Danıştay10. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 10. Daire E.2019/476 K.2023/5751
Özet: 1) Oğulunun askerliğe giderken koğuş binasından atlayarak intihar etmesi nedeniyle kararnamenin bozulmasını ve tazminat talebinin temyiz edildiği. 2) Mahkeme, Bölge İdare Mahkemesi kararını kısmen kabul ederek, maddi tazminat talebini onaylarken manevi tazminat talebini bozalayıp, yeniden karar için dosyayı mahkemeye göndermeye karar verdi.
T.C. DANIŞTAY ONUNCU DAİRE
Esas No: 2019/476
Karar No: 2023/5751
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- …
2- …
VEKİLLERİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Bakanlığı / …
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN_KONUSU: …Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, oğulları …'ün Muğla ili, … Komutanlığı emrinde er olarak askerliğini yapmakta iken 08/12/2013 tarihinde vefat ettiğinden bahisle olayda idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek uğradıkları iddia edilen zararlarına karşılık şimdilik ayrı ayrı 25.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 150.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu olayda, müteveffanın kendi iradesi ile koğuş binasının üçüncü katından atlayarak intihar etmesi suretiyle vefat ettiği, zararlı sonucu doğuran eylem ile hizmet arasında illiyet bağının bulunmadığı, davalı idarenin herhangi bir hizmet kusurunun ya da kusursuz sorumluluk şartlarının mevcut olmadığı, dava konusu olayda idareye yüklenebilecek hukuki bir sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesince davacıların istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI: Davacılar tarafından; yakınlarının ölümüne ilişkin etkin bir soruşturma yürütülmediği, olayda ihmali olan personel olup olmadığının araştırılmadığı, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
MADDİ
OLAY:
Dosyanın incelenmesinden; davacıların oğlu …'ün, Muğla ili, … Komutanlığı emrinde er olarak askerliğini yapmakta iken 08/12/2013 tarihinde koğuş binasının üçüncü katından aşağı düşmesi sonucu vefat ettiği, Muğla Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 23/01/2014 tarihli otopsi raporunda; Antalya Kimya İhtisas Dairesi Toksikoloji Tetkik Şubesinin … tarih ve … sayılı raporunda, müteveffanın kanında alkol (etil ve metil alkol) tespit edilemediğinin, sistematiklerindeki uyutucu-uyuşturucu maddelerin tespit edilmediğinin, 10,39 mg/ml ilaç etken maddesi Naproxen tespit edildiğinin, idrarda sistematiklerindeki uyutucu-uyuşturucu maddelerden esrar etken maddesi olan Tetrahydrocannabinol-11-COOH tespit edildiğinin, ilaç etken maddeleri olan Naproxen ve Theophylline tespit edildiğinin yazılı olduğunun, şahsın yüksekten düşmeye bağlı kafatası kırıkları ve beraberindeki yaygın beyin harabiyeti ile yaygın subaraknoid kanamalar nedeniyle ölmüş olduğunun, ölümü üzerinde etkili başkaca bir nedenin tespit edilemediğinin belirtildiği, davacılar tarafından dava konusu olayın meydana gelmesinde sorumluluğunun bulunduğundan bahisle uğradıkları iddia edilen maddi ve manevi zararlarının karşılanması istemiyle davalı idareye başvurulduğu, idarece başvurunun zımnen reddi üzerine şimdilik ayrı ayrı 25.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 150.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde; idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
A) Bölge İdare Mahkemesi Kararının, İdare Mahkemesi Kararının Maddi Tazminat İstemlerinin Reddine İlişkin Kısmına Karşı Davacılar Tarafından Yapılan İstinaf Başvurusunun Reddine Dair Kısmının İncelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, İdare Mahkemesi kararının maddi tazminat istemlerinin reddine ilişkin kısmına karşı davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
B) Bölge İdare Mahkemesi Kararının, İdare Mahkemesi Kararının Manevi Tazminat İstemlerinin Reddine İlişkin Kısmına Karşı Davacılar Tarafından Yapılan İstinaf Başvurusunun Reddine Dair Kısmının İncelenmesi:
Manevi zarar; kişinin fizik yapısının ve iç huzurunun bozulmasını, yaşama gücünün ve sevincinin azalmasını, kişilik haklarının zedelenmesini, şeref ve haysiyetinin rencide edilmesini, ölüm veya uğranılan diğer cismani zarar nedeniyle duyulan acı ve ızdırabı, kişinin günlük yaşamını zorlaştıran belli ağırlıktaki her türlü üzüntü ve sıkıntıyı ifade etmektedir. Kendisinin veya yakınlarının uğradığı tecavüz, saldırı veya meydana gelen bir ölüm olayı sonucunda; fiziki veya manevi acılar duyan, ruhsal dengesi bozulan, yaşama sevinci azalan kişinin manevi yönden zarara uğramış olduğu kabul edilmektedir.
Manevi tazminat, kişinin mal varlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlamaktadır. Tam yargı davalarının ve manevi tazminatın belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının; zararın ve varsa idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı olacak şekilde belirlenmesi, bununla birlikte olayın meydana geliş şekli, idari faaliyetin niteliği ve idarenin sorumluluk sebebi gözetilerek hakkaniyet ölçüsünü aşmaması gerekmektedir.
Bakılan uyuşmazlıkta, her ne kadar davacıların çocuğunun vefat etmesi ile idarenin eylemi veya hizmeti arasında uygun illiyet bağı bulunmasa da, davacıların, oğullarının askerlik görevini ifa ettiği sırada koğuş binasının 3. katından atlayarak intihar etmesi sonucu mu vefat ettiği hususunda ömür boyu şüphe duyacakları ve bu durumun da davacılar da elem ve üzüntüye yol açacağı kuşkusuzdur.
