‹ Ana sayfa
Danıştay10. DaireAile Hukuku

Danıştay 10. Daire E.2018/2011 K.2023/4050

Esas No: 2018/2011 · Karar No: 2023/4050 · Karar Tarihi: 22.06.2023
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2018/2011
Karar No : 2023/4050

DAVACILAR : 1- ...'ye
velayeten ….
2- …'ye vekaleten



**VEKİLLERİ:** Av. …

DAVALILAR : 1- … Bakanlığı / ANKARA
2- … Başkanlığı / …



**VEKİLİ:** Av. …
3- … … Müdürlüğü


**VEKİLİ:** Av. …

DAVANIN KONUSU : Irak vatandaşı olan davacılar tarafından haklarında O-100 (Yurda Girişi Yasaklı Sığınmacı) tahdit kodu konulmasına ilişkin 22/11/2017 tarihli Konya Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğü işlemi ile bu işlemin dayanağı olan 17/03/2016 tarih ve 29656 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 79. maddesinin 6. fıkrasının ve İçişleri Bakanlığının … tarih ve … sayılı Genelgesinin 74. maddesinin iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Davacılar tarafından, ülkeye tekrar girebileceklerini düşünerek uluslararası koruma başvurularını geri çekerek ülkelerine döndükleri, Irak'ta vize için başvuruda bulunduklarında haklarında yurda giriş yasağı kararı alındığını öğrendikleri, yasağın kaldırılması için başvuruda bulunduklarında herhangi bir yasak olmadığının belirtildiği, ancak ülkeye gelip ikamet izni başvurusunda bulunduklarında yurda giriş yasağı bulunması nedeniyle başvurularının kabul edilmediği, 6458 sayılı Kanunla Genel Müdürlüğe verilen yurda giriş yasağı yetkisinin Yönetmelik ile valiliklere devredilemeyeceği, Kanunda süre şartı olmasına rağmen haklarında süresiz giriş yasağı uygulandığı, yurda giriş yasağının uygulanması hakkında bir takdir yetkisi verildiği, ancak davalı idarece ülkeyi terk eden bütün yabancılara keyfi bir şekilde yurda giriş yasağı konulduğu ileri sürülmektedir.

