Danıştay10. Daireİdare Hukuku
Danıştay 10. Daire E.1992/2572 K.1994/392
Özet: 1. Davacı, 1986‑1992 yılları arasında İçişleri Bakanlığı’nın yurda giriş‑çıkışlarda üst ve eşyalarının aranmasını içeren tahdit kararının kamu hukuku kuralına dayalı bir idari işlem olduğunu iddia ederek bu kararın iptalini talep etmiştir. 2. Yargıtay Onuncu Dairesi, aramanın idari işlem niteliğinde olduğunu kabul ederek, idare mahkemesinin davayı reddetmesini hukuka aykırı bulmuş ve davacının temyiz isteğini kabul edip, ilgili idari kararın iptaline hükmetmiştir.
Daire : ONUNCU DAİRE
Karar Yılı : 1994
Karar No : 392
Esas Yılı : 1992
Esas No : 2572
Karar Tarihi : 01/02/994
DAVACININ, YURDA GİRİŞ VE ÇIKIŞLARINDA ÜST VE EŞYALARININ ARANMASININ,BİR KAMU HUKUKU KURALINA DAYALI OLARAK TESİS EDİLEN İDARİ İŞLEM NİTELİĞİNDE OLDUĞU HK.<
Davacının, 1988 yılından başlamak üzere bütün yurda giriş ve çıkışlarında, İçişleri Bakanlığının emirleri ile üst ve eşyalarının ayrıntılı bir biçimde aranması yolundaki tahdidin sebepsiz olduğunu ileri sürerek, bu kaydın iptali ve bu kaydın bilgisayardan çıkarılması istemiyle açtığı dava sonunda İdare Mahkemesince; İçişleri Bakanlığının ülkeye giriş ve çıkışlarda bazı kimselerin üstünün ve eşyalarının aranması yolunda 1986 yılından beri devam etmekte olan bir uygulamasının bulunduğu, ancak bu uygulamanın 1992 yılı başında kaldırılması yoluna gidildiğinin anlaşıldığı, idarenin davacı hakkında özel bir tahdit bulunmadığını ısrarla ileri sürmesi karşısında, davacının iddia ettiği aranma eyleminin bir idari işlem gibi değerlendirilip, idari yargı denetimine tabi tutulmasının mümkün bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Davacı tarafından, usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
2559 sayılı Polis, Vazife ve Salahiyet Kanununun 9.maddesi; kamu düzenini ve anayasal hak ve özgürlükleri korumak bakımından zorunlu ve gecikmesinde sakınca bulunan hallerde il sınırları içinde valinin, ilçe sınırları içinde kaymakamın somut olay ve gereksinimler için her seferinde yeniden vereceği emirle polisin arama yetkisi olduğu düzenlenmiştir. 9.maddenin 2.fıkrasının (c) bendinde ise; can ve mal güvenliğinin ve seyahat özgürlüğünün sağlanması için tren, otobüs, vapur, uçak, metro ve benzeri yer üstü ve yer altı toplu taşıma araçları ile hava limanı iskeleler, liman, gar, istasyon otogar, otobüs terminalları gibi halkın topluca bulunduğu veya spor gösteri veya yarışmaları gibi büyük topluluklarının birikebileceği yerlerde polisin kişilerin üstlerini, araçlarını ve eşyasını arayabileceği hükmüne yer verilmiştir. Davacının yurda giriş ve çıkışlarında üst ve eşyalarının aranması yukarıda yer alan önleme tebbirleri kapsamına girmektedir. Bir kamu kurumu tarafından, bir kamu hizmetine ilişkin olarak, kamu hukuku kurallarına göre tek yanlı olarak yapılan ve hukuki sonuçlar doğuran kesin ve yürütülmesi zorunlu işlemler idari işlem olup; idarenin kumu hukuku kapsamında ve kamu hizmetine yönelik maddi anlamdaki fiil ve hareketleri ise idari eylemdir.
Davacının önleme tedbirleri kapsamında üst ve eşyalarının aranması,bir kamu hukuku kuralına dayalı olarak tesis edilen idari işlem niteliğindedir. Davacının kendisi hakkında alınmış bir tahdit kararının varlığını iddia edip, arama işlemine tabi tutulması sonucunda durumun bir tutanakla tesbit edildiğini ileri sürmesi karşısında, denetlenecek olan davacının tarih ve sayısını verdiği işlemdir.