Bu itibarla; davacıların uğradıkları manevi zararın karşılanması gerekmekte olup, manevi tazminat istemleri yönünden davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının maddi tazminat istemleri yönünden ONANMASINA, manevi tazminat istemleri yönünden BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 18/10/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2019/476
Karar No: 2023/5751
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- …
2- …
VEKİLLERİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Bakanlığı / …
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN_KONUSU: …Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, oğulları …'ün Muğla ili, … Komutanlığı emrinde er olarak askerliğini yapmakta iken 08/12/2013 tarihinde vefat ettiğinden bahisle olayda idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek uğradıkları iddia edilen zararlarına karşılık şimdilik ayrı ayrı 25.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 150.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu olayda, müteveffanın kendi iradesi ile koğuş binasının üçüncü katından atlayarak intihar etmesi suretiyle vefat ettiği, zararlı sonucu doğuran eylem ile hizmet arasında illiyet bağının bulunmadığı, davalı idarenin herhangi bir hizmet kusurunun ya da kusursuz sorumluluk şartlarının mevcut olmadığı, dava konusu olayda idareye yüklenebilecek hukuki bir sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesince davacıların istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI: Davacılar tarafından; yakınlarının ölümüne ilişkin etkin bir soruşturma yürütülmediği, olayda ihmali olan personel olup olmadığının araştırılmadığı, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
MADDİ
OLAY:
Dosyanın incelenmesinden; davacıların oğlu …'ün, Muğla ili, … Komutanlığı emrinde er olarak askerliğini yapmakta iken 08/12/2013 tarihinde koğuş binasının üçüncü katından aşağı düşmesi sonucu vefat ettiği, Muğla Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 23/01/2014 tarihli otopsi raporunda; Antalya Kimya İhtisas Dairesi Toksikoloji Tetkik Şubesinin … tarih ve … sayılı raporunda, müteveffanın kanında alkol (etil ve metil alkol) tespit edilemediğinin, sistematiklerindeki uyutucu-uyuşturucu maddelerin tespit edilmediğinin, 10,39 mg/ml ilaç etken maddesi Naproxen tespit edildiğinin, idrarda sistematiklerindeki uyutucu-uyuşturucu maddelerden esrar etken maddesi olan Tetrahydrocannabinol-11-COOH tespit edildiğinin, ilaç etken maddeleri olan Naproxen ve Theophylline tespit edildiğinin yazılı olduğunun, şahsın yüksekten düşmeye bağlı kafatası kırıkları ve beraberindeki yaygın beyin harabiyeti ile yaygın subaraknoid kanamalar nedeniyle ölmüş olduğunun, ölümü üzerinde etkili başkaca bir nedenin tespit edilemediğinin belirtildiği, davacılar tarafından dava konusu olayın meydana gelmesinde sorumluluğunun bulunduğundan bahisle uğradıkları iddia edilen maddi ve manevi zararlarının karşılanması istemiyle davalı idareye başvurulduğu, idarece başvurunun zımnen reddi üzerine şimdilik ayrı ayrı 25.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 150.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde; idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
A) Bölge İdare Mahkemesi Kararının, İdare Mahkemesi Kararının Maddi Tazminat İstemlerinin Reddine İlişkin Kısmına Karşı Davacılar Tarafından Yapılan İstinaf Başvurusunun Reddine Dair Kısmının İncelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, İdare Mahkemesi kararının maddi tazminat istemlerinin reddine ilişkin kısmına karşı davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
B) Bölge İdare Mahkemesi Kararının, İdare Mahkemesi Kararının Manevi Tazminat İstemlerinin Reddine İlişkin Kısmına Karşı Davacılar Tarafından Yapılan İstinaf Başvurusunun Reddine Dair Kısmının İncelenmesi:
Manevi zarar; kişinin fizik yapısının ve iç huzurunun bozulmasını, yaşama gücünün ve sevincinin azalmasını, kişilik haklarının zedelenmesini, şeref ve haysiyetinin rencide edilmesini, ölüm veya uğranılan diğer cismani zarar nedeniyle duyulan acı ve ızdırabı, kişinin günlük yaşamını zorlaştıran belli ağırlıktaki her türlü üzüntü ve sıkıntıyı ifade etmektedir. Kendisinin veya yakınlarının uğradığı tecavüz, saldırı veya meydana gelen bir ölüm olayı sonucunda; fiziki veya manevi acılar duyan, ruhsal dengesi bozulan, yaşama sevinci azalan kişinin manevi yönden zarara uğramış olduğu kabul edilmektedir.
Manevi tazminat, kişinin mal varlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlamaktadır. Tam yargı davalarının ve manevi tazminatın belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının; zararın ve varsa idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı olacak şekilde belirlenmesi, bununla birlikte olayın meydana geliş şekli, idari faaliyetin niteliği ve idarenin sorumluluk sebebi gözetilerek hakkaniyet ölçüsünü aşmaması gerekmektedir.
Bakılan uyuşmazlıkta, her ne kadar davacıların çocuğunun vefat etmesi ile idarenin eylemi veya hizmeti arasında uygun illiyet bağı bulunmasa da, davacıların, oğullarının askerlik görevini ifa ettiği sırada koğuş binasının 3. katından atlayarak intihar etmesi sonucu mu vefat ettiği hususunda ömür boyu şüphe duyacakları ve bu durumun da davacılar da elem ve üzüntüye yol açacağı kuşkusuzdur.
Bu itibarla; davacıların uğradıkları manevi zararın karşılanması gerekmekte olup, manevi tazminat istemleri yönünden davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının maddi tazminat istemleri yönünden ONANMASINA, manevi tazminat istemleri yönünden BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 18/10/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.