DAVALILARIN SAVUNMALARI : Davalı Göç İdaresi Başkanlığı ve Konya Valiliği tarafından, usule ilişkin olarak, davacılar hakkında tesis edilen işleme karşı açılan davanın ilk derece mahkemesi olarak Danıştay'da görülecek davalar kapsamına girmediği, İçişleri Bakanlığı'nın … tarih ve … sayılı Genelgesinin 17 maddeden ibaret olduğu ve uygulayıcılara yol göstermeye yönelik bulunması nedeniyle icrai nitelikte olmadığı, davanın süresi içerisinde açılmadığı; esas yönünden ise, iptali istenilen düzenlemelerin Kanun'a aykırı olmadığı, aksine Kanun'u açıklayıcı nitelikte olduğu, tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmakta olup, davalı İçişleri Bakanlığı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : 22/11/2017 tarihli Konya Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğü işlemi ile bu işlemin dayanağı olan 26/03/2016 tarih ve 29656 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 79. maddesinin 6. fıkrasında yer verilen "Genel Müdürlük uluslararası koruma başvuruları geri çekilmiş sayılanlar veya uluslararası koruma talebi reddedilenler hakkında, ülkeye giriş yasağı uygulayabilir" ibaresi bakımından davanın reddi, aynı maddede yer alan "veya bu yetkisini valiliklere devredebilir." ibaresinin iptali, İçişleri Bakanlığının … tarih ve … sayılı Genelgesinin 74. maddesinin iptali istemi yönünden ise davanın incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava; Irak vatandaşı olan davacılar tarafından haklarında tesis edilen 22/11/2017 tarihli Konya Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğü işlemi ile bu işlemin dayanağı olan 26/03/2016 gün ve 29656 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 79'uncu maddesinin 6'ncı fıkrasında yer verilen "Genel Müdürlük uluslararası koruma başvuruları geri çekilmiş sayılanlar veya uluslararası koruma talebi reddedilenler hakkında, ülkeye giriş yasağı uygulayabilir veya bu yetkisini valiliklere devredebilir." ibaresinin ve İçişleri Bakanlığının … gün ve … sayılı Genelgesinin 74'üncü maddesinin iptali istemleriyle açılmıştır.
Davalı İdarelerin, idare mahkemesinin görev alanına giren ve süresinden sonra açılan davanın görev ve süre yönünden reddedilmesi gerektiği iddiası yerinde görülmemiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14'üncü maddesinin 3'üncü fıkrasının "d" bendinde, dava dilekçelerinin, ortada idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gerekli işlemin olup olmadığı yönünden inceleneceğine; aynı Kanunun 15'inci maddesinin 1'inci fıkrasının "b" bendinde de, böyle bir işlemin bulunmaması halinde, davanın sonraki yargılama işlemlerine girişilmeksizin reddedileceğine ilişkin kurallara yer verilmiştir.
Bu itibarla, davacılar tarafından, İçişleri Bakanlığının … gün ve … sayılı Genelgesinin 74'üncü maddesinin iptali istemiyle dava açılmış ise de; sözü edilen Genelgenin 17 maddeden ibaret olması ve Danıştay Onuncu Dairesince 25/9/2018 tarihinde verilen ara kararıyla davacılardan genelgenin hangi maddesinin iptalinin istenildiği sorulmasına rağmen, cevap verilmemesi dolayısıyla, ortada yukarıda anılan 14'üncü maddenin 3'üncü fıkrasının (d) bendinde belirtilen, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem bulunmadığından, söz konusu işlem yönünden açılan davanın incelenmeksizin reddi gerekmektedir.
Öte yandan; yabancıların Türkiye’ye girişleri, Türkiye’de kalışları ve Türkiye’den çıkışları ile Türkiye’den koruma talep eden yabancılara sağlanacak korumanın kapsamına ve uygulanmasına ilişkin usul ve esasları ve İçişleri Bakanlığına bağlı Göç İdaresi Genel Müdürlüğünün kuruluş, görev, yetki ve sorumluluklarını düzenlemek amacıyla yürürlüğe giren 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun 9'uncu maddesinin 2'nci fıkrasında, "Türkiye’den sınır dışı edilen yabancıların Türkiye’ye girişi, Genel Müdürlük veya valilikler tarafından yasaklanır."; "Sınır dışı etme kararı alınacaklar" başlıklı 54'üncü maddesinin 1'inci fıkrasının i bendinde de, "Uluslararası koruma başvurusu reddedilen, uluslararası korumadan hariçte tutulan, başvurusu kabul edilemez olarak değerlendirilen, başvurusunu geri çeken, başvurusu geri çekilmiş sayılan, uluslararası koruma statüleri sona eren veya iptal edilenlerden haklarında verilen son karardan sonra bu Kanunun diğer hükümlerine göre Türkiye’de kalma hakkı bulunmayan, yabancılar hakkında sınır dışı etme kararı alınır:"; 121'inci maddesinde ise, "Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir." hükümlerine yer verilmiştir.