Dava ve temyiz dosyasının incelenmesinden; davacının tarih ve sayısını belirttiği, ısrarla varlığını savunduğu tahdit kararı konusunda, Mahkemece ara kararı ile araştırılmak suretiyle doğrudan bir inceleme yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Davacının üst ve eşyalarının aranması konusunda 30.10.1986 gün ve … sayılı idari işlemin iptalini istemesi nedeniyle, Mahkemece bu işlemin denetimi yoluna gidilmeyerek, ortada idari bir işlem olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermesinde hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacının 2577 sayılı Yasanın 49.maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulü ile, … Nolu İdare Mahkemesinin … gün ve … sayılı kararının bozulmasına karar verildi.
Karar Yılı : 1994
Karar No : 392
Esas Yılı : 1992
Esas No : 2572
Karar Tarihi : 01/02/994
DAVACININ, YURDA GİRİŞ VE ÇIKIŞLARINDA ÜST VE EŞYALARININ ARANMASININ,BİR KAMU HUKUKU KURALINA DAYALI OLARAK TESİS EDİLEN İDARİ İŞLEM NİTELİĞİNDE OLDUĞU HK.<
Davacının, 1988 yılından başlamak üzere bütün yurda giriş ve çıkışlarında, İçişleri Bakanlığının emirleri ile üst ve eşyalarının ayrıntılı bir biçimde aranması yolundaki tahdidin sebepsiz olduğunu ileri sürerek, bu kaydın iptali ve bu kaydın bilgisayardan çıkarılması istemiyle açtığı dava sonunda İdare Mahkemesince; İçişleri Bakanlığının ülkeye giriş ve çıkışlarda bazı kimselerin üstünün ve eşyalarının aranması yolunda 1986 yılından beri devam etmekte olan bir uygulamasının bulunduğu, ancak bu uygulamanın 1992 yılı başında kaldırılması yoluna gidildiğinin anlaşıldığı, idarenin davacı hakkında özel bir tahdit bulunmadığını ısrarla ileri sürmesi karşısında, davacının iddia ettiği aranma eyleminin bir idari işlem gibi değerlendirilip, idari yargı denetimine tabi tutulmasının mümkün bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Davacı tarafından, usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
2559 sayılı Polis, Vazife ve Salahiyet Kanununun 9.maddesi; kamu düzenini ve anayasal hak ve özgürlükleri korumak bakımından zorunlu ve gecikmesinde sakınca bulunan hallerde il sınırları içinde valinin, ilçe sınırları içinde kaymakamın somut olay ve gereksinimler için her seferinde yeniden vereceği emirle polisin arama yetkisi olduğu düzenlenmiştir. 9.maddenin 2.fıkrasının (c) bendinde ise; can ve mal güvenliğinin ve seyahat özgürlüğünün sağlanması için tren, otobüs, vapur, uçak, metro ve benzeri yer üstü ve yer altı toplu taşıma araçları ile hava limanı iskeleler, liman, gar, istasyon otogar, otobüs terminalları gibi halkın topluca bulunduğu veya spor gösteri veya yarışmaları gibi büyük topluluklarının birikebileceği yerlerde polisin kişilerin üstlerini, araçlarını ve eşyasını arayabileceği hükmüne yer verilmiştir. Davacının yurda giriş ve çıkışlarında üst ve eşyalarının aranması yukarıda yer alan önleme tebbirleri kapsamına girmektedir. Bir kamu kurumu tarafından, bir kamu hizmetine ilişkin olarak, kamu hukuku kurallarına göre tek yanlı olarak yapılan ve hukuki sonuçlar doğuran kesin ve yürütülmesi zorunlu işlemler idari işlem olup; idarenin kumu hukuku kapsamında ve kamu hizmetine yönelik maddi anlamdaki fiil ve hareketleri ise idari eylemdir.
Davacının önleme tedbirleri kapsamında üst ve eşyalarının aranması,bir kamu hukuku kuralına dayalı olarak tesis edilen idari işlem niteliğindedir. Davacının kendisi hakkında alınmış bir tahdit kararının varlığını iddia edip, arama işlemine tabi tutulması sonucunda durumun bir tutanakla tesbit edildiğini ileri sürmesi karşısında, denetlenecek olan davacının tarih ve sayısını verdiği işlemdir.
Dava ve temyiz dosyasının incelenmesinden; davacının tarih ve sayısını belirttiği, ısrarla varlığını savunduğu tahdit kararı konusunda, Mahkemece ara kararı ile araştırılmak suretiyle doğrudan bir inceleme yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Davacının üst ve eşyalarının aranması konusunda 30.10.1986 gün ve … sayılı idari işlemin iptalini istemesi nedeniyle, Mahkemece bu işlemin denetimi yoluna gidilmeyerek, ortada idari bir işlem olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermesinde hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacının 2577 sayılı Yasanın 49.maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulü ile, … Nolu İdare Mahkemesinin … gün ve … sayılı kararının bozulmasına karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.