradığı zararın, terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle uğranılan zararların tazminini içeren 5233 sayılı Kanun kapsamında yer almadığı sonucuna varılmıştır.

Öte yandan, olayla ilgili olarak yürütülen hazırlık soruşturması kapsamında düzenlenen Adli Tıp Kurumu raporu ile güvenlik güçleri hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığı yolundaki kararın gerekçesi birlikte irdelendiğinde, davacılar yakınının ölümüne neden olan atışın güvenlik güçleri tarafından da gerçekleştirilmediği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, davacıların zararının idari faaliyet sonucu meydana gelmediği de açıktır.

Bu itibarla, davacıların başvurusunu, bilgi ve belge eksikliği bulunduğundan bahisle reddeden dava konusu işlemde sonucu itibarıyla hukuka aykırılık, işlemi iptal eden İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin KABULÜNE,
2. Dava konusu işlemin iptaline, maddi tazminat talebinin reddine ilişkin ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 09/03/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?