6458 sayılı Kanunun 121'inci maddesine dayanılarak hazırlanan Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 79'uncu maddesinin 6'ncı fıkrasında, "Genel Müdürlük uluslararası koruma başvuruları geri çekilmiş sayılanlar veya uluslararası koruma talebi reddedilenler hakkında, ülkeye giriş yasağı uygulayabilir veya bu yetkisini valiliklere devredebilir." düzenlemesi yer almaktadır.
Yukarıda yer verilen hükümlerin değerlendirilmesinden, çeşitli nedenlerle Türkiye'den sınır dışı edilen yabancılarla ilgili uluslararası koruma başvuruları hakkında karar alma konusunda genel müdürlük veya valiliklere yetki tanındığı açık olup; sözü edilen Kanun uyarınca hazırlanan dava konusu yönetmelik hükmünde ve buna dayanılarak ikamet iznine başvuracağından bahisle gönüllü olarak uluslararası koruma başvurusunu geri alan davacılar adına tesis edilen işlemde üst hukuk normuna ve kamu yararına aykırılık görülmemiştir.
Davacılar tarafından ileri sürülen diğer iddialarda da yasal isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davanın, İçişleri Bakanlığının … gün ve … sayılı Genelgesinin 74'üncü maddesinin iptali istemine ilişkin kısmının incelenmeksizin; diğer kısımlarının ise esastan reddine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Dosyanın incelenmesinden;
- 08/09/2014 tarihinde ülkeye giriş yaparak uluslararası koruma başvurusunda bulunan ve Konya'da ikamete tabi tutulan davacıların, 14/09/2017 tarihinde Türkiye'ye vizeyle giriş yapıp ikamet izni başvurusunda bulunmak üzere ülkeleri Irak'a geri dönmek için uluslararası koruma başvurusunu geri çektikleri,
- 14/09/2017 tarihli başvuru üzerine tesis edilen aynı tarihli işlemle davacılara; otuz gün içerisinde ülkeyi terk etmeleri gerektiği, otuz gün içerisinde ülkeyi terk etmedikleri takdirde son karar alınacağı ve yurda giriş yasağı da uygulanarak sınır dışı kararı verileceğinin tebliğ edildiği, bunun üzerine 16/09/2017 tarihinde davacıların ülkeden çıkış yaptığı,
- Davacılar vekili tarafından müvekkilleri hakkında O-100 (Yurda Girişi Yasaklı Sığınmacı) tahdit kodu konulduğunun öğrenilmesi üzerine, 27/09/2017 tarihli dilekçe ile O-100 tahdit kodlu giriş yasağının kaldırılması için başvuruda bulunulduğu, 10/11/2017 tarihli Göç İdaresi Genel Müdürlüğü işlemi ile davacılar hakkında 10/11/2017 tarihi itibarıyla tahdit bulunmadığının belirtildiği,
- 22/11/2017 tarihinde Konya Valiliği İl Göç İdaresi tarafından davacılar tarafından ikamet iznine başvuruda bulunulmadığı için O-100 tahdidi ile yurda giriş yasağı konulduğu,
- 04/12/2017 tarihinde ülkeye giriş yapan davacıların, 08/12/2017 tarihinde kısa dönem ikamet izni başvurusunda bulunduğu, ikamet izni müracaatı neticesinde verilen randevu tarihi olan 08/01/2018 tarihinde Konya İl Göç İdaresi Müdürlüğüne başvurduklarında haklarında Türkiye'ye giriş yasağı konulduğunun öğrenildiği ve bu başvurularının haklarında Türkiye'ye giriş yasağı kararı olduğu gerekçesiyle reddedilmesi üzerine de 24/01/2018 tarihinde kayda giren dilekçe ile 22/11/2017 tarihli Konya Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğü işleminin, bu işlemin dayanağı olan 17/03/2016 tarih ve 29656 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 79. maddesinin 6. fıkrası ile İçişleri Bakanlığının 05/06/2015 tarih ve 2015/17 sayılı Genelgesinin 74. maddesinin iptali istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı,
- Davanın açılmasından sonra davacılar tarafından 30/01/2018 tarihinde haklarındaki giriş yasağının kaldırılması talebiyle Göç İdaresi Genel Müdürlüğüne yapılan başvurunun adı geçen idarece 02/02/2018 tarihli işlemle reddedildiği anlaşılmıştır.
İNCELEME VE

