‹ Ana sayfa
Danıştay10. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 10. Daire E.2019/4331 K.2021/6150

Esas No: 2019/4331 · Karar No: 2021/6150 · Karar Tarihi: 09.12.2021
Özet: (1) Uyuşmazlık, Danıştay’ın 20/11/2018 tarihli 3622 sayılı kararıyla ilgili 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun Geçici 8. maddesi uyarınca kararın düzeltilmesi talebidir. (2) Mahkeme, 54. maddede belirtilen nedenlerden hiçbirinin sunulmadığını belirterek, kararın düzeltilmesi istemini reddetti ve kararını oy birliğiyle kesin olarak onayladı.
T.C. DANIŞTAY ONUNCU DAİRE
Esas No: 2019/4331
Karar No: 2021/6150

KARARIN DÜZELTİLMESİNİ
İSTEYEN (DAVALI): ... Valiliği

VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI): ...

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN_KONUSU: Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 20/11/2018 tarih ve E:2014/7867, K:2018/7670 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.

SAVUNMANIN_ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...

DÜŞÜNCESİ: Kararın düzeltilmesi isteminin gerekçeli olarak reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince gereği görüşüldü:
Danıştay dava daireleri ile İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarının temyiz üzerine verilen kararları hakkında, ancak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmaya devam edilen) 54. maddesinde yazılı nedenlerle kararın düzeltilmesi istenebilir. Kararın düzeltilmesi dilekçesinde öne sürülen hususlar ise, anılan maddede yazılı nedenlerden hiçbirine uymamaktadır.

İdare Mahkemesince; 5233 sayılı Kanun'un, kişilerin gerek mülkiyetlerindeki gerekse zilyedliklerindeki taşınır ve taşınmaz mallar dolayısıyla uğradıkları zararların tazminini kapsadığı ve komisyon tarafından mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen keşif tutanağında davacı adına enkaz halde ev tespiti yapıldığından, ev zararının 5233 sayılı Kanun kapsamında tazmini gerekirken, başvurusunun davacı adına tapu kaydı olmadığından bahisle reddine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmişse de; davacının zararının tespiti amacıyla gerçekleştirilen keşfin 29/04/2006 tarihli olduğu, davacının başvurusunun ise 28/12/2006 tarihli olduğu, keşfin başvurudan önceki tarihte gerçekleştirildiği ve 29/04/2006 tarihli keşif tutanağına göre davacı ya da vekilinin keşfe davet ve katılımının sağlanmadığı, keşfin usule aykırı olarak icra edildiği, yeniden keşif icra edilmesi gerektiği anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.

Öte yandan; kadastro çalışması tamamlanan yerlerde yapılmış ya da yapılacak keşiflerde, tespit edilen taşınmazların tapu kayıtlarının davacı taraftan isteneceği, tapu kayıtlarının bulunmaması halinde ise zilyetlik ve kadastro sonucu arasındaki farkın bilgi, belge (dava, belge, sözleşme...) ile davacı tarafından açıklanması gerektiği, açıklanmadığı takdirde keşifte tespit edilen tapusuz taşınmazların değerlendirilemeyeceği açıktır.

Buna göre, Mahkeme kararında ve bu kararın onanması yolundaki Daire kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, kararın düzeltilmesi isteminin yukarıda belirtilen gerekçe ile reddine, 09/12/2021 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?