‹ Ana sayfa
Danıştay10. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 10. Daire E.2019/5500 K.2022/4623

Esas No: 2019/5500 · Karar No: 2022/4623 · Karar Tarihi: 20.10.2022
Özet: (1) Uyuşmazlık, Ankara Dr. Nafiz Körez Sincan Devlet Hastanesinde doğum sırasında idarenin hizmet kusurunun bebeğin %96 oranında özürlülükle doğmasına yol açtığı gerekçesiyle davacılar tarafından talep edilen tazminat (maddi ve manevi) miktarlarından oluşur. (2) Mahkeme, istinaf ve temyiz başvurularını reddederek davacıların talebine “reddi” karar verdi ve öngörülen tazminatları ödemeyi kabul etmedi.
T.C. DANIŞTAY ONUNCU DAİRE
Esas No: 2019/5500
Karar No: 2022/4623

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- …
2- …
3- …
4- …

VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI): … Bakanlığı / ANKARA
(… Hastaneleri Kurumu)

VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN_KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

DAVANIN KONUSU: Davacılar tarafından, Ankara Dr. Nafiz Körez Sincan Devlet Hastanesi'nde doğum sırasında idarenin hizmet kusuru nedeniyle bebek … 'in %96 oranında özürlü doğmasına sebebiyet verildiğinden bahisle uğranıldığı öne sürülen zararların karşılığı olarak … için 8.000,00 TL maddi, 250.000,00 TL manevi; … ve … için ayrı ayrı 1.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi ve … için 50.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

YARGILAMA SÜRECİ:
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu kararının hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle davacıların istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacılar tarafından, doğumun aşamalarında ve doğum sırasında davalı idare çalışanlarının ağır kusurlarının bulunduğu, doğumun gerçekleşmeye başladığı defalarca söylenmesine rağmen sancı odasında beklemesi gerektiğinin söylendiği yanlış komutlarla bebeğin hazneye sıkışarak engelli kalmasına neden olunduğu, belindeki rahatsızlıktan dolayı sezeryan ile doğumun zaruri olmasına rağmen normal yol ile doğum yapıldığı, doğum öncesi düzenli şekilde yapılan kontrollerde bebeğin sağlıklı olduğunun bildirildiği, bebeğin engelinin kan uyuşmazlığından kaynaklanmadığı, sarılıktan ya da genetik bir rahatsızlıktan kaynaklanmadığı, engel oranına ilişkin raporun da bu durumu ortaya koyduğu, doğum sonrası taburcu edilmeyip bebekteki araz tespit edilebilseydi erken teşhis ve tedavi ile bugünkü durumundan daha ileri bir seviyede yaşamını sürdürüyor olacağı, savcılıkça verilen takipsizlik kararının hükme dayanak olarak kabul edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğu, yerel mahkemenin iddiaları karşılamayarak gerekçeden yoksun bir karar verdiği iddialarıyla temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'na Ekli (I) sayılı cetvelde yer aldığı cihetle 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 2/1-ç ve 6/1 maddeleri uyarınca taraf sıfatını haiz bulunduğundan bakılan davada hasım mevkiine alınan Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumunun, 25/08/2017 tarih ve 30165 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 203/1-ğ maddesi ile 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'na Ekli (I) sayılı cetvelden çıkartılarak anılan Kanun Hükmünde Kararname'nin 184. maddesi ile Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü adıyla Sağlık Bakanlığının hizmet birimi olarak teşkilatlandırıldığı anlaşıldığından, dosya Sağlık Bakanlığı husumetiyle ele alınıp, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacıların duruşma istemi de yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin REDDİNE,
2. Davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 20/10/2022 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?