**GEREKÇE:**
USUL YÖNÜNDEN:
Davalı Göç İdaresi Başkanlığı ve Konya Valiliği tarafından, usule ilişkin olarak, davacılar hakkında tesis edilen işleme karşı açılan davanın ilk derece mahkemesi olarak Danıştay'da görülecek davalar kapsamına girmediği, davanın süresinde açılmadığı, İçişleri Bakanlığı'nın 05/06/2015 tarih ve 2015/17 sayılı Genelgesinin ise icrai nitelikte olmadığı ileri sürülmektedir.
1) Davalı İdarelerin Görev ve Süre İtirazlarının İncelenmesi:
2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun "İlk derece mahkemesi olarak Danıştayda görülecek davalar" başlıklı 24. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, Bakanlıklar ile kamu kuruluşları veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca çıkarılan ve ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlere karşı açılacak iptal ve tam yargı davalarının ilk derece mahkemesi olarak Danıştay tarafından karara bağlanacağı kuralına yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin 1. fıkrasında, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu; 2. fıkrasının (a) bendinde, idari uyuşmazlıklarda dava açma süresinin yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren başlayacağı; 4. fıkrasında, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabileceği, düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olmasının bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmayacağı; 8. maddesinin 1. fıkrasında, sürelerin tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı hükme bağlanmıştır.
Uyuşmazlıkta, davacılar hakkında tesis edilen 22/11/2017 tarihli Konya Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğü işleminin, 6458 sayılı Kanun'un Türkiye'ye giriş yasağının tebliğini zorunlu kılan 10. maddesi hükmüne rağmen davacılara tebliğ edilmediği görülmektedir. Bu nedenle, dava konusu Konya Valiliği işleminden davacıların haberdar oldukları tarihin, davacılar tarafından beyan edilen 08/01/2018 tarihi olduğunun kabulü gerekmektedir.
Bu itibarla, davacılar tarafından, işlemden haberdar oldukları 08/01/2018 tarihinden itibaren altmış gün içerisinde, 24/01/2018 tarihinde kayda giren dilekçe ile açıldığı görülen davanın süresinde olduğu sonucuna varılmaktadır.
Öte yandan, Konya Valiliği işlemi ile bu işlemin dayanağı olduğundan bahisle Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 79. maddesinin 6. fıkrasında yer verilen "Genel Müdürlük uluslararası koruma başvuruları geri çekilmiş sayılanlar veya uluslararası koruma talebi reddedilenler hakkında, ülkeye giriş yasağı uygulayabilir veya bu yetkisini valiliklere devredebilir." ibaresinin de iptali istenildiğinden, 2575 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen kuralı uyarınca davanın ilk derece mahkemesi olarak Danıştay'da görülecek olan davalardan olduğu da açıktır.
Bu nedenle, davalı idarenin göreve ve süreye ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir.
2) İçişleri Bakanlığının … Tarih ve … Sayılı Genelgesi'nin 74. Maddesinin İptali İsteminin İncelenmesi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Hakkında Kanun'un 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, iptal davalarının, idarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılacağı kuralına yer verilmiştir. Buna göre, iptal davası açabilmenin ana şartı, idari davaya konu edilebilecek bir idari işlemin varlığıdır.
Uyuşmazlıkta, davacı tarafından İçişleri Bakanlığının … tarih ve … sayılı Genelgesinin 74. maddesinin iptali istenilmişse de, anılan Genelge incelendiğinde; 17 maddeden ibaret olduğu, Dairemizin 25/09/2018 tarihli ara kararıyla davacıdan anılan Genelgeye yönelik istemini açıklığa kavuşturmasının istenilmesine rağmen ara kararına cevap verilmediği görülmektedir. Bu haliyle dava konusu Genelge'nin 74. maddesi bulunmadığından, idari davaya konu olabilecek bir işlemin de olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu nedenle, İçişleri Bakanlığının … tarih ve … sayılı Genelgesinin 74. maddesinin iptali isteminin incelenmeksizin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.

ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun "Türkiye'ye giriş yasağı" başlıklı 9. maddesinin dava konusu işlemin tesis edildiği tarihteki halinde, "(1) Genel Müdürlük, gerektiğinde ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının görüşlerini alarak, Türkiye dışında olup da kamu düzeni veya kamu güvenliği ya da kamu sağlığı açısından Türkiye’ye girmesinde sakınca görülen yabancıların ülkeye girişini yasaklayabilir.
(2) Türkiye’den sınır dışı edilen yabancıların Türkiye’ye girişi, Genel Müdürlük veya valilikler tarafından yasaklanır.
(3) Türkiye’ye giriş yasağının süresi en fazla beş yıldır. Ancak, kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından ciddi tehdit bulunması hâlinde bu süre Genel Müdürlükçe en fazla on yıl daha artırılabilir.
(4) Vize veya ikamet izni süresi sona eren ve bu durumları yetkili makamlarca tespit edilmeden önce Türkiye dışına çıkmak için valiliklere başvuruda bulunup hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancıların Türkiye’ye giriş yasağı süresi bir yılı geçemez.
(5) 56 ncı madde uyarınca Türkiye’yi terke davet edilenlerden, süresi içinde ülkeyi terk edenler hakkında giriş yasağı kararı alınmayabilir.
(6) Genel Müdürlük, giriş yasağını kaldırabilir veya giriş yasağı saklı kalmak kaydıyla yabancının belirli bir süre için Türkiye’ye girişine izin verebilir.
(7) Kamu düzeni veya kamu güvenliği sebebiyle bazı yabancıların ülkeye kabulü Genel Müdürlükçe ön izin şartına bağlanabilir." hükmüne; "Sınır dışı etme kararı" başlıklı 53. maddesinin 1. fıkrasında, "Sınır dışı etme kararı, Genel Müdürlüğün talimatı üzerine veya resen valiliklerce alınır." hükmüne; "Başvurunun geri çekilmesi veya geri çekilmiş sayılması" başlıklı 77. maddesinde, başvuru sahibinin başvurusunu geri çektiğini yazılı olarak beyan etmesi halinde, başvurusu geri çekilmiş kabul edilerek değerlendirmesinin durdurulacağı belirtilmiş; 121. maddesinde, "Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir." kuralına yer verilmiştir.
17/03/2016 tarih ve 29656 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik'in "Türkiye’ye giriş yasağı ve ön izin şartı" başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasında, "Kamu düzeni veya kamu güvenliği ya da kamu sağlığı açısından Türkiye’de bulunması sakıncalı görülen yabancılar hakkında Genel Müdürlük; Türkiye’de iken hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancılara ilişkin ise Genel Müdürlük veya valilikler ülkeye giriş yasağı kararı alabilir." düzenlemesine; "Başvurunun geri çekilmesi veya geri çekilmiş sayılması" başlıklı 79. maddesinde, "(1) Kanunun 77 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında olanların başvuruları, valilik tarafından geri çekilmiş kabul edilerek değerlendirme durdurulur ve kurumsal yazılım sistemine kaydedilir.
(2) Başvurusunun geri çekilmiş sayıldığına ilişkin karar yabancıya tebliğ edilir.
(3) Başvurusunu geri çektiğini yazılı olarak beyan eden başvuru sahiplerinden, gönüllü olarak geri dönüş yapmak isteyenler hakkında son karar beklenmez.
(4) Başvurusu geri çekilmiş kabul edilenlerden Kanunun 77 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında olanlar Türkiye’yi terk etmeleri için kendilerine tanınan sürenin sonunda Türkiye’den çıkmadıklarının tespit edilmesi halinde, Kanunun 77 nci maddesinin birinci fıkrasının (b), (c), (ç), (d) ve (e) bentleri kapsamında olanlar ise başvurunun geri çekilmiş kabul edilmesine ilişkin haklarında verilen olumsuz son kararın ardından Kanunun diğer hükümlerine göre Türkiye’de kalma hakkı bulunmayanlar sınır dışı edilirler. Ancak başvurusu geri çekilmiş sayılanlardan bu karar tebliğ edilemeyenler hakkında sınır dışı kararı alınmaz.
(5) Başvurusunu geri çektikten veya başvurusunun geri çekilmiş sayılmasından sonra yeniden yapılacak uluslararası koruma başvuruları hızlandırılmış değerlendirmeye alınır.
(6) Genel Müdürlük uluslararası koruma başvuruları geri çekilmiş sayılanlar veya uluslararası koruma talebi reddedilenler hakkında, ülkeye giriş yasağı uygulayabilir veya bu yetkisini valiliklere devredebilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel Müdürlüğünün … tarihli ve … sayılı Genelgesi ekinde yayımlanan 6458 sayılı Kanunun Uluslararası Korumaya İlişkin Uygulama Usul ve Esaslarının "Başvurunun geri çekilmesi" başlıklı 14.1. maddesinde, "Kanunun 77'nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında, yazılı beyanıyla birlikte uluslararası koruma başvurusundan gönüllü olarak vazgeçen başvuru sahibine; başvurusunun geri çekilmiş sayıldığı, geri çekilmiş sayılma kararına karşı Uluslararası Koruma Değerlendirme Komisyonuna on (10) gün, yetkili İdare Mahkemesine otuz (30) gün içinde itiraz hakkının olduğu, itiraz süresi içinde Ülkemizden çıkış yapabileceği ile belirtilen itiraz süresi içinde itiraz edilmediği takdirde hakkında son kararın oluşacağı ve Kanunun ilgili diğer hükümlerine göre Türkiye'de kalma hakkının bulunmaması halinde ise hakkında aynı Yasa'nın 54 üncü maddesinin birinci fıkrasının (i) bendi kapsamında sınırdışı kararı alınacağı ve tebliğ tarihi itibariyle hakkında O-100 tahdit kodu ile yurda giriş yasağı uygulanacağı, öncelikle tebliğ edilecektir." düzenlemesine yer verilmiştir.

Hukuki Değerlendirme:
1) Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 79. maddesinin 6. fıkrasının İncelenmesi:
İdare Hukukunda "yetki", idareye Anayasa ve yasalarla tanınmış olan karar alma gücünü ifade etmektedir. İdari işlemin en temel unsurunu oluşturan "yetki", yasayla hangi makama verilmiş ise ancak onun tarafından kullanılabilir; ilke olarak "yetkisizlik kural, yetkili olma istisna"dır.

Anayasanın 123. maddesi uyarınca kuruluş ve görevleri yasayla düzenlenmek durumunda olan idare, kendi düzenleme yetkisini de yasalar çerçevesinde ve yasalara uygun olarak kullanmak zorundadır. Bu ilke, Anayasa'nın, dava konusu düzenlemenin yayımlandığı tarihte yürürlükte bulunan haliyle 124. maddesinde, "Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler." hükmüyle ifade edilmiştir. Esasen bu husus, idarenin ikincil (tali, türevsel) düzenleme yetkisinin doğal sonucudur.
Anılan Anayasa hükmüne göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarına ilişkin olarak ve yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapabilmektedirler.
Bu düzenlemeler arasında uyulması gereken "normlar hiyerarşisi" kuramına göre, hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. Normlar hiyerarşisine göre kanundan sonra gelen yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette hükümlere yer verilemeyeceği hukukun genel ilkelerindendir.
Dava konusu düzenleme, uluslararası koruma başvuruları geri çekilmiş sayılanlar veya uluslararası koruma talebi reddedilenler hakkında Türkiye'ye giriş yasağı uygulanabileceği ve bu yetkinin Göç İdaresi Başkanlığı (Genel Müdürlüğü) veya yetki devrine istinaden valilikler tarafından kullanılabileceği öngörülmektedir.
6458 sayılı Kanun'un 9. maddesinde, Türkiye dışında olup da kamu düzeni veya kamu güvenliği ya da kamu sağlığı açısından Türkiye’ye girmesinde sakınca görülen yabancıların ülkeye girişinin yasaklanması bakımından Genel Müdürlüğe, Türkiye’den sınır dışı edilen yabancıların Türkiye’ye girişinin yasaklanması bakımından ise Genel Müdürlüğe ve valiliklere yetki verildiği görülmektedir. Ayrıca, Kanun'un 121. maddesi ile de davalı Bakanlığa Kanun'un uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar hakkında yönetmelikle düzenleme yapma yetkisi verilmiştir.

Normlar hiyerarşisi ve kanuni idare ilkeleri uyarınca, idarenin türevsel nitelikteki düzenleme yetkisine dayanılarak çıkarılacak düzenleyici işlemlerdeki kuralların, dayanağı mevzuata uygun olarak yorumlanması gerektiğinde şüphe bulunmamaktadır.
Buna göre, 6458 sayılı Kanun uyarınca valiliklerin, kural olarak, Göç İdaresi Başkanlığının (Genel Müdürlüğünün) talimatı üzerine bütün yabancılar hakkında, "sınır dışı edilen" yabancılarla sınırlı olmak üzere ise re'sen Türkiye'ye giriş yasağı koyma yetkisi bulunduğu açık olup; dava konusu Yönetmelik kuralında sayılan yabancılar hakkında yurda giriş yasağı konulması konusunda valiliklere tanınan yetkinin de bu kapsam ile (dayanağı 6458 sayılı Kanun'da yurda giriş yasağı koyma hususunda valilere tanınan yetkiler ile) sınırlı olarak anlaşılması gerekmektedir. Daha açık bir anlatımla, Genel Müdürlüğün anılan konuda valiliklere devredeceği yetkinin, dava konusu Yönetmelik kuralında sayılan yabancılardan haklarında sınır dışı kararı alınmış olanlar ile sınırlı olabileceği sonucuna varılmaktadır.
Bu haliyle, davalı Bakanlığa tanınan yönetmelikle düzenleme yapma yetkisi kapsamında tesis edilen, uluslararası koruma başvuruları geri çekilmiş sayılanlar veya uluslararası koruma talebi reddedilenler hakkında, Genel Müdürlük veya valilikler tarafından ülkeye giriş yasağı uygulanabileceği yönündeki düzenlemenin, 6458 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, dayanağı Kanun hükmüne uygun olarak getirilen dava konusu düzenlemede üst hukuk normlarına, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmamaktadır.
2) Konya Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğünün 22/11/2017 Tarihli İşleminin İncelenmesi:
Davalı idarece, uluslararası koruma başvurusunu geri çeken davacıların, kendilerine verilen 30 günlük süre içerisinde ikamet iznine başvuruda bulunmadıkları gerekçesiyle, 22/11/2017 tarihinde O-100 (Yurda Girişi Yasaklı Sığınmacı) tahditli kayıtla yurda giriş yasağı kararı alındığı görülmektedir.
Her ne kadar davacılar hakkındaki 0-100 tahdit kodlu yurda giriş yasağı 31/03/2023 tarihi itibarıyla kaldırılmış ise de, söz konusu kaldırmanın "süresinin dolması" nedeniyle gerçekleştirildiği anlaşıldığından, işlemin iptali isteminin esasının incelenmesi uygun görülmüştür.
Anayasa ile güvence altına alınan seyahat özgürlüğü ancak ilgili Anayasa maddesinde gösterilen neden veya nedenlere bağlı olarak kanunla sınırlanabileceğinden, Kanunda öngörülmeyen bir sınırlama sebep ve yönteminin idari düzenleme ile getirilmesi mümkün değildir.
6458 sayılı Kanun kapsamındaki başvurusu geri çekilmiş sayılan yabancılar için sınır dışı edilmeyi gerektirir bir hâl varsa, öncelikle sınır dışı kararı alınıp, sonrasında yurda giriş yasağı konulacağı; hakkında sınır dışı kararı alınmamış olan yabancılar içinse, kamu düzeni veya kamu güvenliği ya da kamu sağlığı açısından Türkiye’ye girmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Genel Müdürlük tarafından yurda giriş yasağı konulabileceği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta; dava konusu işlemin salt davacıların uluslararası koruma başvurusundan vazgeçmiş olması sebebiyle başvurularının geri çekilmiş sayılmasına dair işlemin kesinleşmesi ve otuz (30) günlük süre içerisinde ikamet izni için başvuruda bulunulmaması nedeniyle tesis edildiği, ancak bu nedenin Kanun'un yurda giriş yasağınının düzenlendiği 9. maddesinde sayılmadığı, nitekim gerek dava konusu Yönetmeliğin 79. maddesinin 4. fıkrasında gerekse yukarıda aktarılan Usul ve Esasların 14.1. maddesinde, uluslararası koruma başvurusu gönüllü olarak vazgeçmeleri sebebiyle geri çekilmiş sayılanların, hakkındaki bu işlemin kesinleşmesinden sonra alınacak sınır dışı kararı üzerine 0-100 tahdit kodu uygulanabileceğinin düzenlendiği, oysa dava konusu işlem tarihi itibarıyla davacı hakkında alınmış herhangi bir sınır dışı kararı bulunmadığı, dosyada davacının kamu düzeni veya kamu güvenliği ya da kamu sağlığı açısından Türkiye'de bulunmasının sakıncalı olduğuna yönelik Kanun'un 9. maddesinde sayılan bir tespite de yer verilmediği anlaşıldığından, Kanun maddesinde açıkça yer verilmeyen bir sebebe dayanılarak tesis edildiği anlaşılan dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 79. maddesinin 6. fıkrasının, "Genel Müdürlük uluslararası koruma başvuruları geri çekilmiş sayılanlar veya uluslararası koruma talebi reddedilenler hakkında, ülkeye giriş yasağı uygulayabilir" ibaresinin iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE, oy birliğiyle,
2. Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 79. maddesinin 6. fıkrasının, "veya bu yetkisini valiliklere devredebilir." ibaresinin iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE, oy çokluğuyla,
3. Davacılar hakkında O-100 (Yurda Girişi Yasaklı Sığınmacı) tahdit kodu konulmasına ilişkin Konya Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğünün 22/11/2017 tarihli işleminin İPTALİNE, gerekçede oy çokluğu, esasta oy birliğiyle,
4. İçişleri Bakanlığının … tarih ve … sayılı Genelgesinin 74. maddesinin iptali isteminin İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, oy birliğiyle,
5. Netice itibarıyla dava kısmen iptal, kısmen ret, kısmen incelenmeksizin retle sonuçlandığından ayrıntısı aşağıda gösterilen ve davacılar tarafından yapılan toplam … TL yargılama giderinin haklılık oranına göre … TL'sinin davacılar üzerinde bırakılmasına, … TL'sinin Konya Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğünden alınarak davacılara verilmesine,
6. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalı Göç İdaresi Başkanlığına verilmesine, … TL vekâlet ücretinin ise davalı Konya Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğünden alınarak davacılara verilmesine,

7. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacılara iadesine,
8. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 22/06/2023 tarihinde karar verildi.


(X)-KARŞI OY :

Genel olarak yetki devri, "bir konuda karar almak, eylemde bulunmak veya emir vermek hakkını başkalarına devretmek ve elde edeceği sonuçlardan onu sorumlu tutmak" biçiminde tanımlanmaktadır. Yetki devrinin ancak Kanunun açıkça izin vermesi halinde ve yine açıkça izin verdiği konular hakkında yapılabileceği ise, idare hukukunun bilinen ilkelerindendir.
6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun "Türkiye'ye giriş yasağı" başlıklı 9. maddesinin dava konusu işlemin tesis edildiği tarihteki halinde, Genel Müdürlüğün, gerektiğinde ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının görüşlerini alarak, Türkiye dışında olup da kamu düzeni veya kamu güvenliği ya da kamu sağlığı açısından Türkiye’ye girmesinde sakınca görülen yabancıların ülkeye girişini yasaklayabileceği, Türkiye’den sınır dışı edilen yabancıların Türkiye’ye girişinin ise, Genel Müdürlük veya valilikler tarafından yasaklanabileceği kuralına yer verilmiştir.
Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 79. maddesinin dava konusu 6. fıkrasında, Genel Müdürlüğün, uluslararası koruma başvuruları geri çekilmiş sayılanlar veya uluslararası koruma talebi reddedilenler hakkında ülkeye giriş yasağı uygulayabileceği veya bu yetkisini valiliklere devredebileceği düzenlenmektedir.
6458 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen kuralına göre, Türkiye dışında olup da kamu düzeni veya kamu güvenliği ya da kamu sağlığı açısından Türkiye’ye girmesinde sakınca görülen yabancıların ülkeye girişinin yasaklanması noktasında münhasıran Genel Müdürlüğün yetkili kılındığı, Kanunda Genel Müdürlüğün bu yetkisini devredebileceği yönünde bir düzenlemeye ise yer verilmediği görülmektedir.
Bununla birlikte, Türkiye’den sınır dışı edilmesine karar verilen yabancıların Türkiye’ye girişinin, Genel Müdürlük veya valilikler tarafından yasaklanabileceği Kanunla öngörüldüğünden, bu durumda da Genel Müdürlük tarafından valiliklere yetki verilmesine ihtiyaç duyulmayacağı açıktır.
Bu nedenle, Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 79. maddesinin 6. fıkrasının, "veya bu yetkisini valiliklere devredebilir." şeklindeki düzenlemesinin, münhasıran Genel Müdürlüğe verilen yetkinin, Kanuna aykırı bir şekilde valiliklere devredilmesi sonucunu doğuracağı anlaşıldığından, hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmaktadır.
Nitekim, dava konusu olayda da, uluslararası koruma başvurularını geri çektikten sonra kendilerine verilen süre içerisinde Türkiye'yi terk eden ve haklarında sınır dışı kararı alınmamış olan davacılar hakkında, davalı Konya Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğü tarafından 6458 sayılı Kanun hükmüne aykırı bir şekilde yurda giriş yasağı konulduğu görülmektedir. Bu nedenle, davacılar hakkında tesis edilen 0-100 (Yurda Girişi Yasaklı

Sığınmacı) tahdit kodu konulmasına ilişkin 22/11/2017 tarihli işleminin de yetki unsuru bakımından hukuka aykırı olduğu anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 79. maddesinin 6. fıkrasının, "veya bu yetkisini valiliklere devredebilir." ibaresinin iptali; davacılar hakkında O-100 (Yurda Girişi Yasaklı Sığınmacı) tahdit kodu konulmasına ilişkin Konya Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğünün 22/11/2017 tarihli işleminin ise yetki unsuru bakımından hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptali gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyoruz.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?